"Bursa'daki hacizli tarım arazisi sayısı Türkiye'deki kadar değil" (ÖZEL HABER)
Geçtiğimiz günlerde CHP Milletvekili Nihat Yeşil'in soru önergesine yanıt veren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 2012 yılında hacizli tarım arazilerinin oranı yüzde 3,6'yken 2021 yılında bu oranın yüzde 168,2'lik artışla yüzde 9,7'ye çıktığını açıklamıştı. Tarım şehri unvanını koruyan Bursa'da hacizli tarım arazilerinin durumunu Bursa Tarım Kooperatifleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Osman Özkan ile konuştuk.
2022.07.14 10:51 - Son Güncellenme: 2022.07.14 11:07 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
FADİME NİSA SAYAR / BURSADA BUGÜN
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Nihat Yeşil'in soru önergesine verdiği yanıta göre; 2012 yılında Türkiye genelinde 38 milyon 180 bin 237 parseldeki tarım arazisi içerisinde hacizli parsel sayısı 1 milyon 382 bin 949'du. 2021 yılı itibariyle 38 milyon 246 bin 349 parseldeki tarım arazisi içerisinde hacizli parsel sayısı, 3 milyon 709 bin 54 oldu. Yani 9 yılda Türkiye genelindeki hacizli tarım arazilerinin oranı yüzde 168,2'lik bir artış gösterdi.

Bursa Tarım Kooperatifleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Osman Özkan, Bursa'daki hacizli tarım arazilerine ilişkin bilgileri ve tarımda yaşanan sorunları, çiftçilerin güncel taleplerini Bursada Bugün'e aktardı.
Bursa Tarım Kooperatifleri Birliği'nin 1998 yılında kurulduğunu ve bugün 17 ilçeden 86 kooperatifi bünyesinde barındırdığını ifade eden Osman Özkan, birliğin asli amacının ortakların pazarlama stratejilerine katkı sağlamak olduğunu söyledi.
"BURSA'DAKİ HACİZLİ TARIM ARAZİSİ SAYISI TÜRKİYE'DEKİ KADAR DEĞİL"
Türkiye genelinde hacizli tarım arazilerinin yüzde 168,2'lik oranda artışına ilişkin konuşan Osman Özkan, Bursa'da hacizli parsellerin yüzden 5'ten fazla olmadığını belirterek, bu tür durumların artmaması için de devlet desteklerinin arttırılması gerektiğini ifade etti.
Çiftçinin girdi maliyetlerine ve özellikle nakliye masraflarına dikkat çeken Özkan şöyle konuştu;
"Bursa'da da hacizli tarım arazilerimiz var ama bu Türkiye'deki kadar değil. Bursa'nın durumu biraz daha iyi çünkü burada ağırlık meyvecilik üzerine. Tahminimce söylüyorum, Bursa'da hacizli arazi oranı yüzde 5'ten fazla değildir. Bunların yaşanmaması için de bence devletimizin hızlı bir şekilde mazot desteğini dönüm bazlı değil, üretilen ürün tonajı bazında vermelidir. Şu anda dönüm başına 19 TL mazot desteği veriliyor. Artık eskisi gibi değil, çiftçilik yapan insanların zaten Çiftçi Kayıt Sistemi'nde (ÇKS) kayıtları var. Mazot da şu an gerçekten çok pahalı, üstesinden gelemiyoruz. İlacı, gübreyi geçtik, mazot maliyetleri çiftçimizi yıldırıyor. Şimdi biraz daha düştü ama bizim mazotu 15 lira civarında kullanmamız sağlanırsa hem çiftçimizin arazileri hacze gitmez hem de çiftçimiz daha iyi bir konuma gelmiş olur. Gıdada her şeye zam geliyor şu anda. Bu bahsettiğim destekler gelirse inanıyorum ki ürünlerin fiyatları da tüketici açısından daha iyi bir seviyeye gelecek. Yani şu an Keles'ten kiraz alsanız hiç para ödemeden, yine de buraya ulaştırmanız 2 lira masraf tutuyor. Burada pazarcı, halci de kazanacak ve dolayısıyla fiyat artacak."
TARLADAN SOFRAYA YÜZDE 300 FİYAT ARTIŞI...
Ürünlerin tarladan sofraya gelene kadar çok büyük fiyat artışları geçirdiğini söyleyen Osman Özkan, stokçuluğa da vurgu yaparak, "Patates, soğan gibi ürünlerde mesela yüzde 200-300 civarında fiyat artışı oluyor. Bu da şundan kaynaklanıyor. Patates, soğan gibi ürünleri depolamanız gerekiyor. Bunu da büyük, güçlü tüccarlar alıyor, depoluyor. Harman zamanı bittiği zaman da fırsat onların eline geçiyor ve yüzde 300'e kadar artıyor fiyatı" diye konuştu.
Güncel olarak çiftçiye yapılan devlet desteklerinden de bahseden Bursa Tarım Kooperatifleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Özkan, önemli teşvikler sağlansa da mevcut ekonomik şartlarda tarım üreticilerinin daha fazlasına ihtiyaç duyduğunu belirtti.
"DÖNÜM BAZLI DEĞİL, ÜRETİLEN TONAJA GÖRE DESTEK VERİLMELİ"
Üreticiye yapılan nakdi desteğin ekilen dönüm başına belirlendiğini aktaran Osman Özkan, bu konuda Avrupa ülkelerindeki sistemin esas alınması gerektiğini ifade ederek şunları söyledi;
"Üretilen ürüne göre değişebiliyor. Mesela geçen yıl buğday için dönüm başına 26 lira destek verildi. Ama bunun masrafı 150 lira. Ama işte dönüm bazlı değil de ürettiği ürün tonajına göre destek verilse hem çiftçi için hem de tüketici için daha iyi olur bence. Avrupa'da da sistem böyle. Ekilen arazi sayımız da o kadar az değil. Farklı ürünler ekiliyor. Yani sadece buğday değil, ayçiçeği, pancar ekiliyor. Şekerin şu anda pahalı olmasının sebebi pancarımızın olmaması değil.
Geçtiğimiz yıl güzel ekildi, bu sene biraz az ekildi. Stoklarımız da var, aslında şu an hiç ekilmese bile 2 yıl yetecek kadar stok da var. Ama şekere bakın, bir çuval fiyatı 1600-1700 lira civarında. Market sistemine de bu kadar izin verilmemeliydi. Tamam, olması lazım ama bu sefer de çok aşırı oldu. Yani her yerde market var. Bu sefer bakkal, pazarcı kayboldu. Belediye yasaları çıktı zaten köylüye yer vermiyorlar. Özel bir yeri olması lazım satması için, köylünün de parası yok."