Bilezik,ayakkabi dar geliyor, iz birakiyorsa doktora başvurun
Halk arasında 'fil hastalığı' olarak bilinen lenfödemli (lenf yollarının tahrip olması, kol ve bacakların şişmesi) hasta sayısı hiç de azımsanmayacak düzeyde. Dünyada 140 milyon doğuştan gelen lenfödem ve 250 milyon sonradan lenf yollarının tahrip edilmesiyle oluşan lenfödem hastası bulunuyor. Ülkemizde de oldukça yaygın olan hastalığa karşı dikkatli olmak gerekiyor.
2012.12.12 14:21 - Son Güncellenme: 2012.12.12 14:21 - Sağlık - HABER MERKEZİ
Özel Bahar Hastanesi'nden Lenfödem Uzmanı Fizyoterapist Elif Eskici, hastalığın tedavisinin tıbbi bir problem olmaya devam ettiğini belirtiyor. Eskici, 'kol veya bacakta dolgunluk hissi, deride gerginlik, giysi, bilezik, saat, yüzük ayakkabı gibi eşyaların dar gelmesi, iz bırakması' gibi belirtilerin biri bile olduğunda derhal doktora başvurmak gerektiğini belirtiyor.
Lenf sisteminin lenf damarları ve lenfatik organlardan (lenf nodülleri, bademcikler, dalak) oluştuğunu dile getiren Eskici, şu bilgileri paylaştı : "En önemli fonsiyonu doku sıvısı ve içindeki maddelerin venöz kan dolaşımına drenajı ve transportudur. İnce bağırsaktaki lenf damarları, yağların kalın bağırsağa transportu ve alımından sorumludur. Lenf sistemi aynı zamanda bağışıklık sistemimizin de en önemli öğesidir."
Hastalığın dokulardaki lenf sıvısının boşaltılamaması sonucu dokularda birikmesi nedeniyle, ilgili vücut bölgesinin şişmesi şeklinde oluştuğunu vurgulayan Eskici, daha çok kollar ve bacaklarda nadiren de genital bölgede ve kafada görüldüğünü kaydetti. Primer lenfödemin genelde belirgin bir sebebi olmadığının altını çizen Eskici, bayanlarda ve özellikle bacaklarda daha sık görüldüğü bilgisini verdi.
"BELİRTİLERDEN BİRİ BİLE OLSA DERHAL DOKTORA BAŞVURUNUZ"
Eskici, hastalığın belirtilerini şöyle ifade etti: "Lenfödem hemen gelişmeyebilir. Lenfatik sistemin yaralanmasından yıllar sonra ortaya çıkabilir. Şişlik ilk önce el veya ayak sırtında oluşur. Kol ve ya bacakta dolgunluk hissi, deride gerginlik, giysi, bilezik, saat, yüzük ayakkabı gibi eşyaların dar gelmesi, iz bırakması gibi belirtilerin biri bile dikkatinizi çektiğinde derhal doktorunuza başvurunuz. Hastalığın ilk evresinde doku normaldir ancak dokuda patofizyolojik değişiklikler başlamıştır. Ödem yoktur. Geri dönebilen lenfödem evresinde hasta kolunu yada bacağını yukarı kaldırınca ödem azalır hatta yok olur. Ödem yumuşak hissedilir. Ödemli kol yada bacağa parmakla basılınca çukurluk oluşur. Geri dönmeyen lenfödem evresinde ödem kol yada bacağın yukarda tutulmasıyla inmez. Cilt serttir. Parmakla çok kuvvetli basıldığında çukurluk oluşur. Ağırlık hissi, yanma görülür ve hareket kısıtlanması ortaya çıkar. Fil hastalığı evresinde ise cilt daha derin tabakalarına kadar etkilenmiştir. Ciltte çatlaklar, yaralar oluşur ve bakterilerin bu çatlaklardan içeri girerek enfeksiyona neden olma riski artar. Yaralardan lenf sıvısı dışarı sızar ve ciddi ağrılar meydana gelir."
"TEDAVİYİ BİRÇOK HEKİM VE HASTA BİLMİYOR"
Tedavinin birçok hekim ve hasta tarafından bilinmediğine dikkat çeken Eskici, tedavi konusunda şu bilgileri verdi: "Lenfödemin en etkin tedavisi Kompleks Boşaltıcı Fizyoterapi (KBF)'dir. Tedaviye erken dönemde başlanırsa ödemin o bölgede oluşturacağı değişikliklerin önüne geçilebilir ve hastalık kontrol altına alınarak tedavide başarı şansı artar. Tedavi, manuel lenf drenajı, cilt bakımı, basınç uygulanması ve egzersiz şeklinde 4 ana komponentden oluşur. Kompleks boşaltıcı fizyoterapi her türlü ödem durumunda ödemi gidermek için uygulanabilir. 2 fazda uygulanır. İyileştirme fazı, mevcut ödemin inmesi için yoğun bir tedavi uygulamasının yapıldığı fazdır. Hasta her gün tedaviye alınır. Manuel lenf drenajı, cilt bakımı, bandajlama ve özel egzersizler yapılır. Koruma fazında ise önceki fazda elde edilen ödemdeki azalma devam ettirilip tekrar ödem artışı engellenmeye çalışılır. Fizyoterapist kontrolünde hasta tarafından yürütülen süreçtir. Hasta bası giysisi giyer ve egzersizlerini yapar. Ömür boyu devam eden bir süreçtir."
"DENENEN HİÇBİR TEDAVİ KESİN ÇÖZÜM GETİRMEDİ"
Lenfödem tedavisinde pek çok yöntemin denendiğini ifade eden Eskici, şöyle devam etti: "Dünyada lenfödemle ilgili yapılan tüm ameliyatlara bakıldığında bugüne kadar geliştirilen yöntemlerden hiçbirinin, lenfödem tedavisine kesin bir çözüm getirmediği anlaşılmaktadır. Lenfödem tedavisinde etkili bir ilaç tedavisi de bulunmamaktadır. Sıklıkla diüretik ilaçlar reçete edilir ama bunlar yararlı bir etki göstermemektedir. Hastalara önerilen bası giysileri yâda varis çorapları da bir tedavi yöntemi değildir. Doktorlar tarafından sıklıkla önerilen pnömotik kompresyon cihazları da faydalı olmadığı gibi kalıcı hasarlara sebep olabilir.Uluslararası Lenfoloji Birliğinin 2003 yılında yayınladığı sonuç bildirgesinde Kompleks Boşaltıcı Fizyoterapi (KBF)'nin lenfödem tedavisinde 'en etkili yöntem' olduğu bildirilmiştir."