Bursa'da kadına yönelik şiddete karşı mücadele gününde yürüyüş

Bursa'da kadına yönelik şiddete karşı mücadele gününde yürüyüş

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nde Bursa'da yürüyüş düzenledi.

2023.11.25 12:58 - Son Güncellenme: 2023.11.25 13:51 - Bursa Bölge - SİMLANUR İNCE
A
Bursa'da kadına yönelik şiddete karşı mücadele gününde yürüyüş
02:06 Bursa'da kadına yönelik şiddete karşı mücadele gününde yürüyüş

İLGİLİ VİDEO

Bursa'da kadına yönelik şiddete karşı mücadele gününde yürüyüş

SİMLANUR İNCE / BURSADA BUGÜN

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nde Nilüfer Müzik Parkı'ndan Podyum Park'a yürüyüş gerçekleştirdi.

Düzenlenen yürüyüşe, Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcısı Sibel Özer, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Neslihan Binbaş ve çok sayıda dernek mensubu katıldı. 

Kadın Meclisi Başkanı Nazlı Ünalan'ın konuşmasından satır başları şöyle;

25 Kasım; 1960'da Dominik Cumhuriyeti'nde diktatör rejime karşı verilen mücadelede önemli yere sahip olan Mirabal Kardeşlerin, "kelebeklerin" katledildiği gün. Üzerinden 63 yıl geçti. Mücadelelerinden güç aldığımız Mirabal Kardeşlerin katledildiği bu gün, tüm dünyada kadınlar olarak diktalara karşı meydanlardayız. Her 25 Kasım'da olduğu gibi bugün de kız kardeşlerimizle yan yana geliyor ve sesimizi birlikte yükseltiyoruz. Bu kız kardeşlik bağı öyle bir bağ ki paha biçilemezdir, kudretlidir. Bu kudretle öfkemizi, dişimizle, tırnağımızla var ediyor ve büyütüyoruz mücadelemizi. Ataerkil sistemde sokakta, evde, okulda, işyerinde, yani bütün yaşam alanlarında kadın bedeni, emeği ve ırkı üzerinden erkek ve devlet şiddeti her geçen gün artıyor. Evde en yakınındaki erkek tarafından şiddetin her türlüsünü yaşayan, ev içi emeği görmezden gelinen biz kadınlar, güvencesiz, güvenliksiz koşullarda ekonomik krizi fırsata çeviren patronlar tarafından yoğun emek sömürüsüne, taciz ve baskıya maruz kalıyor, gün be gün ağırlığı artan ekonomik kriz nedeniyle ülke nüfusunun ezici bir kısmıyla birlikte sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğumuz barınma, gıda ve hatta kişisel hijyen malzemelerine bile ulaşamaz hale geliyoruz.

"KADINA YÖNELİK HİÇBİR ŞİDDET TESADÜFİ DEĞİLDİR!" 

Giderek vahşileşen bu sömürü ve şiddetin sonucunda "Anıt Sayaç" rakamlarına göre, 2023 yılı henüz bitmeden 350 kadın şiddete uğrayarak katledildi. Bunların yanında verilerine ulaşamadığımız yüzlerce şüpheli ölüm, taciz, istismar kadınları kuşatmış durumda. Kadına yönelik hiçbir şiddet tesadüfi değildir! Bu erkek egemen sistemin kökleştiğinin en aşikâr halidir.

Hükümet tarafından feshedilen İstanbul Sözleşmesi, kadın ve erkekler arasındaki ezme/ezilme ilişkisinin varlığını kabul eder. Zorla evlendirme, psikolojik, ekonomik, fiziksel ve cinsel şiddet ve kadının kendi bedeni üzerindeki haklarının engellenmesi (kürtaj vb.) durumlarda cezai yaptırım uygulanması gerektiğini en açık şekilde belirtir. Bu sözleşmenin kaldırılması erkek iktidarın egemenliğini güçlendirme eylemidir. İstanbul Sözleşmesi, 6284 Sayılı Kanun'un öncülüdür. 6284 gibi yasalar kadınların mücadelesiyle kazanılmıştır. Hepsi kadınların tarihsel hafızasında yerini bulmaktadır. İktidar da işte bu hafızadan korkuyor. Bu sebeple de birbirini besleyen kapitalist ve ataerkil düzeni korumak istiyor. Ve bunu ancak yaşamı var eden bizleri tahakküm altına alarak toplum üzerinde hegemonya kurabileceğini biliyor.

