Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş Bursa'da konuştu

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş Bursa'da konuştu

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, terör operasyonu kapsamında gözaltına alınan belediye başkanlarına ilişkin, "Teröre destek olan yaptığı bu desteğin bedelini öder. Hem halkın oylarıyla seçileceksiniz hem de halkın vergileriyle sağlanan imkanlarla teröre destek olacaksınız. Bu, kabul edilebilir bir şey değildir." dedi.

2016.11.16 13:52 - Son Güncellenme: 2016.11.16 16:08 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş Bursa'da konuştu
05:34 Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş Bursa'da konuştu

İLGİLİ VİDEO

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş Bursa'da konuştu

Kurtulmuş, Bursa'nın Orhangazi ilçesindeki bir restoranda, sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle buluştuğu toplantı öncesinde basın mensuplarının sorularını cevapladı. 

Tunceli ve Siirt'te belediye başkanlarının gözaltına alınmasıyla sonuçlanan terör operasyonuyla ilgili değerlendirmelerinin sorulması üzerine Kurtulmuş, Türkiye'nin geçen sene temmuz ayından itibaren terör örgütleriyle eş zamanlı ve çok boyutlu bir mücadele sürdürdüğünü anımsattı.

"Diyebiliriz ki bu mücadele, artık neredeyse bir savaş mahiyetindedir." diyen Kurtulmuş, ülkenin esenliğini sağlamak için şehirlerde açılan çukurları, bombalı eylemlerin ortadan kaldırıldığını, şehirlerin, kırsal alanların terörden temizlendiğini aktardı.

Kurtulmuş, terörün, elinde silah olan ya da bomba koyan militandan ibaret olmadığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Bu terör örgütlerinin arkasında bunlara içeriden ve dışarıdan lojistik, istihbari, siyasi destek ve silah desteği sağlayanların hepsiyle de eş zamanlı bir mücadele veriyoruz. Bu kapsamda özellikle bölgede halkın oylarını almış, millete hizmet etmek için şehirleri, yolları, suları güzelleştirmek, günlük ihtiyaçları karşılamak, parklar yapmak, temiz bir çevre oluşturmak için oy almış hatta yüzde 70, 80 oy almış olan belediyelerin görevi, çukur kazmak, kazılan çukurlara bomba taşımak, militanlara destek vermek değildir. Öncelikli olarak bu belediye başkanları, sadece bu 2 belediye başkanı için söylemiyorum, hangi suçlamalarla karşı karşıya kaldıkları detayını bir kenara bırakarak söylüyorum. Teröre destek veren belediye başkanları öncelikli olarak oy aldıkları bölge halkına ihanet ettiler. Dolayısıyla bunun hesabı sorulmak durumundadır. Bu halk onlara çukur kazsın, bomba taşısın diye oy vermedi. Hizmet etsinler diye oy verdi. Teröre destek olan yaptığı bu desteğin bedelini öder. Hem halkın oylarıyla seçileceksiniz hem de halkın vergileriyle sağlanan imkanlarla teröre destek olacaksınız. Bu, kabul edilebilir bir şey değildir. Dünyanın hiçbir yerinde de böyle bir şey kabul edilmez. Ya demokratik olarak mücadele edersiniz ya da demokrasi dışına çıkar millete karşı bu tür terör eylemlerini desteklerseniz, bunun bedelini ödersiniz."

Yargı sürecinde belediye başkanlarıyla ilgili gerekli kararların verileceğini dile getiren Kurtulmuş, mücadelenin çok taraflı, çok boyutlu olduğunu ve devam edeceğini vurguladı.

- "Başkanlık sistemi, bir fantezi olsun diye konuşulan bir konu değildir"

Kurtulmuş, bir gazetecinin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başkanlık sistemiyle ilgili değerlendirmelerini hatırlatması üzerine, Türkiye'de başkanlık sistemi tartışmaların yeni olmadığını, 1970'lerden beri bu konunun tartışıldığını söyledi.

Son dönemlerde Türkiye'nin yeni anayasal reform ihtiyacı çerçevesinde başkanlık sisteminin tekrar gündeme geldiğini aktaran Kurtulmuş, "Başkanlık sistemi, bir fantezi olsun diye konuşulan bir konu değildir. Yıllardır başkanlık sisteminin konuşulması, yürütmenin daha etkin bir şekilde yürütülmesi bakımından gündeme gelen bir konudur. Son dönemde de başkanlık sistemiyle ilgili tartışmalar bu çerçevede gündeme gelmiştir." diye konuştu.

