Başbakan Yardımcısı Kaynak, Bursa Valisini ziyaret etti
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Bursa Valisi İzzettin Küçük'ü makamında ziyaret etti.
2017.04.26 11:52 - Son Güncellenme: 2017.04.26 13:29 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
İLGİLİ VİDEO
Başbakan Yardımcısı Kaynak, Bursa Valisini ziyaret etti
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nin (AKPM) kararına ilişkin, "Biz Avrupa Komisyonu'nun kurucu ülkelerinden biriyiz ve parlamenter meclisinin dün aldığı karar aslında onların kendi geleceğine, Avrupa Birliği'nin de kendi geleceğini riske eden ve kendi geleceklerinden kaygı duymaları gereken bir karar." dedi.
Başbakan Yardımcısı Kaynak, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği Bursa'da, Vali İzzettin Küçük'ü Heykel'deki tarihi valilik binasında ziyaret etti.
Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kaynak, "AKPM kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine, "Biz Avrupa Komisyonu'nun kurucu ülkelerinden biriyiz ve parlamenter meclisinin dün aldığı karar aslında onların kendi geleceğine, Avrupa Birliği'nin de kendi geleceğini riske eden ve kendi geleceklerinden kaygı duymaları gereken bir karar." yanıtını verdi.

Kaynak, dünyanın bir terör sarmalıyla karşı karşıya bulunduğunu ve Türkiye'nin terörle mücadeleyi çok uzun yıllardan beri çok yönlü, başarıyla yapabilen bir ülke olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Bir yandan Türkiye'nin içinde bir bölgeyi bölmek isteyen PKK terör örgütüne karşı ve onun Suriye'deki, Irak'taki uzantılarına karşı PYD'ye YPG'ye karşı etkin mücadele eden bir ülke. Bir yandan DEAŞ terörüne karşı dünyada en etkin mücadeleyi yapan ülke. Bildiğiniz gibi Fırat Kalkanı Operasyonu'yla, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin destekleri çerçevesinde, Özgür Suriye Ordusu ile yapılan mücadele de bugüne kadar DEAŞ terör örgütüne karşı verilen, kazanılan en önemli başarıdır. DEAŞ terör örgütünün verdiği en büyük zaiyat bu operasyonda olmuştur. Türkiye bir yandan bu jeostratejik konumu itibarıyla Avrupa'nın da güvenliğinin başladığı bir yerdir. Aslında Avrupa batısında İngiltere'nin Brexit ile başlayan çözülme sürecini, doğusunda kendi sınırlarının güvenliğinin ta Türkiye'den başladığını bilmeyen maalesef de akıl tutulması yaşıyor. Avrupa'nın bu gidişatı, birliği oluşturan temel değerlerde de bir sarsılmaya yol açacaktır. Göreceğiz yakın tarihte de müşahede edeceğiz hiç istemesek de Avrupa'da radikalizm gittikçe içe kapanmacı, ulusalcı daha başka bir safhaya geçecektir."

"Bizim insanımız önemlidir"
AB ülkeleri içinde AB'nin geleceğiyle ilgili kaygıların çok fazla olduğuna değinen Kaynak, şunları söyledi:
"Fransa'da, başka yerlerde, Macaristan'da birlik üyesi olma tartışılıyor. Bizim AK Parti yola çıkarken, kurucu genel başkanımız, cumhurbaşkanımız, liderimiz şöyle söylemişti, 'Bizim için AB değerleri, bizim insanımız önemlidir.' O kriterler bizim kriterlerimizdir. Ekonomik kriterleri, Maastricht kriterleri bakımından şu anda AB ülkelerinin hemen hemen hepsinden daha iyiyiz veya birçoğundan daha iyiyiz. Bizden sonra AB üyeliğine kabul edilen Bulgaristan, Macaristan, Romanya gibi birçok ülkenin hem fert başına milli gelir bakımından çok ilerisindeyiz, hem ekonomik büyüklük bakımından ilerdeyiz hem de pratik değerler bakımından ilerideyiz. Hem de Kopenhag kriterleri, hem bizim insanımız için, bizim insanlarımızın özgürlüğü için, temel haklar için bize gerek. AB ne derse desin, Kopenhag kriterlerini Ankara kriterleri yaparız, Maastricht kriterlerini İstanbul kriterleri yaparız ve bizim insanımız için yola devam ederiz."
