Başbakan'dan ekonomiye güven mesajı!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin il başkanları toplantısında katılımcılara hitap etti.
2011.08.10 15:04 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Başbakan Erdoğan toplantıda yaptığı konuşmada; Geride bıraktığımız 10 yılın 9 yılını Türkiye'ye aşkla hizmet ederek geçirdik, 14 Ağustos günü kuruluşumuzun yıldönümünü bütün milletimizle kutlayacağız. 81 vilayetimizde kuracağımız gönül sofralarında nimeti, bereketi, merhameti paylşacağız. Her girdiğimiz seçimde halkımızla daha çok kenetlendik, daha çok büyüdük. Şehirlerimizle, dünyada ki saygınlığımızla birlikte büyümeye, yol almaya devam ediyoruz. 12 Haziran seçimlerinde Türkiye güvene, adalete, kalkınmaya ne kadar sahip çıktığını bir kez daha ortaya koydu.
12 Haziran seçimleri sadece partimiz için değil Türkiye için, milletimizin için, demokrasimiz için güzel sonuçlar çıkarttı. Demokrasi tarihimizin bu güzel mimarı sizlersiniz, sizleri, bütün teşkilatlarımızı, kadın ve gençlik kollarımızı bir kez daha tebrik ediyorum. Bu memleketin bütün evlatlarını kucakladığınız için, herkesin gönlüne girmeyi başardığınız için sizi tebrik ediyorum. Siz ayrım yapmadınız, yaradılanı yaradandan ötürü sevdiniz onun için tebrik ediyorum. Türkiye'nin Kasım 2002'den bu yana yönünü çevirdiği istikametin ne kadar doğru olduğu 12 Haziran seçimleriyle bir kez daha görüldü. Belli bir seçkinci elitin değil, milletin onayıdır bu, milletin tescilidir bu. Bu bakımdan bu seçimler çok çok önemliydi, AK Parti belli bir sınıfın partisi olmadığını Türkiye'nin partisi olduğu tekrar aşikar şekilde tescil edildi. Siyasi analiz yapanlar, AK Parti siyasetinin milletimizin değişim iradesi istikametinde koştuğunu açık şekilde müşahade edebilirler. Adaylar belli olduğunda AK Parti bu bölgeden seçiliyormu diyordu, bu adaylar bu bölgeyi yansıtmıyor diyorlardı netice ne oldu? Türkiye'nin tüm bölgelerinde AK Parti birinci oldu, ancak bu seçkinci elit veya bu analizi yapanlar sözde analistler. Bunlar, Güneydoğu Anadolu bölgesi dediğiniz zaman sadece bir ili görüyorlardı diğer illeri görmüyorlardı bunlara göre Güneydoğu Anadolu bölgesi sadece Diyarbakır. Ama bize göre öyle değil, Adıyaman, Siirt Güneydoğu Anadolu bölgesi değil mi? İşte bu illerimizin tablosu da şimdi ortada, AK Parti Doğu'dan Batı'ya, Kuzey'den Güney'e herkesin partisidir.
Önümüzde ki dönemde ülkemizi daha çok demokrasiyle taçlandırmak, milletimizin barış özlemini gidermek en büyük idealimiz olacaktır. Siz bakmayın Türkiye'nin mutluluğuna gölge düşürmek isteyenlere bakınız millet, ülke adına ne pozitif bir cümle kurabiliyorlar ne gelecek için bir umut olabiliyorlar. Türkiye'nin onurunu karalamak pahasına muhalefet ediyorlar ne acıyı ne sevini paylaşabiliyorlar. Biz gönül kazanmaya, daha çok halkımızla birleşmeye bakalım. Dedik ya; uzun ince bir yıoldayız, gidiyoruz gündüz gece' durmak yok, yola devam.