Kurtulmuş, başkanlık sistemi tartışmalarında yürütme, yasama ve yargı arasındaki güçler ayrılığı prensibine de dikkat edilerek, kuvvetlendirilmiş bir yürütme, yasama ve yargı sistemini kontrol etme amacı taşındığını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Bütün bunlar olurken, bizim baştan beri söylediğimiz şey, cumhurun ihtiyacı olduğu için böyle bir sisteme Türkiye'nin geçmesi gerekir. Nihayetinde buna da karar verecek olan cumhurun, halkın kendisidir. Dolayısıyla sandıktan kaçmanın, korkmanın, sandığı ertelemenin anlamı yoktur. Millet adına yapılacak bir değişikliktir. Tabii ki bu kararı millet verecektir. Biz başından itibaren 'Parlamentoya bu konu geldiğinde 367'yi aşsak bile yine de bunu sandığa götürürüz, millete sorarız' demiştik. 330-367 arası olursa zaten anayasa gereği sandığa gidecektir. Referandumla halka sorulacaktır. Dolayısıyla Sayın Kılıçdaroğlu, hiç endişelenmesin. Millete rağmen hiçbir şey, bu memlekette bundan sonra olmaz. Belki eski dönemlerde millete rağmen bazı şeyler oldu bu ülkede. O devirler geride kaldı, köprünün altından çok sular aktı."

Milletin istemediği hiçbir şeyin bundan sonra olmayacağının altını çizen Numan Kurtulmuş, "Söz sahibi de karar sahibi de bizatihi milletin kendisidir. Cumhur, cumhurbaşkanlığı ya da başkanlık sistemi istiyorsa cumhurun dediği olacaktır. Bundan da kimse endişe etmesin. Cumhuru kenarda bırakarak, kale almadan hiçkimse bir değişiklik yapamaz." dedi.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Türkiye olarak sadece terör örgütleriyle mücadele etmiyoruz. İşte görüyorsunuz, PKK'nın kaçak bir milletvekili Avrupa'daki falanca salonlarda siyasi faaliyette bulunuyor. Madem siyasi faaliyette bulunmayı o kadar istiyorsun, neden Türkiye'den kaçıyorsun?" dedi.

Türkiye'nin son bir yıl içerisinde terör örgütlerinin tehdidi ve baskısı altında olduğunu belirten Kurtulmuş, PKK, DEAŞ, FETÖ ve diğer terör örgütlerince hem bombalı saldırılarla hem şehirlerde hendekler, çukurlar kazılarak yapılan terörist faaliyetlerle köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığını vurguladı.

Sur, Cizre, Hakkari, Şırnak ve diğer birçok yerleşim bölgesinde terör örgütü PKK'nın, kazdığı çukur ve hendekler, patlattığı bombalarla bölge halkına hayatı zindan ettiğini ifade eden Kurtulmuş, "Devlet olarak kararlı bir şekilde üzerlerine gidiyoruz ve bu terör faaliyetlerinde bulunan örgütlerin kökünü kurutmadan da bu operasyonlarımıza son vermeyeceğiz. Artık hiçbir örgüt, arkasında kim olursa olsun, nereden ne destek alırsa alsın, Türkiye'ye karşı terör vasıtasıyla zarar veremeyecektir. Bu noktaya karşı da hızla ilerliyoruz." diye konuştu.

- "Algı operasyonlarıyla Türkiye köşeye sıkıştırılmaya çalışılıyor"

Numan Kurtulmuş, terör örgütlerinin birkaç bin militandan ibaret olmadığına dikkat çekerek, şöyle devam etti:

"Türkiye olarak sadece terör örgütleriyle mücadele etmiyoruz. İşte görüyorsunuz, PKK'nın kaçak bir milletvekili Avrupa'daki falanca salonlarda siyasi faaliyette bulunuyor. Madem siyasi faaliyette bulunmayı o kadar istiyorsun, neden Türkiye'den kaçıyorsun? Siyasi faaliyetlerde bulunmak demek, terör örgütü mensuplarına destek vermek demek değildir. HPD'li milletvekillerinin gözaltına alınması süresince Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı bir algı operasyonu var. 'Türkiye'de siyasete baskı yapılıyor.' Avrupa'da bazı aklıevveller bu propaganda ile Türkiye'yi köşeye sıkıştırmaya çalışıyor. Biz bir taraftan bu adamların elinden silahı almak için mücadele ediyoruz, halkımızı terörün kıskacından kurtarmaya çalışıyoruz, bir taraftan da Avrupa'daki, yurt dışındaki algı operasyonları ile boğuşuyoruz."

