Bursa'dan depreme Bor kökenli bir enjeksiyon ile çare var
Bursa Teknik Üniversitesi ve Gazi üniversitelerinden uzmanlar, deprem riskine karşı binaların daha güçlü olması amacıyla Bor kökenli bir enjeksiyon malzemesi geliştirdi. Zemindeki boşluklara Bor kökenli enjeksiyon malzemesini yerleştirerek katılaşma sürecini başlattıklarını belirten Bursa Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyüphan Avcı, ürünün en büyük avantajının mevcut yapıların zemininde kullanılabilecek olmasına dikkat çekti.
2023.02.23 13:05 - Son Güncellenme: 2023.02.23 13:12 - Bursa Bölge - MEMETCAN YEŞİLBAŞ
MEMET CAN YEŞİLBAŞ / BURSADA BUGÜN
Zemindeki boşluklara Bor kökenli enjeksiyon malzemesini yerleştirerek, zeminin katılaşmasını ve depremde avantaj sağlayacağı proje, yaz aylarında arazi testlerinden geçecek. Zemin yapısının, deprem anındaki önemine dikkat çeken Bursa Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyüphan Avcı, yerli ve milli olarak üretimi yapılması planlanan enjeksiyon malzemesini anlattı.

"ZEMİN DEPREM ANINDA ÖNEMLİ BİR ETKENDİR"
13 kişilik ekiple beraber deprem bölgesinde 10 gün boyunca tespitler yaparak Bursa'ya dönen Bursa Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyüphan Avcı, "Zemin ve üst yapıyı değerlendirdik. Hasar gören tüm illerde incelemede bulunduk. Detaylı bir rapor hazırlıyoruz ve Cuma günü raporumuzu sunacağız. Zemin yapısının deprem konusundaki önemini tekrar gördük. Özellikle Hatay ve Adıyaman bölgelerinde zeminin etkisini net bir şekilde görüyoruz. Hatay, merkezi Kahramanmaraş olan depreme yaklaşık 200 km uzaklıkta. Aradaki mesafeye rağmen, oluşan etki büyüklüğünün sebebi zemin yapısıdır. Zeminin sıvılaşabilir olmasından dolayı bu bölgelerdeki hasar miktarını artırdı. Zemin özellikleri, üst yapı performansının kötü olması sebebiyle bu tip hasarlar yaşandı. Zemin, deprem anında önemli bir etkendir ve gerekli önlemleri almak gerekir" ifadelerini kullandı.

"MEVCUT YAPILARIN ZEMİNİNDE KULLANILABİLECEK"
Zemin yapısını sağlamlaştırmak adına Bor kökenli bir enjeksiyon malzemesi geliştirdikleri belirten Doç. Dr. Eyüphan Avcı, "Benzer yöntemlere oranla daha etkili, ekonomik ve çevre dostu bir malzeme geliştirmeyi planlıyoruz. Projemizin patentini aldık. Amerikan İnşaat Mühendisleri Birliği (ASCE) dergisinde yayınlarımız yer aldı. Deprem araştırmaları kapsamında TUBİTAK'tan projemiz var ve yürütmeye devam ediyoruz. Projenin laboratuar kısmını tamamladık, arazide denemelerimize başlayacağız. Mayıs ayında arazi çalışmalarına başlayacağız. Tüm testlerimizi tamamladıktan sonra ürünümüzün yaygın bir şekilde sıvılaşmanın önlenmesinde kullanılmasını öngörüyoruz.
Ürünün en büyük avantajı mevcut yapılarda kullanılabilmesi olacak. Mevcut yapılarda zemin iyileştirmesi yapmak oldukça zordur. Üzerinde yapı olan bir zemine uygulanacak işlemlerin doğru bir şekilde yapılması çok önemli. Geliştirdiğimiz ürünü mevcut yapılarda çok rahat bir şekilde kullanacağız. Etkili bir iyileştirmeyle zeminde oluşan sıvılaşmanın ortadan kaldırılmasını sağlayacak" diye konuştu.

"YERLİ VE MİLLİ VURGUSU"
Deprem anında zemin yapısının alınacak hasardaki etkisine dikkat çeken Eyüphan Avcı, "Zemin deprem etkisiyle sıvı hale geçiyor. Binalar deniz üzerinde yüzen gemiler gibi hareket ediyor. Binalarda yan yatma ve gömülme olabiliyor. Sıvılaşma durumunda zemini daha dirençli bir hale getirmemiz gerekiyor. Binalarda zeminden kaynaklı bir hasar oluşmaması için bu önemli. Kayalık bir zemin, sıvılaşmış bir zemine göre 3 kat daha dirençli bir halde oluyor. Çevre dostu, ekonomik, mevcut binalarda kullanılabilir olması projemizin avantajları arasındadır.
Yaz aylarında kendi yaptırdığımız enjeksiyon cihazı ile arazide çalışmalarımız yapacağız. Arazide aldığımız sonuçları değerlendireceğiz. Eylül-Ekim ayından sonra ürünümüzü kullanıma başlanacaktır diye öngörüyoruz.

Sıvı içerisine katılaştırıcı bir malzeme ekliyoruz ve katı bir hale geliyor. Katılaştırıcı malzememizi zemin içerisindeki boşluklara yerleştiriyoruz. Süreyi kendimiz belirleyerek katılaşma sürecini başlatmış oluyoruz. İşlem sonrasında zemin katı bir hal almış oluyor. Bu işlemler zeminin sıvılaşma direncini artırıyor. ABD ve Japonya'da benzer ürünler kullanılıyor. Bizim geliştirdiğimiz ürün benzerlerine göre çevre dostu ve ekonomik. Milli ve yerli ürün vurgusunu her zaman yaptık. Yerli maden ve yerli ürünümüzü kullanarak etkili bir sıvılaşmaya karşı iyileştirme malzemesi yaptık" dedi.
