"Başkanlık sistemini tartışmak gereksiz"

"Başkanlık sistemini tartışmak gereksiz"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Başkanlık sistemini tartışmayı gereksiz görüyoruz. Bizim 150 yıllık parlamenter geleneğimiz var" dedi.

2013.04.06 11:44 - Son Güncellenme: 2013.04.06 11:44 - Siyaset - HABER MERKEZİ
A
"Başkanlık sistemini tartışmak gereksiz"

Kılıçdaroğlu, partisince bir otelde düzenlenen "İş Dünyası ile Dayanışma ve İş Dünyasını Dinleme" toplantısına katıldı.

CHP'nin iş dünyasına mesafeli durduğu yönünde bir algı olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Bu algıyı besleyen CHP'nin iş dünyasıyla iç içe olmamasıdır" diye konuştu.

Bunun bir eksiklik olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Neden kendimize 'yeni CHP' diyoruz, işte bunun için diyoruz. Biz iş dünyasıyla daha iç içe olacağız. Sizin sorunlarınızı dinleyeceğiz. Söz, sorunlarınızı çözmek için parlamentoda elimizden gelen her türlü çabayı göstereceğiz" ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, iktidar partisinin doğruluğuna inandıkları her projesine destek verdiklerini dile getirerek, muhalefet etmenin doğruya muhalefet etmek olmadığını kaydetti.

Ortadoğu bataklığına saplanan Türk dış politikasının dünyayı anlayamayacağını anlatan Kılıçdaroğlu, "Hindistan, Çin neden gelişiyor? Neden dünyaya meydan okuyorlar? Katma değeri yüksek ürünler üretmeye başladı bunlar artık" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Türkiye'deki eğitim sisteminin eksiklikleri olduğunu ve sorgulayıcı olmadığını da savundu.

"Washington'da yeni ofis açıyoruz"

Türkiye'de bazı üniversitelerin talep olmadığı için fizik bölümlerinin kapatıldığını savunan Kılıçdaroğlu, "Eğer siz üniversitelerde fizik bölümlerini kapatıyorsanız, katma değeri yüksek ürünler üretemezsiniz. Geniş pencereden dünyaya bakmazsanız sonuç elde edemezsiniz. Biz geniş pencereden bakmaya çalışıyoruz. Brüksel'de ofisi olan tek parti CHP. Neden? AB'deki gelişmeleri yakından izleyelim diye. Washington'da da yeni ofis açıyoruz" ifadesini
kullandı.

Bir demokrasinin olmazsa olmazının vergilerin nereye harcandığının bilinmesi olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, vatandaşın, ödediği vergilerin nereye harcandığını sorgulaması gerektiğini kaydetti.

Bütçe görüşmeleri sırasında Sayıştay raporlarının gelmediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, bu durumdan çoğu kişinin haberi dahi olmadığını, sadece CHP'nin itiraz ettiğini belirtti.

"Üniversiteler özgün ortamda bilgiyi üretir"

Sanayiciye destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Türkiye ile Güney Kore büyüme sürecine beraber başladılar, bizim bir otomobil markamız vardı, onların iki otomobil. Bizim otomobil markasını biz tarihe gömdük, yok artık, 'Anadol' bitti. Güney Kore'nin iki otomobil markası dünya markası oldu, Samsung'u da yarattılar. Biz 'Samsun' sigarasını bile yaşatamadık" ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Üniversiteler özgün ortamda bilgiyi üretir. Demokrasisi ve üniversitesi gelişmemiş bir ülke asla bilgi üretemez. Türkiye Avrupa'nın en büyük otobüs üretim merkezidir. Hepimiz gurur duyarız. Benim ülkemde üretilen otobüsler dünyanın her tarafına ihraç ediliyor. Biz nereden aldık otobüsü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Hollanda'dan. Hollanda'nın özelliği ne, dağı olmayan tek ülke arkadaşlar. Otobüsler sadece düz yolda gidiyor. Tanesine 1 milyon 200 bin
avro ödedik. Sizin vergilerinizle ödedik. Aldığımız otobüsler yokuş çıkmıyor. Dünyanın en pahalı hurdalığının sahibiyiz biz. Hesabı soruldu mu, hayır. Bu algıyı ve anlayışı değiştirmediğimiz sürece Türkiye'yi büyütemeyiz."

