Bir alanda başarısız olduk
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, darbelerin izlerini sildiklerini sadece bir konuda başarısız olduklarını belirterek "Muhalefet partilerini, ana muhalefet partisini dönüştürmekte başarılı olamadık" dedi.
2013.09.12 13:13 - Son Güncellenme: 2013.09.12 13:53 - Güncel - HABER MERKEZİ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CNR Fuar Merkezinde düzenlenen TÜMSİAD Uluslararası Kobi Şurasında konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından önemli satır başları şöyle:
'Milletçe hepimizi sevindiren bir gelişmemiz var. Türkiye ekonomisi 4,4 gibi bir büyüme oranı kaydetti. Tahminleriminiz üzerine çıktığımız gibi en çok büyüyen ülkeler arasında yer aldık. 2012 yılı sonunda milli gelirimiz 786 milyar dolar ile rekor kaydetmişti.
HERKESİ TEK TEK TEBRİK EDİYORUM
TL bazında Türkiye ekonomisi 1 trilyon lira milli gelir seviyesine ulaşarak rekor kırmıştır.Bu başarıda herkesin emeği var. Sanayicilerimizi, kobilerimizi, alın teri değen herkese milletim adına teşekkür ediyorum. Büyümedeki bu sevindirici gelişmede herkesin payı var, herkesi tek tek tebrik ediyorum.
UYUYAN DEV UYANDI
Hepimizin hepimizin. Yürekten inanmanızı rica ediyorum. Türkiye uyuyan bir devdi. Uyuyan dev uyanmıştır. Köklü reformlarla her türlü badireye, sarsıntıya göğüs gerecek güce ulaşmıştır. Bizim ekonomimiz kırılan bir ekonomi değildir. Demokrasimiz sürekli ileriye, gelişmeye, ekonomimiz istikrarlar büyümeye devam edecektir. Biz inandık
BİRBİRİMİZE GÜVENDİK
Türkiye'yi bu seviyeye çıkardık. Hep birlikte bu gelişmeye inandık. Birbirimize güvendik. Kardeşlik içinde hareket ettik.
Türkiye 2070 hedeflerini mutlaka tutturacaktır. Hiç bir şey moralimizi bozamayacaktır.
Aylardır çok önemli bir ifade kullanıyorum. Onlar tuzak kuracaklar. Önce Allah sonra millet o tuzakları bozacak. Onların bir tuzağı varsa Allahın da bir tuzağı vardır, milletin de bir tuzağı vardır. O tuzakların hepsi tek tek boşa çıkıyor. İlkesizce atılan manşetler, yalanlar sahiplerini utandırıyor. İnancımızı muhafaza edeceğiz. Sağlam duracağız.
12 EYLÜL VE 27 MAYIS DARBESİ
Türkiye bu darbe nedeniyle çok ağır bedeller ödedi. Sadece 12 Eylül günü ve sonrası değil, öncesinde de Türkiye birikimlerini heba etti. Türkiye asıl büyük bedeli 12 Eylül'den çok önce 27 Mayıs 1960 müdahalesinde ödemiştir.27 Mayıs müdahalesinin karanlık bugüne kadar gitmemiştir. Açtığı yaralar iyileşmemiştir. 27 Mayıs'ın izleri silinmediği için 12 Eylül, 12 Mart, 28 Şubat olmuştur.Bizim geleceğimiz adına bu 27 Mayıs'ı, 12 Eylül'ü gençelerimize çok etraflı şekilde anlatmamız gerekiyor.
GAZETE BAŞLIKLARI AYNI
Geçenlerde o günlerin bir araştırmasını yaptım. Gazetelerin başlıklarına baktım köşe yazılarına baktım. Aynı tıpatıp. Bugün o başlıkları atanlar sanki o sayfaları açmışlar ordan alıp yazmışlar.Bugün yaşananlarla o gün yaşananlar birbine tıpatıp benziyor. Bugün bize sandık her şey değildir diyorlar.Nasıl bazı densizler bize "Sizi biz bile kurtaramayız" diyenler geçmişte Adnan Menderes için de aynı şeyleri söylemişler.Biz kurtarıcı aramıyoruz. Bize bu hitabı yapanlar kendilerini kurtacakları arasınlar.
