Bursa ile ilgili korkutan gerçek! ÖZEL HABER

Bursa ile ilgili korkutan gerçek! ÖZEL HABER

Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Nizamettin Kaya, depremden kentsel dönüşüme, mimari yapıdan dağ yöresine kadar birçok konuda önemli açıklamalar yaptı. Kaya, depremle ilgili Bursa'da genel bir çalışma olmadığını, 'Ben yaptım oldu' zihniyetinin Bursa'nın siluetini bozduğunu söyledi.

2012.11.13 14:58 - Son Güncellenme: 2013.03.15 09:23 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
Bursa ile ilgili korkutan gerçek! ÖZEL HABER
132038-bursa-da-deprem-ile-ilgili-korkutan-gercek-ozel-haber-50a2443d74ffa.mp4

Mesut DEMİR-Pınar TURAN/BURSADABUGUN.COM
TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Nizamettin Kaya, Bursada Bugün'a önemli açıklamalar yaptı.

'BEN YAPTIM OLDU' ZİHNİYETİ BURSA'NIN SİLUETİNİ BOZDU
Bursa'da son 10 yılda şehrin değişiminin çok olumsuz olduğunu belirten Başkan Kaya, "Aslında 10 yıl öncesinden de çok olumsuz değişimler olmuş ancak kentin silueti bozulmamıştı. Bursa son 10 yılda en kötü dönemini yaşadı diyebiliriz. Biz herşeye bütün olarak bakıyoruz. TOKİ'nin Türkiye'de yaptığı projelerle çok mücadele ettik. Hatta dava açarak birçok konuda mücadelesini yürüttü. Ama maalesef merkeziyetçi bir anlayış, 'Ben yaptım oldu' zihniyetindeki çalışmalarla birçok yerde siluetini bozan yapılar ortaya çıktı. Bunlardan en büyüğü de TOKİ'nin yaptığı yapılaşma. Bunun dışında yine Tower Plaza, kentin içerisinde kangren gibi duruyor. Korupark'ın orada çok yüksek yapılar var. Aslında Bursa bu tür yapılaşmaya alıştırılmaya da çalışılıyor. Yani kentteki 5-6 katlık yükseklik 15-20 kata kadar çıkarılmaya çalışılıyor. Bu da kentsel rantı ortaya çıkararak sektörel büyüme planlanıyor. Bursa bunları kaldıracak düzeyde değil" dedi.

BURSA VE DEMOKRASİ AÇISINDAN SON DERECE SAKINCALI
Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile sınırlar genişletilerek belediyenin daha geniş alana hükmetmesinin sağlandığını ifade eden Kaya, "Ancak burada yerel demokrasiyi zayıflattığınız anda bir sürü konu olumsuz hale dönüşebilir. Önemli olan ufak beldelerin kendi imar planlarını hazırlayarak yanlış işler yaptığı yönünde ama bunları denetleyecek Büyükşehir'de bir mekanizma kurulabilir. Toplu olarak yaptığınız seçimlerde o bölgeden temsilci alıp almama konusu siyasi partilerin eline kalmış oluyor. Bu doğru bir anlayış değil. Yerel demokrasi mutlaka olmalı, onu da denetleyen kurumlar olabilir. Süreç böyle işlerse sağlıklı bir toplum yapısı oluşur. Aşağıdan yürümeyen işler yukarıdan birilerinin talimatlarıyla işlemiş oluyor. Bu durum Bursa ve demokrasi açısından son derece sakıncalıdır" diye konuştu.

