Bursa'da kadınlar eşitlik ve ayrımcılıkla mücadeleyi konuştu

Bursa'da kadınlar eşitlik ve ayrımcılıkla mücadeleyi konuştu

Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi'nin 'İnsan Kadın' paneli kapsamında 'Eşitliğe Ulaşmak ve Ayrımcılıkla Mücadele Güvencemiz Bursa Kamu İzleme Projesi' sunumu Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) Yerleşkesinde gerçekleşti.

2022.12.02 14:51 - Son Güncellenme: 2022.12.02 17:43 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
Bursa'da kadınlar eşitlik ve ayrımcılıkla mücadeleyi konuştu

ERCAN ÇALIŞIR / BURSADA BUGÜN

Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi'nin BAOB'da düzenlediği 'İnsan Kadın' panelinde Bursalı kadınlar bir araya geldi.

Türk Kadınlar Birliği'nin, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Nilüfer Belediyesi ve Bursa Barosu'nun katkılarıyla düzenlediği programa Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi Başkanı Tijen Sözeri ve yönetimi, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Bursa Şubesi Başkanı Aylin Sabancı, Engelli Kadınlar Derneği Genel Sekreteri Özlem İşleyen, Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Dilek Üzümcüler, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi, TKB Üyesi ve programın moderatörü Doç. Dr. Betül Batır, TKB Üyesi Tanca Subaşıoğlu, Bursa Barosu Başkanı Metin Öztosun, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ahmet Yıldız, Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcısı Sibel Özer ile Bursalı kadınlar katıldı.

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Bursa Şubesi Başkanı Aylin Sabancı'nın konuşması şu şekilde;

İşin içerisine kadına şiddet ya da İstanbul Sözleşmesi için girmişken bizden sonrakilere miras bırakacağımızı fark ettim. Biz neden şiddeti konuşuyoruz. Turuncu gündem seminerleri düzenlenirken, İstanbul Sözleşmesi'nden ayrıldık. 1986'da dahil olduğumuz daha kapsamlı CEDAW sözleşmemiz vardı. Gardırop değiştiğinde daha sade oluyoruz. Zihniyetimiz değiştiğinde aydınlık olacak. Şiddeti vurgulayarak nasıl yok edeceğiz bilmiyorum. Olumlu dil kalıbı kullanmadan bir şey dönüştüremeyeceğiz. Bundan sonra pozitif iletişim ve olumlu tutum gibi başlıklar altında yapılabilir. Bir sonraki panelde pozitif ve olumlu başlıklar kullanmak dileğiyle.

Engelli Kadınlar Derneği Genel Sekreteri Özlem İşleyen'in konuşması şu şekilde; 

Bugün Canan Hanım olacaktı fakat sağlık sorunları nedeniyle katılamadı. Onun yerine ben konuşma gerçekleştireceğim.

Canan Hanım'la lisans çalışmamda bana destek olmasıyla tanıştım. O vesile ile dernek çatısı altında çalışmalarımı yürütmeye başladım. Kadınların medya, ekonomi, eğitim gibi alanlarda kendini gerçekleştirmesi gerektiğini düşünüyorum. Kadın olmak zor fakat engelli kadın olmak daha zor. İnsan çeşitliliği kapsamında projeler gerçekleştirecek olursak kadınların kendini gerçekleştirebileceğini düşünüyorum. 

İnsanların kendilerinde var olan gücü görmeleri için ekonomik kazanç elde edebilmeleri gerekirken toplumsal cinsiyet gerekliliği ve eşitsizliği gibi etkenlerle kadınlar kendini gerçekleştiremiyorlar. Kadınların karar alma mekanizmasına katılmasını sağlarsak, aktif iş gücü ile insan onuruna dayalı şekilde çalışma ortamlarında bulunmalarını sağlarsak kendisini gerçekleştirebileceğini düşünüyorum. Adaletle birlikte görünen sorunlar arkasında görünmeyen sorunları bulabileceğimize inanıyorum. 

Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Dilek Üzümcüler'nin konuşması şu şekilde;

Kadına insanlık değeri verilmiyorken bu projenin afişte yer alması çok hoşuma gitti. Toplumdaki her bireyin insan olduğuna inanmamız gerekiyor. İstanbul Sözleşmesi toplumun her kesimi için önemliydi. Bu projede öncelikle Türk Kadınlar Birliğini kutluyorum. Biz projeyi 3 yıldır yürütüyoruz. Bu projenin en önemli ayağı veri toplamaydı. 35 ile başlayan bir proje. Pandemi de dahi ara vermeden devam etti. Mor Salkım Derneği'nin iki danışma merkezi var. 11 yıldır danışma merkezi ve 7/24 hizmet vererek çalışmaktayız. 3237 kadın ile görüşme yaptık. 625 çocuk, 125 erkek ile görüştük. 10 yıldaki rakamlar çok fazla.

Biz bu şiddet dilini değiştirmediğimiz sürece kadınlar öldürülmeye, takip edilmeye maruz kalır. Bu kadınlar ne yaptı? Boşandıları için ya da başka birşey için bu şiddete maruz kaldılar. LGBT'yi yok sayamayız. Önce dilimiz değişmeli. Kamudan baslayarak tüm kurumlarda değişmeli. 6284 yasası dahil tüm yasalar bizim. Kadına şiddetin acilen durdurulması gerekiyor. Kurumlar da ilgisiz. Hepimiz duralım. Ülkemize, laikliğimize, Cumhuriyete sahip çıkalım.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Yıldız konuşmasında, Büyükşehir marifetiyle hayata geçirilen projeleri ve yapılan çalışmaları anlattı.

Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcısı Sibel Özer ise, Nilüfer Belediyesi marifetiyle hayata geçirilen projeleri ve çalışmaları tanıttı.

Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun'un konuşması şu şekilde;

Beni var eden kişilerden biri ilkokul öğretmenim Gönül Hocamdı. Bana tüm alanda destek verdi. Onu burada sevgiyle anıyorum. Kadınların karşısına geçtiğimde aklıma hep o geliyor.

"Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur." ATATÜRK

Güçlü kadınlar dünyayı güzelleştiriyor.  Kadının doğasında olan yaratma kabiliyeti güçle birleşince ortaya inanılmaz bir değişim çıkıyor. Kadının güçlü olmasına destek olan, olanak  sağlayan erkekte güçleniyor. 

Çünkü güçlü kadın tüm kabukları kırıp kendini doğasından kaynaklı  yeniden varetme becerisine sahip olarak yanındaki erkeğe de yeni kapılar , yollar ve varoluş alanları açıyor.  

Bu durumun yaygınlaşması da güçlü topluma olanak sağlıyor. Yani güçlü kadın güçlü toplum demek. 

 yüzden Atatürk 'ün dediği gibi Ülkemizin güçlenmesi ve dünyanın güzelleşmesi ancak aynı şartlarda yetişip aynı imkanlara sahip kadın ve erkeklerin birlikte omuz omuza yürümeleriyle gerçekleşebilecektir. 

"Suyu ışık, düşü gerçek yapıp, öpücüklerden insan yapan" eşitliğe ulaşmak ve ayrımcılıkla mücadele eden tüm kadınları ve kurumlar ile Türk Kadınlar birliği bursa şubesi başkanı Tijen Sözeri ve katılımcıları şahsım ve Bursa Barosu adına kutluyor, Nazım Hikmet'in dizeleri ile sözlerime son vermek istiyorum.

"Kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır acılarımız, ayıplarımız ve döktüğümüz kan  karasabanlar gibi çizer kadınların yüzünü. Ve sevinçlerimiz vurur gözlerine kadınların göllerde ışıyan seher vakitleri gibi.
Hayallerimiz yüzlerindedir sevdiğimiz kadınların, görelim görmeyelim karşımızda dururlar gerçeğimize en yakın ve en uzak.(Kadınlarımızın Yüzleri, Nazım Hikmet)

Sevgi, saygıyla ve mücadele kararlılığıyla hepinizi selamlıyorum.

Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi Başkanı Tijen Sözeri'in konuşması şu şekilde;

Bugün bu salonda erkeklerinde olmasından mutluluk duyduğumu özellikle belirtmek isterim.

Türk kadınlar birliği bursa şubesi olarak Bilgi güçlendirir ve hayatı değiştirir sloganıyla çıktığımız bu yolda; Eşitliğe ulaşmak ve ayrımcılıkla mücadelede güvencelerimiz projemizde, covid 19 salginina rağmen, 1. Ve 2.kamu Izleme projesinde, hak temelli çalışan kadın kuruluşlarının katılımıyla çalışmalarımızın duyurusunda destek veren tüm medya kuruluşlarına, katkı koyan emek veren tüm kişi ve kurumlara,kadın örgütlerine,başta Bursa Barosu başkanlığına ,bursa barosu kadın hakları merkezine Büyükşehir belediyesi aile ve çocuk hizmetleri müdürlüğüne, Nilüfer belediyesi kadın ve dayanışma merkezine huzurlarınızda birkez daha teşekkür ederim. Az sonra izlenen 3 kamu kurumunun eğitim alanındaki, örnek iyi uygulamalarını panelistlerimizden dinleyeceğiz.

Türk Kadınlar Birliği olarak 98 yıldır Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkarak ,eşitlik özgürlük ve katılım mücadelesini sürdürmektedir. Bu çabanın başarıya ulaşmasının önündeki en büyük engellerden biride Kadına yönelik şiddet olduğu bilinmektedir.

Şiddet bir insanlık suc dur. Kadın önce insandır. Şiddeti önlemedeki en önemli unsur ise Kadın Erkek eşitliğinin sağlanması ile mümkündür. Başta bu konuda yasaları uygulamakla yükümlü olan devlet olmak üzere hepimizin görevi ve sorumluluğudur. Bu sorunla mücadelenin en etkili halkalarından biri de Eğitimdir. Bu konuda da görev aileye düşmektedir. Cavdırıcı yasal düzenlemelerin olduğu bir gerçektir.

Bu anlamda iyi bir yasal donanıma sahip olduğunu söylemeliyiz. yasal düzenlemelerle birlikte en büyük güvencemiz ise uluslararası sözleşmelerdir.( ayrımcılık ta Cedaw ve kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetin iyi tanımlayan ise İstanbul Sözleşmesidir. anayasamızın 90. maddesinden aldığı güç.) Ancak bu yasal düzenlemelerin ve yapılan tüm çalışmların en mükemmelinin bile uygulanmadığı, doğru ölçülmediği, izlenmediği takdirde yazılı olarak var olmalarının önleyici bir etkisinin olmayacağı da bir gerçektir.

Değerli konuklar bu ülkede kadına yönelik şiddet ve cinayetler her yıl artarak devam etmektedir. Anneler babalar hepimiz seferberlik içinde çalışmalıyız. Bu anlayışla Türk Kadınlar Birliği olarak şiddetle mücadele konusunda, Haklarımızı ve güvencelerimizin herkes tarafından bilinmesi, öğrenilmesi ve yaygınlaştırılması ve izlenmesi görevini de imkanlarımızı seferber ederek çalışmaya devam ettireceğiz.

Sözlerimi burada noktalarken, dünyaya örnek oluşturan, 05 Aralık Türk Kadınına seçme ve seçilme hakkı elde edilişinin 88. yıl dönümünde ,ayrımcılıktan uzak kadın ve erkeğin eşit olduğu insan haklarına saygılı ,evrensel hukukun değerleri içinde adil,uygar yaşam ulaşmayı diliyorum.

Hayat eşit yaşadığımızda, yayana olduğumuzda güzel sevgide ve dostlukta tüm insani duygularla. hepinize beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2022.12.02 14:51 - Son Güncellenme: 2022.12.02 17:43 - HABER MERKEZİ
A