Kaynak, 15 Temmuz darbe girişiminden hemen sonra milletin malı olan helikopteri çalarak, Yunanistan'a giden asker kıyafeti giymiş birtakım teröristlere karşı Başbakan Aleksis Cipras'ın ilk günden iade edileceklerini söylediğini anımsatarak, "Helikopteri iade ettiler. Bakın dün Türkiye'ye iadesiyle ilgili mahkemeleri olumsuz karar verdi. AB eğer demokrasi, hukuk devleti, özgürlüklerin üzerine inşa edilmişse, bu değerlerin ayakta tutup tutulmadığına, hayata geçirilip geçirilmediğine bakmalıdır." ifadesini kullandı.
"AB açısından tehlike çanları"
"Türkiye'nin, demokrasinin derdinde değil ama Türkiye'deki darbecilerin işkence görüp görmediğine, insan haklarının ihlal edilip edilmediğinin derdine düşmüş bir AB var." diyen Kaynak, değerlendirmelerine şöyle devam etti:
"Bir yandan Fransa'da geçen Pazar olağanüstü hal düzeni içinde seçimlerin yapıldığı tartışılmazken, Türkiye'de 249 şehit verdiğimiz, Türkiye'nin kamu düzenini ciddi manada tehlikeye düşüren, Türkiye'nin ikbalini, devletin bekasını tehlikeye düşüren bir harekete karşı ilan edilen olağanüstü rejiminin tartışma konusu yapılması gerçekten çifte standarttır. Dolayısıyla biz ülkemizin demokratikleşmesi, kalkınması için aynı mücadelemizi devam ettireceğiz. Bu bizim için, önemli olan kendi insanımızın mutluluğu. Fakat gidişatın AB açısından tehlike çanlarının çaldığını gösterdiğini ben şahsen düşünüyorum. Avrupa, bir Türk bakana, hem de hanımefendi bir bakana siyaset, siyasi, ifade özgürlüğünü ortadan kaldıran tutumuyla ve kendi toprağımız sayılan konsolosluğumuza gidişinin önünü keserek, aracını çekicilerle alma teşebbüsüyle oradaki aynı zamanda kendi vatandaşları, çifte vatandaş Hollandalı soydaşlarımıza, vatandaşlarımıza yönelik atlarıyla, itleriyle orantısız bir müdahalede bulunurken, aslında maalesef orta çağ karanlığının geri dönüşünün işaretlerini vermiştir."

Her zaman övünerek, "Ne kadar radikal şeyler varsa, kötülük varsa, faşizm, nazizim, aklınıza ne gelirse gelsin, bunların hiçbirinin doğduğu yerler, Anadolu coğrafyası, Anadolu toprakları değildir." dediğini anlatan Kaynak, "Bu kötülüklerin doğduğu yerler maalesef bu (Avrupa) topraklarıdır. Umarım aklıselim galip gelir, umarım Avrupa'nın kendi iç savaşları, yüz yıllardır süren iç savaşları önlenir. Dünyada bir hem barış hem kalkınma modeli ortaya çıkan Avrupa Birliği değerleri herkese eşit standart bir şekilde yeniden uygulanır. Biz yolumuza devam edeceğiz." diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, "O Kahraman Benim" projesine ilişkin, "15 Temmuz'da ülkemizin meşru anayasal, demokratik düzenine karşı girişilen hain darbe girişimini önleyen milletimizin bizatihi kendisi olmuştu. Dolayısıyla meşru düzene karşı yapılan bu girişim de bir başka örneğiyle önemli bir toplumsal hadiseydi. Bunda da sivil insanlarımızı eğitmek hem afetlere karşı hem başkaca da iç ve dış büyük tehlikelere karşı dinamik bir toplum haline getirme projesi başlattık." dedi.
Kaynak, Bursa'nın, Osmanlı'nın başkenti, ülkenin en değerli vakıf envanterinin bulunduğu bir kent olduğunu söyledi.
Bursa'nın sanayisiyle, turizmiyle her şeyiyle insanların barış içerisinde yaşadığı bir yer olduğunu belirten Kaynak, "Vakıflar bakımından da sadece, camiler, medreseler, hamamlar değil aynı zamanda Osmanlı'nın milletimizin hoşgörüsünü yansıtan, gayrimüslimlere ait eserler de var. Bugün sizinle beraber bir kiliseyi de ziyaret edeceğiz. Onu da restorasyon kapsamına almayı planlıyoruz." ifadesini kullandı.
