Geri Bilim yanıtladı: Uzun Covid, neden kadınları daha fazla etkiliyor?

Bilim yanıtladı: Uzun Covid, neden kadınları daha fazla etkiliyor?

Uzun Covid vakaları kadınları erkeklere göre daha fazla etkiliyor. Dünya genelinde yapılan araştırmalar, bu durumdan etkilenen kadın sayısının erkeklerin dört katı olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, uzun süreli Covid durumdan daha fazla kadınların etkilenmesinin nedenleri altında, kadınların erkeklere nazaran daha güçlü bir bağışıklık tepkisine sahip olmasını ve otoimmün hastalıklara olan yatkınlığını gösteriyor. İşte uzun süreli Covid-19'in kadınlarda erkeklerden daha fazla görülmesinin nedenleri...

14 Haziran 2021 Pazartesi, 12:38 - Sağlık
A
Bilim yanıtladı: Uzun Covid, neden kadınları daha fazla etkiliyor?

UZUN COVİD NEDİR?

Dünyanın dört bir yanından artan kanıtlar, Covid-19'a yakalanan ve enfeksiyonundan kurtulan insanların yorgunluk, kalp çarpıntısı, felç, beyin sisi ve nefes darlığı gibi bir dizi devam eden semptom yaşayabileceğini gösteriyor. Semptomların sekiz hafta ya da daha uzun sürmesiyle, "uzun süreli Covid-19" durumu ortaya çıkıyor. 

Bilim insanları tarafından daha önce yapılan bir çalışmada, Covid-19 yakalanan her yedi kişiden birinin en az dört hafta, her 20 kişiden birinin en az sekiz hafta, her 45 kişiden birinin ise  en az 12 hafta boyunca uzun süreli Covid-19 ile mücadele ettiği ortaya koydu.

UZUN COVİD AĞIRLIKLI OLARAK 40 YAŞIN ALTINDAKİ KADINLARDA GÖRÜLÜYOR

Haziran 2020'de, uzun süreli Covid'in ilk raporları tıp camiasında süzülmeye başladığında, bu gizemli rahatsızlıkla boğuşmaya çalışan doktorlar alışılmadık bir eğilim fark etmeye başladı. Akut Covid-19 vakaları, özellikle bu hastalıkla hastaneye kaldırılanların çoğu erkek ve 50 yaşın üzerindeyken, uzun süreli Covid-19 hastaları hem nispeten genç hem de ezici bir çoğunlukla kadındı.

Bununla birlikte, Mayıs ve Temmuz 2020 arasında Fransa'daki bir hastaneye yürütülen uzun süreli Covid-19'un ilk raporları, ortalama yaşın 40 civarında olduğunu ve Covid-19'un uzun vadeli etkilerinden etkilenen kadınların sayıca erkeklerin dört katı olduğunu ortaya çıkardı. Son 12 ayda, benzer bir cinsiyet çarpıklığı Bangladeş'den Rusya'ya kadar dünya çapında belirgin hale geldi. 

Şu anda dünya genelindeki bilim insanları, kadınları uzun süreli Covid'e daha yatkın hale getiren farklı faktörleri araştırıyor. Araştırmacılar, bu durumun altındaki nedenleri anlamanın Covid-19 ve farklı enfeksiyonların  tetikleyebileceği diğer hastalıklara ışık tutmak için çok önemli olduğunu söyledi.

HAMİLELİK TELAFİSİ HİPOTEZİ

ABD'de Yale Üniversitesi Tıp Fakütesi'nden immünolog Profesör Akiko Iwasaki, geçen yılın çoğunu erkeklerin ve kadınların yeni tip corona virüse nasıl tepki verdiği arasındaki farklılıkları çözmeye çalışarak geçirdi. Erken bulgularından biri, virüs bulaşmış hücreleri arayan ve yok eden bağışıklık sistemi için önemli bir hücre grubu olan T hücrelerinin, enfeksiyonun erken evrelerinde kadınlarda erkeklerden çok daha aktif olduğuydu. Bu durumun ise genetik farklılardan kaynaklandığı düşünülüyor.

Iwasaki, "Kadınların X kromozomunun iki kopyası vardır Ve bağışıklık sisteminin çeşitli kısımlarını kodlayan genlerin çoğu, bu kromozom üzerinde yer alıyor, bu da farklı bağışıklık tepkilerinin kadınlarda daha güçlü bir şekilde ifade edildiği anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.

KADINLARIN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ HAMİLELİK SIRASINDA ARTAN KORUMA İHTİYACINI DESTEKLEMEK İÇİN EVRİMLEŞTİ

Bununla birlikte Iwasaki, bu durumun  aynı zamanda, üreme çağındaki kadınların bir patojenin varlığına karşı daha reaktif bağışıklık tepkileri olduğunu öne süren hamilelik telafisi hipotezi adı verilen bir teoriyle de bağlantılı olduğunu açıkladı.

