Bombacılar saldırının ardından denize girmiş
GAZİANTEP'te 20 Ağustos 2012'de Ramazan Bayramı'nın 2'nci günü 4'ü çocuk 11 kişinin öldüğü, 70 kişinin de yaralandığı bombalı saldırıyı düzenledikleri ileri sürülen biri firari, 8'i tutuklu toplam 12 sanık hakkında iddianame hazırlandı. Sanıklardan 10'u hakkında, 82 kez ağırlaştırılmış ömür boyu, 2 sanık hakkında ise 21 yıla kadar değişen hapis cezası istendi.
2013.06.17 13:26 - Son Güncellenme: 2013.06.17 13:27 - Güncel - HABER MERKEZİ
Davanın iddianamesinde, şüphelilerin patlamanın ardından gittikleri Mersin'de denize girdikleri, kullandıkları araçların plakalarını birçok kez değiştirerek yol kontrollerinden kurtuldukları bilgileri yer aldı.
Merkez Şehitkamil İlçe Emniyet Müdürlüğü hizmet binasının doğu kısmında Ramazan Bayramı'nın 2'nci günü saat 19.40'da arızalı görünümündeki lüks otomobilde meydana gelen patlamayla ilgili soruşturma tamamlandı. Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 10'uncu Maddesi'yle görevli Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanıp Bölge Ağır Ceza Mahkemesi olarak görev yapan Adana 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen 152 sayfalık iddianamede, saldırı öncesi, saldırı anı ve sonrasıyla ilgili ayrıntılı bilgilere yer verildi. İddianameye göre, Sakarya'dan çalındıktan sonra 4 farklı sahte plaka takılarak kaporta rengi de değiştirilen Citroen C-5 model otomobil Diyarbakır'a getirildi. Otomobile, PKK/KCK terör örgütünün sözde Amanoslar Bölgesi'ndeki Osmaniye grubunda bulunduğu ileri sürülen 'Firaz' kod adlı Murat Filiz (27) tarafından bomba tertibatı yerleştirildi.
AİLE SÜSÜ VERMİŞMLER
İddiaya göre, Murat Filiz bomba yüklü otomobille, ona yardımcı oldukları ileri sürülen diğer şüpheliler de Yusuf Aktoprak'a ait 21 FP 998 plakalı Volvo marka araçla Diyarbakır'dan Şanlıurfa'ya hareket etti. Şanlıurfa'nın Siverek İlçesi'ne gelen şüpheliler, burada bir ilkolunun müdür yardımcısı olan Mahmut Halman ve eşi Hikmet Halman'la buluştu. Bombacı Murat Filiz bomba yüklü otomobili, vites sistemini zorlamak suretiyle bozdu. Sonra da plan gereği eşiyle birlikte aile görüntüsü veren Mahmut Halman, yardım etme bahanesiyle bozulan aracın yanında durdu. Şüpheliler, önce tamirciyi, sonra da tamircinin aracılığıyla çekiciyi aradılar. Şanlıurfa'ya götürülmek üzere 200 liraya anlaşma yapılarak çekiciye yüklenen bomba yüklü otomobil, daha sonra Gaziantep'e yönlendi. MOBESE ve güzergahtaki işyerlerinin güvenlik kameralarına da yansıyan görüntülere göre, bomba yülü otomobil Mustafa Çetiner yönetimindeki 63 EN 961 çekici aracın üzerinde, Gaziantep Doğu Turnikeleri'nden kent merkezine girişinden sonra Fahri Korutürk Caddesi'ne girip İlçe Emniyet Müdürlüğü bitişiğinde bulunan banka ATM'leri önüne gelerek durdu. Çekici, üzerindeki 34 JNU 86 sahte plaka takılı siyah renkli otomobili 2 dakika 20 saniye içerisinde indirerek olay yerinden ayrıldı.
Patlamayı gerçekleştiren şüpheli Murat Filiz, otomobil çekiciden indirildikten sonra da aracın sağ ön kapısından içeriye girerek çok kısa bir süre bir şeylerle uğraştıktan sonra tekrar çıktı. Filiz, yaya olarak Tekel Caddesi istikametine doğru hızla uzaklaştı. Arka lambaları ile ön sağ kapısı ve sol camı açık olan otomobil, Filiz'in ayrılmasından 53 saniye sonra şiddetli bir gürültüyle patladı.
