Bir ay çalışan da tazminat alacak!
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, kıdem tazminatı ile ilgili, "Kıdem tazminatı ile ilgili görüşlerim ardakaşlarla konuştuktan sonra oluşur. Neden sadece bir yıl çalışan tazminat alıyor, 1 ay çalışınca neden tazminat almasın, alacak" dedi.
2011.12.08 13:49 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
Türkiye'nin en büyük işçi konfederasyonu olan Türk-İş'te başkanlık yarışı bugün olaylı başladı. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın konuşmasından sonra sloganların devam etmesi ve uyarılara rağmen sona ermemesiyle, sendika yöneticileri ve işçiler arasında kavga çıktı.
Bozdağ kürsüye çıktığında işçilerden sloganlar yükseldi. İşçiler Bozdağ'ı pankartlar, düdükler ve sözlerle protesto etti.
Ankara'da Büyük Anadolu Otel'de yapılan Genel Kurul'da Bozdağ'ın konuşmasının ardından sloganlar uzayınca Divan Başkanı Bayram Meral işçilere, "Elleriniz, kollarınız dert görmesin. Gözünüze kurban olayım. Oturun artık. Tamam artık" dedi.
Ancak sloganların bu uyarıya rağmen devam etmesi üzerine bu kez de sendika yöneticileri işçilere tepkilerine son vermeleri için ikazda bulundu. Ortam, bu ikazlar üzerine gerilirken, işçiler ve sendika yöneticileri arasında kavga çıktı.
İŞÇİLER ÇALIŞMA BAKANI'NDAN AÇIKLAMA İSTEDİ
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, kıdem tazminatlarının kaldırılmayacağını ve bir yıl olan tazminata hak kazanma süresini aşağı çekmek için çalıştıklarını açıkladı. Çelik, "Neden bir yıl çalışan kıdem tazminatı alıyor da, 1 ay çalışan almasın" dedi.
Türk İş Genel Kurulu'nda soruları yanıtlayan Çelik, kıdem tazminatının kaldırılmayacağını ve yapılacak düzenlemelerle bir yıl olan minumum sürenin aşağı çekileceği bilgisini verdi.
Çelik şöyle konuştu:
"Kıdem tazminatı kaldırılacak diye bir şey yok. Yasa da zaten fon var. Kamuda 426 bin, özel sektörde de 420 bin taşeron işçi var. Çalışma Bakanı olarak söyledim, söylüyorum; taşeronluk kölelik gibi. İzin yok, tazminat yok. Bu kabul edilemez. Gündemimize aldık. Alt işverende çalışanların hakları, örgütlenmeden mesai saatlerine kadar biz birlikte düzenleme yapacağız. Ben yapmayacağım. Biz yapacağız. Sorun bellidir, çözümü de bellidir. 12 saat çalıştırıyorlar. Biz bu düzenlemeyi yapacağız. Neden bir yıl çalışınca kıdem tazminatı alınıyor da, 1 ay çalışınca alınmasın, alacak. Biz onu getireceğiz".
Çelik, Genel Kurul'un olaylı geçmesi ve işçilerin yoğun tepki göstermeleriyle ilgili olarak ise kendisinin de işçi çocuğu olduğunu ve çalışana yakın olduğunu söyledi.
Çelik sözlerine şöyle devam etti:
"Amelelik yapmış bakanım, bu bakanlık siyasi iktidarın ya da bakanın Bakanlığı değil. Tarafları, ortakları var. Odama gelin, odamda bağırın. Burada en çok bağıran arkadaştan daha yakınım ben. Ben işçi çocuğuyum. Ben inşaat ustasının çocuğuyum. Amelelik yapmış bir bakanım. Ben çalışana daha yakınım. Çalışma bakanı kimden yana olur".
İKİ GRUP YARIŞIYOR
Genel Kurul'da mevcut başkan Mustafa Kumlu'nun listesi ile Petrol-İş Sendikası Başkanı Mustafa Öztaşkın'ın başını çektiği 10 sendikadan oluşan Sendikal Güç Birliği Platformu yarışacak.
Mustafa Kumlu kürsüye 'Türk-İş nerede biz oradayız' sloganları ile çıktı. Bu slogana karşı Sendikal Güç Birliğini destekleyen delegeler 'işçi nerede biz oradayız' sloganı ile karşılık verdi. Kumlu'nun konuşmaları sık sık 'işçiler birleşin Türk-İş'e yerleşin', 'Tazminatlar gidiyor Türk-İş susuyor', 'Genel grev genel direniş' sloganları ile kesildi.