Çünkü, kadınların bağışıklık sistemleri hamilelik sırasında artan koruma ihtiyacını desteklemek için evrimleşti. Bu güçlü bağışıklık tepkisinin, enfeksiyonun akut evresinde kadınların Covid-19'dan ölme olasılığının çok daha düşük olmasının nedenlerinden biri olduğu düşünülüyor. Ancak, burada farklı bir sorun yaşanıyor. Uzun süreli Covid için ana teorilerden biri, virüs parçalarının vücudun rezervuar olarak bilinen uzak ceplerinde aylarca oyalanmayı başarması... 

Iwasaki, beyinden böbreklere kadar neredeyse her dokuda corona virüs kalıntılarının keşfedildiğini belirterek, "Kadınlar bir virüsün varlığına çok güçlü tepki verdiğinden, bazı bilim insanları bu viral rezervuarların vücutta kronik iltihap dalgalarını tetikleme olasılığının daha yüksek olduğunu ve bunun da uzun süreli Covid'li birçok kişinin yaşadığı ağrı, yorgunluk ve beyin sisi semptomlarına yol açtığını düşünüyor. Bu fikri destekleyen kanıtlar, kronik Lyme hastalığı çalışmalarında bulunmuştur. Lyme hastalığına neden olan bakteri Borrelia burgdorferi, doku ve sinirlere girerek vücutta saklanarak kronik semptomlara yol açabilir" değerlendirmesinde bulundu.

OTOİMMÜN HASTALIKLAR

Uzun süreli Covid üzerinde çalışan birçok bilim insanı, vakaların bir kısmında virüsün bir otoimmün hastalığı tetiklemiş olabileceğine ve bağışıklık sisteminin unsurlarının, vücudun kendi organlarına saldıran oto-antikorlar olarak bilinen kendi kendine yönlendirilen antikorlar üretmesine neden olabileceğine inanıyor. 

Geçen yılın Aralık ayından bu yana, Iwasaki ve diğerleri, Covid-19 hastalarında kan damarlarının astarından beyne kadar çeşitli dokulara yönelik 100'den fazla farklı oto-antikorun yüksek seviyelerini belirleyen çalışmalar yayınladılar. Bu oto-antikorların bazılarının seviyesi zamanla doğal olarak azalırken, diğerleri sabit kaldı.

Iwasaki, bu kendi kendine yönlendirilen antikorların aylar boyunca uzun süreli Covid hastalarının kanında kalması durumunda, bilişsel işlev bozukluğundan pıhtılara ve disotonomiye kadar yaygın semptomların çoğunu açıklayabileceğine inanıyor. 

Çalışmalarda ayrıca, kadın hastaların, yeni alerjilerden kas sertliği ve eklem ağrısına kadar, otoimmün ile ilgili rahatsızlıkları yaşama ihtimalinin çok daha yüksek olduğu bulundu.

ABD'DE OTOİMMÜN HASTALIK TEŞHİSİ KONULAN KİŞİLERİN YÜZDE 78'İ KADIN

Iwasaki, belirli oto-antikorların uzun süredir kadın Covid hastalarında özellikle yüksek seviyelerde bulunup bulunmadığını incelemek isteyen başka bir çalışma yürütüyor. Durumun böyle olduğu kanıtlanırsa, tam bir sürpriz olmayacak. Virüsler, uzun süredir tip 1 diyabetten iltihaplı romatizmaya kadar kadar uzanan otoimmün hastalıkların başlangıcıyla bağlantılı olduğu biliniyor ve  ABD'deki otoimmün hastalık vakalarının yüzde 78'ini kadınlar oluşturuyor.

New York Üniversitesi'nden Julie Nusbaum, "Viral enfeksiyonlar bağışıklık sisteminin yanıt vermesini sağlar. Ancak, pek çok kadında bu bağışıklık tepkisi o kadar güçlü olabilir ki, virüs temizlendikten sonra bile kapanmayan bir tür düzensiz bağışıklık döngüsü oluşur" dedi.

Diğer taraftan, uzmanlara göre kadınlar, erkeklerden çok daha yüksek seviyelerde bulunan ve bağışıklık sistemini aşırı hızlanmaya itebilen "VGLL3" adı verilen moleküler bir değişimden, iltihabı artırabilen cinsiyet hormonu östrojene kadar çeşitli nedenlerle otoimmün sorunlara daha yatkın.

Erkekler ise, B hücreleri adı verilen oto-antikor üreten hücrelerin sayısını baskılayan yüksek testosteron seviyeleri nedeniyle gelişen otoimmün ile ilgili sorunlara karşı daha fazla korunuyor. Iwasaki, bu eğilimin uzun süreli Covid'in cinsiyet çarpıklığını açıklayan ana faktör olabileceğine inanıyor.

Diğer Sağlık ve Beslenme Haberleri için tıklayın


14 Haziran 2021 Pazartesi, 12:38
A