Bursa'daki bu dükkan tarih kokuyor (ÖZEL HABER)
Asıl mesleği halı tamirciliği olan ancak antika merakını büyük bir koleksiyona çeviren Derviş Temel'in Bursa'daki dükkanı tarih kokuyor. Derviş Temel'in, Bursa'nın turistik açıdan en çok ilgi gören yerlerinden olan Yeşil semtindeki dükkanında yok yok! Mazisi 18. yüzyıla kadar dayanan yatak örtüsünden eski paralara, el dokuması kıyafetlerden analog fotoğraf makinelerine, telkari çay takımlarından gramofonlara kadar burada aradığınız her şeyin antikasını bulmak mümkün. Derviş Temel, bu yola nasıl çıkıp bu kadar ilerlediğini, dükkanında bizleri nelerin beklediğini ve günümüzde antikaya ilgi olup olmadığını Bursada Bugün'e anlattı. Temel, "Burada görmüş olduğunuz eserlerin mazisi çok eskiye dayanıyor, öyle güzel işçilikle yapılmış ürünler var ki şimdilerde teknoloji böylesine ilerlemiş olmasına rağmen bu ürünlerin benzeri yapılamıyor. Her şey el emeği, eskinin kıymeti bilinmiyor" dedi.
2020.10.26 08:54 - Son Güncellenme: 2020.10.26 09:45 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
İLGİLİ VİDEO
Bursa'daki bu dükkan tarih kokuyor (ÖZEL HABER)
EZGİ KAYI / BURSADA BUGÜN
Aksaray'ın Sultanhanı köyünde dünyaya gelen ve asıl mesleği halı tamirciliği olan Derviş Temel merakla başladığı antika işini fazlasıyla büyütmüş. Şimdilerde birçok müze açan, farklı farklı müzelere eserler veren ve elinde mazisi 18. yüzyıla kadar dayanan eserler bulunan Temel, bu uzun yolculuğu Bursada Bugün'le paylaştı. "Eşim istemeyince merakla evde topladığım antikalarımı dükkana koydum, yavaş yavaş genişlemeye başladı, Türkiye'de 8-9 müze açtık" diyen Derviş Temel elindeki eserleri ve antikacılığı anlattı.

"BEN BU İŞİN İÇİNE DOĞDUM"
Derviş Temel, halıcılık ve antikacılık yolculuğunu şöyle özetledi: "Ben Aksaray'ın Sultanhanı köyündenim, Sultanhanı Selçuklular'dan kalma dünyanın ne büyük kervansarıyıdır. O zamanlar köyümüzün tamamı halıcıydı, ben de profesyonel halı tamircisiyim. Çıraklığım Konya'da geçti, İstanbul'a gidip bu konuda profesyonel oldum. Orada 4-5 sene kalıp çeşitli yerlerde çalışıp farklı illeri gezip Bursa'ya geldim. Ben bu işin içine doğdum. Annem, kız kardeşlerim kara tezgahta halı dokurdu. Antika işine de merakım vardı. Bundan 20 sene önce bir dükkan açtım. Kendi antika koleksiyonumu eşim evde istemeyince dükkana koydum, yavaş yavaş genişledi. Türkiye'de 8-9 müze açtım."

"ŞİMDİLERDE TEKNOLOJİ BÖYLESİNE İLERLEMİŞ OLMASINA RAĞMEN BU ÜRÜNLERİN BENZERİ YAPILAMIYOR"
Temel, antika ürünlerin el emeğinin ve işçiliğinin benzersiz olduğunu şu sözlerle ifade etti: "Eskiden çok güzel ürünler vardı kıymetini bilmedik. Şu anda bize gelen eşyaların yüzde 90'ı Amerika'dan, Fransa'dan, İtalya'dan geliyor. Bizim Anadolu ürünlerimiz yurtdışından tekrar bize satılıyor. Bizim el aletlerimiz çok farklı, örneğin benim koleksiyonumda olan kağnı tekeri açma aleti demiri döverek yapılan ve kesinlikle bozulmayan bir ürün. Şu anda bile bunu yapacak usta yok. Elimde bir halı makası var, şu anda makine çağında olmamıza rağmen, o makası yapan usta öldükten sonra başkası bileyleyemiyor bile. Şimdilerde teknoloji böylesine ilerlemiş olmasına rağmen bu ürünlerin benzeri yapılamıyor. Bizim şu anda kullandığımız ürünlerin çoğu plastik, her şey kansorejen. Evlerdeki halılar, giydiğimiz eşyalar hepsi naylon. Eskiden tüm kıyafetler doğal pamuktan dokunurdu."

BU DÜKKANDA YOK YOK!
Derviş Temel'in dükkanında, mazisi 18. yüzyıla kadar dayanan yatak örtüsünden eski paralara, el dokuması kıyafetlerden analog fotoğraf makinelerine, telkari çay takımlarından gramafonlara kadar burada aradığınız her şeyin antikasını bulmak mümkün. Temel, ürünleriyle ilgili olarak "Elimizde 10 tanesini 1 liradan verdiğimiz eski paralar da var, 20-30 bin liraya kadar çıkan eserler de. Burada her şey var. Ben hurda pazarlarını, antika pazarlarını geze geze bu ürünleri buluyoruz. Gördüğümüz her eski şey antika değil sanatına bakıldığında antika olup olmadığı anlaşılır. El emeği çok önemli" şeklinde konuştu.

BU YATAK ÖRTÜSÜ 18. YÜZYILDAN KALMA
Derviş Temel, elindeki en değerli ve eski ürünlerden biri olan yatak örtüsünden şöyle bahsetti: "Osmanlı saray işi olan bu yatak örtüsü, ipek kadife kumaştan, üzerinde sim sırma işlemeler var. Saray nakkaşı tarafından yedi dağın çiçekleri motifleriyle kusursuzca nakşedilmiş. Bu yatak örtüsü 200-250 senelik tahminen 18. yüzyıla ait bir ürün. Fiyatı ise 7 bin 500 - 8 bin lira arasında."

"İNSANLAR BİLİNÇLİ OLDUĞU ZAMAN AYDINLANIR"
"Aslında antika ürünlerin meraklısı oldukça fazla ancak insanlar yeterince bilinçli değil" diyen Temel, "Kültürümüzü aşılamak ve anlatmak gerekiyor. Ben bu ürünleri satarken her şeyini anlatıyorum ya da müzeye vereceksem tüm detaylarından bahsediyorum. İnsanları kültürümüz hakkında bilinçlendirmemiz gerekiyor. İnsanlar bilinçli olduğu zaman aydınlanır" şeklinde konuştu.


