Burkay: Bursa için rol modelimiz San Francisco ve Baden Württemberg modeli

Burkay: Bursa için rol modelimiz San Francisco ve Baden Württemberg modeli

Bursalı Sanayici ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) Çekirge Toplantıları kapsamında 'Türkiye'nin Kalkınmasında Bursa'nın Rolü ve Gelecek Vizyonu' başlıklı buluşması Nilüfer Crowne Plaza'da gerçekleşti. Programın konuğu Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay oldu.

2022.06.27 23:50 - Son Güncellenme: 2022.06.28 00:16 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
Burkay: Bursa için rol modelimiz San Francisco ve Baden Württemberg modeli
16:33 Burkay: Bursa için rol modelimiz San Francisco ve Baden Württemberg modeli

İLGİLİ VİDEO

Burkay: Bursa için rol modelimiz San Francisco ve Baden Württemberg modeli

ERCAN ÇALIŞIR / BURSADA BUGÜN

BUSİAD Çekirge Toplantıları kapsamında Crowne Plaza'da BTSO Başkanı İbrahim Burkay'ı ağırladı. Programa BUSİAD Başkanı Buğra Küçükkayalar, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Ahmet Yıldız, LİMAK Enerji Genel Müdürü Ali Erman Aytaç, İMO Başkanı Ülkü Mercan Küçükkayalar yanı sıra bir çok iş insanı katıldı.

BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar'ın konuşmasından satır başları; 

"Değerli protokol, kıymetli üyelerimiz, sevgili misafirler ve medyamızın güzide temsilcileri bir Çekirge Toplantısı'nda daha bir arada olmaktan dolayı mutluyuz. 
Sizleri şahsım, BUSİAD Yönetim ve Denetim Kurulları adına selamlıyor ve hoş geldiniz diyorum.

Bu programımızı BUSİAD Evimizin cennet bahçesinde gerçekleştirmeyi arzulamıştık ancak hava koşulları bize risk almamamızı öğütleyince, bilim karşısında boynumuz kıldan ince diyerek, sizlerle bu salonda bir araya gelmeye karar verdik.

Sevgili dostlar, bilim ve akıl biz iş insanları için hep yol gösterici olmuştur. 
Bizler tüm fiziki ve beşerî bilimlerden yararlanırız. 
Amacımız bellidir; insanın bitmek bilmez isteklerini, doğanın kıt kaynaklarını kullanarak karşılayabilmek. 

Eskiden kaynakların kıtlığı belki de hiç bugünkü kadar hissedilmemiştir. Bu tüketim anlayışı ile sadece demir, bakır, petrol gibi ham maddelerin azalmasına değil, Dünyanın adeta içine kurt girmiş bir elma gibi içten içe çürüdüğüne tanıklık ediyoruz.

Bizler sanayici ve iş insanları olarak, insan ihtiyaçlarının giderilmesinin şart olduğunun farkındayız. 
İlk 3 sanayi devriminin olumlu sonuçların yanı sıra getirdiği olumsuz sonuçların 4. Sanayi Devrimi, ya da daha kapsayıcı deyişle dijital dönüşümle yani yine bilimle, akılla hareket ederek azaltılabileceğini düşünüyoruz. 

Dünyanın artık, üretim süreçlerini dijitalleştirerek, insani hataları azaltıp, kaynakları daha verimli kullanacağına ve zararlı girdileri de en aza indirebileceğine inanıyoruz. 
Bir kaygımız, diğer 3 sanayi devrimiyle birlikte artan insan nüfusunun daha da yukarı giderek tüketim patlamasının bu kazancı ortadan kaldırması. 
Orada ise özellikle kuzey ülkelerinden yayılan, "ihtiyacın ölçüsünde tüket ya da geri dönüşümlü tüket" anlayışı bize umut oluyor. 

Başka yaşayacak bir dünyamız yok. Başka bir iş yerimiz yok Dünya'dan gayrı. İşte burada bazı kavramlar devreye giriyor. Biri denge, biri bilimin ışığında planlı olmak ve diğeri de sürdürülebilirlik. 
Geçtiğimiz hafta Bursa İş kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD) ile birlikte Türkiye Limit Aşım Günü dolayısıyla düzenlediğimiz basın toplantısında yaptığım şu saptamayı sizlerle de paylaşmak istiyorum;
Yaşamımız bir terazi gibidir. "Ekolojik Ayak İzi"miz terazinin bir kefesinde,  Biyolojik Kapasite"miz ise diğer kefesinde yer alır."

