Bu süreç tüm kesimler için bir samimiyet testidir
BAŞBAKAN Yardımcısı Beşir Atalay, kanaat önderleriyle ve sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle görüşmelerde bulunmak üzere geldiği Kars'ta, "Bu süreç tüm kesimler için bir samimiyet testidir" dedi.
2013.03.03 15:24 - Son Güncellenme: 2013.03.03 15:25 - Güncel - HABER MERKEZİ
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, dün 40 kanaat önderi ile bugün ise 40 sivil toplum kuruluşu temsilcisiyle çözüm süreciyle ilgili görüşmeler yaptı. Görüşmelerin ardından Büyük Kale otelde yapılan basın açıklamasına Vali Eyüp Tepe, AK Parti Kars milletvekilleri Ahmet Arslan, Yunus Kılıç, Erzurum Milletvekili Adnan Yılmaz, Belediye Başkanı Ak Partili Nevzat Bozkuş, AK Parti İl Başkanı Ensar Erdoğdu ve partililer katıldı. Başkakan Yardımcısı Atalay, hükümet olarak cesaretli adımlar attıklarını söyledi. Teröre dönük nihai hedeflerinin silahları bıraktırmak ve terörün bitmesi olduğunu anlatan Atalay, şöyle dedi:
"Terörle Mücadele Yüksek Kurulu'nun Başkanı olarak da söylüyorum. Şu anda devletimizin bütün mekanizmaları, bütün kurumları tam bir birlik ve koordinasyon içerisinde çalışıyor. Yürüyen çalışmalarda bütün kurumlarımızın işbirliği ile her kurumumuz kendi üzerine düşeni en iyi yaparak yürüyor. Böyle bir dönemi Türkiye kolay yakalayabilmiş değil. İlk defa bizim dönemimizde bu sağlanmış oldu ve çok cesaretli adımlar atıyoruz. Siyaset kurumunun kolay atacağı adımlar değiller bunlar. Riskler alıyoruz. Çünkü AK Parti'nin bir özelliği var. Biz sorunları görmezden gelmeyiz. Sorunları halının altına süpürerek 'çözüldü' farz etmeyiz. Daime cesaretle üzerine gideriz. Milletimizde bunu seviyor, bunu anlıyor. Bunu anladığı için de bize her seçimde biraz daha fazla destek veriyor. Türkiye'de terörle varılacak hiçbir mesafe yoktur. İnşallah bu terör çözüldüğünde ülkemiz çok daha mesafeler katetmiş olacak. Vatandaşlarımıza da şunları söylemek istiyoruz. Özellikle teröre evlatlarını veren, kaptıran, kandıran ailelere, insanlara; Türkiye'de terörle varılacak hiçbir mesafe yoktur. Türkiye açık bir toplum."
Atalay, başta AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere haksızlıkların içinden geldiklerini bildirerek konuşmasına şöyle devam etti:
"Adaletsizliklerden, olağanüstü dönemlerin mağduriyetlerinden geldik. Daima demokrasi içinde mücadele ettik ve işte o 'Muhtar bile olamaz' denilen Tayyip Erdoğan bugün ülkemizin 11 yıldır Başbakanı. Demokratik mücadele her şeyin çözümüdür. Herkes varsa söyleyeceği bu ortamda söylesin, arayacağı hak ve hukuk varsa bu ortamda arasın. Biz vatandaşımızın hak ve hukukunu daima hükümetimizin en öncelikli konuları olarak gördük. İnsan haklarıyla ilgili, özgürlüklerle ilgili hiçbir konuyu hiç kimseyle pazarlık etmedik. Zamanında zulüm yapılmış, biz bütün onların karşısında onlarla da mücadele ediyoruz. O zulümleri yapanlara şu anda yargıda hesap soruluyor. Bu sürecin tüm kesimler için bir samimiyet testi. Biz daima samimiyiz. Milletimize hiç yalan söylemedik, hiç kandırmadık ve bu süreçte de tam kararlıyız sonuna kadar ve samimiyiz. Bu herkes için bir samimiyet testidir. Böyle süreçler daima provekasyonlara da açıktır. Çünkü terör sadece Türkiye'nin iç meselesi değildir. Terör; uluslararası bir sorundur ve uluslararası destek görür. Türkiye'ye dönük terörde, bölücü terör örgütü de uluslararası alanda destek görmektedir. Onun için de bizler bu sürece çok dikkatli yürütüyoruz. Stratejik çalışmalarımızı çok doğrusu kapsamlı yürütüyoruz. İnşallah bu süreci sabotajlara, provekasyonlara yenik düşürmeyeceğiz. O konuda çok dikkatli, kararlıyız ve olduğunda da milletimizle bunları paylaşacağız. Burada herkes samimiyet ve güven testinden geçiyor. Eğer güven sarsılırsa süreçleri yürütenler, bu süreçlerde rol alanlar o rollerini kaybeder. Güven çok önemlidir, güveni sarsmamak lazım. Biz siyaset kurumunun burada daha fazla rol almasını istiyoruz."
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, AK Parti'nin Türkiye'de bütün kesimleri temsil ettiğini, siyaseti biraz daha bu konuların içine sokmak için BDP'ye bir rol yüklediklerini ve bu çalışmalarını Meclis çatısı altında yürütmelerini istediklerini anlatırken, şöyle devam etti:
"Bu arkadaşlarımızın da hassasiyetlerinin daha fazla olmasını bekleriz. Şimdi gidip İmralı'yla görüştükten sonra hemen gelip televizyon, tartışma ortamlarına katılmaları bu süreçle ilgili fayda getirmez. Sonra kendileri tabii parti olarak yalanladılar. 'Biz vermedik' dediler. Ama birkaç gündür basında bir 'konuşma zaptı' diye bir metin geziyor. Tabii vatandaşlarımız da yanılıyor. Sanki bu bir resmi, karşılıklı görüşülerek oluşturulmuş bir metin gibi falan bu o değil. Önce onu düzelteyim. Bu kendi aralarında konuşmanın bir tutanağı gibi. Yani gittiklerinde orada konuşmalarını sanki kayda alınmış ve onun tutanağı gibi. Yani o konuşmaların özeti gibi daha doğrusu tutanak da değil. Kim kanalıyla verildiği de bilinmiyor. Onu tespit için çalışıyoruz. Ama BDP bunu reddetti 'bizden çıkmamıştır' dedi."