"Biz kaçırdık onlar alacak"

"Biz kaçırdık onlar alacak"

Semih Şentürk, Uğur Boral, Emre Belözoğlu ve Emre Aşık hem finalin kapısından döndükleri EURO 2008'de yaşadıklarını anlattı hem de genç yıldızlara tavsiyelerde bulundu.

2015.11.19 09:52 - Son Güncellenme: 2015.11.19 09:53 - Spor - HABER MERKEZİ
A
"Biz kaçırdık onlar alacak"

Avusturya ve İsviçre'nin ev sahipliğinde gerçekleşen 2008 Avrupa Şampiyonası unutulmaz maçlara sahne olmuştu... Türkler'in çılgınlığı son dakika golleriyle bir kez daha tescillenmiş, rakiplerine boyun eğmeyen Ay-Yıldızlılar, final kapısına kadar dayanmıştı.Bugünün Milli Takım'ı da o günleri aratmayan bir çılgınlık örneği sergiledi bu yola çıkarken... EURO 2016 eleme grubu maçları kabus gibi başladı... Play-off hesapları yapılırken, Milli Takım final biletini direkt cebine koydu... Şimdi gözler Fransa'nın ev sahipliğinde Haziran ayında yapılacak EURO 2016'ya çevrildi... Hedef büyük. En son 2008'de Türkiye'nin gönlünde taht kuran kadronun 4 yıldızıyla hem o günleri hem de 2016'dan beklentileri konuştuk.

UĞUR BORAL: "KENDİLERİNE GÜVENSİNLER"

Avrupa Futbol Şampiyonası, Dünya Kupası gibi organizasyonlar, futbolcunun değerini ortaya çıkarıyor. Böyle organizasyonlarda yer alınca insan gerçekten bir değerinin olduğunu, yaptığı işin saygı duyulması gereken bir meslek olduğunu anlıyor. Orada ortam sadece futbol oynamak üzerine kurulmuş ve şartlar sizin o turnuvayı en iyi şekilde geçirmeniz için organize ediliyor. Bu şampiyonayı ilk defa yaşayacak arkadaşlarım unutmasınlar ki orada stres yasak. Aksi bir durumda pişmanlık da fayda etmeyecek. Rahat, özgüvenli sahaya çıkıp mücadele etsinler, o zaman başarı gelecektir.

2016'da milli formayı taşıyacak arkadaşlarım çok şanslılar, açıkçası onları kıskanıyorum. Unutmasınlar ki bu turnuva ülkeye, futbola ve kendilerine çok şey katacak. Onlara bir tavsiyemde sosyal medyadan uzak durmaları yönünde... Sosyalleştirdiğini sandığımız sosyal medya aslında insanları asosyal yapıyor. Orada ihtiyaçları olacak şey birlikte vakit geçirip, bol bol sohbet etmeleri.Telefonlarını sadece aileleri ile iletişim kurmak için kullansınlar.

"DUALARIM KABUL OLMUŞTU"

2008'de Fatih Terim tarafından davet alınca tüm aile sevinçten havalara uçmuştuk. Benim için çok özeldi. Çünkü 2002'de henüz 20 yaşımdayken Brezilya-Türkiye maçını televizyondan izliyordum. İstiklal Marşımız çalmaya başladığında ayağa kalkmış, saygı duruşunda gözyaşlarıyla marşımızı söyleyerek böyle bir organizasyonda milli formayı giymek için dua etmiştim. Öyle yürekten bir dua etmiştim ki, bu dileğim 2008'de gerçekleşti.

MAÇI RÜYAMDA GÖRMÜŞTÜM

Şampiyonanın en ilginç maçları Çek Cumhuriyeti ve Hırvatistan'a karşıydı. Çek maçından önce Ayhan Akman'a gidip, "Rüyamda gördüm 3- 2 kazanıyorduk. Bir tane de kırmızı kart görüyorduk ama kimin gördüğünü bilmiyorum" demiştim. Turnuvayı öyle yoğun yaşıyorsunuz ki rüyalarınız bile gerçeğe dönüşebiliyor. Almanya maçından önce Fatih Terim'in bizimle konuşmasını asla unutamam. Fatih hoca maçın taktiğini verdikten sonra bizi çevresine topladı ve sanki zaman durdu. Sonra 'Allah'a emanet olun' diye haykırışıyla sahaya gözyaşlarımızla çıktık.

EMRE AŞIK: "ARDA ABİ OLDU"

Futbolcu kardeşlerim unutmamalıdırlar ki, şampiyona futbol cephesi olacak. Mücadele etmeden kazanmak imkansız. İyi bir kadro ile gidiyoruz umarım 2008'deki sinerji yakalanır. Hatta daha ileriye taşınır ve kupa ile döneriz. Fatih hocanın Türk futbolunda bir yerlere gelmiş herkesin üstünde emeği vardır. Futbolcu karşısında lider görmek ister. O liderin ağzından çıkacak söze bakar, inanırsa her şeyini verir.

SELÇUK'UN O GOLÜ UMUT OLDU!

Avrupa Futbol Şampiyonası yolunda İzlanda ile oynadığımız maç bize Fransa'da başarılı olacağımızın sinyallerini verdi. Selçuk, İzlanda'ya 2008'de alıştığımız son dakika gollerine benzer bir golü atınca hep beraber "Yine başlıyoruz" dedik. Haziran ayında turnuva başlayınca tüm ülke halkı eline alacağı Türk bayrakları ile yeniden kenetlenecek.