DOĞANBEY'DE KİMSE MUTLU OLMADI!
Mimarlığın bir yeri yaşam merkezi haline getirmek olduğunun altını çizen Başkan Kaya, "Bu anlamda planlamanın bütününde bir yaşam alanı yaratma sorunu mimarlığın temel sorunudur. Burada TOKİ ve özel sektörün yaptığı yapılarda maalesef böyle bir anlayış yok. Mimari bir nitelik kaygısı, yaşam alanı oluşturma kaygısı hiç yok. İkisini çıkardığınız zaman içinde zaten mimarlık yok. Bunu görememek aslında Türkiye'de kültürel düzeyin ne kadar aşağılarda olduğunu çok açık olarak belirtmek gerekiyor.  Mimarlık kültürü, kent kültürü ve sanat ile bilimi bu sürecin içine katmazsanız bunlar ortaya çıkar. Daha sonra da sizin çocuklarınız bu yapıları beğenmez, 'yıkalım yeniden yapalım' derler. Ama Türkiye'nin kaynaklarını bu kadar kullanmaya hakkı yok. Bence artık o yapı bir daha yıkılıp yapılamaz. Bugün Doğanbey'i herkes 'yıkıp yeniden yapalım' diyor. O dönemde odamızın görüşleri dikkate alınsaydı bu durum olmazdı. Doğanbey'de ne arsa sahiplerini, ne kentliyi mutlu edemediniz. Kimi mutlu ettiniz? Demek ki ortada bir yanlış var" şeklinde konuştu.

TOPLUMUN GELECEĞİNE İHANETTİR
Osmanlı döneminde yapılan yapılara bakıldığında bir tane kötü yapının olmadığının altını çizen Nizamettin Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü;
"Ne zaman ki hızlı kentleşme, göç ve sanayi olgusu gelmiş, kültür ve mimariyi bu sürecin içine dahil edemediğimiz için bugün yaşananlar ortaya çıkmış. Bugün sadece insanları bir yere tıkmak için projeler yapılıyor. bir mimar olarak bunları da kabul etmek mümkün değil. Nasıl Atatürk Çağdaş Cumhuriyeti kurarken bazı hedefleri vardı. Bugün TOKİ'de böyle bir hedef var mı? Yok. Peki hedef nedir? En ucuza yapacağın bir yapı. Devletin böyle bir bakış açısı olamaz. Bunun mutlaka değiştirilmesi gerekiyor. Değiştirilmediği sürece toplum bundan faydalanmaz. Alçak katlı kaçak inşaatları yıkmak kolay ama bunları yıkmanız çok zor. O yüzden bunların ince eleyip sık dokunması lazım. Kentsel dönüşüm ile ilgili geçenlerde Bursa'da bir toplantı vardı. Toplantıya İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı, İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Şehir Plancıları Odası çağrılmış. Ne mimar, ne de bir sosyolog var. Bu da nasıl bir kentsel dönüşüm olacağını ortaya koyuyor. Bunları kesinlikle doğru bulmuyoruz. Bu toplumun geleceğine ihanettir."

DAĞ YÖRESİ SORUNLU İLÇELERİ KALDIRMAZ
Depremin zeminle çok büyük ilgisi olduğunu ancak bugün her türlü zemine her türlü yapının yapılabilme durumu olduğunu hatırlatan Başkan Kaya, "Önemli olan oradaki verileri doğru alarak ona göre bir yapı sistemini oluşturmak. Tercih tabi ki ovanın dışında olan alanlardır. Önemli olan doğru yapı sistemiyle doğru işleri yapmaktır. Yerleşim alanı oluşturmak bir çok etkeni içerir. Dağ yöresinin zemininin sağlam olması, yatırımların oraya yöneleceği anlamına gelmez. Ancak Bursa'da yerleşim yerlerinden bazılarının kaydırılması gereken yerler var. Yani ovadaki bazı alanların başka yerlere kaydırılması gerekiyor. Bu tip projeler yapılabilir. Ancak sorunlu bölgelerin dağ yöresine taşınması çok zor" dedi.

