"Bursa denilince akla lale gelmiyor"

"Bursa denilince akla lale gelmiyor"

Bursa Kent Konseyi (BKK) tarafından düzenlenen 'Bursa Konuşuyor' genel konsey toplantısında, her kesimden ilgililerin katılımıyla lale figürlü 'Bursa Şehir Logosu' konuşuldu. BKK Başkanı Semih Pala, toplantıda dile getirilen tüm görüşleri derleyerek ilgili yerlere aktaracaklarını dile getirdi.

2014.11.14 18:09 - Son Güncellenme: 2014.11.14 18:13 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
"Bursa denilince akla lale gelmiyor"

BKK Başkanı Semih Pala, kent konseyi üzerlerine düşeni yaparak Bursa'yı ilgilendiren her konuyu gündeme taşıdıklarını, çıkan sonuçları ilgili kurumlara ileterek fikirlerin takipçisi olduklarını söyledi. Türkiye'ye ve Bursa'ya örnek işler yaptıklarını anlatan Pala, 4 Meclis, 30 çalışma grubu ve yüzlerce gönüllüyle beraber yılda ortalama 1500 faaliyete imza attıklarını ifade etti.

Ülkeyi ve şehri ilgilendiren önemli konuları her kesimden insanın medenice konuşabilmesi için 'Bursa Konuşuyor' toplantılarını organize ettiklerini dile getiren Pala, bir önceki toplantıda 4 saat boyunca DOSAB Santrali'nin konuşulduğunu hatırlattı. Büyükşehir Belediyesi'nin destek ve katkılarıyla Türkiye'nin en büyük ve en güçlü kent konseyi olmaya devam edeceklerini söyleyen Pala, "Gelen talepler üzerine yeni kabul edilen lale figürlü Bursa Şehir Logosu'nu 'Bursa Konuşuyor' genel konsey toplantısına taşıdık. Bursa, kültür mirası bir şehirdir. Bu bilinçle hareket etmeliyiz. Şehir logosunu da Bursa Valiliği hazırladı. BKK olarak bizlerin görüşü olmaz. Görüşümüz, bu ortamda ortaya çıkan fikirleri derlediğimizdir. Toplantıda çıkan görüşleri Bursa Kent Konseyi olarak ilgili yerlere ileteceğiz" dedi.

"Bursa denilince akla öncelikle lale gelmiyor"


Kamu Politikaları Enstitüsü Derneği Başkanı Tahsin Bulut, şehir logosunun, şehirlerin markalaşma sürecinin bir parçası olduğunu belirtti. Bursa'da yapılan çalışmanın, markalaşma sürecinin değil, bir eylem planı olarak ortaya çıktığını ileri süren Bulut, logo iyi niyetle ortaya çıkarılmasına karşın şehir paydaşlarının by-pass edildiğini kaydetti. Bursa ile logo arasında bağlantı kuramadığını ifade eden Bulut, "Yeşil Türbe, Sultan külliyeleri, teleferik, Han bölgesi ve Ulu Camii'den iz taşımayan sembolün, Bursa'ya ait olduğunu kabul etmek zor. Bu logoda çağdaş tasarım unsurları da göremedim. Bursa denilince akla öncelikle lale gelmiyor. Bana göre logo, şehrin markalaşma süreci olarak düşünülmemiş. Yerel nitelin taşıyan logo, merkezi otorite tarafından hazırlanmış. Yerel halkın katılımı sağlanmamıştır" diye konuştu.


Markalaşma konusuna da değinen Bulut, 2007 yılından Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından markalaşma eylem planı yapıldığını, yerel yönetimlere tebliğ edildiğini, görevin daha sonra Yerel Gündem 21'e verildiğini hatırlattı. O dönemde 67 kurumun katılımıyla 56 projeden oluşan markalaşma eylem planının oluşturulduğunu anlatan Bulut, çalışmanın daha sonraki senelerde rafa kaldırıldığını anlattı. Markalaşmaya odaklanılması gerekirken, sadece bir ayağı olan logo üzerine odaklanıldığını kaydeden Bulut, sloganın da Bursa için yeterli olup olmadığının tartışılabileceğini söyledi.

"Logonun değiştirilmesini istiyoruz"


Bursa Grafik Tasarımcıları Derneği Başkanı Serkan Beyoğlu ise, logo yapılmadan önce derneklerinden ve diğer kurumlardan görüş alınmadığını anlattı. Olmuşa ve ölmüşe çare olmadığını, ancak logonun değiştirilebileceğini kaydeden Beyoğlu, "Dernek olarak logonun değiştirilmesini istiyoruz. Tasarımcılar, müşteriye ürün sunarken alternatif çalışmalar da getirir. Ancak Şehir Logosu'nda böyle bir süreç de yaşanmadı. Bizce logo Bursa'yı anlatmıyor. Bursa'nın değerlerinin izini taşımıyor. Bursa yeşil olarak anılırken, logo da yeşil yok" dedi.

"Bursa'da turizmi geliştirmek istiyorsak takdim edilen logoya odaklanmalıyız"
TURSAB adına konuşan GÜMRET Başkanı Erol Bodur, Bursa'nın UNESCO üyesi olduğunu hatırlatarak, UNESCO logolarının şehrin her yerine asılması gerektiğini belirtti. Kendisini logoyu benimsediğini söyleyen Bodur, "Logonun, Bursa'nın izini taşımadığı eleştirilerine katılmıyorum. Logo, İznik'i çağrıştırsa bile kötü bir şey değildir. Tur şirketleri olarak Kudüs'e seyahatler düzenliyoruz. Orada İznik çinileri bulunuyor. Süleymaniye Camii'nde İznik çinileri var. Yabancılar çinilere bakarken hayran kalıyor. Bunu önemsemeliyiz. Demek ki Bursa'yı çağrıştırıyormuş. Bursa'da turizmi geliştirmek istiyorsak takdim edilen logoya odaklanmalıyız. Yakamızda taşımak büyük bir onurdur" diye konuştu.

"Kamuoyu işin içine katılarak daha uygun logo seçilmelidir"


Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesi Erdal Aktuğ, bu tür toplantıların kararlar alınmadan önce yapılması gerektiğini, Valiliğin bu konuda da kurumlara ve Bursalılara haksızlık yaptığını söyledi. Valilik tarafından kurumlara gönderilen yazıyı da eleştiren Aktuğ, bu yanlıştan da dönülmesini istedi. Logonun atanmışlar tarafından yapıldığını ifade eden Aktuğ, "Bizler, senelerdir Bursa'yı İstanbul'un arka bahçesi olmaktan çıkarmak için çalışıyoruz. İDO'ya karşı BUDO'nun kurulmasını bu yüzden destekledik. Ancak İstanbul'u temsil eden lale, Bursa'ya getirilip logosu yapılıyor. Logonun Bursa'yı motif motif işleyen, Bursalıların nefesiyle çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. Bu logo çalışması iptal edilmeli, kamuoyu işin içine katılarak daha uygun logo seçilmelidir" dedi.

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2014.11.14 18:09 - Son Güncellenme: 2014.11.14 18:13 - HABER MERKEZİ
A