Boşandıktan sonra bunu yaptılar, maaşları kesildi!
Boşanmasına rağmen eski eşiyle aynı evde veya fiilen birlikte yaşamaya devam eden ve bu nedenle yetim aylığı alan kişileri ilgilendiren önemli bir Yargıtay kararı çıktı. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen kişinin gelir veya aylığının kesilmesinin zorunlu olduğuna dikkat çekti.
2026.10.03 11:07 - Son Güncellenme: 2026.10.03 11:16 - Güncel - İHA
Kararda, boşanmanın gerçek bir iradeye dayanıp dayanmadığının ayrıca araştırılmasının gerekmediği belirtildi. Yargıtay, kanunda belirleyici olan unsurun boşanmanın amacı değil, boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama durumunun tespit edilmesi olduğunu vurguladı.
YETİM AYLIĞI İÇİN BOŞANAN ÇİFTLERİ DE İLGİLENDİRİYOR
Dava konusu olayda, babası 2002 yılında hayatını kaybeden bir kadın, babasının sigortalılığı üzerinden yetim aylığı almaya başladı. Kadın, eşi Ahmet H. ile 2001 yılında boşandı.
Ancak SGK tarafından yapılan inceleme sonucunda kadının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamaya devam ettiği belirlendi. Bunun üzerine yetim aylığı 26 Ekim 2008 tarihinde kesildi ve daha önce yapılan ödemeler de yersiz ödeme kapsamında borç çıkarıldı.
Kadın, SGK işleminin iptali amacıyla İş Mahkemesi'ne başvurdu ancak açtığı dava reddedildi.
YILLAR SONRA SGK'YA YENİDEN BAŞVURDU
Dava konusu kişi, 2022 yılında yeniden SGK'ya başvurarak yetim aylığının bağlanmasını talep etti. Kurumdan olumsuz yanıt alan kadın, bu kez İş Mahkemesi'nin yolunu tuttu.
Davacı, SGK'nın ret işleminin iptal edilmesini ve başvuru tarihinden itibaren ödenmeyen yetim aylıklarının yasal faiziyle birlikte kendisine verilmesini istedi.
SGK ise yapılan incelemelerde davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespit edildiğini belirterek Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu savundu.
İş Mahkemesi ise davacının talebini kabul ederek SGK'nın 12 Ağustos 2022 tarihli ret işleminin iptaline karar verdi. Mahkeme, yetim aylığının 19 Temmuz 2022 tarihindeki başvurudan itibaren ödenmesine hükmetti.
SGK'nın istinaf başvurusu da Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedildi. Bunun üzerine Kurum kararı temyiz etti ve dosya Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin önüne geldi.
YARGITAY: BOŞANMANIN SAMİMİ OLUP OLMADIĞI ARAŞTIRILMAMALI
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, dosyayı değerlendirirken 5510 sayılı Kanun'daki düzenlemeye dikkat çekti. Kanunda, eşinden boşandığı halde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen kişilerin gelir ve aylıklarının kesileceği düzenleniyor.
Daire, kanun koyucunun boşanmanın hangi amaçla gerçekleştirildiğine ilişkin özel bir şart getirmediğini vurguladı.
Bu nedenle boşanmanın gerçekten evlilik birliğinin sona ermesi amacıyla mı yapıldığı, yoksa yetim aylığı gibi bir sosyal güvenlik hakkından yararlanmak amacıyla mı gerçekleştirildiği konusunda ayrıca bir değerlendirme yapılmaması gerektiği belirtildi.
1 EKİM 2008 DETAYI DİKKAT ÇEKTİ
Kararda, düzenlemenin yürürlük tarihi olan 1 Ekim 2008 sonrasında boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen kişilerin durumuna ilişkin önemli bir değerlendirme yapıldı.
Yargıtay, boşanma sırasında gerçek ve samimi bir boşanma iradesi bulunan eşlerle, böyle bir iradesi bulunmayan eşler arasında bu açıdan ayrım yapılamayacağını belirtti.
Daireye göre belirleyici olan, boşanmanın nedeninin veya tarafların boşanma konusundaki gerçek iradesinin araştırılması değil, boşanma sonrasında eski eşle fiilen birlikte yaşama durumunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi.
SADECE TANIK BEYANLARI YETERLİ GÖRÜLMEDİ
Yargıtay, yerel mahkemenin davayı kabul ederken yaptığı incelemenin yeterli olmadığı sonucuna vardı.
Daire, davacının ve eski eşinin nüfus kayıt sistemindeki adreslerinin incelenmesi gerektiğini belirtti. İhtilaf konusu dönemde tarafların kayıtlı adreslerinde birlikte yaşayıp yaşamadığının araştırılması istendi.
Bunun yanı sıra söz konusu adreslerde kimlerin yaşadığının kolluk aracılığıyla belirlenmesi, muhtar, komşu, kapıcı ve apartman yöneticisi gibi kişilerin de dinlenerek birlikte yaşama durumunun ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiği kaydedildi.
YEREL MAHKEMENİN KARARI BOZULDU
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, gerekli araştırmanın eksik yapıldığı kanaatine vararak Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını ortadan kaldırdı ve ilk derece mahkemesinin kararını bozdu.
Daire, birlikte yaşama olgusunun tüm yönleriyle araştırılmasının ardından elde edilecek sonuca göre yeniden karar verilmesi gerektiğine hükmetti.
Böylece Yargıtay'ın kararında, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen kişilerin yetim aylığı veya gelirlerinin kesilmesine ilişkin uygulamada boşanmanın gerçek ya da hileli olup olmadığına değil, fiili birlikte yaşama durumuna odaklanılması gerektiği ortaya konuldu.