Kurtulmuş, 4 Kasım'da Diyarbakır'da haince bombalı bir saldırı yapıldığını anımsatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

  "Daha neyin ne olduğu belli olmadan, Türkiye'de de faaliyette bulunan uluslararası bir ajans, hemen haber geçti, 'Bu bombalı saldırıyı DEAŞ yaptı' diye. Arkasından birkaç saat sonra Valilik, 'PKK'lıların telsiz konuşmaları dinlendi ve o konuşmalarda PKK'lıların bu işi yaptığı belli oldu.' şeklinde açıklama yaptı. Arkasından, PKK'ya yakın bir internet sitesi üzerinden yayın yapıldı ve arkasından da TAK, yani PKK'nın kolu olan bir örgüt, 'Bu işi biz yaptık' diye üstlendi. Ama şu aceleye bir bakar mısınız? Uluslararası bir haber ajansı, PKK'nın üstündeki yükü almak için hemen diyor ki 'Bunu PKK yapmadı, başka bir terör örgütü yaptı.' Daha anlamadan, araştırmadan... Dolayısıyla çok taraflı bir mücadele ile karşı karşıyayız. Algı operasyonlarıyla Türkiye köşeye sıkıştırılmaya çalışılıyor. Teröre destek, içeride ve dışarıda veriliyor. Terör örgütlerine silah verenler, şimdi siyasi destek de veriyorlar ve bunları da gizlemiyorlar. Dolayısıyla burada hep beraber el ele, kol kola bu mücadeleyi sürdüreceğiz ve inşallah en kısa zamanda Türkiye bütün terör örgütlerinden temizlenecektir."

- FETÖ ile mücadele

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, sivil görünüm altında 40 senedir milletin arasına gizlenmiş olan FETÖ'nün, 15 Temmuz'da bu topraklardaki en ağır ihanetlerden birisini yaşatmaya çalıştığını, milletin kararlılığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ferasetiyle bu darbenin önlendiğini hatırlattı.

FETÖ'nün, devletin kurumlarından temizlenmesi çalışmalarının devam ettiğini dile getiren Kurtulmuş, bunun da birkaç gün, birkaç ay sürecek bir çalışma olmadığını vurguladı.

Bu ihanet çetesinin, devletin içerisinden temizleneceğini, arındırılacağını söyleyen Kurtulmuş, "Ne kadar sürerse, kaç yıl sürerse sürsün, bu mücadeleyi vereceğiz. Bu mücadelede de sizlerin, halkımızın, sivil toplumun, Türkiye'nin kanaat önderlerinin desteğine ihtiyacımız var. Bu mesele sadece bir tek partinin işi değil, bütün Türkiye'nin işidir. Devlet, bu devlet düşmanı örgütten temizlenecektir." değerlendirmesinde bulundu. 

- Suriye ve Musul'daki gelişmeler

Suriye ve Irak'taki gelişmeler dolayısıyla Türkiye'nin uzun yıllardır büyük bir siyasi yükü yüklendiğini aktaran Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Suriye'de çok şükür belirlediğimiz hedeflere ulaşıyoruz. Cerablus operasyonuyla, inşallah El Bab'ı da alarak planladığımız 5 bin kilometrekarelik alan terörden temizlenmiş hale getirilecek ve orası Türkiye ve uluslararası sistem için güvenli bir bölge haline dönüştürülecek. Aynı şekilde Musul'da devam eden operasyonlar da Türkiye'nin beklediği, planladığı istikamette gidiyor. Ümit ederiz ki bu coğrafyada, bu sıkıntılı durumlar ortadan kaldırılır, Türkiye, karşı karşıya kaldığı bu belalardan hızla kurtulur ve yoluna devam eder. Bunlarla ilgili ulusal güvenliğimizi sağlarken, diğer taraftan da rutin işlerimizi de yapıyoruz. Bu arada en önemli işimizin, Türkiye'nin yeniden ekonomik olarak güçlü bir şekilde yoluna devam etmesi olduğunu ifade etmek isterim. Açıkçası bütün iş adamı arkadaşlarımız, herkes nerede ne faaliyet yapıyorsa bunları hızlı bir şekilde sürdürsün. 65. Hükümet olarak, söz verdiğimiz üzere Türkiye'de üretim ekonomisini güçlendirecek adımları atmaya devam ediyoruz ve devam edeceğiz."

