Bursa'da 6 can kurtaran Kaan bebeğin annenin ailesinden duygu dolu mesaj
Bursa'da kaldırımdan geçerken otobüsün çarpması sonucu hayatını kaybeden, ardından 8 aylık bebeği sezaryen ile karnından alınan ve vasiyeti sayesinde 6 organı da başkalarına umut olan Tuğba Dilmeç'in yakınları genç kadının ölümüne sebebiyet verdiği iddia edilen otobüs şoförünün kazadan sonra serbest bırakılmasına tepki gösterdi. Dilmeç'in ablası Ebru Dalkır, sosyal medyada paylaştığı duygu dolu mesajla yürekleri bir kez daha dağladı.
2016.10.27 09:49 - Son Güncellenme: 2016.10.27 10:15 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
İLGİLİ VİDEO
Bursa'da anne sütü kampanyası başlatılan Kaan bebekten haber var!
Edinilen bilgiye göre, 8 aylık hamile 35 yaşındaki Tuğba Dilmeç canı tatlı istediği için akşam saatlerinde Setbaşı Caddesi üzerindeki bir tatlıcıya gitmek istedi. Cadde üzerindeki yaya geçidinden geçtiği sırada genç kadına S.K. idaresindeki 16 YT 157 plakalı belediye otobüsü çarptı. Ağır yaralı halde hastaneye kaldırılan Tuğba Dilmeç'in 8 aylık bebeği sezaryenle karnından alınırken beyin ölümü gerçekleşti. Dilmeç'in 6 yıl önce ablasıyla birlikte organlarını bağışlaması üzerine 6 organı operasyonla alınıp başka hastalara nakledildi.

Kazanın ardından günler geçmesine rağmen genç kadının ailesi yaşadıkları acı olayın şokunu hala üzerlerinden atamadı. Dilmeç'in ablası Ebru Dalkır, dün gece yarısı sosyal medya hesabından yayınladığı duygu dolu mesajla yürekleri bir kez daha dağladı. Acılı abla, "Kardeş ölür mü? Benim kardeşim öldü" başlıklı yazısında kardeşinin kurtardığı 6 canın hatırına otobüs şoförünün bir gecelik bile olsa cezalandırılmasının acılarını hafifleteceğini söyledi.

"Yaşasaydı onun ölümüne neden olan şoförü anlamaya gayret ederdi"
Abla Dalkır paylaştığı yazıda, "Benim kardeşim öldü. 10 Ekim 2016 gecesi bizim hayatımız değişti. Kardeşimi o gün son gördüğümde saat 15.30'du, sağlıklıydı, huzurluydu, 8 aylık hamileydi. Bebeğini kucağına almaktan başka bir hayali yoktu. Çok naifti Tuğba hep kırılgandı, insanları, hayvanları, çocukları, kim ve nasıl olduğuna bakmadan severdi, inanır, güvenirdi. Öyle ki yaşasaydı hayata geri dönebilseydi onu öldüren şoförü anlamaya gayret ederdi. Kardeşim öleli günler oldu. Arkasında, yeni doğan yoğun bakımında bir can bıraktı. Yetmedi daha fazlasını yaptı bebeğinin yanında altı insana daha can oldu. Tuğba'nın yerinde olsaydınız benim hakkımı kim koruyacak diye sormaz mıydınız? Adaleti sağlamak için, insanlara bakın biri beni öldürdü bebeğimi annesiniz bıraktı, beni 35 yaşında hayattan kopardı, ben 7 insan için hayattan vazgeçtim. Ama siz Hakimler, Savcılar, Polisler, o şoförü bir gün bile sıcak yatağından koparmadınız. 16 gün önce bizim hayatımız değişti. Kardeşsiz kaldık. İnsanın Kardeşi ölür mü" ifadelerini kullandı.

