Bursa'daki sel felaketinde hayatını kaybeden Kader'in babası: Kızımı çıkartamadık, o evde kaldı
BURSA'nın Kestel ilçesindeki sel felaketinde yaşamını yitiren bedensel engelli Kader Akbaba'nın babası Recep Akbaba, sel sularının kendisi ve eşini sürüklediğini, kızının ise evden çıkmayı başaramadığını belirterek, "Sel zaten bizi hemen aldı götürdü. Kızımı çıkaramadık, o evde kaldı" dedi.
2020.06.23 10:10 - Son Güncellenme: 2020.06.24 09:44 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
İLGİLİ VİDEO
Bursa'daki sel felaketinde hayatını kaybeden Kader'in babası: Kızımı çıkartamadık, o evde kaldı
Kestel ilçesinde önceki gün meydana gelen meydana gelen sel felaketinde 5 kişi yaşamını yitirdi, 1 kişi ise kayboldu. Selde kırsal Dudaklı Mahallesi'nde yaşamını yitiren bedensel engelli Kader Akbaba'nın tekerlekli sandalyesi balçığa gömülü halde bulundu. Dün gözyaşları arasında toprağa verilen genç kızın babası Recep Akbaba DHA'ya konuştu. Eşiyle kendisinin sel sularına kapıldığını, kızının ise içeride kaldığını belirten Recep Akbaba, "Biz evdeydik. Hanımla bizi sel götürdü. Kız evde yalnız kaldı. Su bizi köy meydanına kadar götürdü. Sürüklendik. İlk patırtıda biz gittik. Biz hiç tahmin etmiyorduk böyle bir şeyin başımıza geleceğini. Birden geldi. 66 yaşındayım. Bu yaşıma kadar böyle bir şey görmedim" dedi.

'NE YAPACAĞIMIZI BİLMİYORUZ'
Dün geceyi tedirgin geçirdiklerini ifade eden Recep Akbaba, "Artık ne yapacağımı şu durumda hiç bilemiyorum. Tedbir alınmazsa tehlikedeyiz. Belki dün gece de tehlikedeydik. Artık bilemiyoruz. Sadece ben değil bütün köy tehlikede. Şu anda söyleyecek bir şey bulamıyorum. Başa çıkılmaz bu selle. Korkuyorum artık. Köy temizlendi ama tekrar olmayacağını bilmiyoruz" diye konuştu.

'EVİN BİRİNCİ KATINI KULLANMASAYDIM BELKİ BÖYLE OLMAZDI'
Eşinin sel sularından etkilendiği için hastanede tedavi gördüğünü söyleyen Recep Akbaba, "Aslında yağmur suyu gelir diye geçit bırakmıştım. Ama sel geçidi ne yapsın. Tahmin edemedik ki böyle büyük bir olayı. Yağmur suyunu düşündüm, geçit bıraktım ama yok yani, kurtaramadım. Evin birinci katını kullanmasaydım her ihtimale karşı iyi olurdu. Ya da birinci katın önüne başka bir şey yapsaydım daha engellerdi. Mesela giriş kapısından bu tarafından balkona kadar daha kontrol altında olsaydı belki bu kadar etkilemezdi" ifadelerini kullandı.

Bursa'da sel felaketinde hayatını kaybeden 24 yaşındaki engelli Kader Akbaba'nın babası Recep Akbaba, yaşadıkları kabusu dolu anları anlattı. Acılı baba, eşini sulardan kurtarmaya çalışırken, kızının oturma odasında üstüne eşyaların devrilmesiyle hayatını kaybettiğini dile getirdi. Genç kızın hayatını kaybettiği oda da görüntülendi.
Kestel ilçesinin Dudaklı köyünde yaşanan sel felaketinde, evinden çıkamayarak hayatını kaybeden 24 yaşındaki engelli Kader Akbaba'nın babası Recep Akbaba, yaşadığı dehşet dolu anları anlattı. Kızını kaybettiğini için çok üzgün olan Recep Akbaba, yemek yedikten sonra namaz kılmak için dışarı çıktığını dile getirerek, "Hafif hafif yağmur başlamıştı. Köy yeri olduğu için ıvır zıvır işler oluyordu. Ben bir geçidi su için bırakmıştım. Oradan su gelirdi, 2 bacak kalınlığında gelirdi. Ama ben geniş geniş bıraktım. Traktör geçecek kadar yer ayırdım. Selle beraber dağ iniyor zannettik. Yemek yedik, kızım oturma odasında, televizyon başındaydı. Onun en büyük zevki, emekleyerek sedirlere çıkar, camdan tutunup bakardı. Çocuğum o endişe ile hiçbir şekilde başarılı olamamış, olamaz da zaten. Annesi suya kapılıp gitmeseydi belki sağ kalırdı, ama annesini de ben yakaladım. Annesini su götürmese koltukların üstüne çıkarlardı belki. Belki camları kırıp suyu tahliye edebilirlerdi, onlar yüzeyde kalırdı. Talihimiz çok kötü. Ancak bu tarafa boşluktan, en yakın komşumuz çatıdan atlayabilirdi, ama çok zor. Kızımız oda içindeydi. Kapıyı açmaya çalıştım sular gitsin diye. Zaten su hanımı götürürken ben de toparlanamadım. Biz bu zamana kadar yurt, vatan dedik, orası dedemden kalan yerlerdi. Burasını kendim yaptım. Ne gerekiyorsa onun yapılmasını istiyorum. Şu anda aynı sel gelebilir" diye konuştu.

Birçok zarar meydana geldiğini sözlerine ekleyen Akbaba, "Avlularda olan zararı saymıyorum. Mobilyalar, çamaşır, bulaşık makinesi, ocak, eşyaların hepsi devrik vaziyette. Özendik yaptık, ama afet bir şey dinlemiyor. Cumhurbaşkanımız bütün devleti yönetiyor. Bir bez maske dersiniz ama, kim kime bir mendil verir? Bu kadar afet oluyor, cepheler var. Bizi de unutmadı, bakanlar yolladı. Allah devletimize kuvvet versin" dedi.

Köyün imamı İbrahim Gürcü, "Derenin taşması, yağmurun fazla yağmasıyla bu felaket başımıza geldi. Allah milletimizi, devletimizi her türlü tehlikeden muhafaza eylesin. Ben şunu demek istiyorum. Devletimiz çok büyük, ben bunları söyleyince gözlerim yaşarıyor. Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sonra bakanlarımıza, valimize, belediye başkanlarımıza çok teşekkür ediyorum. Yardım kuruluşlarımız seferber oldular. Milletin bütün ihtiyaçlarını gideriyorlar. Allah devletimize zeval vermesin" ifadelerini kullandı.