- "Bütün farklılıklarımızı zenginlik olarak göreceğiz"

"Geçmişte çok daha zor dönemleri aşmış bir milletin çocukları olarak bunların hepsini aşacağız ve yolumuza devam edeceğiz." diyen Kurtulmuş, Türkiye'nin bölgesi için örnek olmaya devam edeceğine vurgu yaptı.

Kurtulmuş, bu kadar ağır bedellerden ve tecrübelerden sonra, Türkiye'nin üzerine düşen en büyük sorumluluğun, milli menfaatler etrafında birlik ve dirliğini koruyarak yola devam etmek olduğunun altını çizdi.

Türkiye'ye yapılacak en büyük düşmanlığın, bu milletin arasına ayrılık gayrılık sokmak olduğunu söyleyen Kurtulmuş, "Bütün farklılıklarımızı zenginlik olarak göreceğiz. Birliğimizi, dirliğimizi ortak menfaatlerimiz etrafında toparlayacağız. Kim bizim için ayrılık şarkısı söylüyorsa o şarkıya kulak vermeyeceğimiz gibi o şarkıları da söyletmeyeceğiz, dinletmeyeceğiz. Dolayısıyla bizim için eğer söyleyecek şey varsa; birlik, barış, adalet ve hakkaniyet türküleridir. Bu istikamette bir araya geleceğiz." şeklinde konuştu.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, başkanlık sistemine ilişkin anayasa değişikliği teklif taslağına ilişkin, "Milliyetçi Hareket Partisi ile ortak bir noktaya gelindiğinde ki herhalde öyle bir noktaya geliyoruz, 330 noktasında buluştuğumuzda bu meseleyi hızlandırır ve parlamentoya göndeririz. Cumhuriyet Halk Partisi'ne de kapımız açıktır. Cumhuriyet Halk Partisi, böyle bir anayasa değişiklik teklifinin dışında kalmamalıdır." dedi.

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Orhangazi Belediye Başkanı Neşet Çağlayan'ı makamında ziyaretinin ardından partisinin Orhangazi İlçe Başkanlığına geçti.

Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmada, eskiden beri devam eden başkanlık sistemi tartışmalarının yeniden gündemde olduğunu belirterek, "Referanduma doğru gidiyoruz." ifadesini kullandı.

Bu sürecin Türkiye için hayırlı olmasını dileyen Kurtulmuş, yeni bir anayasal reforma, yeni bir anayasaya ihtiyaç duyulduğunu vurgulayarak, "Gönlümüz ister ki şöyle dört dörtlük kamil manada bir anayasa değişikliği yapabilseydik. Türkiye'deki bütün antidemokratik meseleleri eleyerek, milletin seçtiği, yaptığı bir anayasayı oluşturabilseydik. Ancak siyasi şartlar öyle gösteriyor ki çok kapsamlı bir anayasa değişikliğini bu dönemde yapabilmek çok mümkün görünmüyor." diye konuştu.

AK Parti olarak 316 milletvekillerinin bulunduğunu, anayasa değişikliği yapabilmek için en azından 330'u bulmak gerektiğini anlatan Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Dolayısıyla önümüzdeki günlerde daha dar kapsamlı, Türkiye'de 'başkanlık' ya da 'cumhurbaşkanlığı sistemi' adı önemli değil ama içeriği itibariyle güçlendirilmiş ve tek elde toplanmış bir yürütme mekanizmasını kurmak, Türkiye'nin işlerinin daha hızlı, etkin ve süratli şekilde yapılmasını temin etmek için böyle bir değişikliğe doğru gidiyoruz. İsteriz ki bütün siyasi partiler, Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi de bu sürecin içinde yer alsın." 

- "Cumhursuz demokrasi olmaz"

MHP'ye anayasa tekliflerini verdiklerini hatırlatan Kurtulmuş, konuşmasına şöyle devam etti:

"Milliyetçi Hareket Partisi ile ortak bir noktaya gelindiğinde ki herhalde öyle bir noktaya geliyoruz, 330 noktasında buluştuğumuzda bu meseleyi hızlandırır ve parlamentoya göndeririz. Cumhuriyet Halk Partisi'ne de kapımız açıktır. Cumhuriyet Halk Partisi, böyle bir anayasa değişiklik teklifinin dışında kalmamalıdır. Görüşleri neyse gelsinler, konuşsunlar, paylaşsınlar. İtiraz ettikleri noktalara etsinler. Kabul etsinler ama reddetsinler ama ne olursa olsun bu sürecin içinde ana muhalefet partisi olarak, Cumhuriyet Halk Partisi'nin de yer almasını isteriz. Samimiyetle kapımızı açıyoruz, masanın açık olduğunu, tartışmaya açık olduğumuz ifade ediyoruz. Biran evvel bu meselenin yapılması ve Türkiye'de milletin gündeminde kaldırılmasını istiyoruz."

