Bursa'da yıkılan binanın altından tarihe damga vuran cemiyet çıktı! Selanik'ten Ankara'ya 22 yıllık sır
Bursa'da İttihat ve Terakki'nin izleri yalnızca bir siyasi teşkilatın faaliyetleriyle sınırlı kalmadı. Bursa doğumlu isimler cemiyetin kuruluş sürecinde rol alırken, şehirde açılan kulüpler siyasi örgütlenmenin merkezine dönüştü. Koza Han'ın karşısındaki İttihat ve Terakki Kulübü ise bugün yerinde olmayan tarihi yapılardan biri olarak kaldı.
2026.08.12 17:50 - Son Güncellenme: 2026.08.12 17:57 - Bursa Bölge - YUSUF OSMAN İMAN
İLGİLİ VİDEO
Bursa'da yıkılan binanın altından tarihe damga vuran cemiyet çıktı! Selanik'ten Ankara'ya 22 yıllık sır
YUSUF OSMAN İMAN / BURSADA BUGÜN
Bursa'da bir dönem siyasi hayatın merkezinde yer alan İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin şehirdeki izleri, aradan geçen yıllara rağmen dikkat çekiyor. Koza Han'ın karşısında bulunan İttihat ve Terakki Kulübü bugün ayakta olmasa da cemiyetin Bursa'daki teşkilatlanması, önemli isimleri ve siyasi mirası tarihteki yerini koruyor.
Osmanlı Devleti'nin son döneminde siyasetin en belirleyici aktörlerinden biri olan İttihat ve Terakki Cemiyeti, Bursa'da da güçlü bir teşkilatlanma oluşturdu. Ancak Bursa'nın cemiyetle ilişkisi yalnızca 1908'de II. Meşrutiyet'in ilanından sonra şehirde kurulan teşkilattan ibaret değildi. Bursa doğumlu bazı isimler, cemiyetin kuruluşuna giden süreçte Selanik'teki hürriyetçi hareketlerin içerisinde yer aldı. 1908 sonrasında ise bu kadrolar Bursa'da siyasi örgütlenmenin, basının ve meclis temsilinin önemli aktörleri haline geldi. Bu hikâyenin bugün Bursa'da görülebilen en önemli izlerinden biri ise artık mevcut olmayan bir yapı: Koza Han'ın karşısındaki Bursa İttihat ve Terakki Kulübü.

BURSA'DAN SELANİK'E UZANIYOR
Bursa'nın İttihat ve Terakki hikâyesinin önemli isimlerinden biri Bursalı Mehmed Tahir oldu.
1861'de Bursa'da dünyaya gelen Mehmed Tahir, Selanik'te bulunduğu dönemde 1906'da kurulan Osmanlı Hürriyet Cemiyeti'nin kurucu kadrosunda yer aldı. Cemiyetin Avrupa'daki Jön Türk hareketiyle birleşmesiyle 1907'de İttihat ve Terakki Cemiyeti ortaya çıktı. Mehmed Tahir, II. Meşrutiyet'in ilanından sonra ise İttihat ve Terakki'nin desteğiyle Bursa'dan mebus seçilerek Meclis-i Mebusan'a girdi. Böylece Bursa ile İttihat ve Terakki arasındaki bağlantı, şehirdeki teşkilatlanmadan önce cemiyetin kuruluş sürecine kadar uzandı.
HAKKI BAHA PARS: MUSTAFA KEMAL'İN SINIF ARKADAŞI
Bursa'nın İttihatçı çevresinde öne çıkan bir başka isim Hakkı Baha Pars oldu. 1879'da Bursa'da doğan Pars, Harbiye'de Mustafa Kemal'in sınıf arkadaşıydı. Selanik'te bulunduğu dönemde hürriyetçi cemiyetlerin faaliyetlerine katıldı. Pars'ın hikâyesi yalnızca İttihat ve Terakki döneminde kalmadı. Bursa'ya döndükten sonra basın ve siyasi faaliyetlerini sürdürdü. Milli Mücadele döneminde Redd-i İlhak ve Müdafaa-i Hukuk faaliyetlerinde de yer aldı.