İşadamlarının sorularını yanıtladı

İşadamlarının sorularını da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, "Avrupa Birliği ve Gümrük Birliği konusunda ne düşünüyorsunuz?" denilmesi üzerine Kılıçdaroğlu, "Avrupa Birliği konusunda Türkiye çok yanlış bir strateji izledi. Brüksel'de 2004'te imzaladığı sözleşmenin gereğini yerine getiremedi. Biz Avrupa Birliği'ne önem veriyoruz. Avrupa Birliği'ni çağdaşlaşma projesi olarak görüyoruz. Ama Gümrük Birliği konusunda kafamızda soru işaretleri var" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Suriye ile ilişkilerin sorulması üzerine ise bu konuda hükümetin izlediği dış politikanın çok yanlış olduğunu savunarak, "Bütün komşularımızla sorunluyuz. Bu Türkiye'nin sanayisine, ekonomisine büyük zararlar veriyor. Türkiye'nin bu yoldan bir an önce çıkması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

"Başkanlık sistemi ve anayasa konusunda ne düşünüyorsunuz" sorusunu Kılıçdaroğlu, "Samimi olarak Türkiye'nin çağdaş, uygar, demokratik, bireysel hak ve özgürlüklerini genişleten, kadın erkek eşitliğini önceleyen bir anayasaya ihtiyacımız var. Buna destek verilmeli. Başkanlık sistemini tartışmayı gereksiz görüyoruz. Bizim 150 yıllık parlamenter geleneğimiz var. Neden 150 yıllık bir geleneği çöp sepetine atıyoruz, bunu genişletmek varken" diye yanıtladı.

Barış Süreci

Kılıçdaroğlu, barış sürecine ilişkin de şunları ifade etti:

"Hiçbir zaman bu ülkede yaşayan 76 milyon yurttaşın her birinin 'ben barış istemiyorum' dediğini duymadım. Hepimizin ortak talebi budur. Soru şu: Barış ama nasıl? Bu sorunun çözülmesi için katkı veren, düşünce üreten, yol haritası belirleyen tek parti biziz. 1989'dan beri üretmediğimiz rapor kalmadı.

Yol haritasını ben bizzat Sayın Başbakana gidip kendim ilettim, 'bizim çözümümüz şudur, parlamentoda bir uzlaşma komisyonu olsun, tıpkı anayasa uzlaşma komisyonu gibi. Her siyasal partiden eşit milletvekili olsun'. Ben adım gibi eminim bugün Türkiye'de parlamentoda görev yapan dört partide de bu işin çözümüyle ilgili kafa yoran son derece saygın milletvekilleri var. Bu yetiyor mu? Hayır. Dünyanın saygın demokrasilerinde 30 yıldır kökleşmiş sorunlar sadece siyaset kurumunun çözeceği sorunlar olmaktan çıkmıştır. Sivil örgütlerin de desteğinin olması lazım.

O yüzden dedik ki 'uzlaşma komisyonu kurulsun parlamentoda, parlamento dışında kanaat önderlerinden oluşan bir de akil adamlar veya gerçekleri araştırma komisyonu gibi bir komisyon kurulsun'. İkisi eş zamanlı çalışsın, sivil komisyon parlamentoda ki komisyona bağlı olarak çalışsın. Devlet doğrudan gidip terör örgütüyle görüşemez. Devlet hukuki bir kurumdur, saygınlığı olan bir kurumdur. Devletin organları suç işleyen organlarla yan yana gelmezler, konuşmazlar."

ABD yapımı "Görevimiz Tehlike" filminin bir bölümüne atıfta bulunan Kılıçdaroğlu, "Hiçbir devlet kendisini yasa dışı bir organizasyonun içinde göstermez. Biz ne yaptık? Masanın bir ucunda Abdullah Öcalan diğer ucunda Recep Tayyip Erdoğan oturuyor. Siz bundan sonra dünyanın hiçbir ülkesinde 'PKK terör örgütüdür' diyemezsiniz. Deseniz de ikna edemezsiniz. Neden? 'Siz terör örgütüyle konuştunuz, konuşmasaydınız. Konuştunuz, anlaştınız. Niye şimdi onun terörist olduğunu söylüyorsunuz?' derler. 'CHP bize destek versin' diyorlar. Verelim ama düşünceniz ne? Bilmediğimiz şeye nasıl destek vereceğiz?" diye konuştu.

 

Diğer Siyaset Haberleri için tıklayın


2013.04.06 11:44 - Son Güncellenme: 2013.04.06 11:44 - HABER MERKEZİ
A