Bursa'da CHP İl Örgütü'nden 'Öğretmenler Günü' programı
CHP Bursa İl Örgütü tarafından Öğretmenler Günü'ne özel program düzenlendi.
2023.11.24 19:36 - Son Güncellenme: 2023.11.24 20:43 - Bursa Bölge - HÜSEYİN İZCİ
İLGİLİ VİDEO
Bursa'da CHP İl Örgütü'nden 'Öğretmenler Günü' programı -2
İLGİLİ VİDEO
Bursa'da CHP İl Örgütü'nden 'Öğretmenler Günü' programı
HÜSEYİN İZCİ - SİMLANUR İNCE / BURSADA BUGÜN
Nilüfer Nikah Evi'nde gerçekleştirilen programda Eğitim-İş Sendikası tarafından ÇEDES uygulaması anlatıldı. Sunumun ardından onur konuğu Sedef Kabaş söyleşisi ve imza günü düzenlendi.
Düzenlenen programa CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey katıldı.

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş'ın konuşmasından satır başları şöyle;
Bugün aramızda bizi kırmayarak gelen, haksız yere hapise atılan, bize haklı olduğumuz her yerde korkmamayı öğreten Sedef Kabaş'a hoş geldiniz diyorum. Eğitim sistemimiz çok gerici bir kuşatma altında. 1980 darbesi sonrası yaşanan gelişmelerde, gerici ideoloji altına alınmaya çalışılıyor. Atatürk ilke ve devrimlerimiz anlatılmıyor. Ne yazık ki fikri hür nesiller yetiştirmek için fedakarca çalışan kahraman öğretmenlerimiz öğretmenler gününü buruk kutluyor. Öğretmenlerimiz AKP iktidarının uyguladığı yanlış politikalar nedeniyle eğitim sistemimiz defalarca değişti. Atanamayan, kadro bekleyen öğretmen sayısı ise bir milyonu geçiyor. Öğrencilerine kavuşma hayali kuran yüz binlerce öğretmen adayı, hayattan ümidi kesip ne yazık ki intihara bile başvuruyor. Öğretmenlerimiz okullarda şiddet olayları nedeniyle kendilerini güvende hissetmediklerini belirtiyor. Sözleşmeleri öğretmenler kadro beklerken, ücretli öğretmenler asgari ücretin altına çalışıyor. Hiç bir pedagojik eğitimi almamış ablalar abiler çocuklarla bir araya getiriliyor. Olan yine masum çocuklarımıza oluyor. Eğitimde yaşanan sorunlar çığ gibi büyüyor. Üniversitelerde eğitimin kalitesini artırmak yerine liyakatsiz rektör atamaları yapılıyor. Ülkemiz pırıl pırıl zihinlerini kaybediyor.

Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Yeliz Toy'un konuşmasından satır başları şöyle;
Türkiye'de 81 ilde öğretmenler barınamıyoruz, geçinemiyoruz dedi. Eğitim alanı tam bir enkaza dönüştü. En kapsamlısı ÇEDES oldu. ÇEDES bir anda gelişmedi. AKP taşları planlı bir şekilde getirdi. Bilime aykırı, pedagojiye aykırı bir durum. Eğitim sistemi 4+4+4 olarak inşa edildi. Kesintisiz 8 yıldır eğitimi sona erdirmekti. Din eğitimi böylece 10 yaşında başladı. Mahalle okullarının tamamı imam hatip okullarına dönüştü. Adrese bağlı okulları getirdiler. İmam hatipler de buna dahil edildi. Mecbur öğrenciler oraya da gitti. Bursa'da öğrencilere hafızlık icazet töreni yapıldı. İmam Hatip okullarında karma eğitim ortadan kaldırıldı. Zorunlu dinleri 4. Sınıftan yüksek sınıflara kadar her bölümde uygulanıyor. 2014'te çıkarılan proje okullarında alternatif medrese okulları hayata geçirildi. Proje imam hatip liseleri açıldı. Mektep medrese ayrılığını yaşıyoruz. 4+4+4 kapsamında getirilen seçmeli dersler çok tartışıldı. Seçme şansı ilk başta öğrencilere verilse de bu hak sonradan alındı. 5. Sınıflarda haftada 18 saat arapça dersinin önü açıldı. İmam Hatip programı tüm okul türlerine yaygınlaştırılmış oldu. Tüm okullar imam hatip programını uygular hale geldi. Sadece imam hatipelerde uygulanacağı söylenen ÇEDES daha sonra bütün okullarda olacağı açıklandı. Okullarda değerler kulübü kurulacaktı ve kuruldu. Diyanet tarafından hazırlanan programlar okullara gönderilecek. Abiler ve ablalar okullarda bu çalışmaları yürütecek. Uygulama mekanları olacak. Camiler, okuma salonları gibi mekanlar olacak. Uygulayıcılar imam, müezzin gibi manevi danışmanlar olacak. Çeşitli etkinlikler yapılacak. Milli eğitim bakanlığı maliyeti üstleniyor, izin belgelerini hazırlayacak. Kısacası öğrencileri din görevlilerine emanet edecek. ÇEDES bu güne kadar yürütülen en gerici uygulamadır.