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay'ın konuşmasından satır başları;

"Doğru önceliklendirme yapmalısınız. Dünyanın son 20 yılına bakılacak olursa kimsenin kimseyle yarışı yok.  Gelişme süreci sermaye birikimi olmayan bir ülkeyiz. Fakirlikten kurtulmak çok çalışmayla mümkün. G-7'ye girmek istiyorsanız farklılaşmanız lazım. İhracatçılar Birliğinde başkanlık yapmam ile birlikte Türkiye ticaretinin göbeğine düştüm. İhracat stratejisi üzerine çalışmaya başladık. Marmara Üniversitesi'nden hocalar ile şirket kurduk. 2023 ülkemizin 100. kuruluş yılı. Dünya otoritelerinden aldığımız verilerle Türkiye'nin payını hesapladık. 500 milyar dolar dünya dış ticaretinde ki payı idi. 10 büyük ekonomi içerisine gideceksen 2 milyon doları yakalaman gerekli. Bunu başarmak için bölgeler ve şehirler gerekli. Bazı bölge ve şehirler bunun için önderlik edebilir. Bursa da bunu temsil ediyor. Bu bir iddia olarak kalmadı 2013'te geldiğimde 'Bursa büyürse Türkiye büyür ' dedim. Bursa kaç büyüme oranı olursa Türkiye de o kadar büyüyor. Bursa Türkiye'yi dönüştüren bir şehir. İş dünyamız çok kıymetli. Uluslararası rekabet edebilecek 1700 yabancı sermayenin barındığı bir şehir. Otomotiv sektörünün payı çok büyük. 

"BURSA TÜRKİYE'NİN DETROİT'İDİR"

BTSO Türkiye'nin en büyüğü. 330 meclis ve komite. 25 konsey, 70 komite ve 52 bin üzeri üyemiz var. Yeni olarak E- ticaret komitesi kuruyoruz. Dönüşümler yaparak eylem planı ve projeler üretiyoruz. Bursa'da 6 bin yeni şirket kuruluyor. Bursa Türkiye'nin Detroit'idir. Detroit konkordato ilan etti. Bir yerde kaybeden varsa orada kazanan vardır. Bizim rol modelimiz orada kazanan olacaktı. Almanya'da Baden Württemberg kazandı. Yıllık 224.6 milyar Euro dış ticaret, yılda ARGE harcaması 33 milyar Euro , 30 üzeri mükemmeliyet merkezi, Almanya'da alınan patentlerin yüzde 30'unu içeren bölgedir. 

ROL MODELİMİZ 'SAN FRANCİSCO VE BADEN WÜRTTEMBERG MODELİ'

ABD ekonomisinden daha büyük bir bölge. Bu iki bölgeyi rol model alıyoruz. Hedefimiz bu iki bölge modelini Bursa'da uyarlamaktır. Bu bölgenin rasyoları Türkiye'nin 2 katı olmalıdır. Bursa bu oranları yakalarsa Türkiye de kalkacaktır. Rekabet ettiğimiz illerde bu imkan kesinlikle yok. 60-70 yıllık yol haritaları ile gerçekleşmiş bu gelişimleri bizimde takip etmemiz gerekiyor. 

OTOMOTİV, MAKİNA, TEKSTİL, METAL

Otomotiv, tekstil, metal ve makina bizim en büyük ihracat kalemlerimiz. Bunlar düşük teknoloji ürünleri. Yüksek teknoloji ürünlerine geçmemiz gerekiyor. 2013'te 16 makro proje geliştirirken şu an 60 makro projeye ulaştık."

BURSA TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜM HEDEFİNE EN YAKIN ŞEHİRDİR

Guhem Uzay Havacılık Eğitim Merkezi Avrupa'nın 1'ncisi dünyanın ise 5'incisidir. TEKNOSAB, Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi, Ulutek, UR-GE, Yeni Fuar Merkezi, Model Fabrika, BTSO Lojistik gibi yeni fikirlerimiz oluştu. AR-GE merkezi olarak 2. Sıradayız. Bursa sanayisi orta yüksek sanayi 52, Türkiye'de yüzde 26. Orta teknolojide Bursa yüzde 19 Türkiye yüzde 32. Orta- düşük teknolojide Bursa yüzde 25, Türkiye yüzde 37 oranlaşması görünüyor. İlerisi için düşük teknoloji istihdamı karşılayamayacak. Orta yüksek teknolojiye geçiş yapmamız gerekirken üyelerimizi de buna göre yönlendiriyoruz. Teknolojik dönüşüm hedefine en yakın şehir Bursa'dır."

