Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

Bursa'da skandal iddia!

Bursa'da yüzde 95 özrü bulunan bir genç, meslek edindirme kursunda darp edildiği iddiasıyla karakola başvurdu. Kendisinin de işitme engelli 3 çocuğunun olduğunu söyleyen dernek başkanı ise iddiaları yalanladı.

Bursa'da skandal iddia!

İddiaya göre, olay 28 Ağustos'ta merkez Osmangazi ilçesi Uluyol Mahallesi'ndeki Duyum İşitme Engelliler Eğitim ve Kültür Derneği'nde meydana geldi. Engellilerin meslek edindirilmesine yönelik seramik boyama kursuna devam eden 32 yaşındaki Türker Mehmet Çağrı Kafkas, ders sırasında yan sıradaki kız arkadaşıyla konuştuğu gerekçesiyle sosyolog tarafından uyarıldı. Ardından bu durum İşitme Engelliler Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı R.Ş.'ye iletildi.

Bunun üzerine iddiaya göre Başkan R.Ş.'nin odasına çağırdığı Kafkas'ı önce iterek düşürdüğü, ardından da olayların büyümesi üzerine kafa atarak yaraladığı iddia edildi. Alnı, kolu ve bacağında oluşan morluklarla soluğu hastanede alan Kafkas ve ailesi, rapor aldıktan sonra sorumluların cezalandırılması için karakola başvurdu.
Yüzde 95 özrü bulunan Türker Mehmet Çağrı Kafkas, kursa severek gittiğini anlatarak, "Uzun süreden beri sınıfa gelmeyen kız arkadaşım o gün sınıfa gelmişti. Onu gördüğüme çok sevindim. Ona aldığım hediyeyi verirken sınıftaki sosyolog beni uyardı. Ben de hemen yerime geçeceğimi söyledim. Fakat beni İşitme Engelliler Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı R.Ş.'ye şikayet etmiş. Başkan R.Ş. dersten sonra beni odasına çağırdı. Yanına gittiğimde o kızdan uzak duracağımı söyledi. Ben de buna kimsenin karışamayacağını ifade ettim. Bunu gururuna yediremeyip beni yanından kovdu. Odasından çıkıp hemen yanındaki çay ocağına giderken arkamdan gelip beni ittirdi. Yere düşünce kolum ve ayağım morardı. Neye uğradığımı anlayamadım. Oradaki öğrenci ve öğretmenlerim de bu durumu gördü ama bana kimse elini bile uzatmadı. Ardından arkamdan gelip paspas sopasını havada savurarak beni tehdit etmeye devam etti" dedi.

"KAFA ATINCA NEYE UĞRADIĞIMI ANLAYAMADIM"
Olayın ardından girdiği sınıfta sinirleri boşaldığı için ders süresince gözyaşlarına hakim olamadığını anlatan Kafkas, "Bir arkadaşım bana mendil uzattı. Gözyaşlarımı sildim. Bu duruma çok içerlemiştim. Dersten sonra bana neden böyle davrandığını öğrenmek için Dernek Başkanının yanına gittim. Yanında misafirleri çıktıktan sonra odasına girdim. Beni neden ittirdiğini sordum. Benim dik kafalı olduğumu söyleyerek bağırmaya başladı. Kavga etmeye başladık. Yerinden kalkıp bana kafa attı. Neye uğradığımı anlamadım. Kendimi korumaya çalıştım" diye konuştu.
Öğretmen emeklisi anne Gönül Kafkas ise, oğlunun kendisini telefonla araması üzerine soluğu dernekte aldığını anlatarak, "Biz onun eğitimi ve tedavisi için elimizden gelen her şeyi yaptık. Yüzde 95 özrü olan çocuğum, ben oraya gidince başta yaşadıklarını anlatmak istemedi. Ardından dernek başkanının kendisini itekleyerek düşürdüğünü ve kafa attığını öğrenince beynimden vurulmuşa döndüm. Hastalığı sebebiyle kafasına darbe almaması gerekir. Raporları var. Biz o kadar üzerine titrerken birinin onu itekleyerek düşürmesi tahammül edilir gibi değil. Durumu bana anlatmayıp dernek başkanına anlatmasından dolayı sosyoloğa da kızdım. Türker'e, 'Cimbom yapma böyle' deseler hiç bunlar olmazdı. Üzerine geldikleri için bunlar olmuş. Şu çocuğum ne söylüyorsa onun hiçbir art niyeti yoktur. Derinliği yok ki plan yapsın, o yüzden ben onu savunuyorum. Böyle bir derneğin, bu tür çocukların eğitimine karşı çok daha hassas olması gerekir. Bugün benim yavrumun başına gelen olayların yarın bir başka çocuğun başına gelmemesi için yasal müracaatımızı yaptık" dedi.