CELAL BAYAR BURSA TEŞKİLATININ BAŞINA GEÇTİ
Bursa'daki örgütlenmenin en belirgin isimlerinden biri ise Gemlik Umurbey doğumlu Celal Bayar oldu. Bayar, 1907 yılında İttihat ve Terakki'nin gizli yapılanmasına katıldı. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra Bursa'daki teşkilatlanmanın merkezinde yer aldı. 1908'de Bursa İttihat ve Terakki Şubesi'nin resmen açılmasıyla birlikte Bayar'ın şehirdeki siyasi ağırlığı arttı. Kaynaklarda Bayar'ın teşkilattaki görevi farklı ifadelerle aktarılıyor; sorumlu kâtiplik ve teşkilat yöneticiliğinin yanı sıra Bursa şube başkanlığı da bu görevler arasında gösteriliyor. 1911'de ise İttihat ve Terakki tarafından İzmir'e gönderildi ve Bursa'daki aktif siyasi görevi sona erdi.
BURSA'DA TEK BİR KULÜP YOKTU
İttihat ve Terakki'nin Bursa'daki örgütlenmesi yalnızca merkez şubeden oluşmuyordu.
Celal Bayar'ın anılarına dayanan çalışmalarda 1909 yılında Bursa'da dört İttihat ve Terakki kulübünün bulunduğu aktarılıyor. Bu kulüplerin işlevi bugünkü siyasi parti binalarından daha genişti. Cemiyetin nizamnamelerinde kulüplerin gazete ve kitap bulundurması, konferanslar düzenlemesi, siyasi ve ahlaki eğitim vermesi, ekonomi ve tarım konularında bilgilendirme yapması ve seçimlerde cemiyetin amaçlarını takip etmesi öngörülüyordu. Dolayısıyla Bursa'daki kulüpler, siyasi örgütlenmenin yanı sıra dönemin siyasi fikirlerinin halka ulaştırıldığı merkezler olarak da faaliyet gösteriyordu.

KOZAHAN'IN KARŞISINDAKİ BİNA ARTIK YOK
Bursa'daki İttihat ve Terakki tarihinin en somut mekânlarından biri bugün ayakta değil. Bursa İttihat ve Terakki Kulübü, Atatürk Caddesi üzerinde, Koza Han'ın tam karşısında bulunuyordu. Bugün yapının bulunduğu yerde Orhangazi Çarşısı yer alıyor. Tarihi yapı, İttihat ve Terakki Kulübü olarak kullanılmasının ardından bir dönem Osmanlı Bankası Bursa Şubesi olarak hizmet verdi. Daha sonraki yıllarda ise Bursa Pazarı adıyla kullanıldı.
Yapı, 15 Eylül 1984'te yıkıldı. Bugün yapının kendisi bulunmasa da geçmişine ait fotoğraflar arşivlerde yer alıyor. SALT Research arşivinde Osmanlı Bankası Bursa Şubesi'nin güney cephesine ait fotoğrafların konu başlıklarında "İttihat ve Terakki Cemiyet Kulübü" ve Bursa Ulu Camii ifadeleri bulunuyor. Arşivde aynı yapıya ait birden fazla fotoğraf kaydı bulunması, binanın görsel olarak belgelenmesini sağlıyor.
31 MART VAKASI BURSA'YI DA HAREKETLENDİRDİ
1909'daki 31 Mart Vakası sırasında İstanbul'daki siyasi kriz Bursa'ya da yansıdı. Bursa'daki İttihatçılar, İstanbul'daki isyanı bastırmak amacıyla harekete geçen Hareket Ordusu'nu desteklemek üzere gönüllü birlik oluşturdu. Bu gönüllüler Mudanya'ya kadar ilerledi. İstanbul'daki olayların bastırılması üzerine Bursa'dan oluşturulan birliğin İstanbul'a geçmesine gerek kalmadı. Aynı dönemde Bursa'da İttihat ve Terakki karşıtı siyasi yapılanmalar da güç kazandı. Özellikle İttihad-ı Muhammedi Cemiyeti'nin Bursa'da örgütlenmesiyle şehirde siyasi kamplaşma daha görünür hale geldi. Orhaneli'nde İttihat ve Terakki Kulübü'ne yönelik saldırı girişimi yaşandığına ilişkin dönem kaynaklarına dayanan kayıtlar da bulunuyor. Bu tablo, 1909 Bursa'sında siyasi mücadelenin yalnızca mebuslar ve şehir merkezindeki yöneticiler arasında yaşanmadığını gösteriyor.