Yola çıktığımız ilk günden beri milletimizin aklından ve vicdanından hiç ayrı düşmedik, tek bir an bile milletimizin beklentilerine uzak kalmadık. Hiç bir zaman bu ülkenin derlterine gözümüzü kapamadık, kulaklarımızı tıkamadık. Kendimizi kapalı kapılar, aşılmaz duvarlar arkasına saklamadık millet iradesinin asla vesayet altına alınmasına izin vermedik vermeyeceğiz. Dün bazı evlere misafir olduk Ankara'da burası başkent ama durumumuz iyi değil oraların hali bizim insanca yaşayabileceğimiz bir manzarayı ifade etmiyor. Tabi kardeşlerimize söylüyoruz gelin yardımcı olun, biz buraları sizden anlaşarak alalım ve toplu konut idaresi olarak buralara girelim ve burada insanca yaşayabileceğiniz okulu, sosyal donatı alanlarıyla güzel imkanlar hazırlayalım. Geneli itibariyle olumlu yaklaşanlar var ama ben müteahhite vereceğim diyen var biz hazırız bütününe geleceğiz müteahhit istediğin zaman gelmez. Seçim boyunca hep böyle söyledik, bize yardımcı olun ve biz bunları yapalım çünkü vatandaşlarımızı, halkımızı buralarda biz inanın görmek istemiyoruz ama burada tabiki devlet, millet kaynaşması çok önemli onun için belediye başkanlarımıza bunları söyledim. Hemen tek tek araştırmanıız, anketlerinizi yapın bunlara gidelim bu İstanbul'da da var, İzmir'de de var bütün illerimizde var. Asıl rahat edeceğimiz gün orada ki kardeşlerimizin yaşam şartlarını daha modern imkanlarda yeniden revize etmek suretiyle düzenlemektir. Bulunduğumuz makam ve mevkileri hep milletimizin bize bir hediyesi olarak gördük, Allah'a hamd olsun ki 9 yıllık görev süremiz boyunca bize bu milletin karşına çıkamaz bir ayıpta işlemedik. Aksine milletimize hangi sözü verdiysek sözümüzün arkasında durduk ve gereğini yerine getirdik, herkes Türkiye'nin 2002 yılından beri nasıl mesafler aldığını görüyor. Türkiye'nin geçmişte yaşadığı sıkıntılarını yaşayan bir çok ülke Türkiye'nin bu süreçte yaşadığı politikaları hayranlıkla izliyor. Bu başarıyı kendi menfaatlerine aykırı görenler, her fırsatta felaket tellallığı yapanlar hiç bir zaman güneşi balçıkla sıvamaya müktedi olamayacaktır. Allah'ın izniyle milletimiz birliğini koruyarak birliğe ve istikrara sahip çıkacaktır.
Yeni ve güçlü bir parlementer ruhumuz var gelecek hedeflerimizden asla şaşmayacağız. Türkiye bugün en büyük küresel krizlere karşı büyüme istikrarını sürdürerek devam ediyor. Dünyanın bakıyorsunuz 1. sırada ABD en borçlu ülke çeşitli ülkelerin bu dalgalanmalardan nasıl iflasın eşiğine geldiğinin ardı arkası kesilmiyor. Portekiz, İrlanda ortada bunlar Avrupa'nın şımarık ülkeleriydi ama bakın şimdi neredeler. İşte dünyanın en büyük ekonomisi diyebileceğimiz ABD ekonomisinde de görülmemiş sarsıntılar yaşanıyor daha bir kaç gün önce Standart Poors ilk kez ABD'nin kredi notunu düşürdü. Dünyanın her yerinde ekonomik durgunluk hem yönetimleri, hem toplumsal huzuru tehdit etmiş durumdadır, Türkiye ise dinamizmini koruyor ve ekonomimizin ne kadar dayanıklı hale geldiğini görüyoruz.
