Bu belirtiler varsa dikkat! Çocukluk kapımızı 'çalıyor' (ÖZEL HABER)
Bursa'da Uzman Psikolog Dildade Demirören, çalma hastalığının temelinde yatan sebeplerden bahsederek geniş yelpazede bilinmesi gerekenleri anlattı. Demirören, hastalığın altında yatan sebebin, bireyin çocukluğunda yattığını söyledi.
2022.01.01 11:48 - Son Güncellenme: 2022.01.26 11:41 - Sağlık - HABER MERKEZİ
GÜLİN ÖZDEMİR / BURSADA BUGÜN
Hırsızlık hastalığı olarak bilinen Kleptomani, psikolojik rahatsızlıklardan bir tanesi...
Psikolog Nihal Gazi ve Esentepe Hastanesi Psikolog Dildade Demirören, hastalık hakkında bilgiler verdi.

Demirören, "Kleptomani, çalma hastalığı olarak bilinmektedir. Psikiyatride yıkıcı-dürtü davranış bozukluğu sınıfında yer alan bozukluktur. Kadınlarda daha fazla görülür. İhtiyacı olmadığı halde dürtünün gerçekleşmesi ve karşı koyulamaması ile kısır döngüye girer. Dürtüler güçlüdür engel olunamaz. Kleptomaniye sahip birey yani kleptoman, eylemini gerçekleştirmek için plan yapmaz. Ani kararlar verir ve eylemi tek başına yapar. Çalınan eşyanın parasal bir değeri olmadığı gibi bazen değeri de olabilir. Ayrıca çaldıkları eşyayı ekonomik olarak alma gücü bulunur. Bu hastalar çaldığı eşyayı geri vermeye çalışır. Teşhisi; psikolojik testlerle ve DSM5 tanı kriterlerine bağlı olarak tanısı koyulur" dedi.
"ÖFKEYİ DIŞA YANSITIR"
"Bozukluğun temelinde çocukluk döneminde yaşanan, ailesinden yeterli sevgi ve ilgiyi görmeme ya da yaşadığı fiziksel zararın Duygusu vardır" diyen Demirören, sözlerine şöyle devam etti: "Birey aileye veya çevreye karşı duyduğu öfkeyi dışa yansıtır ve davranış bozukluğuyla birlikte meydana gelir. Ayrıca bu hastalığa sahip bireylerin aile öyküleri incelendiğinde hem kendilerinde hem de ailelerinde yeme bozukluğu, bipolar bozuluk, kişilik bozuklukları, kaygı bozuklukları görülmektedir."
"ÇALINAN EŞYANIN DEĞERİ YOKTUR"
Psikolog Nihal Gazi ise hastalık hakkında şöyle açıklama yaptı: "Halk arasında çalma hastalığı olarak geçen kleptomoni, maddi değeri olan/olmayan ihtiyacı olmaksızın eşyaları çalan, kendisini çalmaktan engellenemeyen, dürtülerine direnç gösteremeyen kişilerdir. Bu kişiler tutuklanmaktan veya herhangi bir ceza almaktan korktuğu için tedaviyi reddeder. Çoğu zaman, çalınan eşyaların kleptomani hastası için değeri yoktur ve aslında maddi olarak buna ihtiyacı yoktur. Çalınan eşyalar genellikle kullanılmamak üzere saklanır. Hatta bazı kleptomanlar, aile üyelerine ve arkadaşlarına hediye eder. Çalma dürtüsü dönem dönem gelip gidebilir veya zamanla daha az ya da daha yoğunlukta hissedilebilir."

TEDAVİ OLUNMAZSA...
Kleptomanların altında yatan sebeplerin veya rahatsızlığın nedeninin tam olarak bilinmediğini ifade eden Psikolog Gazi, "Bazı uzmanlar, kleptomaninin kökeninde beyindeki sinir hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan nörotransmitter denen maddelerdeki değişikliklerin olabileceğini düşünüyorlar. Düşük seretonin olması, dopamin olan nörotransmitterin fazla salgılanması, beynin opioid sistemi bozukluklar tetikleyici olmaktadır. Aile öyküsü ve başka bir psikolojik rahatsızlığın olması kleptomoninin çıkış sebepleriyle ilgili bize doneler verebilir. Çoğu kleptomanların mutlaka yanında seyir eden bir durum görülebilir. Kleptomoninin tedavisi için tek onaylı bir ilaç yok diye biliyorum fakat ilaç grupları ile desteklenerek ve psikoterapi yardımcı olmaktadır. Tedavi olunamadığında psikolojik olarak farklı rahatlasızlar seyrolurken, fiziksel olarak ise ilerleyen zamanlarda demans, epilepsi, beyin atrofisi, bazı tümörlar ortaya çıkabilmektedir" açıklamasında bulundu.