BURSA'NIN MEBUSLARI MECLİSTE
1908 seçimleriyle birlikte Bursa'nın İttihat ve Terakki ile bağlantılı siyasi kadroları Meclis-i Mebusan'da da görünür hale geldi. Bursa'dan seçilen isimler arasında Bursalı Mehmed Tahir Bey, Ömer Fevzi Efendi, Sabri Bey ve Hafız Ahmed Hamdi Efendi bulunuyordu. Mehmed Tahir'in İttihat ve Terakki tarafından aday gösterildiği ve 166 oyla seçildiği kayıtlarda yer alıyor. Ancak dönemin bütün Bursa mebuslarını İttihatçı olarak sınıflandırmak doğru değil. Özellikle Ömer Fevzi Efendi'nin siyasi çizgisi, Bursa'daki siyasi değişimi göstermesi bakımından dikkat çekiyor. İttihat ve Terakki desteğiyle mebus seçilen Ömer Fevzi, daha sonra cemiyetle anlaşmazlığa düştü ve Hürriyet ve İtilaf çizgisine geçti.

1912'DE İTTİHATÇI KADROLAR DEVAM ETTİ
1912 seçimlerinde Bursa'yı temsil eden isimler arasında Hasan Refet Bey, Rıza Hamit Bey, Abdullah Sabri Bey, Ahmet Fevzi Efendi ve Hafız Ahmed Hamdi Efendi bulunuyordu. Bu dönemin önemli isimlerinden Rıza Hamit Bey, İttihat ve Terakki listesinden Bursa mebusu seçildi. 1914 seçimlerinde de Bursa'nın siyasi temsilinde İttihatçı kadroların ağırlığı devam etti. Bu dönemde öne çıkan isimlerden biri Hacı Âdil Bey oldu. İttihat ve Terakki'nin önde gelen isimlerinden olan Hacı Âdil Bey, 1914'te Bursa mebusu seçildi ve daha sonra Meclis-i Mebusan Başkanlığı görevine kadar yükseldi. 1914'te Bursa'dan İttihat ve Terakki listesinden seçilen isimler arasında Rıza Hamit Bey ve Mehmet Memduh Bey de bulunuyordu. Böylece Bursa, 1908'den Birinci Dünya Savaşı yıllarına kadar İttihat ve Terakki'nin siyasi temsilinin güçlü olduğu merkezlerden biri haline geldi.
BURSA BASININDA SİYASİ MÜCADELE
İttihat ve Terakki'nin Bursa'daki faaliyetleri yalnızca kulüp ve meclislerle sınırlı değildi. Dönemin Bursa basını da siyasi mücadelede önemli bir alan oluşturdu. Bursa'da yayımlanan gazeteler arasında Bursa, Ertuğrul, Hukuk-u Abad ve Hüdavendigar gibi yayınlar bulunuyordu. Bunların siyasi çizgileri aynı değildi. Ertuğrul gazetesi İttihat ve Terakki'ye yakın çizgisiyle öne çıkarken, Hukuk-u Abad Hürriyet ve İtilaf çizgisinde yer aldı. Hüdavendigar ise vilayet yayını olarak farklı bir konuma sahipti.
Böylece Bursa'da siyasi mücadele, meclis ve kulüplerin yanı sıra gazete sütunlarına da taşındı.

HAKKI BAHA PARS'IN KALEMİ BURSA'DA ETKİLİ OLDU
Ertuğrul gazetesinin hikâyesinde Hakkı Baha Pars ayrıca önem taşıyor. Pars, Bursa basınında görev aldığı dönemde İttihatçı fikir çevresinin önde gelen isimlerinden biri oldu. Milli Mücadele yıllarında ise gazete üzerinden milli bilinç ve direniş fikrinin canlı tutulmasına katkı sağladı.
Bu nedenle Bursa'daki siyasi ve basın tarihi açısından Hakkı Baha Pars'ın hayatı, İttihat ve Terakki döneminden Milli Mücadele'ye geçişin en önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
1918: İTTİHAT VE TERAKKİ İKTİDARDAN DÜŞTÜ
Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle siyasi tablo değişti. 1918'de İttihat ve Terakki iktidardan çekildi. Cemiyetin merkezi siyasi gücü sona ererken Bursa'daki İttihatçı kadrolar da yeni dönemde farklı siyasi yönelimlere savruldu. Bazıları İstanbul hükümetleriyle hareket etti. Bazıları Hürriyet ve İtilaf çevresine geçti. Bazıları ise Anadolu'daki Milli Mücadele'ye katıldı. Bursa'da bu ayrışmanın en dikkat çekici örneklerinden biri yine Ömer Fevzi Efendi oldu. Bir dönem İttihat ve Terakki'nin desteğiyle Bursa mebusu seçilen Ömer Fevzi, daha sonra İttihatçıların karşısında yer alan Hürriyet ve İtilaf çevresinin Bursa'daki önemli isimlerinden biri haline geldi.