LA İLAHE İLLALLAH
Kefenini alıp yola çıkanlar için kurtaracak insana ihtiyaç yokturLa ilahe illallah önce bunu öğrensinler. Allahtan başka galip yoktur.Aynı şeyleri söylüyorlar. Bugün bir el gençleri dışarı atmak istiyorsa bugün de aynı şeyler.
GEZİ PARKI OLAYLARI
Biz hukukun içinde ve sınırlarında kalmak koşuluyla her türlü hak arama çabasına saygı gösteririz ama siz kamu düzeninin tehdit ederszeniz ülkenin güvenlik güçleri gerekli müdahaleyi yapar kusura bakmayın. Bugün demokrasiye sahip çıkan millet var. O bayat senaryonun başarılı olma imkanı yoktur 27 Mayıs'ın izlerini sildik. 11 yıl içinde çok büyük reformlar yaptık.
BİR KONUDA BAŞARISIZ OLDUK
Ama burada samimi söylemek istiyorum. Bir alandaki başarısızlığımızı belirtmek istiyorum. Ana muhalefetin zihniyetini değiştirmede başarısız olduk, onu başaramadık. Üzerlerinde 12 Eylül'ün tozunu taşıdıklarını görürsünüz.
Bu yıl dönümü Mısır'ı ziyaret ederek kutluyorlar. Daha yeni darbe yapmış zihniyeti ziyarete gittiler. Mısır'da CHP heyetine en son ne zaman iktidar oldukları soruluyor cevap veremiyor. Geleceğe bakalım diyorlar.Küçük azınlığın kaos oluşturma girişimleri asla ve asla başarıya ulaşamayacaktır. Bu ülkenin sahibi millettir. Millet ne karar verirse o olacak. Tabi ki çoğunluk da azınlığın hakkını koruyacaktır. Önce sandık yoluyla sonra uzlaşarak konuşarak çözeceğiz.
ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA AÇIKLAYACAĞIM
Demokrasi paketine ilişkin son detayları konuşuyoruz. Öbür hafta demokratikleşme paketini açıklayacağım. 76 milyonun beraber yaşayacağı yaşam tarzlarına hürmet gösterildiği bir Türkiye inşa ediyoruz.
KİME MÜDAHALE ETMİŞSEK BENİ BULSUN
Biz kimin yaşam tarzlarına nerede müdahale etmişiz.Allah aşkına böyle birileri varsa beni, il başkanlarımı bulsun, iletsin.Eğer yaptığımız alkol düzenlemesiyse kusura bakmasınlar batıda düzenlemeleri görsünler, daha çok yapmamız gerektiğini görecekler. Sarhoş gezdirecekler sonra trafik kazasında benim çocuğum öldü, feryat. Bir de onun çarpması sonucu ölenler ne olacak? taksirli suç katiller sınıfına girmiyor.Katil gibi muamele görmüyor, bu ödüllendirmedir. Sağlıklı toplumun önünü açmamız lazım. Böyle yanlış olabilir mi?
BÖYLE CAMBAZLIK OLUR MU?
Suriye'de hayatını kaybedenlerin sayısı 110 bine ulaştı, bilinmeyen 200 bin rakam var. 7 milyon insan evinden kaçtı. Her gün yüz yüzelli insan kaybettiğini biliyoruz. Neticesi ölüm olan bir silah kullanımında kimyasal silah kullanıldığında suç diğer silahlan kullanıldığında suç değil mi? Böyle anlayış olabilir mi? Ölüm ölümdür. Biz bunların hepsini aynı kategori üzerinden değerlendirmeliyiz. Rejimin bunun hesabını vermesi gerekir.Bunu anlamak güç. Böyle bir cambazlık olur mu? Bunu adil olarak ele alalım. Bu ölümlerin hesabını kim verecek.
KUŞKUYLA BAKIYORUZ
Biz kimyasal silahlar konusunda verilen sözlere kuşkuyla bakıyoruz, Esed zaman kazanıyor. Ana muhalefet Esed'in yanında biz muhaliflerin yanındayız, mağdurların yanındayız.