"FİLİSTİN'DE KADINLAR VE ÇOCUKLAR SAVAŞIN EN ÇIPLAK VE ÖLÜMCÜL HALİYLE YÜZ YÜZELER"

Bizler her zaman isyanların vazgeçilmez bir parçasıyız. Ölümü göze alarak sokağa çıkmaktan çekinmeyerek ataerkil iktidarı sarsmaya devam ediyoruz. Bu yüzden savaşın en yakıcı halini yine bizler yaşıyoruz. İsrail tarafından toprakları işgal edilen Filistin'de kadınlar ve çocuklar savaşın en çıplak ve ölümcül haliyle yüz yüzeler. En güvenli hissettikleri yerlerde, evlerinde, hastanelerde, ibadet yaptıkları yerlerde hedef alınıyorlar. Filistin'in kurtuluşu da kadın mücadelesinin meselesidir. Filistinli kız kardeşlerimizin yanındayız. Türkiye'de ve tüm dünyada kadınlar her gün bir ışık yakıyor ve kız kardeşlerine yeni bir yol açıyor. Biz de, tam da şu an, buradan yaktığımız ışıkla birbirimizden güç alarak, erkek-devlet şiddetine karşı eşitlik ve özgürlük mücadelemizi dört bir yanda büyütecek, gece karanlıktan korkan her bir kız kardeşimiz için ışık olmaya devam edeceğiz. Nerede olursak olalım isyanımız ve direnişimiz dünyanın başka bir coğrafyasındaki kadın mücadelesini  besleyip büyütecek. Bu 25 Kasım'da Filistinli kadınlar için, yurt asansöründe öldürülen Zeren için, direnen Agrobay işçisi kadınlar için, deprem bölgelerinde yapısal şiddetten beslenen erkek şiddetine terk edilen kadınlar için, laik bir ülke ve özgür bedenler için, senin için, hepimiz için yürüyelim.

Bizler, Şiddetsiz ve Savaşsız Bir Dünya İçin buradayız ve mücadele etmeye devam edeceğiz!

Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcısı Sibel Özer'in konuşmasından satır başları şöyle;

Bugün dünya üzerinde yaşayan tüm kadın ve kız çocuklarının giderek artan ve çeşitli biçimlerde maruz kaldıkları ve sadece kadın olmaktan dolayı uğradıkları şiddete bir kez daha dikkat çektiğimiz ve şiddeti ret ettiğimiz, DUR dediğimiz gün.    

Sevgili kız kardeşlerim;  bizler mücadele eden, birbirinin hayatına dokunan, birbirinden öğrenen ve güç alan kadınlarız. Elbette yaşadığımız ülkeyi, kadınların ve tüm insanların eşit ve özgür olduğu, herkesin insanca yaşadığı bağımsız, özgür, laik bir ülkeye dönüştürmek için mücadele ediyoruz. Bu mücadelede de en büyük güç, birbirimizle kuracağımız dayanışma, yan yana olmak, yalnız olmadığımızı bilmektir.

Omuz omuza verirsek, aşamayacağımız engel yok. Bunu biliyoruz.

Savaş, şiddet, ayrımcılık... 

"ÖZGÜR YARINLAR İSTİYORUZ"

Tüm dünyada kol geziyor. Yaşamlarımız elimizden alınıyor. Her savaşta, her doğal afette görüyoruz ki en çok etkilenenler yine kadınlar ve çocuklar oluyor. En temel haklarımıza saldırılar olurken biz yine her zaman olduğu gibi mücadelemizi hatırlıyoruz. Yaşam hakkımıza saldırılırken de bir aradaydık, kazanılmış haklarımız elimizden alınırken de... Önce yaşamak, sonra insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmek istiyoruz. Özgür yarınlar istiyoruz. Haklarımızın gasp edilmediği eşit bir gelecek istiyoruz. Her yıl, her 25 kasım'da bu taleplerimizi hatırlıyor, bunları duyurmak için bir araya geliyoruz. Yalnız olduğumuzu düşündüğümüz anlarda bu kalabalığımızı hatırlıyoruz. Haklıyız, güçlüyüz ve kararlıyız. Hiçbir zaman geri adım atmayacağımıza söz veriyoruz. Şiddetsiz savaşsız bir dünya için yeniden haykırıyoruz: Yaşasın Kadın Dayanışması! Yaşasın onurlu mücadelemiz!

 

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2023.11.25 12:58 - Son Güncellenme: 2023.11.25 13:51 - SİMLANUR İNCE
A