Bu gerçeği dile getiren sadece bizler değiliz dünyanın en saygın ekonomi otoriteleri de bunu söylüyor, yetmedi ekonomide ki her rakam ve veri bunu gösteriyor. 2010 yılında çok kısa bir durgunluğun ardından ekonomimiz hemen kendini toparlıyor ve milli gelirimiz artıyor. Ekonomimiz en son yüzde 11 büyüyerek bir rekora imza atıyor, bu rakam bizi dönemin en hızlı büyüyen ülkesi yapıyor. Dünyada iflaslar yaşanırken OISD ülkeleri arasında yer alan bir Türkiye'den bahysediyoruz, bütün bunlara rağmen enflasyonunu yeniden tek haneli rakama düşüren, bir ekonomiden söz ediyorum. Darboğaza giren ülkeler IMF ile yeni anlaşmalar imzalamaya girerken biz buna gerek duymuyoruz. Dünyanın her köşesinde dinamik girişimcilerimizle bunu fazlasıyla hak ediyoruz geleceğe bunları başarmış bir özgüvenle bakıyoruz. Geleceğe sağlam adımlarla basarak dikkati asla bırakmıyor, günü gününe tedbirlerimizi alıyoruz. Kriz psikolojisinin bizi esir almasına izin vermedik, vermeyeceğiz. Dün ekonomi kurmaylarımızla biraraya gelerek bu konuları konuşma fırsatımız oldu ama anamuhalefetin lideri ne dese iyi dersiniz? 'Madem ekonomi iyi gidiyor neden bu toplantıları yapıyorsunuz' diyor aman yarabbi evlere şenlik bir anamuhalefet, toplantı yapmasan der ki; Nerede bu hükümet' biz dünyayı mercek altına alarak tedbirimizi önceden almalıyız ama dedim ya bunlar çırak bile olamaz. Bunlar ülke felan yönetemezler, şuanda küresel piyasalarda yaşanan bir takım sorunlar var sadece şu son 1 haftada değer kaybeden borsaları, risk birimlerini görüyorsunuz. Bizim yaptığımız toplantılar riskleri minimuma indirerek riskleri sıfırlamak ve milletimizin cebinde ki tek kuruşun bile boşa gitmemesi içindir. Yapılan istişareler asla bir sebep, sonuş yada etki, tepki anlayışıyla gerçekleştirilmiyor. Hükümet olarak bu sorunlar kapımızı çalmadan nasıl bertaraf ederiz görüşmesini yapıyoruz.
2008'de başlayan krizin Türkiye'yi teğet geçeceğini söylediğimde kriz tellallarını mahçup etmiştik bunu bir kez daha yapacağımızı hep beraber biliyoruz ve başaracağız. Tekrar söylüyorum bu kez kriz bizi teğet bile geçmeyecek, Ramazan ayını da bir imkan olarak bilerek lütfen israftan kaçınalım. Geçenlerde de söylediğim gibi biz israf etmeyeceğiz, israf ekonomisi değil verim ekonomisinden yana olacağız. Bunu yaparken de önümüze iki seçenek çıktı bir araba birde ev size diyorum ki o yüzden evi alacaksınız önce araba israfa girer. Milletimiz müsterih olsun AK Parti hükümeti ekonomiyi iyi şekilde büyütmeye devam edecektir. Seçim sürecinde 2023 için hedeflerimizi ortaya koyduk, milletimize yakışır çok daha özgür ve demokratik bir Türkyie sözü verdik. Bütün bu hedefler Türkiye'nin hedefleridir ve milletimizin beklentisi de budur. Geçen 9 yıl içinde milletimizle birlikte kurduğumuz hayaller hamdolsun gerçek oldu bundan sonra da gerçek olacaktır. Her AK Parti'liye düşen görev siyaseti gerçek kılmalıdır. Biz kendimiz için istediğimizi komşumuz için de isteriz, bölgesel barış için yıllardır ne büyük fedakarlıklarla çalıştığımıız cümle alem biliyor. Komşumuzla bir özellikle bir düşmanlığı sıfırlamaya uğraşırken anamuhalefet neler yapıyor neler. Biz barış istiyoruz, biz daha fazla özgürlük, adalet, kardeş kanı akmasın, göz yaşları dinsin istiyoruz.
