Bursa Eğitim Bir-Sen 1 Nolu Şubesi'nden andımız tepkisi
Bursa Eğitim Bir-Sen 1 Nolu Şubesi, Danıştay 8. Dairesi'nin ilköğretim okullarında öğrenci andını kaldıran yönetmelik hükmünü iptal etmesine tepki gösterdi. Türk Eğitim Sen Bursa 2 Nolu Şube ise kararı destekledi.
2018.10.19 12:56 - Son Güncellenme: 2018.10.19 13:21 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
İLGİLİ VİDEO
Bursa Eğitim Bir-Sen 1 Nolu Şubesi'nden andımız tepkisi
Sendika binasında açıklama yapan Bursa Eğitim Bir-Sen 1 Nolu Şubesi Başkanı Mustafa Sarıgül, "2013 yılında toplumun büyük çoğunluğunun beklentileri üzerine hukuk devleti olmanın ve demokratikleşmenin gereği olarak andımız kaldırılarak sivilleşme adına önemli bir kazanım elde edilmişti. Gerici, baskıcı, militarist, totaliter zihniyetin ürünü olan öğrenci andının kaldırılmasına, toplumsal barışın ve uzlaşının sağlanması demokratik bir Türkiye'nin inşası adına Eğitim-Bir-Sen olarak biz de destek vermiştik. Ancak Danıştay 8. Dairesi, idarenin takdir hakkını hiçe sayarak, hukukî denetimin dışına çıkıp, hiçbir pedagojik ve bilimsel verilere dayanma ihtiyacı duymadan, ilköğretim okullarında öğrenci andını kaldıran yönetmelik hükmünü iptal etmiştir. Pedagojik veya hukukî hiçbir dayanak göremediğimiz gerekçeli kararda, ülke gerçeği ve toplumsal mutabakat bir yana, uluslararası hukuk ve anayasa dahi görmezden gelinmiştir" dedi.

"İtiraz merciinin adaleti ve hukuku tesis edeceğine olan inancımızı koruyoruz"
Danıştay'ın vermiş olduğu kararda temel hak ve hürriyetlerin askıya alındığı darbe dönemi anayasalarıyla şekillenen eski Türkiye'nin ezberlerini gerekçe olarak olduğunu söyleyen Sarıgül, "Hukukun evrensel ilkelerini göz ardı ederek toplumsal birliğe ağır bir darbe vurmuştur. Dayatmacı, ayrımcı, dışlayıcı, Türkiye'nin taraf olduğu başta çocuk hakları sözleşmesi olmak üzere birçok uluslararası sözleşmeye ve doğal hukuka aykırı, eski Türkiye'nin en önemli vasfı olan toplum mühendisliğinin tezahürü, farklılıklara yok sayan hatta zor kullanarak değiştiren tektipleştirme politikasının esas alındığı militarist toplum kurma özleminin ürünü olan andımızın tekrar hortlatılması sonucunu doğuracak bu kararı kabul etmediğimizi dile getiriyoruz. İtiraz merciinin adaleti ve hukuku tesis edeceğine olan inancımızı koruyoruz. Ne yazık ki yargıyı askerî darbelerle şekillendirilen müesses nizamın temsilcisi durumuna indiren eski Türkiye alışkanlıklarının halen devam ettiği görülmektedir. Sayın cumhurbaşkanım, başbakan olduğu dönemde andımızın kaldırılması sürecinde şu ifadelere yer vermiştir. 'Andımız olarak bilinen metnin yazarı, son derece tartışmalı isim olan Reşit Galip'ti. Reşit Galip, Türkçe ezan zulmünün mimarlarındandır. Aynı Galip, insanları kafataslarına göre sınıflandıran sözüm ona bir bilim insanıydı. Stalin gibi toplumu formatlamak için bu tür uygulamalar yapılıyor. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde çocukların içtimaya dizildiği, ırkçı sloganlar okunan metinler göremezsiniz" şeklinde konuştu.
Türk Eğitim Sen Bursa 2 Nolu Şube ise kararı destekledi.
Yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:
"Bilindiği üzere 8 Ekim 2013 tarih ve 28789 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan MEB İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair kanunun 1.maddesi ile Öğrenci Andı kaldırılmıştı. Türk Eğitim-Sen, Öğrenci Andı'nın kaldırılmasını aynı gün yargıya taşımıştır. Dava sonucunda Danıştay 8. Dairesi Türk Eğitim-Sen'in Öğrenci Andı ile ilgili açtığı davayı görüştü ve Öğrenci Andı'nı kaldıran işlemi hukuka aykırı buldu. Buna göre Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu kararı uygulaması ve okullarda yeniden Öğrenci Andı'nı okutması gerekmektedir.
Yüksek Mahkeme kararın gerekçesi olarak şu ifadelere yer vermiştir: "Metinde yer alan kavram ve ilkeler, Anayasamızda anlamını bulan kavram ve ilkeler olduğu gibi milli eğitim sistemimizin Kanun ve Yönetmelikte belirlenen temel amaçlarını da ortaya koymaktadır. Öğrenci Andı adlı bu metin zaman içinde değişikliklere uğramakla birlikte öğrencilere öğretilmek ve davranış biçimi olarak kazandırılmak istenilen değerlere ilişkin kavram ve ilkelerde bir değişiklik olmadan uzun yıllar okullarda okutulmuştur. Uyuşmazlık bu açıklamaların ışığı altında değerlendirildiğinde; yeni nesillerin ülkesine anayasal vatandaşlık temelinde aidiyetini ve bağlılığını güçlendirmeyi, onların milli, manevi ve kültürel değer oluşumuna katkı sağlamayı amaçlayan ve uzun yıllardır okutulan bu metnin yürürlükten kaldırılmasının hukuken geçerli sebeplere dayanması gerektiği tartışmasızdır.
Bu metnin; dayanağını teşkil eden Yasal ve Anayasal kurallarda, bir değişiklik olmadığı gibi bu kuralları şekillendiren ve metinde de yer alan toplumsal değer yargılarımızın ve ilkelerimizin değişmesi ya da değiştirilebileceğinin kabulü de mümkün değildir. Bu durumda, içeriği itibariyle milli eğitim sistemimizin temel amaç ve ilkelerini gerçekleştirmeye katkı sağlar niteliği bulunan, dayanağı kural, ilke ve kavramlarda herhangi bir değişiklik bulunmayan öğrenci andının, her hangi bir kabul edilebilir gerekçeye dayanılmaksızın kaldırılmasında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.
Türk devletini ve milletini ebediyete kadar yaşatacak, çağdaş uygarlığın ve medeniyetin ortağı ve öncüsü yapacak, toplumun ve kişilerin refah, huzur ve mutluluğunu sağlayacak yeni nesillerin yetiştirilmesi olan milli eğitim sistemimizin temel amaçlarını gerçekleştirmesini içeriği itibariyle sağlamaya yardımcı olabilecek nitelikteki öğrenci andının kaldırılmasına ilişkin değişikliğin haklı ve hukuksal temellere dayandırılmadığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir"
Bu yargı kararıyla birlikte Öğrenci Andı'nın yeniden okullarda okutulması bir gereklilik ve zorunluluktur. Türk Eğitim-Sen, Öğrenci Andı'nın okullarda okutulması için Milli Eğitim Bakanlığı'na da yazılı başvuruda bulunmuştur.
Bazı marjinal çevrelerin Öğrenci Andı'nı ırkçı olarak itham eden söylemleri bu kararla birlikte çöp olmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı, milli varlığımızla sorunu olan, Türk milli kimliğine alerji duyan bu ayrılıkçılara geçit vermemeli, toplumuzun büyük çoğunluğunun sesine kulak vererek, Danıştay'ın bu kati kararı doğrultusunda Öğrenci Andı'nın yeniden okullarda okutulmasını sağlamalıdır. Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk'a sesleniyoruz: "Türküm, doğruyum, çalışkanım diye haykıran, "Varlığım; Türk varlığına armağan olsun. Ne Mutlu Türküm diyene!" demekten gurur duyan çocuklarımıza Öğrenci Andımızı yeniden armağan edin!"