Bursa'dan dershanelerin kapatılmasına tepki
Bursa'da çeşitli alanlarda faaliyet gösteren 10 derneğin yöneticileri, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dershanelerin kapatılacağı yönündeki açıklamalarına tepki gösterdi.
2013.11.21 17:55 - Son Güncellenme: 2013.11.21 17:56 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Dernekler adına açıklama yapan Bursa İrfan Eğitimciler Derneği (BİEDER) Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Göysaya, dershanelerin sebep değil sonuç olduğuna dikkat çekerek, "Bizi resmi olarak kapatırlar ama bugün AK Parti var, yarın AK Parti gider başka bir parti gelir, bu dershaneler yeniden açılır. Çünkü ihtiyaç var. Dershaneler unutulamaz. İnsan nasıl yemek yiyor, su içiyor, havayı teneffüs ediyor aynen bunun gibi toplumumuz nesilleri yetiştirme adına, ekmek gibi buna ihtiyaçları var." dedi.
Düzenlenen basın toplantısına, Bursa Kamu Çalışanları Derneği (BURÇDER), Teknik Elemanlar Gelişim Ve İletişim Derneği (TEGİDER), Bursa Diyanet Çalışanları Derneği (İNAYET). Bursa İrfan Eğitimciler Derneği (BİEDER), Bursa Köylerini Kalkındırma Derneği (KÖYDER), İnegöl Eğitim Sevenler Derneği (İNESDER), Çınar Eğitim Ve Kültür Derneği (ÇINAR), Tüm Ahıskalılar Sosyal İktisadi İşbirliği Ve Yardımlaşma Derneği (TASİYAD), Bursa Emel Çalışanları Derneği (BEÇDER ) ve Derman Sağlık Ve Eğitim Derneği (DERMANDER ) yöneticileri katıldı.
BİEDER Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Göysaya, dershanelerin, eğitim sistemindeki öğretmen, derslik ve doküman eksikliğinin bir sonucu olduğunu ifade etti. Dershanelerin daha çok öğrenme ve sınavlara hazırlanma ihtiyacı nedeniyle var olduğuna dikkat çeken Göysaya, şöyle konuştu: "Bu ihtiyaçlar devam ettikçe dershaneler de eğitim öğretim hizmeti vermeye devam edecektir. Dershaneler, şu veya bu şekilde yasaklansa veya kaldırılsa bile bu ihtiyaç ortadan kalkmayacağı için şu veya bu adla, şu veya bu biçimde varlıklarını devam ettireceklerdir. Sınav sistemi devam ederken, çok az öğrencinin idealindeki üniversiteyi kazandığı araştırmalarla tespit edilmişken dershaneleri kapatmak haksız rekabeti ortaya çıkaracaktır. Çünkü özel okullara giden öğrencilerle, kapatılacağı için dershaneye gidemeyen öğrenciler arasında haksız rekabet oluşacaktır."
"DERSHANELER RANT KAPISI DEĞİL, EKONOMİYE 2 MİLYAR DOLAR KATKI, YÜZ BİN İSTİHDAM VAR"
Dershanelerin dar gelirli aileler için hayati öneme sahip olduğuna işaret eden Göysaya, şunları kaydetti: "İmkânı olan aileler evlerinde çocuklarına özel ders aldırırken orta ve dar gelirli aileler ise çocuklarını dershane ve etüt merkezlerine göndererek eşit şartlarda yarışma imkânını elde etmiş olmaktadırlar. Ayrıca dershane ve etüt merkezlerini eleştirenlerin sıklıkla dile getirdiği 'rant' iddiasına da biz dernekler olarak katılmıyoruz. Bunu ekonomiye kazanım olarak değerlendiriyor, ekonomimize katkısı olan 2 milyar dolar ciroyu, yüz bin istihdamı, buna bağlı olarak alt tedarikçilerini de düşününce vergi getirisiyle beraber ekonomimiz ciddi bir kayba uğrayacaktır. Bunların sonucunda da on binlerce vatandaşımız işsiz kalacak ve ülkemizde ciddi bir işsizlik krizi doğacaktır. Bu da toplumsal bir ekonomik sosyal buhranı tetikleyecektir."
"DERSHANELER ÖZEL OKUL OLURSA, ÖZEL OKULLAR DA KAPANIR"
Varoş semtlerde, Doğu ve Güneydoğu'da etüt merkezlerinin ücretsiz hizmet verdiğini ve suçun, kötü alışkanlıkların, terörün önüne böylece geçildiğinin altını çizen Göysaya, dershanelerin özel okula dönüştürülmesi konusundaki eleştirilerini ise şöyle sıraladı: "Dershane ve etüt merkezlerinin, özel okula dönüştürülmesi ise bu sektörde ayrı bir sıkıntıya neden olacaktır. Çünkü hâlihazırdaki özel okullar yüzde 40 kontenjan açığıyla eğitimlerini sürdürmektedir. Bu alana aynı koşullarda bir de dershaneler girince bu açık daha da artacak ve özel okullar işletemez hale gelecek belki de kapanmak zorunda kalacaktır."