DEPREMLE İLGİLİ BURSA'DA GENEL BİR ÇALIŞMA YOK
Bursa'da 1999 depreminden sonra yapılan çalışmaların çok yetersiz kaldığına dikkat çeken Başkan Kaya, şunları kaydetti;
"Bursa'da deprem sonrası jeolojik etütler ve deprem master planı yapılması konusunda çalışmalar oldu. Esas yapısal analiz konusunda Nilüfer Belediyesi'nin İnşaat Mühendisleri Odası ile bir çalışması var. Ama genel olarak hedef konularak bir çalışma yapılmadı. Bugün yapılıyor mu? Hayır, bugün de yapılmıyor. Bu çalışmalara belki de yeni başlanacak. Ancak belli bir çalışma yapmadan da geleceğe yönelik planlama yapmak mümkün değil. Büyükşehir öncülüğünde Bursa'da böyle bir çalışmanın başlamasını istiyoruz. Çünkü bir yapının durumuyla ilgili tespit etmeden o yapının ne olacağını tespit etmek mümkün değil. Belli alanlarda depreme dayanıksız yapılar varsa orada toplu proje uygulanabilir. Nitelikli bir kent yaratmak ve kentlinin sağlıklı alanlarda yaşamasını sağlamak belediyelerin ve toplumun asli görevidir. Bu anlamda artık kentli olanları bu sürecin içine katmak gerekir. Bunları yaparken halkın bu sürecin içinde olması çok önemli. Burada belirli bir metrekare yerine daha sağlıklı yaşam koşullarının sözünün verilmesidir."

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE CADDE, SOKAK, MAHALLE KAVRAMI OLMALI
Mimarlık ve planlama aslında sağlık bir yaşam alanı planlaması olduğuna işaret eden Kaya, "Kentteki yaşam biçimi de ona göre şekillenir. Nilüfer bölgesine bakın. Herkes en çağdaş bir kent olarak tanımlandığı yerde mimari değer içerecek yapı sayısı az. Bursa'da mahalle kültürü geliştirilmesi gereken bir konudur. Siz blokları dikerek yaptığınız yapılar, yaşam alanı oluşturmuyor. Bunlar direk alışveriş merkezlerine yönlendiren, esnaf unsurunu yok eden bir planlamayı ortaya koyuyor. O yüzden biz cadde, sokak, mahalle kavramının temel bir öge olarak bu planlamanın içerisinde olmasını istiyoruz. Tüm süreçte proje yarışmaları yaparak farklı fikirlerin ortaya çıkması da çok önemli. Dünyanın geleceği açısından ekoloji ve enerji çok önemli. Madem ki böyle bir dönüşüm yapacaksınız, bunların da sürecin içine katılması gerekiyor. Daha az enerji kaybolan yapılar, daha yaşanabilir çevreler, enerjiyi kendi imkanlarıyla dönüştüren sistemler hedef olarak ortaya konulmalı" diye konuştu.

TARİHTE TÜRKİYE İKİNCİSİYİZ AMA...
Bursa'nın kaynak ve ekonomi olarak büyüdüğünü dile getiren Başkan Kaya, sözlerin şöyle devam ettirdi;
"Bursa'yı kenti yaşanabilir olmaktan çıkartarak büyütüyoruz. Bunun ikisi beraber mümkün mü? Mümkün. Eski tarihi yapıları olan kentlerin sadece turizmden kazancı çok büyük. Bursa'da eski ile ilgili bir şansımız var. Çünkü, tarihi bir dokusu ve geçmişi var. Bursa, İstanbul'dan sonra tarihi açıdan ikinci büyük kenttir. Ama tarihin çevresinde yaptığımız yanlış şeylerle bu etkiyi de azaltıyoruz. Bütün bunları değerlendirirken yeni yapılacak yapılarda da gelecekte tarihi yapı olarak sunulacak eserleri kazandırırsak, o zaman Bursa gezilebilir, turistik olarak da etkili bir şehir olur. Bursa'da yaya yollarının planlanması lazım. Bursa'dan insanların hem yaya olarak gezebileceği, nitelikli bir kent yaşanabilir bir kent olma yolunda önemli avantajlar sağlayacaktır."

BURSA KENDİ SUYUNU HİSSEDEMİYOR
Bursa'nın Türkiye'nin birçok ilinin suyunu karşıladığını ifade eden Kaya, "Bursa Türkiye'ye suyunu dağıtıyor ama Bursa'nın içinde suyu hissedebiliyor muyuz? Bir tek dereler var, onlar da koku saçıyor. Bursa'nın içinde suyu hissettirecek eski Osmanlı çeşmeleri dışında bir su yok. Bunu hissettirmemiz lazım. Temel kavramların hepsini planlamanın içine koyarsanız bunların hepsi gerçekleşir" dedi.
 

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2012.11.13 14:58 - Son Güncellenme: 2013.03.15 09:23 - HABER MERKEZİ
A