Bazı ürünlerin kilogram değeri ve katma değerini hesaplarken ürünün teknolojisini hesaplayabiliyorsunuz. Aslolan sürdürülebilirliktir. Yüksek katma değer olsa bile sürdürülebilirlik düşük teknolojide yapılacaksa bile markalaşma şarttır. Dünyanın en lüks markaları 20 bin doların 10 bin doları belki reklam veya kira gideri olarak gidiyor. Marka denen sadece şey katma değer değildir. Türkiye'nin dünya ihracatında ki payı yüzde 1,30 oldu. Düne kadar buraya gelmeyen ülkeler, markalar artık Türkiye'ye geliyor. Enflasyon muhasebesini çalışmanız gerekiyor. Bugün ABD'ye giderseniz dolar bazında yüzde 60-90 arası enflasyon var. 30 yıldır ilk kez İspanya'da müşterisi doğalgaz faturası soran arkadaşımız var. Bu enflasyon kısa süreli değil, kalıcı. 2 yılda mi olur, 3 yılda mi olur bilemiyoruz. Devletler artık stok yapıyor. İhracat yapmak yerine stok yapmaya yöneldi. Tahıl ve gıda, emtia stokları içerisinde. Navlun hala 13 bin dolarlarda seyrediyor. Normal zamanın 6 katı. Tedarikteki değişiklik bundan kaynaklı. Kuzey Afrika tüccarları Türkiye'ye uğramazken, bugün yer ve mal arıyorlar."

"BURSA'NIN 2'NCİ ORGANİZE SANAYİ BOLGESİ TEKNOSAB'DIR"

2021 yılı sonunda 16 milyar dolar ihracat yaptık. Son 5 yıldır aşağı yukarı aynı oranlardayız. 1960 yılında ilk organize sanayi bölgesi Bursa'da yapılmış. Türkiye Güney Kore'ye gidiyor. Mücadeleden sonra ABD Türkiye'ye teşekkür mahiyetli sanayi bölgesi kuruyor. O günün gazeteleri ve yönetim kurulu zabıtları var. 2'nci organize sanayi bölgesi TEKNOSAB'dır. Diğer sanayi bölgeleri belde belediyelerinin yaptığı kaçak yerlerdir. DOSAB, NOSAB altyapısı bitmeden gelişi güzel yapılmış sonra sanayi haline gelmiş yerlerdir. Organize sanayi bölgesinde ABD yatırımı geldiği için planlı şekilde yapılmıştır ve sorun çıkmayan bölge diyebiliriz."

Bir şeyin yanlış olduğunu doğrusunu göstererek belirtmek gerekir. 'Bursa eski Bursa değil' diyenler, Bursa'nın artık sanayide, teknolojide her şeyde ilk sıralara geldiğini bilmeli. Bursa'da yatırımcı ordusu var. Detroit endüstride japonya, Çin gibi ülkelerle rekabet edemez duruma geldi. Turizmde çok farklı işler yapacağını söylüyorlar. Ciddi yatırım yapıyorlar. Vegas gibi bir rakibin varken bu alanda başarılı olman yıllarını alır. Neticede battılar. Şehrimizi ve ülkemizi düşünüyorsak otomotiv sektörünün etkilemediği bir alan yoktur. Endüstriye adapte etmek, kapalı alana alıştırmak bile başlı başına bir iştir. 16 milyar dolar kronik bir takılma aşamasıdır. İhracatta Kocaeli Bursa'yı geçmiş ve Bursa 2'ncilikten 3'ncü sıraya geriledi. Adana 30 yıl önce sanayi şehri iken şu an ilk 10'da bile yok. Kaçan sanayiyi tekrar getirmek için çalışıyorlar fakat tren artık kaçtı. Esnaf e-ticaret istiyor, sanayici bölge istiyor. 52 bin üye benden hizmet bekliyor. Sürdürülebilir kılmak için toplumun, coğrafyanın yararını bulmak bizim işimiz."

