Bursa'dan orman yangınlarıyla ilgili dikkat çeken açıklama! "Şiddeti artabilir, seller oluşabilir" (ÖZEL HABER)
Son günlerde ülkenin birçok yerinde orman yangınları meydana geliyor. Bunların çoğu kontrol altına alınırken, bazılarıysa hala şiddetli şekilde sürüyor. Bursa Uludağ Üniversitesi'nden Çevre Mühendisi Doç. Dr. Efsun Dindar, "Ciğerlerimiz ve ormanlarımız yanıyor. Ormanları sadece bir ağaç gibi düşünmemek lazım. Ormanlar çok farklı bir ekosisteme sahip. Biz her yeri beton yaptığımızda ve yeşili yok ettiğimizde bu ekosistemi bozuyoruz. Yapılan çalışmalar dünyanın hızla ısındığını gösteriyor. Bu hızlı ısınmanın, sonucu olarak orman yangınlarıyla mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Artık mevsimlerimiz kurak geçiyor. Doğaya karşı daha duyarlı ve saygılı olalım" dedi.
2021.08.06 07:26 - Son Güncellenme: 2021.08.06 08:51 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
İLGİLİ VİDEO
Bursa'dan orman yangınlarıyla ilgili dikkat çeken açıklama! "Şiddeti artabilir, seller oluşabilir" (ÖZEL HABER)
SEMA ÜSTÜNTAŞ / BURSADA BUGÜN
Türkiye'nin dört bir yanında orman yangınlarıyla mücadele devam ediyor.

ORMAN YANGINLARI İKLİM KRİZİNİN SONUÇLARINDAN BİRİ
Bursa Uludağ Üniversitesi'nden Çevre Mühendisi Doç. Dr. Efsun Dindar, "Son günlerde ülkemizde kısa zamanda çıkan çok büyük orman yangınlarıyla mücadele ediyoruz. Ciğerlerimiz ve ormanlarımız yanıyor. Ormanları sadece bir ağaç gibi düşünmemek lazım. Ormanlar çok farklı bir ekosisteme sahip. Hem böceklere ve bitkilere, hem de insanlara ev sahipliği yapıyor. İklim krizinin sonuçlarından bir tanesi de orman yangınları. Orman yangınlarındaki artışı can ve mal kayıplarıyla acı bir şekilde tecrübe etmiş oluyoruz. İklim krizinde; görülmeyen hortumlar görülebilir, orman yangınlarının şiddeti artabilir, seller oluşabilir, hatta temiz gıdadan temiz havaya kadar bizleri etkileyebilir ifadelerini hep söylüyoruz. Bunu birer bilim insanları olarak vurguluyoruz. Yapılan çalışmalar dünyanın hızla ısındığını gösteriyor. Bu hızlı ısınmanın sonucunda, orman yangınlarıyla mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Artık mevsimlerimiz kurak geçiyor. Özellikle kış ve bahar ayları beklenilenin altında yağış alıyor. Kurak bir ekosistemin üzerine aşırı sıcak dalgaları geldiğinde, bu durum küçük bir kıvılcımla ciddi boyutlara ulaşabiliyor. Ormanlarımız bizim akciğerlerimiz. Ormanlar fotosentez yapıyor ve havadaki karbondioksiti alarak, karşılığında bize oksijen veriyor. Daha doğrusu ormanlar bizi ödüllendiriyor, yaşamamız için bize yardımcı oluyor. Biz her yeri beton yaptığımızda ve yeşili yok ettiğimizde bu ekosistemi bozuyoruz. Biz dünyayı karbon salınımını artırdığımız için ısıtıyoruz. Karbonu azaltmak için yaptığımız plan ve programları icraate geçirme vakti geldi. Nasıl önlemler alınmalı konusunda birey olarak hayatı gözden geçirmemiz gerekiyor. Şu an sıcaklık artışı sanayi devrimi sonrasında 1.52 derecelere geldi. Orman yangınlarına neden olan başka faktörler de var. İklim kriziyle mücadelenin en başında, doğal afetlerle nasıl mücadele etmemiz gerektiği konusu gündeme gelmiş oluyor" ifadelerini kullandı.

"DOĞAYA KARŞI DAHA DUYARLI VE SAYGILI OLALIM"
Dindar, "Yangınlara çok dikkat etmek gerekiyor, çünkü sıcaklık çok yüksek, hava kuruyor ve nem belli bir miktara kadar düşmüş oluyor. Rüzgarın da etkisiyle şu anda hissedilen sıcaklık; bir fön makinesi üflüyormuş gibi. Rüzgarla birlikte yangını kontrol altına almak çok zorlaşıyor, çünkü ormanlarımızdaki kurumuş olan çalı, çırpı ve otlar çevre kirliliğine neden oluyor. Can kayıpları ve mal kayıpları çok ciddi boyutlara ulaşıyor. Kullanılan mesire alanları gerçekten korkunç derece de kirleniyor. Burada vatandaş olarak bize de görevler düşüyor, çünkü atılan bir cam şişe, o ormanın yok olmasına sebep olabilir. Tam olarak söndürülmemiş mangal ateşi, sigara izmariti ortamda hızla alev alabiliyor. Rüzgarın şiddetlenmesi ve yön değiştirmesi, bazı dağlık alanlara girme konusunda yaşanan sıkıntılarla birlikte çok hızlı bir şekilde büyüyebiliyor. Burada önemli olan Orman Genel Müdürlükleri'nin yaptığı rutin bakımlardır. Bir takım rejenarasyon çalışmaları var. Bunların düzenli olarak yapılması lazım ve yangına karşı dayanıklı türlerin daha fazla buralarda korunuyor olması gerekiyor. Doğayla pazarlık olmaz. Doğa seleksiyon yapar ve hangi tohumu büyüteceğine kendi karar verir. Dolayısıyla bu anlamda da bizim bölgesel olarak buna dikkat etmemiz, ormanlarımızın güvenliğini sağlamamız gerekiyor. Böyle durumlarda yapılacak müdahalelerin başında ateş yakılmasını ve kontrolsüz girişleri engellemek gibi kısıtlamaların yer alması çok büyük önem arz ediyor. Bu aşamada Bursa'da böyle önlemlerin gelmiş olması sevindirici. Ancak bu önlemleri delmemeye çalışmak bir vatandaşlık görevidir. Biz hala yoldan geçerken yeşil bir alana cam şişesi, sigara izmariti fırlatan görüntülerle karşılaşıyoruz. Zaman içerisinde sıcaklar bir nevi halk sağlığı sorunu haline de gelecek. Doğayı, yeşili, doğal kaynaklarımızı kaybettiğimizde sağlığımızı da kaybetmiş oluruz. Bu dünyanın sonu gibi bir duruma sürüklenmiş olacak. O nedenle vatandaşlarımızın bu konuda çok dikkatli olmaları lazım. Zaten çöp hiçbir zaman yere atılmaz. Aslına bakarsanız, ona çöp bile demiyoruz. Atıklarımızı doğru ayrıştırmak çok önemli. Hem ekonomiye kazandırmak, hem de iklim kriziyle mücadele ederken, doğal kaynakların kullanımını sınırlamak açısından önem taşıyor. Doğaya karşı daha duyarlı ve saygılı olalım" diye konuştu.