Bursa'da "Deprem Risk Yönetiminde İş Birliği Buluşması" düzenlendi
Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), deprem riskine karşı farkındalığı artırmak ve kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek amacıyla Bursa'da "Deprem Risk Yönetiminde İş Birliği Buluşması" programını düzenledi. Programda konuşan kamu ve sektör temsilcileri, deprem riskinin yalnızca afet sonrasında değil, afet öncesinde alınacak önlemlerle yönetilebileceğine dikkat çekerken, Bursa'nın Marmara Bölgesi'ndeki stratejik konumu nedeniyle risk yönetiminin hayati önem taşıdığı vurgulandı.
2026.07.09 17:55 - Son Güncellenme: 2026.07.09 17:55 - Bursa Bölge - AA
DASK Bursa Bölge Ofisi'nde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, afet yönetiminin tek bir kurumun sorumluluğunda değerlendirilemeyeceğini belirtti. Bursa'da yürütülen İl Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında çok sayıda kurumun koordinasyon içinde çalıştığını ifade eden Altun, DASK'ın da bu sürecin önemli paydaşlarından biri olduğunu söyledi.
Altun, afetlere hazırlık çalışmalarında belirlenen hedef ve eylemlerin kurumlar arası iş birliğiyle hayata geçirildiğini belirterek, riskleri azaltmanın ancak ortak planlama ve koordinasyonla mümkün olacağını dile getirdi.
DASK: "Asıl başarı deprem olmadan önce hazırlıklı olmak"
DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ise afetlere karşı dayanıklılığın sadece müdahale kapasitesiyle ölçülemeyeceğini belirterek, risklerin önceden doğru analiz edilmesi ve tüm paydaşların sürece dahil edilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
1999 Marmara Depremi'nin ardından kurulan DASK'ın bugün Türkiye'nin afet risk yönetiminde önemli bir konuma ulaştığını söyleyen Akın, kurumun bugüne kadar 11,6 milyon Zorunlu Deprem Sigortası poliçesine ulaştığını ve 42 milyar liralık hasar ödemesi gerçekleştirdiğini açıkladı.
Akın, sayısal verilerin yanı sıra en büyük kazanımın, 25 yılda oluşturulan kurumsal deneyim ve güven olduğunu belirterek, özellikle bölge irtibat ofislerinin yerel düzeyde risk yönetimine önemli katkı sunduğunu ifade etti.
Bursa'nın deprem riski Türkiye ekonomisini de yakından ilgilendiriyor
DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, Bursa'nın Marmara Bölgesi'nin en kritik deprem riski taşıyan şehirlerinden biri olduğunu vurguladı. Olası büyük bir depremde Bursa'daki ekonomik üretimin ve sosyal yaşamın kesintiye uğramasının yalnızca kenti değil, Türkiye ekonomisini de doğrudan etkileyeceğini söyledi.
Deprem riskinin yönetiminin merkezi idare, yerel yönetimler, AFAD, üniversiteler, meslek odaları ve sigorta sektörünün ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Demirkan, bu alanda koordinasyonun güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
Geçtiğimiz yıl Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde meydana gelen depremin ardından DASK'ın 738 hasar dosyasını kısa sürede sonuçlandırarak yaklaşık 74 milyon lira tazminat ödemesi yaptığını aktaran Demirkan, kurumun afet sonrası hızlı müdahale kapasitesinin sahada bir kez daha test edildiğini belirtti.
Deprem hazırlığında kurumlar aynı masada buluştu
Toplantıda ayrıca Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, DASK Yönetim Kurulu Üyesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürü Yavuz Erdal Kayapınar ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay da değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmalarda, deprem riskinin azaltılması, sigorta bilincinin yaygınlaştırılması, şehirlerin daha dirençli hale getirilmesi ve kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik ortak çalışmaların sürdürülmesinin önemine dikkat çekildi.