"ÖNCE EĞİTİMCİLERİN ÇOK İYİ EĞİTİLMESİ GEREK"
Baba Ali Kafkas ise, oğlunun daha önce gittiği bir başka kursta da, "Selamünaleyküm" diyerek sınıfa girdiği ve saçının, sakalının uzun olması sebebiyle sürekli uyarıldığını anlattı.
Baba Kafkas, İş-Kur finansmanıyla yürütülen bir kursta böyle bir olayın yaşanmasının şaşkınlığı içinde olduklarını kaydederek şöyle konuştu:
"Bu tür yerlerde görev yapacak olan öğretmen ve idarecilerin özellikle çok iyi eğitim almaları gerek. Bu tür öğrencilere sert ifadelerin kullanılmaması gerektiğinin bilinmesi gerek ama maalesef eğitimcilerin bu durumdan haberdar olmaması, böyle üzücü olayların yaşanmasına sebep oluyor. Devlet tarafından desteklenen bu tür yerlerdeki denetimin çok daha iyi bir şekilde yapılması gerekir."

"BİZDE 3 KURUŞ PARA KAZANMAK İÇİN ENGELLİLER KULLANILIYOR"
Almanya'da 6 yıl öğretmen olarak çalıştığını ve orada bu tür çocukların eğitimini yapan yerlerde incelemelerde bulunduğunu kaydeden baba Kafkas, "Orada insana, engelliye önem veriyor. Onlar, toplum olarak insan gibi yaşamaya önem verirken biz de ise 3 kuruş para kazanmak için engelliyi kullanıyoruz. Bu çocukların eğitimi için eğitilmiş, bunların eğitiminden anlayan kişiler gelmelidir. Devlet bu çocukların sosyal hayata kazandırılması için tüm imkanlarını kullanıyor. Maalesef daha orada görevli olan kişilerin eğitime ihtiyaçları var. Onlar eğitime muhtaç ama eğitim veriyorlar. Eğiteceklerine kafa atıyorlar. Eğiteceklerine dövüyorlar. Bu nasıl bir anlayıştır? İlk kursumuzdan selam sıkıntısını yaşadık. Burada da bunu yaşıyoruz. Oğlumuzun rapor oranını bile bilmiyorlar. Biz oğlumuza bunu yapanların cezalandırılmasının peşinde de değiliz. Önemli olan binlerce insanı ilgilendiren bu konunun kökünden çözümüdür. Eğitimi işini ehli insanların yapması gerek. Bu hususta yetkilileri göreve çağırıyorum" dedi.

"İDDİALAR ASILSIZDIR, BENİM DE 3 ÇOCUĞUM VAR"
İşitme Engelliler Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı R.Ş. ise, iddiaların asılsız olduğunu ifade ederek, "Öğrencimiz yanındaki sıra arkadaşını sürekli rahatsız ediyordu. Hatta kursiyer kızımız sırf bu yüzden kursa gelmiyordu. Bu durum öğretmen ve sosyologlarımız tarafından rapor edildi. Ben de Türker Mehmet Çağrı Kafkas'ı yanıma çağırarak ikaz ettim. Hatta annesi de geldi. Elini öptüm. Benim de 3 ayrı işitme engelli evladım var. 15 yıldır kurduğumuz dernekle onların mutluluğu için hizmet ediyoruz. Hakaret etmem ya da vurmam söz konusu bile olamaz" ifadelerini kullandı.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!