"Tuğba'mın hiç değeri yoksa geride bıraktığı bebeği ve kurtardığı 6 can için adalet istiyorum"
İşte Dalkır'ın mesajının tamamı!
"Benim kardeşim öldü...
10 Ekim 2016 gecesi bizim hayatımız değişti. Resmi kayıtlara göre, kardeşim 14 Ekim 2016'da öldü . Bense kaza gecesi biliyordum bir daha dönmeyecekti, çıktığı o yolculuktan. Biliyordum, çünkü kazadan sadece 20 dakika sonra kardeşimi gördüğümde kulağından oluk oluk kan akıyordu...
Kardeşimi o gün son gördüğümde saat 15:30'du, sağlıklıydı, huzurluydu, 8 aylık hamileydi. Bebeğini kucağına almaktan başka bir hayali yoktu.
Evine 300 mt mesafede yaya geçidinde beklerken Büyükşehir Belediyesi'ne ( 15A Alemdar-Teferrüç) hattına ait belediye otobüsü 16 YT 157 plakalı araçın şöförü S. K. tarafından öldürülmeden hemen önce 8 aylık hamile ve sadece 35 yaşındaydı.
Çok naifti Tugba hep kırılgandı, insanları, hayvanları, çocukları, kim ve nasıl olduğuna bakmadan severdi, inanır, güvenirdi. Öyle ki yaşasaydı hayata geri dönebilseydi onu öldüren S. K.'yi anlamaya gayret ederdi.
Kardeşim öleli günler oldu. Arkasında , yeni doğan yoğun bakımında bir can bıraktı. Yetmedi daha fazlasını yaptı bebeğinin yanında altı insana daha can oldu...
Tuğba'nın yerinde olsaydınız benim hakkımı kim koruyacak diye sormaz mıydınız ?
Adaleti sağlamak için, insanlara bakın biri beni öldürdü bebeğimi annesiniz bıraktı, beni 35 yaşında hayattan kopardı, ben 7 insan için hayattan vazgeçtim.
Ama siz Hakimler, Savcılar, Polisler, S. K.'yi bir gün bile sıcak yatağından koparmadınız.
16 gün önce bizim hayatımız değişti.
Kardeşsiz kaldık. İnsanın Kardeşi ölür mü ?
Benim kardeşim öldü.
Ağlamak, öfkelenmek, özlemek ne ki, bir daha hiç Gül yüzünü görmeyeceğinizi bilmek tarifsiz bir acı..
Verilecek hiç bir ceza kalbimde ki acıyı dindirmeyecek. Özlemimi gidermeyecek.
Kardeşsiz kalmak yolsuz kalmakmış. Ben yolumu kaybettim. İstesem de artık gitmek istediğim yere gidemiyorum. sarılamadan, koklayamadan , huzura giden yola nerden dönülür artık bilmiyorum.
Sadece nefes almak, alabilmek için adalet istiyorum.
Benim 35 yaşında 8 aylık hamile kardeşim öldü.
Polis tutanaklarında kusurlu taraf S. K., ikinci kez ölümlü kazaya sebep olan otobüs şöförü, sıcak yatağından bir gece bile ayrı kalmadı. Akşam yemeklerini ailesi ve çocuklarıyla afiyetle yedi. Mışıl mışıl uyudu tatlı rüyalar gördü.
Benimse kardeşim sadece 35 yaşında 8 aylık hamile yaya kaldırımında bekliyordu ama S. K. arafından öldürüldü. Kendisi ölürken organ bağışı yaparak 6 insana can verdi.
Madem ölümün, hayat karşısında kıymeti yok. O zaman yaşayan 6 insan için adalet istiyorum.
Benim kardeşim öldü.
Tamam madem küçücük masum Tuğba'mın hiç bir önemi yok o zaman sayesinde hayata tutunan 6 can ve hiç göremediği, kucağına alamadığı bebeği için adalet istiyorum.
Ne olur adalet bu kez olsun. S. K. de bir kez olsun aldığı iki can için, anne kokusu nedir hiç bilmeyecek yeni doğan yoğun bakım servisinde yatan Kaan bebek için bir an olsun kendisini toprağın altında hissetsin.
Benim kardeşim öldü.
Ne olur adalet olsun..."