Türk-İş'in Genel Kurulu'nu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ak Parti Başkan Yardımıcısı Bekir Bozdağ ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı da takip ediyor.
KILIÇDAROĞLU'NDAN SERT ELEŞTİRİ
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Kurul'da yaptığı konuşmada, Türk-İş'e sert eleştiriler yöneltti. Kışıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Şikayetler böyle salonlarda yapılmamalı, işçi olarak üretimden gelen gücünüzü meydanlarda kullanın.
Taşeron işçilerin hakkına sendikalı işçiler olarak sizler sahip çıkın. Onlar bugün eylem yapamazlar, meydanlara çıkamazlar... Onların hakkını koruyun ki yarın onlar da sendikalı olsun.
Arkadaşlar bedel ödenmeden hak alınmaz, bedel ödeyeceksiniz ki hak alacaksınız.
Tekel işçileri Ankara'nın soğuğunda havuza atıldılar, coplandılar ama haklarını alamadılar. Ben burada o işçilerin haklarının alındığını duymak isterdim, tıpkı Taksim Metdanının alındığı gibi...
Ekonomik Sosyal Kurum anayasal kurum haline getirildi. Peki en son ne zaman toplandı, anımsayan var mı? Toplanmasını isteyen de yok zaten... İşçi sınıfının üzerine ölü toprağı serpilmiş.
GÜÇ BİRLİĞİ KURULDU
362 delegenin oy kullanacağı Türk-İş Genel Kurulu'nda Mustafa Kumlu ve Mustafa Öztaşkın yarışacak.
Türk-İş'in Mustafa Kumlu başknlığındaki mevcut yönetimine karşı, Petrol-İş Sendikası Başkanı Mustafa Öztaşkın'ın başı çektiği 10 sendika birkaç ay önce Sendikal Güç Birliği Platformu adı altında bir araya geldi. Oluşum iki ay önce gerçekleşse de, kırılma noktalarını Tekel eylemleri oluşturdu.
Türk-İş'in son dönemde işçinin yanında değil, hükümetin yanında yer alarak, işçi haklarının gerilemesine neden olduğunu ileri süren Güç Birliği Platformu üyeleri arasında Tekel Eylemlerinin mimarı Tek Gıda İş Genel Başkanı Mustafa Türkel de bulunuyor. Platformun diğer üyeleri ise, Petrol-İş, Basın-İş, Belediye-İş, Deri-İş, Hava-İş, Kristal-İş, Tezkop-İş, TÜMTİS ve Türkiye Gazeteciler Sendikası.
Bu sendikalar Mustafa Kumlu'ya karşı Mustafa Öztaşkın'ı desteklediklerini ilan etseler de, Öztaşkın ve ekibi desteğin daha fazla olacağı tahmininde bulunuyorlar. Kulislerde, 2 sendikanın daha güç birliğine destek verdiği ancak resmi olarak bunu açıklamadığı belirtiliyor.
NE İSTİYORLAR?
Sendikal Güç Birliği'ni oluşturan sendikalar, Türk-İş yönetimine iki temel konuda eleştiri yöneltiyorlar. Bunlardan birincisi Türk-İş'in konfederasyon gibi davranarak, üye sendikaların sorunlarına yeterince sahip çıkmadığını savunuyorlar. Eldeki hakları koruma stratejisiyle hükümete yakın durduğunu, bunun sonucunda da belediyeler ve TEKEL başta olmak üzere 'kaybettiğini' ileri sürüyorlar.
İkinci eleştiri noktaları ise Türk-İş'in Türkiye gündeminden uzak oluşu. Öyle ki 600 bin işçinin çatı örgütü olmasına karşın Türk-İş'in yeni anayasa, Kürt sorunu, kadına şiddet, deprem gibi konularda kanaat, görüş oluşturması gerektiğini belirtiyorlar. İşçilerin aynı zamanda vatandaş olduğuna dikkat çekerek, TÜSİAD'ın az sayıdaki üyesiyle Türkiye gündemine ilişkin her konuda çalışma yaptığına, rapor hazırladığına vurgu yapıyorlar. "Aylardır 2012'de yeni kriz geleceği konuşuluyor. Ama bu Türk-İş'in gündeminde yok. Kriz işçiyi vurmayacak mı, işsiz bırakmayacak mı, alınacak ekonomik önlemler vatandaş olarak işçiyi etkilemeyecek mi" diye soruyorlar.
İtalya, İspanya, Yunanistan, İngiltere'de yapılan grevleri, WallStreet eylemlerini anımsatarak, Türk-İş'in bunların yanından bile geçmediğini söylüyorlar.