Birleşik Kamu İş Bursa İl Başkanı Özkan Rona'ın konuşmasından satır başları şöyle;
ÇEDES ile ilgili durumu Yeliz hocam özetledi. ÇEDES tam bir fetö yöntemiyle tarikat ve cemaatlere insan devşirme yönetimi. Eylül ayında laiklik hassasiyeti olan tüm partilere ve kurumlara çağrı yaptık. Cedes'in sadece basına yansıdığı gibi olmadığını biliyoruz. Okul dini kurumalara taşınıyor. Diyanete yönelik eleştiriler yapılırken onlar çok büyük bir örgütlülük yapmış durumdalar. Bunu arka plandan yürütüyorlar. Yeliz hanımın da altını çizdiği gibi, ÇEDES Bursa'da uygulama aşamasına gelmedi. Bursa'da bu örgütlülüğün onlara fatura çıkaracağını düşünüyorlar. Çok büyük bir tehlike geliyor. Gelin ÇEDES'i okulumuzda barındırmayalım. Gerici uygulamalardan bizi bilgilendirin, haberdar olalım. Gittikleri her okulda onları çalışma yapamayacak şekilde onları rahatsız edeceğiz. ÇEDES'e karşı bir örgütlenme olduğunu onlara göstereceğiz. Her bir okulu bir tarikat üyesiyle kontrol ediyorlar. Bu dayanışmaya sizleri davet etmeye geldik.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal'ın konuşmasından satır başları şöyle;
Biz okullarda zorunlu din dersi kaldırılmalı dediğimizde kimse yanımızda olmadı. Alevilerin bir meselesi olarak görüldü. Ortada bir mücadele var ve bu mücadele ağır. Bir araya gelip mücadele eden yok. Sadece kendimizi ve kendi kurumumuzu var etmek kimseye faydası yok. Kötülük organize. Din ve İslam'la, insanları kullanıyorlar. Bu mesele Türkiye'nin aydınlıktan yana olan bütün toplumun birlikte mücadelesidir.

Gazeteci yazar Sedef Kabaş'ın konuşmasından satır başları şöyle;
Böyle değerli bir günde bir aradayız. Tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü içtenlikle kutluyorum. Konuşmaları dinleyince üzülmemek elde değil. Bütün bu karanlık tabloya rağmen toplumun önemli kesimi bu tabloya karşı çıkıyor. Okulların çoğunu imam hatiplere dönüştürürler. Eğer dinde bir zorlama yoksa neden din derslerini zorunlu hale getirdiler? Yine bir başka soru, imam hatip okulları. Birçok aile çocuklarının imam hatiplere yollamıyorlar. Toplumun büyük bir kısmı olanların farkında. Her yaptıkları hamle geri teptikleri için şimdi de ÇEDES diye birşey uydurdular. Eğitim sisteminin içine nasıl gireriz diye uğraşıyorlar. Biz son seçimlerde de bunu gördük. Toplumun genelinde bir değişim talebi var. Bu değişimin gerçekleşebilmesi için siyasi arenada değişimler lazım. Bu olmadığı sürece halkımızın talebi sonuçsuz kalıyor. Ben şunu gördüm, bu halk karamsarlığa rağmen, son 29 Ekim Yüzüncü yıl kutlamalarına bakın. Gölgelendi, ama ona rağmen Türkiye'nin her yerinde yürekten cumhuriyetimizin yüzüncü yıl dönümünü gümbür gümbür kutladı. Biz eninde sonunda kazanacağız. Bugün değilse yarın. Bunu inanarak söylüyorum. Bunu söylememenin temel nedenlerinden biri de ülke çöküş yaşıyor.




