Bizans'tan günümüze ulaştı! Bursa'da "sarı altın" hasadı başladı
Bursa'nın İznik ilçesinde yüzyıllardır yetiştirilen ve halk arasında "sarı altın" olarak adlandırılan Müşküle üzümünde hasat sezonu başladı. Yaklaşık 10 bin dekarlık alanda üretimi gerçekleştirilen coğrafi işaretli üzümde bu yılki rekoltenin yüksek olması üreticiyi sevindirdi.
2026.09.18 09:08 - Son Güncellenme: 2026.09.18 09:13 - Bursa Bölge - İHA
Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden Bursa'nın İznik ilçesinde Müşküle üzümünün hasadına başlandı. İznik Gölü çevresindeki verimli topraklarda yetiştirilen ve geçmişi Bizans dönemine kadar uzandığı belirtilen üzüm, bölge ekonomisinin önemli tarımsal ürünleri arasında yer alıyor.
İnce kabuğu, kendine özgü aroması ve uzun süre dayanabilmesiyle öne çıkan Müşküle üzümü, yörede "sarı altın" olarak anılıyor. Eylül ayında başlayan hasat döneminde üreticiler, aylar süren emeklerinin karşılığını almak için bağlarda yoğun mesai yapıyor.

10 bin dekarda 30 bin ton üretim
İznik ve çevresinde yaklaşık 10 bin dekarlık alanda yetiştirilen Müşküle üzümünden yılda ortalama 30 bin ton ürün elde edildiği belirtildi. Uzun süre dalında bekleyebilmesi ve raf ömrünün yüksek olması, üreticilere pazarlama açısından da avantaj sağlıyor.
İç piyasada yoğun şekilde tüketilen Müşküle üzümünün yanı sıra Azerbaycan ve Rusya'ya da ihraç edildiği ifade edildi. Bu özelliğiyle ürünün hem bölge ekonomisine hem de tarımsal ihracata katkı sunduğu kaydedildi.
Rekoltenin yüksek olması üreticiyi sevindirdi
Bu yıl bağlarda verimin oldukça iyi olduğunu belirten üreticiler, yüksek rekoltenin yüzlerini güldürdüğünü söyledi. Tarlada kilogramı yaklaşık 35 liradan alıcı bulan Müşküle üzümünde üreticiler, ürünün dalında kalmadan tüketiciye ulaşmasını istiyor.
İznik Çamdibi Mahallesi Muhtarı ve üzüm üreticisi Halil Küçüker, üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çekerek aradaki makasın daraltılması gerektiğini söyledi.
Küçüker, "Tüketici üzümü daha uygun fiyata yesin istiyoruz. Bizden 30 liraya alınan ürünün 100 liraya satılmasını istemiyoruz. 40-50 liraya satılsın, vatandaş da daha ucuza tüketebilsin. Mahsul dalında kalmasın" dedi.
"Müşküle üzümü çok eski bir çeşit"
Müşküle üzümünün geçmişinin Osmanlı dönemine ve daha öncesine dayandığını belirten Küçüker, ürünün coğrafi işaret taşıdığını ifade etti.
Küçüker, üzümün en dikkat çekici özelliklerinden birinin uzun süre dalında kalabilmesi olduğunu belirterek, "İsterse kar yağsın, aralık sonuna kadar dalında kalabilen bir üzüm. Bu yıl rekoltemiz çok güzel. Sürümden kazanmak istiyoruz ancak girdi maliyetlerimiz çok yüksek" diye konuştu.
Üretimin büyük bölümünün iç piyasaya gönderildiğini aktaran Küçüker, Müşküle üzümünün Azerbaycan ve Rusya'ya da ihraç edildiğini söyledi.

"Dalında aylarca bekleyebiliyor"
İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakır da Müşküle üzümünün ilçenin önemli tarımsal değerlerinden biri olduğunu belirtti.
Çakır, üzümün coğrafi işaretli olduğunu vurgulayarak, "Müşküle üzümü çok eski yıllara dayanıyor ve Bizans döneminden kaldığı bilinen bir çeşit. Raf ömrü oldukça uzun, dalında aylarca bekleyebiliyor" ifadelerini kullandı.
Müşküle üzümünün ağırlıklı olarak İznik'te yetiştirildiğini belirten Çakır, Sakarya'nın Pamukova ve Geyve ilçelerinde de üretim yapıldığını söyledi.
Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çekildi
Üreticinin emeğinin karşılığını alması kadar tüketicinin de ürüne uygun fiyattan ulaşmasının önemli olduğunu belirten Çakır, tarla ile market arasındaki fiyat farkının azaltılması gerektiğini ifade etti.
Çakır, üreticinin tarlada sattığı ürünün tüketiciye çok daha yüksek fiyatlarla ulaşmaması gerektiğini belirterek, "Bizim istediğimiz tarlada 15 liraya satılan ürünün tüketiciye 25-30 liraya ulaşması. Böylece vatandaş bir kilo yerine iki kilo tüketebilir" dedi.

Çekirdeğiyle de öne çıkıyor
Müşküle üzümünün yalnızca aroması ve dayanıklılığıyla değil, çekirdeğiyle de dikkat çektiği belirtildi. Üzüm çekirdeğinin antioksidan özellik taşıyan bileşenler içerdiği bilinirken, bölgede Müşküle üzümünün çekirdeğiyle tüketilmesinin sağlık açısından faydalı olduğuna yönelik yaygın bir inanış bulunuyor.
Bizans döneminden Osmanlı'ya, Osmanlı'dan günümüze kadar ulaşan Müşküle üzümü, bu yılki yüksek rekoltesiyle İznik bağlarında hasat edilmeye devam ediyor. Üreticiler ise bereketli sezonun hem kendileri hem de tüketiciler açısından olumlu geçmesini bekliyor.