Bursa'da BSMMMO üyelerine 'İnşaat Muhasebesi' bilgilendirmesi
Bursa Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası (BSMMMO), üyelerini "İnşaat muhasebesi, değer artış kazancı ve ticari kazancın sınırı" konusunda bilgilendirdi. Bursa Akademik Odalar (BAOB) Yerleşkesi'nde düzenlenen bilgilendirme semineri TÜRMOB Denetleme Kurulu Başkanı ve Yeminli Mali Müşavir Nazım Anıl tarafından verildi.
2016.10.11 09:27 - Son Güncellenme: 2016.10.11 09:27 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
193 sayılı gelir ve 5520 sayılı kurumlar vergisi açısından bakıldığında, gelir vergisi kanununda, inşaat ve onarma işlerinden elde eden kazançların "ticari kazanç" hükümlerinde göre vergilendirildiğini belirten TÜRMOB Denetleme Kurulu Başkanı Nazım Anıl, "aynı yıl içinde başlanılıp bitirilen inşaat ve onarma işlerinden ve özel inşaatlardan elde edilen kazançlar ve arsa karşılığı daire yapımından elde edilen kazançlar genel hükümlere göre vergilendirilir. Yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerini yapanlar, inşaatın devam ettiği sürece, bu işleriyle ilgili olarak kar ya da zarar beyanında bulunmazlar. Ancak "kar-zarar beyanında bulunulmayacağı" beyanname verilmeyeceği anlamına gelmez. Yalnızca inşaat ve onarım işleriyle uğraşan ve işleri de henüz bitmemiş olan müteahhitler her yıl devam eden inşaatlarıyla ilgili olarak beyanname vermek zorundadırlar" dedi.
Son yıllarda döviz kurunun ve faizlerin düşmesinin emlak piyasasını hareketlendirdiğini kaydeden Anıl, " Bankalar konut alıcılarına düşük faizle uzun vadeli kredi imkanı tanıyor. Dolayısıyla piyasa gözde bir hale geldi. Bu durum müteahhitlerim tekrar inşaat işlerine girmesine neden oldu ve memleketin her yeri şantiyeye döndü. İnşaat işinin revaçta olduğu bugünlerde bu işin vergilemesi ve muhasebesindeki inceliklerinin de bilinmesi gerekir" sözlerini kullandı.
Satılmayan Daireye Vergilendirme Yok
Gelir vergisi ile kurumlar vergisi kanunları gereğince kazancın, inşa edilen daire, kat veya dükkanların "mamul" mal niteliğinde olduğunu, bitimden ziyade teslim veya satışı ile birlikte kar zarar hesaplanarak vergilendirildiğini belirten Anıl, "İnşa edilen daire, kat veya dükkanların maliyetleri bağımsız bölüm dağılımına göre tespit edilmelidir. Satışın gerçekleştiği dönemde satış rakamı ile maliyet bedeli arasındaki kazanç vergilendiriliyor. Satışın aynı dönemde gerçekleşmediği durumlarda ise satılmayan dairenin maliyet bedelleri stok olarak düşünülüp, sonraki hesap dönemlerine devredilir. Dolayısı ile satıldığı dönemde kazanç tespiti ile vergilendiriliyor. İnşaat süresince gerçekleşen, kanunen kabul edilmeyen giderler ise vergilendirmenin yapıldığı dönemde ayrıca vergi matrahına ilave ediliyor" ifadelerini kullandı.
İnşaat işlerindeki KDV iadesi konusuna da değinen Nazım Anıl, "Düzenlenen fatura üzerindeki emsal bedellerin yevmiye defterindeki kayıtlara gelir olarak yazılmaması gerekiyor. Sadece KDV tutarının kayıtlara işlenmesi yeterli olacaktır. KDV beyannamesinde de matrahlara herhangi bir tutar yazılmadan ilave edilir ve KDV satırına yazılarak beyan edilir. KDV iadesi hesaplanırken inşaat işinin başlangıcından bitimine kadar inşaatın maliyetine giren inşaat malzeme alımları, genel üretim ve yönetim giderleri ile ATİK dolayısıyla yüklenilen vergilerin tamamını kapsamaktadır" dedi.
Eski Hükümlü, Engelli, Terör Mağduru Yakını Çalıştırma Zorunluluğu
En önemli konulardan birinin de 506 sayılı SSK Kanunu olduğunu vurgulayan Anıl, "işveren, örneği İŞKUR tarafından hazırlanacak işyeri bildirgesini, işçi çalıştırmaya başlayacağı tarihten önce İŞKUR'a vermekle yükümlüdür. İnşaat yerlerinde işe başlatılacak kişiler için en geç bir ay içinde İŞKUR'a işe giriş bildirgeleri verilmiş sayılır. İnşaatta 10 ve üstünde işçi çalışması halinde işyeri bilgi formu düzenlenerek İŞKUR'a verilir. Ayrıca işçi sayısının 50 ve yukarısı olması halinde belirlenen oranlarda eski hükümlü, engelli ve terör mağduru yakınları çalıştırmak için müracaat edilmelidir" dedi.
Kat Mülkiyetinde Yüzde 40 Zorunluluğu
Kat mülkiyeti konusunda dikkat edilmesi gereken hususlara da değinen Nazım Anıl, "kat irtifakı arsa payına bağlı bir irtifak çeşidi olup, yapı tamamlandıktan sonra arsanın malikinin veya kat irtifakına sahip ortak maliklerin veya bunlardan birinin tapu idaresine yapacağı yazılı bir istem üzerine, bu kanunda gösterilen şartlar uyarınca, kat mülkiyetine çevrilir. Kat mülkiyeti ve kat irtifakı resmi senetle ve tapu siciline tescil ile doğar. Ancak malikin tek olması durumunda, resmi senet düzenlenmez. Ana gayrimenkulün tümünün mülkiyeti çevrilmeden o gayrimenkulün yalnız bir veya birkaç bölümü üzerinde kat mülkiyeti kurulamaz. Blok yapılarda en az 8 bağımsız bölümü kapsayan blok veya blokların tamamlanmış olması halinde, kat mülkiyetine dönüştürülebilir. Bloklar 8'er bağımsız bölümden az ise arsa üzerindeki yapıların % 40'ının tamamlanmış olması koşulu aranır. Villalar gibi yaygın yapılardan yerleşim durumunu gösterir. Vaziyet planına göre yapılacak bağımsız bölümlerin % 40'ının tamamlanmış olması şartı aranır. Kat mülkiyetinin tescili, tapu memurunca düzenlenen resmi senet uyarınca veya bir mahkeme hükmü uyarınca yapılır. Dikkat edeceğimiz konulara değinirsek, arsa karşılığı daire, kat veya dükkan yapan müteahhitler arsa sahibi ile yapacakları sözleşmeyi ilgili tapu sicil memurluğuna şerh ettirmelidir. Yapılacak inşaat ile ilgili projeler belediyece onaylandıktan sonra kat irtifası kurulmalıdır. İnşaatın bitiminde kat mülkiyeti yapılmalıdır. Kat mülkiyeti kurulurken sigortadan ilişiksizlik belgesi ve vergi dairesinden cins değişikliğine ilişkin harç ödendi belgesi alınmak zorundadır. Ayrıca kat mülkiyeti kurulduktan sonra 3 ay içerisinde cins değişikliği işlemi yapılmalıdır. Bağımsız bölümlerin satış bedelleri emsal bedelden düşük olmamalıdır" dedi.