- "O Kahraman Benim" projesi
Kaynak, AFAD'ın 1999 yılındaki depremden sonra Türkiye'nin en önemli kurumlarından biri haline geldiğini, afetlere karşı hızlı, etkin müthiş bir operasyon kabiliyetinin bulunduğunu bildirdi.
Yakın zamanda Çanakkale Ayvacık'ta yaşanan deprem sonrasında bölgeye AFAD'ın Bursa'daki lojistik deposundan hızlıca müdahale şansı bulduklarını aktaran Kaynak, şöyle devam etti:
"AFAD ile ilgili Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Başbakanımızın himayelerinde yeni bir proje başlattık. Afetlerde ilk 72 saat çok önemli. Hele ilk saatler daha önemli. İstatistikler şunu veriyor; kamu görevliler ulaşmadan konu komşu, sivil insanlar afet bölgesine ulaşıyorlar ve belki enkazdan belki selden belki başka bir şeyden, insanları çıkarmak için o siviller ilk müdahaleyi yapıyorlar. O yüzde AFAD olarak 'O Kahraman Benim" projesi başlattık. Yani ilkokuldan itibaren yaş sınırı olmaksızın sivil gönüllüleri de afetlere karşı eğitelim. Sadece afetlere karşı eğitmiş olmayalım, gördük ki 15 Temmuz'da ülkemizin meşru anayasal, demokratik düzenine karşı girişilen hain darbe girişiminde o darbeyi bizzat önleyen milletimizin bizatihi kendisi olmuştu. Dolayısıyla meşru düzene karşı yapılan bu girişimde bir başka örneğiyle önemli bir toplumsal hadiseydi. Bunda da sivil insanlarımızı eğitmek hem afetlere karşı hem başkaca da iç ve dış büyük tehlikeler karşı dinamik bir toplum haline getirme projesi başlattık."
Kaynak, bundan sonraki süreçte bu manada Bursa'daki eğitim merkezine ihtiyaç olacağını belirterek, "Bunun daha kapsamlısını İstanbul'da yapmayı planlıyoruz ama İstanbul'da afet eğitim merkezine yapacağımız yer İstanbul Atatürk Havalimanı'na yakın, bitişiğinde bir yer. İmar planındaki problemi halledemiyoruz Bakırköy Belediyesiyle. İstiyoruz ki sel, deprem simülasyonu, bütün simülasyonlar orada yapılabilsin. Finansmanı falan hazır ama imar problemini halledemedik." dedi.
- "500 bin çocuk ölüm riskiyle karşı karşıya"
Türkiye'nin en önemli görünürlük alanlarından birinin Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) olduğuna dikkati çeken Kaynak, Türkiye'nin bu kurumla birlikte AFAD, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Kızılay ile dünyada da mazlumların, mağdurların yanında yer aldığına değindi.
Kaynak, dün Yemen'deki iç savaştan ve kuraklıktan kaynaklanan büyük açlık tehlikesini görüşmek üzere Cenevre'de bulunduğunu anımsatarak, "18 milyon sivil insan açlık sınırının altında, 500 bin çocuk da ölüm riski ile karşı karşıya. İşte Somali'deydik aybaşında Mali'deydik. Bugün Somali Cumhurbaşkanı Ankara'da. Dolayısıyla bu alanlar da bizim görev alanlarımız." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin, AK Partili döneminde kazandığı iki önemli kurum bulunduğunu belirten Kaynak, şunları kaydetti:
"Biri kişisel verilerin koruması. Kişisel Verileri Koruma Kurulu, onun teşkilatlanmasını yaptık. Yeniden bu dönemde onların faaliyetlerini, ikinci mevzuatını çıkaracağız ve İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu adıyla yeni bir ihdas edildi. Kurum eskiydi de hem yetkileri çoğaldı hem de ismi değişti ve görev alanları artırıldı. Bu alanlar da görevlerimiz içerisinde. Bütün bunları yaparken bir de Türkiye'nin 200 yıllık siyasi tarihinin en önemli hadiselerinden bir tanesini teşkilatlarımızla, milletimizle beraber gerçekleştirmek nasip oldu. Bu önümüzdeki dönem milletvekillerimize büyük işler düşecek. Bu birkaç günlük tatilin kıymeti inşallah onlar için iyi olacak. Anayasadaki değişiklik çerçevesinde önemli mevzuat değişiklikleri yapmamız gerekecek."
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen Hançerli Fatma Sultan Medresesi açılış törenine katıldı.