"MİLLİ EĞİTİM YAPBOZ TAHTASI OLDU"
Taslağın 'eğitime bir darbe' olduğunu vurgulayan Göysaya, şöyle devam etti: "Milli eğitimimiz yazboz tahtasına dönmüş bulunmaktadır.11 yılda 4 bakan değişmiş ve her gelen bakan reform kisvesi altında eğitim sistemimizde ciddi değişikliklere gitmiş ve geri dönüşü olmayan yaralar açmıştır. Örneğin 4+4+4 sistemindeki eksikler eğitim kalitesini ciddi düşürmüştür. Eğitim sistemimizin bekleyen yığınla problemi varken bu meseleleri unutup özel sektörün meselesini gündeme getirmek hiç hoş değil. Hiç kimse çocuklarımızın geleceği ile kumar oynamamalıdır. Keşke ulaşımda, sağlıkta yapılan başarılı politikaların onda biri eğitimde olsaydı. Ama heyhat."
"SEN ÇOBAN OL' DENİLCEK"
Taksim'e cami yapılması konusunda 'plepisite gideriz' diyenlerin böyle hayati bir konuda farklı bir tavır sergilemesini eleştiren Göysaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir şeyin değerini, işlevini ,anlamını sorgulamanın en pratik yollarından, yöntemlerinden biri yokluğunu varsaymaktır. Yokluğunu varsayarsak, kaçak kurumlar ve bürolar mantar gibi türeyecek, işsizler ordusunun sayısı artacak, maliyetler yükselecek ve özel ders piyasası alıp başını gidecek, vergi verilmeyecek, denetimden uzak merdiven altı eğitimlerle neslimiz ciddi zarar görecek, bilgi seviyesi düşecek, üniversitelerin puanları ve kalitesi düşecek, fakir okuyamayacak, zengin okuyacak, varoşlarda ve kırsallarda öğretmeni olmayan okulların öğrencileri, merkezi okulların öğrencileriyle aynı sınava girecek, 'sen çoban ol' denecek."
"BAŞBAKAN VE BAKANLARIN AÇIKLAMALARI ÇELİŞİYOR, NE YAPTIKLARINI BİLMİYORLAR"
Başbakan ve bakanların ayrı ayrı açıklama yaptığını ve birbirleriyle ters düştüklerini ifade eden Göysaya, "Hazırladıkları taslaklar var, söyledikleri ile birbirlerini tutmuyor. Bir diyorlar 'dershaneler kapanmayacak', ertesi gün diyorlar 'dershaneler dönüşecek', 'yalan söylendi' deniyor, sonra bunun reform olduğu ortaya çıkıyor. Onlar da ne yaptıklarını bilmiyorlar. Anlamadığımız bir şeyler var. Başbakanımızı dikkatli dinledim. İnanın benim burada saydığım maddelerin hiçbirini söylemiyor. Kimsede bunları sormuyor. Twitleri eleştiriyor, 'camia ile karşı karşıyayız' diyor. 'Camia yüzde 25'i oluşturduğu halde niye bu kadar enstrümanlarını kullanıyor' diyor, 'yüzde 75 niye susuyor' Diğer yüzde 75'in televizyonu mu gazetesi mi var. Onların olsa onlar da söyleyecek. Ama onlar Allah'a havale ediyor." diye konuştu.
"AK PARTİ GİDER, DERSAHNELER YENİDEN AÇILIR"
Dershaneler kapatmak yerine dershanelerin ortaya çıkma sebeplerini ortadan kaldırmak gerektiğini dile getiren Göysaya, sözlerini şöyle tamamladı: "Milli eğitimdeki durum fecaat. Ben eğitimciler derneğinin başkanıyım. 3 bin üyemiz var. Hepsi milli eğitimde öğretmen, hepsi 'milli eğitimin felç olduğunu' söylüyor. Bu ortadan kaldırılmadığı sürece dershaneler olacaktır. Yani bizi resmi olarak kapatırlar ama bugün AK Parti var, yarın AK Parti gider başka bir parti gelir, bu dershaneler yeniden açılır. Çünkü ihtiyaç var. Dershaneler unutulamaz. İnsan nasıl yemek yiyor, su içiyor, havayı teneffüs ediyor, aynen bunun gibi toplumumuz nesilleri yetiştirme adına, bu ekmek gibi buna ihtiyaçları var. Çünkü okullar bunun için yeteli değil. Okullardaki öğretmenlerin pedagojileri de yeterli değil."