Başbakan Yıldırım: Pusula bozulmuş, iş görmüyor
Partisinin Düzce mitinginde konuşan Başbakan Yıldırım, ''82 model darbe anayasası ile artık bu büyük ülke, yönünü belirleyemiyor. Çünkü anayasa bir ülkenin pusulasıdır, pusula bozulmuş, iş görmüyor'' dedi. HDP için ''Kandil'in taşeronları'' ifadesini kullanan Yıldırım, ''O Kandil'i de başlarına yıkacağız, taşeronlarına da gereğini yapacağız'' şeklinde konuştu.
2017.03.10 16:34 - Son Güncellenme: 2017.03.10 16:34 - Siyaset - HABER MERKEZİ
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, anayasa değişikliği halk oylaması sürecinde partisince Düzce Anıtpark Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuştu.
Ülkenin tüm vatandaşlarını kucaklayacak çoğulcu demokrasiye dayalı anayasa sözü verdiklerini, anayasayı değiştireceklerini söylediklerini, vekiller olarak sözlerini tuttuklarını ve görevlerini tamamladıklarını anlatan Yıldırım, şunları kaydetti:
"Şimdi artık söz de karar da sizin. AK Parti olarak milletin yolundan başka bir yola asla girmedik. 82 model darbe anayasası ile artık bu büyük ülke yönünü belirleyemiyor. Niye belirleyemiyor? Çünkü anayasa bir ülkenin pusulasıdır, pusula bozulmuş, iş görmüyor. Allah korusun, bozuk pusulayla gemi ya batar ya da karaya oturur. İki başlı yönetimler pusulayı ele aldı, zannettiler ki bu işi yapacağız. Yapamazsınız kardeşim. Zaten yapamadınız. Kavga kavgayı, o da kara günleri getirdi. Mevcut anayasada cumhurbaşkanı da başbakan da güçlü. Bu yüzden çoğu zaman bu iki makam arasında anlaşmazlık oluyor. Bu, bazen o kadar ileri gidiyor ki iki makam birbiriyle kavga ediyor. 2001 krizi neden oldu hatırlayın."
"BU KAVGA YENİ DEĞİL"
Yıldırım, 2001 krizinin anayasa kitapçığını cumhurbaşkanının başbakana fırlatması ve birbirlerine hakaret etmeleri üzerine çıktığını, bunun bedelini de milletin ödediğini anımsattı.
O dönemde ülkenin muz cumhuriyetine döndüğünü, acı tecrübeleri birlikte yaşadıklarına dikkati çeken Yıldırım, şöyle devam etti:
"Bu kavga yeni değil. 1950'de tek parti dönemi, rahmetli Bayar, Adnan Menderes ve arkadaşlarının kurduğu siyasi hareketle sona erdi. Türkiye'de her 5 yılda bir seçim olsaydı şu anda 19. hükümet iş başında olacaktı. Şimdi 65. Hükümet var. İsrafa bak, bu, Türkiye'ye yakışmıyor. 1950'den bu yana 48 hükümet kurulmuş. Her bir hükümetin süresi bir yıl 3 ay. Bu süre zarfında, 50 yılda, bugüne kadar İngiltere sadece 15 hükümet kurmuş. Amerika sadece 17 başkan seçmiş, biz 48 hükümet kurmuşuz. Bu kalsa neyse. Bir de darbeler, muhtıralar, milli iradeyi tehdit, kumpaslar almış başını, gitmiş. Neyse ki yıllar sonra milletin sinesinden AK Parti çıktı. Onun kurucu genel başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çıktı."
Yıldırım, alandakilerin "Recep Tayyip Erdoğan" sloganları üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın selamını vatandaşlara iletti.
AK Parti ile de uzun süre uğraştıklarını, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın milletvekilliği yapmasını yasakladıklarını belirten Yıldırım, bunun da yetmediğini, 2007'de muhtıra verdiklerini ifade etti.
Vesayet odaklarının o dönemde "Siz cumhurbaşkanı seçemezsiniz" dediğini hatırlatan Yıldırım, "Biz ancak muhtırayı milletten alırız. Milletten başka kimse bize muhtıra veremez. O muhtırayı aynen iade ettik ve 'Siz misiniz bize cumhurbaşkanı seçtirmeyen ' dedik. O zaman millete gittik ve millet referandumda 'Evet' verdi. Düzce, yüzde 79 'Evet' verdi. Düzce, şimdi en az plakanız kadar 'Evet' istiyoruz" şeklinde konuştu.
