Bursa'da ÇEDES projesi skandalları çığ gibi büyüyor!
Gemlik Atatepe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde okul idaresinin öğrencileri teravihe ve ikramlı sohbete çağırmasının ardından yaşanan gelişmeler hakkında Eğitim İş Bursa Şube Başkanı Yeliz Toy, Bursada Bugün'e konuştu.
2024.03.21 16:23 - Son Güncellenme: 2024.03.21 16:37 - Bursa Bölge - CEREN SÜMBÜL
CEREN SÜMBÜL / BURSADA BUGÜN
Eğitim İş Bursa Şube Başkanı Yeliz Toy, 'Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum' (ÇEDES) projesine karşı tavırlarının çok net olduğunu açıkladı. Toy, "Tamamen Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) Diyanet'e yetkileri devrettiği ve öğrencileri güvenli olmayan dışarıdaki mekanlarda da terk ettiği bir süreç. Öğrenciler şu an maalesef din istismarına uğruyor diyebiliriz. Bu proje altında öğrenciler birçok gençlik merkezinde birçok etkinliğin içerisinde ve bunu ÇEDES projesinin adına sığınarak yapılıyorlar. Biz Eğitim İş olarak ÇEDES'i yargıya da taşıdık. Bununla ilgili eylemlerimiz de sürüyor" dedi.
"SONRADAN KILIF OLARAK ÇEDES DEDİLER"
Okullarda din görevlilerini istemediklerini belirten Toy, din görevlilerinin yerinin ibadet yerleri olduğunu söyledi. Devamında Toy, "Okullarda yalnızca öğretmenler ders verir. Bilimsel olan, pedagojiye uygun olan bu. Onun dışında hiçbir pedagojik eğitimi almamış kişilerin eğitim vermesini son derece sağlıksız ve tehlikelidir diyoruz. Ancak Gemlik Atatepe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde yaşanan olayda başlangıçta ÇEDES ismi de yok. Sonradan kılıf olarak ÇEDES dediler. Başlangıçta din kültürü ve ahlak bilgisi eğitimi veren bir öğretmen öğrencileri bir teravih namazı sonrası bir sohbete davet ediyor. Bununla ilgili öğrencilerin dışarı çıkartılması, dışarıda yapılacak bir etkinlikle ilgili bir prosedür de takip edilmiyor. Velilerden izin alınmıyor ve bu gezi ya da etkinlikle ilgili program yapılmıyor. Sadece bir duruyu ile öğrenciler teravih namazına davet ediliyor. Bu sohbet tamamen denetimsiz bir sohbet. Kiminle yapılacak, nerede yapılacak, ne anlatılacak bunların hiçbiri bilinmiyor" diye ifade etti.

"DAVA SÜRECİNİ BAŞLATTIK"
Toy, resmi bir kurum olan devletin okulu idaresinin devreye girip öğrencileri ne olduğu bilinmeyen bir yere davet edemeyeceğinin altını çizdi. Devamında Toy, mevcut Milli Eğitim Temel Kanunu'nda ve öğrencilerle ilgili yapılacak geziler konusundaki yönetmeliklere aykırı olduğunu açıkladı. Toy, "Biz bu öğretmeni şikayet için il milli eğitime şikayet ettik ve bu konunun incelenmesini istedik. Ancak yaptığı usulsüzlüğü kapatmak için bu sefer bizi; din düşmanı, namaz düşmanı, 28 Şubat kafası diyerek sözde basın organıyla konuyu başka bir yere çekti. Her zamanki gibi dini yine kullanarak insanların güzel duygularını istismar ederek bizi din düşmanı olarak göstermeye kalktılar. Aslında biz inançlılarla mücadele etmeye çalışmıyoruz. İnançlılara saygı duyuyoruz fakat inançların istismar edilmesi ve çocukların ailelerinin onayı olmadan böyle bir sohbete alet edilmesine karşı duruyoruz. Daha sonra Yeni Şafak, Yeni Akit gibi bazı sözde yayın organları bir taraftan da Diyanet Sen, Eğitim Bir Sen bizimle ilgili karşı açıklamalarda bulundular. Biz de kendileriyle ilgili halkı kışkırtmak ve yalan haberlerle ilgili şikayetçi olduk. Dava sürecini başlattık" dedi.
"ÖĞRENCİLERİ KÜÇÜK DÜŞÜRMÜŞ"
Yeliz Toy aynı öğretmenin bir yıl önce başka bir okulda yaşadığı problem sonrası soruşturma neticesinde Gemlik Atatepe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne sürüldüğünü söyledi. Toy, öğretmenin ortaokul çağındaki öğrencilerin mezheplerini aşağıladığını aktardı. Devamında, "Ailelerinin mezheplerinden dolayı öğrencileri küçük düşürmüş. Hatta öğrencilerin aileleriyle çatışmasına, bunu yaşayan öğrencinin diğer öğrenciler tarafından sınıfta küçümsenmesine, dışlanmasına sebep olmuş. Ailenin dava açtığı fakat aile dava süreci devam ederken yurtdışına taşındığı için artık davayı takip edemediğini ve geri çektiğini biliyoruz. Ve bu öğretmen bütün bunları derste yaptı. Düşünün ki derste bunu yapan bir öğretmen, hakkında şikayetlerin olduğu bir öğretmen bu defa okul dışında bu faaliyetleri yapacak. Yani bu meselelerinin bireysel olmadığını biliyoruz. Bu meselelerin arkasında tarikatların ve cemaatlerin olduğunu biliyoruz. Biz bu zehirli fikirlerin öğrencileri zehirlemesine müsaade etmeyeceğiz" diyerek sözlerini noktaladı.