Başbakan'dan dershanelerle ilgili ilk açıklama!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan katıldığı televizyon programında gündeme dair çok önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, dershaneler konusunda Gülen cemaatiyle zıt düşmesiyle ilgili bir soruya "Cemaat'le Hizmet'le karşı karşıya gelmek gibi bir şey de çok çirkindir. Biz Cemaat mensubu kardeşlerimizin ellerindeki medya organlarıyla bize saldırmalarını, hatta gerçeğe aykırı şekilde saldırmalarını yadırgıyoruz. " şeklinde cevap verdi.
2013.11.20 21:51 - Son Güncellenme: 2013.11.20 23:41 - Güncel - HABER MERKEZİ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ATV ve A Haber televizyonlarının ortak canlı yayınına konuk oldu. Başbakan Erdoğan, Murat Akgün moderatörlüğünde gazeteci Mehmet Barlas, Sevilay Yükselir, Mustafa Karaalioğlu, İbrahim Karagül ve Nihal Bengisu Karasu'nun gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
BAŞBAKAN OLARAK KATİLİ AFFETME YETKİSİNİ KENDİMDE GÖREMEM"
ATV ve A Haber televizyonlarının ortak canlı yayınına katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Murat Akgün moderatörlüğünde gazeteci Mehmet Barlas, Sevilay Yükselir, Mustafa Karaalioğlu, İbrahim Karagül ve Nihal Bengisu Karasu'nun gündeme ilişkin sorularını yanıtlıyor. Genel af ile ilgili yaptığı açıklamaların yanlış anlaşıldığını söyleyen Başbakan Erdoğan, "Yanlış anlaşılma var. Ben diyorum ki; biz şu anda bir duadayız. Temennideyiz. Öyle bir gün gelecek ki, dağlardan inecekler. Cezaevleri de boşalacak diyoruz. Hemen genel af. Ben genel af konusunda, bugüne kadar asla bu ifadeyi kullanmadım. Böyle bir taahütümüz kimseye yoktur. Böyle bir şey olamaz. Uşak'taki konuşmamda çok açık net söyledim. Ben bir Başbakan olarak katili affetme yetkisini kendimde göremem. Hatta devletin katili affetme yetkisini de asla kabul edememem. Çünkü onu af yetkisi, sadece o maktulün varislerine aittir" diye konuştu.
"BARZANİ BÖYLE BİR İFADE KULLANMIŞSA YANLIŞ YAPMIŞ"
Barzani'nin Türkiye'den ayrıldıktan sonra yaptığı açıklamaların, Abdullah Öcalan'a af gelebileceği şeklinde yorumlanmasını açıklaması istenen Başbakan Erdoğan, "Sayın Barzani böyle bir ifade kullanmışsa yanlış yapmış. Böyle bir şey aramızda da geçmedi. Böyle bir şeyi söylemek onun da kendi ilgi alanında değil. Bizim de ilgi alanımızda değildir. Yargı şu anda bununla ilgili hükmü vermiştir. Bu hüküm şu anda cereyan etmektedir " şeklinde konuştu.
"YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARINDA KURUCU UNSUR ÇEKİLİNCE BİZ DE ÇEKİLDİK"
Yeni Anayasa çalışmalarına ilişkin Başbakan Erdoğan, "Burada anlaşamıyorlar. İlginç bir şey. 12 ayda bitmesi planlanan bir Anayasa, 25 ay sürünce ister istemez Meclis Başkanı da 'ben artık bu çalışmadan çekiliyorum' dedi. Kurucu unsur çekilince biz de çekildik. Kendi yapamadıklarını AK Parti yaptığı için rahatsız oluyorlar. Biz bu adımı burada bırakmayacağız. Bu adımı sürdüreceğiz. Bizim için bir görevdir" dedi.
"TÜRKİ'NİN IRAK'A, IRAK'IN TÜRKİYE'YE İHTİYACI VAR"
"Bağdat ziyaretine Barzani'yi götürme ihtimali var mı? "şeklindeki bir soruya Başbakan Erdoğan, böyle bir ihtimalin zamana bağlı olduğunu ifade ederek, "Başbakan'ın Kuzey Irak'ı ziyaret etmesi uzun yıllardan sonra anlamlıydı. Daha sonra iadeyi ziyaret yapıldı. Türkiye'nin Irak'a, Irak'ın Türkiye'ye ihtiyacı var. Bizim aramızda tarihi akrabalık bağları var. Oyunlara gelmemek lazımö şeklinde yanıt verdi.
"60 MADDE İÇİNDE NE İSTİYORLARSA BİZ VARIZ"
Başbakan Erdoğan, "Anayasa ile ilgili 60 madde içinde ne istiyorlarsa biz hepsine varız" dedi. Başbakan Erdoğan Suriye'deki gelişmelerle birlikte PYD ile Barzani arasındaki ilişkilerin koptuğunu söyledi. Erdoğan, İmralı'ya gazeteci ziyaretinin şu an için söz konusu olmadığını da dile getirdi.