BURSADA SANAYİ ALANI 0.8 İKEN ÖLÇEK EKONOMİSİ YÜZDE 45.5

"Bursa 7 buçuk milyar dolar dış ticaret fazlası ile Türkiye'nin birinci sırasında. Bursa'nın yüzde 44.6'sı orman, yüzde 0.8'i sanayi, yüzde 6.7'si yerleşim, yüzde 30.9'u tarım alanı, yüzde 2.3'ü mera, yüzde 5.4'ü akarsu, yüzde 2.3'ü turizm alanı, yüzde 7'si diğer diye belirtilen yerlerden oluşuyor. Ekonomik işlem hacı olarak baktığınız zaman sanayi yeri oranına göre yüzde 45.5 kazandırmış. Perakende yüzde 9.3, inşaat yüzde 6.7, lojistik yüzde 6, tarım yüzde 5.9, gayrimenkul yüzde 5.6, eğitim yüzde 3.2, finans yüzde 2.5, turizm yüzde 2.1, sağlık yüzde 1.9 ve diğerleri yüzde 11.3 olarak katkı sağlamıştır. Tarımda Bursa'yı 20 milyar dolar hacme kazandırmak mümkün mü? Doğru oyuncu ve enstrüman ile evet mümkün. Toprak reformu yapılamamış. Fakat kooperatifçilik ile ilerlemek mümkün. Büyükşehir belediyesi o yüzden bu işe el attı. Herkes kendine traktör almak peşinde."

"BURSA'DA YÜZDE 30'LUK NEDEN ÇALIŞMADIĞINI BİLMEDİĞİMİZ İNSAN VAR"

Bursa'nın düzensiz sanayi alanları 2.280 ha iken burada çalışan işçi sayısı 280 bin.17 OSB'nin kapladığı alan 5.012 ha ile çalışan sayısı 17 bin kişi.

Almanya'da sanayiye yüzde 4.4, İtalya yüzde 2.1 OECD Ülkeleri yüzde 2.5 yer ayırmış. Türkiye'de Kocaeli yüzde 1.97, Ankara yüzde 1.63, İstanbul 1.38, Gaziantep yüzde 1.28 ve Bursa ise yüzde 0.8 yer ayırmış.

Bursa'da 15-64 yaş arası çalışan yüzde 52.4, İtalya yüzde 64.1, Almanya yüzde 79.2, OECD Ülkeleri yüzde 71.5. Bursa'da calışmayan yüzde 30'luk kesim var. Bunları eğitim verip istihdama kazandırmamız gerekiyor. Ortaokul mezununa eğitim veriyoruz gelen yok. Sanayi içinde 500 kişinin başvurduğu eğitimler sertifika aşamasına geldiğinde 70 kişiye düşüyor. Bursa'ya 14-49 yaş arası insan çalışmaya göçerken 55 yaş üzeri Bursa'dan emekli olup çıkıyor. En büyük iki problem fabrika yapacak alan olmaması ve evde oturan yüzde 30'luk kesimi istihdama kazandıracak proje  olmamasıdır. Akıllı şehircilik ile marka şehir olma yolunda ilerlememiz gerekiyor. Uydu kentler, katı atık üretim tesisleri, geri dönüşüm merkezleri, yeni nesil endüstriyel alanlar, lojistik merkezi, otoyollar gibi projeleri hayata geçirmeniz gerekiyor. 13 ana sektör de 2500 firma taşınmak için taahhütte bulundu. Bunlar şehir içinde bulunan alanlar. Kimyasal atıkları bizim şehir atıklarının gittiği yere atıyorlar. Trafik yükünde de bunların payı oldukça yüksek. TEKNOSAB'da işgal ettiğimiz tek bir metre kare tarım alanı yoktur. O köylere gidip sorabilirsiniz. O topraklarda tarım yapmak imkansız. Yüzde 7'lik tarım ya da sanayi olamayacak diğer diye belirttiğimiz yerlerde 3 tane daha sanayi kurulabilir. KOBİ merkezini Bursa'ya kesinlikle kazandırmamız gerekiyor. Maliyetlerinde yüzde 30 azalma meydana getirecektir. Tıpkı TEKNOSAB'da olacağı gibi ortak tedarik zinciri, güneş enerjisi olacak. Demir yolu, tren yolu ve deniz yoluna bağlanabilecek. Çin'den yeşil kuşak ile yola çıkan ürün 11 gün sonra adresine ulaşıyor. Bizimde hedefimiz bu projelerle bunu yakalamaktır."

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2022.06.27 23:50 - Son Güncellenme: 2022.06.28 00:16 - HABER MERKEZİ
A