Bursa'da yıllardır süren tartışma yeniden alevlendi! Firmanın projesi Meclis'te gündem oldu
Bursa'nın Gemlik ilçesinde sanayi tesislerinin körfez üzerindeki çevresel etkileri yeniden belediye meclisinin gündemine geldi. Marmara Kimya Sanayi'nin (MKS) denizden su alma yapısına ilişkin imar planı değişikliği tartışılırken Yeni Parti Meclis Üyesi Arzu Karataş, projenin deniz ekosistemine zarar verebileceğini savundu. Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren uzman odaların görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini belirtirken AK Parti Grup Sözcüsü Ecehan Mertoğlu Tan, belediyenin yalnızca kurum görüşü oluşturduğunu ve nihai onay yetkisinin bakanlıkta bulunduğunu ifade etti.
2026.10.20 17:44 - Son Güncellenme: 2026.10.20 18:00 - Bursa Bölge - YUSUF OSMAN İMAN
İLGİLİ VİDEO
Bursa'da yıllardır süren tartışma yeniden alevlendi! Firmanın projesi Meclis'te gündem oldu
YUSUF OSMAN İMAN / BURSADA BUGÜN
Gemlik Belediye Meclisi'nde görüşülen 6'ncı madde kapsamında, Hisar Mahallesi'nde bulunan 568 ada 31 ve 33 parsellerde su alma yapısı amacıyla hazırlanan 1/5000 ölçekli İlave Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli İlave Uygulama İmar Planı değişikliğine ilişkin kurum görüşü ele alındı. MKS'nin Gemlik Körfezi'nden soğutma amacıyla su çekerek kullandıktan sonra yeniden denize bırakmasını öngören projesi, ilçede yıllardır devam eden çevre tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
GEMLİK KÖRFEZİ'NDE SANAYİ VE KİRLİLİK TARTIŞMASI
Gemlik Körfezi'ndeki sanayi faaliyetlerinin deniz ekosistemine etkileri uzun süredir çevre örgütleri, meslek odaları ve yerel yönetimler tarafından tartışılıyor. MKS'nin derin deniz deşarjı ve kapasite artışı projesi de bu tartışmaların önemli başlıklarından biri oldu. 2020 yılında akademik odalar, MKS'nin kapasite artışı ve denizden su alma projesine ilişkin çevresel değerlendirmelere itirazlarını dile getirdi. 2022 yılında projeye ilişkin yeni onay süreçleri gündeme gelirken Gemlik Belediyesi ve çeşitli sivil toplum kuruluşları da konuyu takip etti.
2024 yılında ise Gemlik Kent Konseyi öncülüğünde düzenlenen toplantılarda MKS'nin derin deniz deşarjı ve kapasite artışı planına karşı çevresel kaygılar dile getirildi.
MKS'nin yanı sıra Gemlik Gübre gibi büyük sanayi tesislerinin de bulunduğu bölgede, sanayi faaliyetleri ile körfezin çevresel durumu kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Ancak tesislerin körfez kirliliğine ayrı ayrı katkısının ortaya konulabilmesi için ölçüm sonuçları ve resmî denetim verilerinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
MKS'nin yaklaşık yüzde 350 oranındaki kapasite artışı projesine ilişkin yargı süreci de tartışmaların önemli bir parçası oldu. Mayıs 2025'te kamuoyuna yansıyan mahkeme kararıyla proje için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin gerekli olduğu bildirildi.

KARATAŞ: "GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN HASARLARA YOL AÇABİLİR"
Yeni Parti Gemlik Belediye Meclis Üyesi Arzu Karataş, mecliste yaptığı konuşmada sanayi tesislerinin çevre üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Karataş, "Son yıllarda ülkemizde doğamızda, çevremizde ve denizlerimizde ekolojik dengelerin bozulmasına neden olan hadiseler çoğalmaktadır. Özellikle deniz suyu sıcaklığının artmasına neden olan sanayi tesislerinin kıyı bölgelerimizde fazlalaşması ve mevcut tesislerin kapasite artırımına gitmesi, yaşanan sorunun büyük boyutlara ulaşmasına sebep olmaktadır" dedi.
Derin deniz deşarjı sistemlerine ilişkin kaygılarını dile getiren Karataş, "Çevreciler ve uzmanlar, özellikle Marmara Denizi gibi yarı kapalı denizlerde derin deşarj sisteminin ekolojik yıkıma yol açtığını, arıtma eksikliğini kapatmak için kolay kaçış yolu olarak kullanıldığını belirtmektedir" ifadelerini kullandı.

"ZEYTİNLER TEHLİKEYE GİRECEKTİR"
MKS'nin planladığı sistemin olası etkilerine değinen Karataş, "Gemlik Körfezi'nde kurulması planlanan sistemde saatte yaklaşık 5 bin 300 metreküp suyun denizden alınarak tesiste soğutma amacıyla kullanılmasının ve ısınan suyun yeniden körfeze bırakılmasının canlı ekosisteminde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabileceğini düşünüyoruz" diye konuştu.
Karataş, sistemde klor kullanılmasının da çevresel risk oluşturabileceğini savunarak, "Denizdeki sistemi temizlemek için klor kullanılacaktır. Klorun denizdeki canlılara ve buharlaşma yoluyla Gemlik zeytinine zarar verebileceğini düşünüyoruz" dedi.