Yıldırım'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
''Biz AK Parti olarak milletin yolundan başka bir yola asla girmedik. 82 model darbe anayasası ile artık bu büyük ülke, yönünü belirleyemiyor. Niye belirleyemiyor? Çünkü anayasa bir ülkenin pusulasıdır, pusula bozulmuş iş görmüyor. Allah korusun, bozuk pusulayla gemi ya batar ya da karaya oturur.
''KILIÇDAROĞLU DİNLE, DİNLE''
Bu gençliğe siyaseti milletvekilliğini çok gören Kılıçdaroğlu dinle, dinle. İşte gençlik işte gelecek. Birileri darbe anayasasının mevcut sisteminden nemalanıyor. Millete devamlı aba altından sopa gösteriyorlar.
''ARTIK YETKİ DOĞRUDAN MİLLETE GEÇİYOR''
Bu anayasa değişikliğinde ne var ne yok? Artık yetki doğrudan millete geçiyor. Vatandaş milletvekilleri seçimiyle Cumhurbaşkanlığı seçimini aynı gün yapıyor. İlk günden hükümeti de kuruyorsunuz güven oyunu da veriyorsunuz. Herkes işine bakıyor. 5 yıl kulağınız rahat para zaman israfı yok. İşimize gücümüze bakacağız.
''ZATEN BUNLAR HER ŞEYİ TERSİNDEN OKUYORLAR''
'Meclis'in etkinliği kayboluyor' diyorlar. Hepsi yalan dolan. Kılıçdaroğlu... (Yuh sloganları atılınca) Yuh demeyin dinleyin dinleyin boşver değmez. Kılıçdaroğlu bizim anlatamadığımız işi anlattı fıkra gibi. 'Siz bu sistemi getiriyorsunuz da yeni değişiklik gelirse Cumhurbaşkanı bir partiden Başbakan başka partiden olursa ne olacak' diyor. Bizim anlatamadığımızı sen en güzel şekilde anlattın. Aslında teşekkür de etmek lazım. Ama yardımcısı 'Kemal Bey hepsini biliyor yanlış açıklamadı tersinden okudu' diyor. Zaten bunlar her şeyi tersinden okuyorlar işleri güçleri tersinden gitmek. Eller Ay'a bunlar yaya. O tutmadı cahillikleri ortaya çıkınca çevir kaz yanmasın.
''ÇARŞI HER ŞEYE KARŞI' DİYORLAR YA BUNLAR ONLARI DA GEÇTİ''
Bunlar her şeye karşı. Marmaray'ı yaparsın Avrasya Tüneli'ni yaparsın bunlar karşı. Hızlı tren yaparsın bunlar yine karşı. Maşallah 'Çarşı her şeye karşı' diyorlar ya bunlar onları da geçti. Yeni anayasada yargı tarafsız olsun diyoruz. Kılıçdaroğlu buna da karşı. Ama niye olduğunu anladık. Meğerse Kılıçdaroğlu anayasa değişikliği metnini okumamış. Daha fazla da Kılıçdaroğlu ile vaktimizi doldurmayalım işimize bakalım. Bu kadar şeyi söyledikten sonra Kılıçdaroğlu geçenki referandumda hangi sandıkta oy kullanacağını unutmuştu gidememişti bu sefer bari gitsin 'Evet' versin. Bizim söylediğimizi söylüyor. Gitsin işi tamamlasın.
''KANDİL'İ DE BAŞLARINA YIKACAĞIZ''
Bir de HDP var. (Yuh sloganlarına) Tamam buna yuh çekin. Bunlar bölücü bunlar Kandil'in taşeronları. O Kandil'i de başlarına yıkacağız taşeronlarına da gereğini yapacağız.
''BAZI ÜLKELER HALK OYLAMASINA TARAF OLMUŞTUR''
Bazı ülkeler bu halk oylamasına engel çıkararak taraf olmuştur. 'Hayır'cılardan yana taraf olmuşlardır. Bunun böyle bilinmesini istiyorum. Varsın birileri bu demokrasi treninden insin. Varsın, Avrupa'nın bazı ülkelerinde Türkiye'ye karşı bazı engellemeler yapılsın. Bu bizim değil, bu engellemeleri yapan ülkelerin ayıbıdır. Dost ülke kavramına yakışmayan, utanç verici uygulamalardır. İkinci Dünya Savaşı'nın siyasi zihniyetinin yansıması olan bu yasaklamalar, bu engellemeleri yapan ülkelerin demokrasiyi, özgürlükleri hazmetmediklerini gösterir.''