Şimdi yanı başımızda mübarek Ramazan ayında bakıyorsunuz kardeş kardeşi vuruyor ve devlet kendi insanına tank, top, silah doğrultarak insan öldürüyor. Bizde tam tersi bizde de bölücü terör örgütü böyle bir ayın içinde bile durmuyor, cadde de yürüyen bir güvenlik görevlimizi geliyor ensesinden vuruyor ve bütün bunlarla beraber utanmadan, sıkılmadan halen bunların siyasi uzantıları özgürlük, barış diyor. Nerede bunun özgürlük, nerede barış anlayışı? Türkiye'nin onurunu yaralamak pahasına Suriye'den bize ne diyorlar, kim? Ülkemizin içinde ki siyasetçiler, insanlık adına yapılan bir uyarıyı romantizm olarak yorumluyorlar. Yazıklar olsun, biz bölgemizde ki ve dünya daki her ülkenin sorunlarını demokratik şekilde çözmesinden yanayız. Dışişleri bakanımız bölge hakkında ki projeksiyonumuzu bakan olarak götürmüştür. Suriye'de halka karşı yapılan ve kabullenilmesi mümkün olmayan eylemlerden dolayı dün Dışişleri Bakanımız'ı Suriye'ye gönderdik. Ülkede ki durum bu şekilde devam edemez, Suriye halkının demokrasi talebine kulak veriniz. Büyükelçimiz bugün Hama'ya gittiler ve tankların oradan çıktığını söylediler tabi ki buda bizim girşimin olumlu netice verdiğini düşünmemiz bakımından yeterlidir. 10, 15 gün içinde bunlarda gerçekleşsin ve gerekli adımlar atılsın. Dünya da çözüm bekleyen çok acil meseleler var başta Somali olmak üzere Afrika'nın önemli kısmında büyük bir açlık felaketi yaşanıyor.
Başta çocuklar olmak üzere hergün yüzlerce kardeşimiz hayatını kaybediyor, dünya nerede? Gelişmiş ülkeler nerede? Onlar halen ellerinde ki imkanların rantlarını sağlamaya uğraşıyorlar asıl mesele bu, bu bir insanlık, dünya meselesidir. Çare de bu büyüklükte aranmalıdır, yüz yıllar boyu Afrika'nın kaynaklarını talan edenler şimdi vicdanları sükut etmiş olarak bir faciayı, felaketi sadece izliyorlar. Bizim milletimiz şu mübarek ayda bu acıyı vicdanında hissediyordur. Bizim bu acı senaryoya göz yummamız mümkün değildir, TİKA Kızılay hep birlikte Başbakan Yardımcımız Bekir Bozdağ ile birlikte yürütüyoruz, birkaç gün içerisinde bizde ailecek gidecek oradaki durumu göreceğiz. Başabakanlık olarak kamu sivil olarak halkımızada yardım çağrısında bulunduk. Kargo uçağımız oraya indiği anda Somalili kardeşlerimiz secdeye kapanıp Türkiye geldi diyorlar. Bu süreci aynı kararlılıkta devam ettirmemiz gerekiyor, biz kimse yokmuş, gelemecekmiş gibi orada olacağız, elimizdeki imkanları kardeşlerimizle paylaşacağız. Bunlar sadece Ramazan ayı olarak değil bundan sonrada devam ettirmemiz gerekiyor. İnşallah bu yardımlar Dünya'yı da harekete geçireceğiz.
Bugünün dünyasında sınırlar artık halkları birbirinden ayırmaya yetmiyor. Hepimiz hem ülkemizin tüm meslerini çok yönlü olarak ilgilenecek, kardeş ülkelerimizde neler oluyor bunları görmemiz lazım. Eylül ayındada BM Genel Kurulu var bu görüşmeleride oralarda söz edeceğim, AK Parti siyasetini şehir şehir ülkemizin her köşesinde yaşattığınız sizlerin bunları görmezden gelmeyeceğinize inanıyorum, Ramazan boyunca fakir ailelere erzaklar ileterek sofralarını biraz olsada şenlendiriyorsunuz. Kesinlikle havai fişek kullanmıyoruz, buna benzer israfa yönelik asla bu kutlamalarımız içinde hiçbirşey yer almamalı. Konuşmama son verirken Mübarek Ramazan ayınızı bir kez daha tebrik ediyorum, Şehitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet diliyor, gazilerimize şifalar diliyorum. Ülkemize hayırlar bereketler getirmesini Allah'tan temenni ediyorum. Gittiğiniz yerdeki kardeşlerimize bizlerden tekrar selamlar saygılar götürmenizi istiyor sizleri Allah'a emanet ediyorum' dedi.