1919'DA İTTİHATÇILARIN BURSA'DAKİ İZİ HEDEF ALINDI
Mondros Mütarekesi sonrasında İttihatçılara yönelik siyasi baskı arttı. Bursa'da da İttihatçı olarak görülen bazı isimler hakkında soruşturmalar ve tutuklamalar gündeme geldi.
Bu dönemin dikkat çekici belgelerinden biri 19 Ocak 1919 tarihli Alemdar gazetesi. Gazete, Bursa İttihat ve Terakki Kulübü binasını hedef alan bir haber yayımladı. Haberde kulüp binasının cemiyet tarafından gösterişli biçimde inşa edildiği ve halktan vergi adı altında zorla toplanan paralarla yapıldığı ileri sürüldü. Ayrıca yardım toplama usullerine ilişkin usulsüzlük iddiaları gündeme getirildi. Böylece yıllarca Bursa'daki İttihatçı siyasi yapılanmanın merkezi olan bina, bu kez cemiyetin tasfiyesi sürecindeki siyasi hesaplaşmanın konusu haline geldi.

AYNI KADROLAR BU KEZ MİLLİ MÜCADELE'DE
İttihat ve Terakki'nin siyasi olarak sona ermesi, bütün eski İttihatçı kadroların da ortadan kaybolması anlamına gelmedi. Bursa'da bazı isimler Milli Mücadele'ye geçti. Hakkı Baha Pars, Redd-i İlhak ve Müdafaa-i Hukuk faaliyetlerinde görev aldı. Celal Bayar ise Milli Mücadele'nin örgütlenmesinde etkin rol üstlendi. Pars ailesinin diğer üyeleri de bu dönemde Ankara'daki milli mücadele kadrolarında yer aldı. Bu geçiş, Bursa'da 1908 sonrasında oluşan siyasi ve fikrî çevrelerin bir bölümünün 1919-1922 döneminde yeni bir siyasi mücadeleye taşındığını gösterdi. Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor: Milli Mücadele kadrolarının tamamını İttihat ve Terakki kadrolarıyla özdeşleştirmek tarihsel olarak doğru değil. Sadece bazı isimler ve insan ağları arasında devamlılık söz konusu.
1929'DE ANKARA'YA UZANAN BURSA KADROSU
İstanbul'un işgali ve Meclis-i Mebusan'ın kapatılmasının ardından Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Bursa'dan Ankara'ya uzanan kadroda Hasan Fehmi, Muhiddin Baha Pars, Mustafa Fehmi Gerçeker, Necati Kurtuluş, Operatör Emin Erkul, Osman Nuri Özpay ve Abdullah Servet Akdağ gibi isimler yer aldı. Özellikle Muhiddin Baha Pars'ın varlığı, Bursa'daki eski fikir çevreleriyle Ankara'daki Milli Mücadele kadroları arasındaki bağlantı bakımından dikkat çekti.

1922'DE SADECE BİR KADRO MİRASI KALDI
Bursa'nın 1922'de kurtuluşuyla birlikte şehirde yeni bir dönem başladı. İttihat ve Terakki ise artık örgütlü siyasi güç olarak tarihe karışmıştı. Ancak cemiyetin Bursa'daki insan kadrosunun tamamı tarih sahnesinden çekilmedi. Bir kısmı Milli Mücadele'ye katıldı, bir kısmı Ankara'da görev aldı, bir kısmı basın ve eğitim alanında faaliyetlerini sürdürdü.
Bu nedenle Bursa'da İttihat ve Terakki'nin hikâyesi yalnızca 1908'de başlayıp 1918'de biten bir siyasi parti tarihi olarak değerlendirilemiyor. Bursa'nın hikâyesi, 1906'daki Selanik bağlantılarından başlayarak 1908'deki Meşrutiyet'e, 1909'daki siyasi çatışmalara, 1914'teki İttihatçı iktidara, 1918'deki çöküşe ve 1920'lerde Ankara'ya uzanan yaklaşık 20 yıllık bir kadro hareketini ortaya koyuyor. Bugün binadan geriye yalnızca arşiv fotoğrafları, belgeler ve tarihe karışmış bir siyasi teşkilatın izleri kaldı.