REYHANLI'DA PATLATILAN İLE AYNI BOMBA
Hatay'ın Reyhanlı İlçesi'nde 52 kişinin ölümüne neden olan 300 kilo RDX tipi patlayıcı ile aynı tipteki patlayıcının patlatılmasıyla 4'ü çocuk 11 kişi öldü. 2'si Suriyeli 70 kişi de yaralandı. Patlamanın olduğu yerde 1.5 metre genişliğinde çukur oluştu, 153 ev ve işyerinin yanı sıra 25 araç da hasar gördü.
Olayın ardından çalışma yapan güvenlik güçleri, bombayı patlattığı öne sürülen Murat Filiz'e yardım ettikleri iddiasıyla Murat Filiz'in kardeşleri Dr. Hurşit Filiz (31) ve Rüstem Filiz (29) ile Yusuf Orçu (21), Barış Tutuş (28), Yusuf Aktoprak (30), Mustafa Çetiner (29), Mahmut Halman (55) ve Kadir Konuk (33) tutuklandı. Öğretmen olan Mahmut Halman'ın eşi Diyarbakır'ın Eğil İlçe Kaymakamlığı'nda Yazı İşleri Müdürü Hikmet Halman (45), Mustafa Aydın (42) ve Haydar Yılmaz (34) ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Murat Filiz hakkında da yakalama kararı çıkarıldı.
SUÇLAMAYI KABUL ETMEDİLER
Patlamanın ardından Mersin Kızkalesi'ne giderek denize girdikleri belirlenen teröristler, haklarındaki suçlamaları kabul etmedi. Kendisinin Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB bölümüne hekim olarak çalıştığını belirten Hurşit Filiz, olay günü beraberindekilerle birlikte tatil amacıyla Mersin Kızkalesi'ne gittiklerini söyledi. Çekicinin sürücüsü Mustafa Çetiner de "Önce Şanlıurfa'ya götürmek üzere 200 liraya anlaştık. Sonra Gaziantep'e götürmek istediğini söyleyince ben 500- 600 liraya götürebileceğimi söyledim. Varınca da 700 lira verdi. Ben fazla olduğunu söyleyince de 'Yemek yersin. Ya da patronuna verirsin' dedi. Ben daha olay yerinden fazla uzaklaşmadan çok şiddetli patlama oldu" dedi.
Murat Filiz'in diğer kardeşi Rüstem Filiz de ifadesinde, "Kardeşim Murat'ı yaklaşık 6-7 yıl kadar önce Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2'nci sınıfta okurken Şanlıurfa'da bir basın açıklamasından dolayı cezaevine girdiğini, sonra da serbest bırakıldığını biliyorum. Sonra hiçbir haber almadık" diye konuştu. İddianamede ayrıca olayda yaralanan 70 kişinin ifadesine de yer verildi.
82 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET
Firari sanık Murat Filiz ile birlikte onun ağabeyleri Hurşit Filiz, Rüstem Filiz, Mustafa Çetiner, Mahmut Halman, Yusuf Aktoprak, Barış Tutuş, Yusuf Orçu, Kadir Konuk, Hikmet Halman hakkında 11 kişiyi öldürme, 70 kişiyi öldürmeye teşebbüs ve 'devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma' suçlarından toplam 82 kez ağırlaştırılmış ömür boyu ve 919 yıla kadar hapis cezası istendi. Tutuksuz sanıklar Mustafa Aydın'ın 15, Haydar Yılmaz'ın da 21 yıla kadar hapsi talep edildi.
Sanıkların yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.
PATLAMADA ÖLENLER
Gaziantep'te meydana gelen patlamada Onur Fikret Aker, kızı Almina Melisa Aker, eşi Duygu Aker, Davut Azak, Sena Büyükkonuk, Sevgi Gülperi İnanç, Süleyman Alkan, Safi Canbaş, İsmail Daler, Yaşar Bayram ile Fatma Erdem hayatını kaybetmişti. Oğlu İstanbul'da polis olan Fatma Erdem, minibüste giderken patlamayı duyup, '10 şehit var' sözü üzerine heyecanlanıp geçirdiği beyin kanaması sonucu ölmüştü.
SAVCININ GÖRÜŞÜ
Savcılık iddianamesinde, PKK/KCK yapılanması ile ilgili olarak da geniş bir bölüm yer alıyor ve bu eylem 'örgütün şiddeti kent merkezlerine taşıyarak siyasal amaçlara ulaşma hedefli değişen strateji doğrultusunda gerçekleştiği' şeklinde değerlendiriliyor.