"GELİN BU DERSHANELERİ OKULA DÖNÜŞTÜRELİM"
Dershanelerin kapatılmasına ilişkin bir soruya Başbakan Erdoğan, "Dershaneler konusunda böyle bir polemiğin içerisine girmek istemedim, doğrusu böyle bir polemiği de çok çirkin buldum. Bu bugün gündeme gelmiş bir konu değil. 1980'li yıllardan beri farklı yönetimlerin gündeme getirdiği, bizim iktidarımızda da trendin tavan yaptığı bir süreçtir bu. Hüseyin Bey'in bakanlığı döneminde bu işin bir çözüme kavuşturulmasını istedim. Mesela bizim sağlıkta dönüşüm projemiz de vardı. Engel çıkarmaya çalışanlar oldu. Sendikalar bu SGK hastanelerinin kendilerinin olduğunu söyledi. Dedik ki biz bu işi yapacağız ve o dönüşümü gerçekleştirdik. Hedefe ulaştık ve çözdük. Dershaneler konusunda da 80'li yıllardan beri bu konu uzadı gitti. Son dönemde artık bu işi bitirmemiz gerekiyor dedik. Arkadaşlarımız belli bir çalışmayı yaptılar. Bu hazırlanan taslak henüz bize sunulmadan atılan gazete başlıkları çok çirkindi. 'Bir gece baskını' başlığı yenilik yutulur cinsten bir başlık değil. Meclis'e gelmiş bir şey yok. Bu yeni başlamış bir konu değil. Burada mesela eski kupürler var. Çok enteresandır. Mesela bir tanesi çok enteresandır. O gün böyle yazan zat bugün bakıyorsun orta yolu bulmaya çalışıyor. Biz de diyoruz ki gelin samimi olalım. Sizden hizmet almaksa öyle yapalım. Gelin bu dershaneleri okula dönüştürelim. Bizim limitimiz 30. Kalite arıyoruz çünkü" diye yanıt verdi.
Erdoğan şöyle devam etti:
"DERSHANELERDE İŞ BİTİYORSA BU OKULLARA NE GEREK VAR"
Pazartesi bize yapılan sunumda bazı eksikler var. Bakanımıza "bunlar üzerinde çalışmayı yapın, dışarıdan almanız gereken destekler varsa alın, görüşülmesi gereken STK'lar varsa görüşün ve bir sonraki bakanlar kuruluna getirin" dedik. Buradaki tuzak zaten bu. Kuran Kursları ne kadar mukaddeste bizim için o kadar mukaddestir mantığı çok ters bir mantık. Kuran Kursu'na giden Kuran'ı öğrenmek için gitmiyor, Kuran'ı hıfz etmek için, ezberlemek için gidiyor. Okullarda seçmeli Kuran ve Siyer-i Nebi dersleri var ama buralarda Kuran okumayı öğrenebilirsiniz, hıfz edemezsiniz. Biz iktidara geldiğimizde sorular neye göre hazırlanıyordu, bu dershanelerin müfredatına göre hazırlanıyordu. Hüseyin Bey'in döneminde dedik ki bunu süratle değiştireceğiz. Ne demek ya. O zaman bu okullar niye var. Dershanelerde iş bitiyorsa bu okullara ne gerek var. Asgari 2 bin lirayla 20 bin lira arasında dershane ücretleri var. Daha da çıkabilir. Bunlar diyelim 4 öğrenci alıyor. Adları VİP dershane olan dershaneler de kuruldu. Fen liselerinden, Anadolu liselerinden seçilmiş öğrenciler oraya geliyor. Bu öğrenciler üzerinde belli bir süre kısa bir süre çalışma yürütülüyor ve biz kazandırdık deniyor. İnsaf edin ya, bu çocuklar devletin okullarında okudu. Bu emek nerede? Bu devletin bu çocuklar üzerinde hakkı yok mu? Olmaz böyle bir şey. Burada bir gerçek bir tarafa konulmuş oluyor. Sonra da konuyu Kuran Kursları ile mukayese etmek çok çirkindir. Orada ücret de yok. Bir şeye daha üzülüyorum, elimizde 800 bini aşkın öğretmenimiz var. Bu dershaneler konusu bu öğretmenlerimizin döktüğü tere haksızlıktır, saygısızlıktır.
Eğitimde biliyorsunuz bir reform yaptık, 4+4+4. Bunu niye yaptık? Hiçbir iktidar 12 yıl zorunlu eğitime imza atamadı ve biz bu adımı attık. İstiyoruz ki kaliteyi arttıralım. Bu nedenle o iddiaları ortaya atanlara diyoruz ki madem bu işi iyi yaptığınızı söylüyorsunuz gelin. 10 yılda 400 bin öğretmeni Milli Eğitim'e kazandırdık. Bütçemizi dikkatli bir şekilde değerlendireceğiz, kullanacağız. Şubat ayında 10 bin öğretmen atamayı öngörüyoruz. Önümüzdeki 4-5 yıl içinde öğretmen açığımızı sıfırlamış olacağız. Bu arkadaşlar okul istemiyorlarsa bir alternatif daha söyledik, açık lise. Burada bu art niyetler olduğu sürece bu tartışma bitmez. Biz milletin aleyhine olacak bir şeye fırsat vermek istemiyoruz."
"BİZ NİÇİN CEMAATİ KARŞIMIZA ALALIM?"
"Eğitimde fırsat eşitliği olayını üniversiteye girişte de sağlamış ve okul müfredatlarına bağlı bir sınavı sağlamış olacağız. Bu mesele bizim için bir memleket meselesidir, bir eğitim meselesidir. Partimizin ve hükümetimizin programlarında yer alan bir meseledir. Yeni açıklanmış şeyler değil bu. Cemaat deniliyor, Cemaat'le Hizmet'le karşı karşıya gelmek gibi bir şey de çok çirkindir. Biz Cemaat mensubu kardeşlerimizin ellerindeki medya o