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, başkanlık sistemi konusunda milletin istediğinin olacağını vurgulayarak, "Sayın Kılıçdaroğlu, 'Cumhursuz cumhurbaşkanlığı olmaz' falan diyormuş. Çok açık söylüyorum, cumhursuz demokrasi olmaz. Cumhur ne istiyorsa, nasıl karar veriyorsa, o olacak." dedi.

- "Referandumda, milletin iradesini sandıktan çıkaracağız"

Milletin kararının üstünde hiçbir kararın kabul edilmeyeceğini aktaran Kurtulmuş, "Öyle görünüyor ki önümüzdeki dönem Türkiye, parlamentoda 330'u bularak, Allah'ın izniyle en kısa süre içinde belki daha da üstünde, belki 367 de olabilir. Bu süreçler içinde her halükarda bir referandumun ucu görünüyor. Allah'ın izniyle millet, çok büyük bir oyla başkanlık sistemini getirecektir. Ondan sonra da cumhurun başkanı olarak seçilmiş kişi, millete hizmet etmeye devam edecektir." değerlendirmesinde bulundu.

"Bütün seçimlerden zaferle çıkmış olan AK Parti, önümüzdeki referandumdan da çok büyük bir zaferle çıkacaktır" diyen Kurtulmuş, Türkiye'nin 2019'a kadar genel seçimler olmadan yoluna devam edeceğini, bu arada sadece bir referandum yapılacağı bilgisini verdi.

- "Burunlarından fitil fitil getiririz"

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Referandumda, milletin iradesini sandıktan çıkaracağız ve milletin kendi başkanını seçtiği bir seçim sonucunu ortaya koyacağız. Önümüzdeki dönem Türkiye için çok daha hayırlı olacak. Türkiye, bütün zorlukları geride bırakacak. PYD, YPG, PKK, bunların ismini birkaç sene sonra duymayacaksınız bile. 'Feto' diye bir adam var, bir de örgütü var; FETÖ. Hiç merak etmeyin. Göreceğiz, çok kısa bir zaman sonra bu adamın ismini dahi bu millet, hatırlamayacak. Yaptıkları ihanetleriyle tarihin çöplüklerine atılacaklardır. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Biz intikam peşinde koşmayız. Biz devleti yönetiyoruz. Biz, hukuk önünde hainlerden hesap sorar, burunlarından fitil fitil getiririz."

- "Bu öyle bir mücadele ki belki senelerce sürecek"

FETÖ, PKK mensuplarının birilerinin arkasına sığındığını belirten Kurtulmuş, "Kimin arkasına sığınırsa sığınsınlar, sığındıkları her yerden bunları çıkaracağız ve hesap soracağız. Şimdi baktılar ki pabuç pahalı yeni bir algı operasyonu arkasına sığınıyorlar. Sakın 'FETÖ mağdurları' lafını kullanmayın. Ne mağduru?" dedi.

Konuşması sırasında "Vur vur inlesin, Pensilvanya dinlesin" sloganlarının atılması üzerine, Numan Kurtulmuş, şu görüşlerini aktardı:

"Bu millet 15 Temmuz'da öyle bir vurdu ki Pensilvanya'nın ne dinleyecek yüzü, ne de kulağı kaldı. 'FETÖ mağdurları yok' deyince kızıyorlar. Kızarlarsa kızsınlar. Birkaç yanlışlık yapılanlar varsa var. Ara sıra oluyor. Bunlar da düzeltiliyor. Birkaç hafta evvel Türk Silahlı Kuvvetlerinden atılmış 2 general ve bazı subaylar orduya iade edildi görevlerine. Bir hafta sonra da jandarmadan bin kişiye yakın subay ayıklandı. Bu öyle bir mücadele ki belki senelerce sürecek. Kimseye haksızlık yapılmayacak, bundan emin olun. Bu örgütle irtibatlı olmayan hiç kimse korkmasın. İrtibatlı olanlar da korksunlar, çekinsinler. Bu milletin gazabı, onlarla ilgili yapılacak operasyonlar sonuna kadar devam edecek."

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2016.11.16 13:52 - Son Güncellenme: 2016.11.16 16:08 - HABER MERKEZİ
A