"MÜSİLAJ RİSKİ DE GÖZ ARDI EDİLMEMELİ"
2021 yılında Marmara Denizi'nde etkili olan müsilajı hatırlatan Karataş, deniz suyu sıcaklığı ve kirliliğin oluşturabileceği risklere dikkat çekti. Karataş, "Marmara Denizi'ni etkisi altına alan ve zaman zaman Gemlik Körfezi'nde de görülen müsilajı tetikleyen unsurların yeniden gündeme gelmesi söz konusu olabilir. Müsilaja neden olan üç madde suyun ısınması, suyun kirlenmesi ve suyun buharlaşması olarak açıklanmıştı. Firmanın yapmak istediği yatırımların bu üç sorunu da tetikleyebileceğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Kapasite artışı ve ÇED sürecine de değinen Karataş, "Deniz suyu sıcaklığındaki yükselişin nelere yol açabileceğini biliyoruz. Çok miktarda deniz suyunun sıcaklık artışı ve kimyasallarla Gemlik Körfezi'ne geri verilmesi, deniz canlılarının çeşitliliğini ve popülasyonunu azaltabilir. Bu durum balıkçılık ve deniz ürünleriyle geçimini sağlayan yöre insanı açısından ekonomik ve sosyal sorunlara yol açabilir" diye konuştu.
Karataş, "Bizler Yeni Parti olarak Bursa'nın, Gemlik'in ve tüm ilçelerimizin havasına, suyuna, toprağına ve dünyaca ünlü zeytinine kalıcı hasarlar verebilecek bu görüşe ret oyu veriyoruz" dedi.

DEVİREN: "ODALARIN RAPORLARI DİKKATE ALINMALI"
Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, tartışmalarda teknik değerlendirmelerin ve uzman görüşlerinin önemine dikkat çekti. Deviren, "Burada sistemin doğru çalışıp çalışmadığının kontrol edilmesi gerekiyor. Gemlik Körfezi'nin hem Akdeniz hem de Karadeniz arasında kalması nedeniyle suyun özellikleri de önem taşıyor. Karadeniz'in tuzluluk oranı binde 20, Akdeniz'in ise binde 38 civarında. Bu suların karışımı ve deniz içerisindeki hareketleri dikkate alınmalı" ifadelerini kullandı.
Uzman kuruluşların değerlendirmelerinin önemine işaret eden Deviren, "Burada aslında bizler fikir sahibiyiz. Esas olan, bilgi sahibi insanların ortaya koyacağı raporları görerek değerlendirme yapmak. Bu nedenle odaların görüşlerinin alınması ve bu raporların dikkate alınması çok daha doğru olur" dedi.
Gemlik Körfezi'ndeki kirlilik sorununa da değinen Deviren, "Gemlik Körfezi, yıllardır sanayi tesislerinin ve limanların artmasıyla birlikte ciddi bir kirlilik sorunuyla karşı karşıya. Körfezimiz artık yüzmeye müsait olmayan bir deniz haline gelmiş durumda. Hepimizin çevreye ve denizimize duyarlı olmasını bekliyorum" diye konuştu.
Konunun siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması gerektiğini belirten Deviren, "Bu konunun odaların meselesi olması gerektiğine inanıyorum. Biz burada fikir sahibiyiz. Odalar bu konuda daha fazla bilgiye ve uzmanlığa sahip. Onların vereceği kararların dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum. Günün sonunda çevreyle olan ilişkiye bakmak gerekiyor. Bunu en doğru şekilde ifade edecek olanlar da yine odalarımız olacaktır" ifadelerini kullandı.

AK PARTİ GRUBU'NDAN YETKİ AÇIKLAMASI
AK Parti Grup Sözcüsü Ecehan Mertoğlu Tan ise belediyenin yetki alanına ilişkin açıklama yaptı. Tan, "Bu bölgeyle ilgili onay yetkisi, Kıyı Kanunu nedeniyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığındadır. Biz yalnızca kurum görüşü veriyoruz. Bakanlık da kurum görüşünün meclis kararı şeklinde oluşturulmasını istiyor" dedi.
Belediyenin raporla doğrudan projenin yapılıp yapılmayacağına karar vermediğini belirten Tan, "İlgili müdürlüklerimizin kendi birimlerince oluşturdukları raporları meclis kararı alarak iletiyoruz. Biz bu dosya uygundur ya da yapılmamalıdır şeklinde kesin bir ifade kullanmıyoruz" ifadelerini kullandı. Gemlik Belediye Meclisi'ndeki görüşmelerde, MKS'nin su alma yapısına ilişkin imar planı değişikliği üzerinden körfezin geleceği, sanayi faaliyetlerinin çevresel etkileri ve uzman kuruluşların değerlendirmelerinin karar sürecindeki yeri yeniden gündeme geldi.