BİREYSEL OLARAK ÇALIŞMAK ŞART

2008'de Galatasaray'da oynuyordum ve çok fazla forma şansı bulamıyordum. Fatih hoca bana, "Seni şampiyonaya götürmek istiyorum ancak oynamalısın" dedi. Ben de Galatasaray yönetimi ile görüşüp, Ankaraspor'a kiralık gittim. Ekstra çalışmalar yapıp kendimi hazırladım. Ligde forma giyen her futbolcu Milli Takım ihtimalini düşünerek çalışmalı. Gerekirse bireysel antrenör tutup çalışmalarını sürdürmeli.

TAKIM OLMAK ÖNEMLİ

2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda biz Arda'ya ağabeylik yapıyorduk, şimdi Arda takımın kaptanı oldu. Ona verebilecek tavsiyem yok. Çünkü o çok akıllı. Böyle turnuvalarda başarı takım olmaktan geçer. Arda Turan bu takımın oluşmasında, en birleştirici etken olacaktır.

EMRE BELÖZOĞLU: "FORMANIN GÜCÜ"

Turnuvaya ilk kez katılacak kardeşlerim sırtlarındaki formanın değerini bilerek, o formanın bir insana ne kadar güç verdiğini hissederek sahadaki yerlerini alacaklar. Türk halkının dualarının her zaman yanlarında olduğunu unutmasınlar. Bu turnuva hem ülkemiz hem de kendi kariyerleri açısından çok önemli. Unutmasınlar ki, Rüştü ağabey 2002 Dünya Kupası'ndaki performansı ile Barcelona'ya, Arda Turan 2008'deki performansı ile Atletico Madrid'e transfer oldu. Çok iyi bir ekip ve çok iyi bir teknik adamla Avrupa Şampiyonası'ndaki yerimizi alacağız. Fatih Terim genç oyuncular için de büyük şans. Yeri zamanı geldiğinde onlara sadece bir teknik adam gibi değil baba gibi yaklaşacaktır. 2016'ya gidecek olan gençlere güveniyorum. Milli formanın verdiği büyüklük, özgüven ile birlikte kupanın Türkiye'ye gelmesi sürpriz olmaz.

MÜCADELEM FRANSA İÇİN!

Bu sezon Başakşehir forması giyiniyorum ve kariyerimin sonundayım. Fransa'da olmayı çok isterim. O yüzden sezon sonuna kadar ben bile kendimi göstermek için büyük mücadele ortaya koyacağım. Hak ettiğim takdirde Fatih hocam bana şans verecektir. O yüzden tüm oyuncuların bu bilinç ve istekle mücadele etmesi gerek.

SEMİH ŞENTÜRK: "LİDERİMİZ VAR"

İlk defa böyle bir şampiyonaya katılacak genç arkadaşlarım bilmeliler ki, Fatih Terim gibi bir hoca ile çalıştıkları için çok şanslılar. Böyle turnuvalarda başarı, size inanan, sizin de ona inandığınız, ağzından çıkan her kelimeyi önemsediğiniz lider hocalarla gelir. Fatih Hoca'nın 2008'deki maç konuşmaları aklıma geldikçe bugün bile tüylerim diken diken oluyor. 2016'daki en büyük avantajımız Fatih Terim'in tecrübesidir. Futbolcu arkadaşlarım hocaya ve kendilerine güvenirlerse kupa ile dönerler.

ÇANTAMI HAZIRLAMIŞTIM

Avrupa Futbol Şampiyonası öncesi 25 kişilik geniş bir kadro ile Almanya'da kampa girmiştik. Kampın son günü bu sayı 22'ye indirilecekti ve son idmanda Fatih Hoca; Halil Altıntop, İbrahim Kaş ve beni takımdan ayrı çalıştırdı. Ben, idman biter bitmez odama gidip çantamı topladım, kapının arkasına bıraktım. Kafamı televizyona çevirip altyazıyı gördüm, "İbrahim, Halil, Yıldıray Baştürk kadrodan çıkartıldı" yazıyordu ve ben şampiyonadaydım.

HAFIZA KAYBI YAŞADIM

Turnuvanın en çok konuşulan maçı Hırvatistan maçı oldu. 119. dakikada gol yedik. 'Her şey bitti' derken 120'de attığım golle maç penaltılara gitti. O maçta attığım golü, penaltıyı (Kariyerimde attığım ilk penaltıydı) maçtan sonra soyuma odasında yaşananları, o dönem Başbakan olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın soyunma odasına gelip bana sarılmasını hiçbir şeyi hatırlamıyorum. Maçtan sonra otele gidip karşılaşmayı sabaha kadar tekrar izlemiştim.

ÇOCUĞUM O GOLLE KONUŞTU

Semih şampiyonayla ilgili anısını şöyle anlattı: "Turnuva boyunca ailelerimiz ile 47 günlük uzun bir ayrılık yaşadık ve ilk çocuğum Naz'ın konuşmasına, yürümesine şahitlik edemedim. Hırvatistan maçı sonrası ilk kez telefonda benimle konuştu ve "Baba gol" dedi. O özlem ve mutlulukla gözyaşlarına boğuldum. Şampiyona sonunda eve döndüğümde kızım beni tanımadı. Bir süre fotoğraflarıma bakıp öpüyordu, beni görünce ağlıyordu."

Diğer Spor Haberleri için tıklayın


2015.11.19 09:52 - Son Güncellenme: 2015.11.19 09:53 - HABER MERKEZİ
A