'Baş açık' yerine 'yüz açık' ifadesi geliyor

'Baş açık' yerine 'yüz açık' ifadesi geliyor

Hükümet, Devlet Memurları Kıyafet Yönetmeliği'nin 5'inci maddesindeki 'Baş daima açık' şeklindeki üç kelimeyi kaldırıp, 'Yüz açık' ifadesi koyarak, kamuda türbanın yolunu açacak.

2013.10.02 08:11 - Son Güncellenme: 2013.10.02 08:12 - Siyaset - HABER MERKEZİ
A
'Baş açık' yerine 'yüz açık' ifadesi geliyor

 

Yönetmelikte, kadın kamu görevlileri için 'Kolsuz ve çok açık yakalı gömlek, bluz veya elbise ile strech, kot ve benzeri pantolonlar giyilmez. Etek boyu dizden yukarı ve yırtmaçlı olamaz. Terlik tipi (sandalet) ayakkabı giyilmez' sınırlamaları ise korunacak. Hükümete yakın bir kaynak, kamuda türbanın serbest bırakılmasının modern demokrasiye ve özgürlük anlayışına, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin içtihatlarına uygun olduğunu savundu. Yetkili, anayasa ve yasalarda başörtüsüne engel özel hüküm bulunmadığını ve mevzuatta kamuda kadınların başörtüsü takmasına engel olarak görülen Kılık Kıyafet Yönetmeliği'nde değişiklik çalışmasının en kısa sürede tamamlanacağını bildirdi. Yetkili, yönetmelikte kamuda çalışan kadının elbise, pantolon ve etek giyeceğinin açıkça belirtildiğini, çarşaf, burka, peçe gibi kimliği de gizleyecek kıyafetlere izin verilecek şekilde bir düzenlemenin ise sözkonusu olmadığını bildirdi.

ÇARŞAFA İLK ADIM 

Hukukçular ise konuya ilişkin şunları söylediler: Ahmet Kılıçoğlu (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi) "Kamuda başörtüsü serbestliği Türkiye'de çarşaf konusunda atılan ilk adımdır. Anayasımızın değişmez hükümlerine göre Türkiye Cumhuriyeti laik bir hukuk devletidir. Laik hukuk devletinde devlet kişilerin inançlarına ve geleneklerine göre uygulamalar yapamaz. Laiklik, devletin inancı ne olursa, herkese eşit mesafede olmasını emreder. Kamu gibi önemli bir kesitte demokrasi adına böyle bir ayrımcılık yapılması laik hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. Başörtüsü, kişilerin inancı ve geleneği ile ilgilidir. Kamuda kişilerin inancı ve geleneğine bağlı uygulamalar yapılamaz. 2002 öncesi Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararları dahil bu uygulamaları hukuka aykırı bulurken, hiçbir yasal değişiklik olmadan 2002 sonrası bir dönüş yapılmasını anlamak mümkün değildir. Türkiye Cumhuriyeti'ne İslamiyet 2002'de gelmemiştir. Bu uygulamanın demokrasi ile bir ilgisi olmadığı gibi ülke hayrına da değildir. Başörtüsünün kamuda serbest hale getirilmesi çok tehlikeli bir gidişatın başlangıcı olmuştur. Bugünden itibaren kamuda başörtülü ve başörtülü olmayan memur kamplaşması yaratılacaktır. Ülkemizde basında, yargıda, üniversitelerde, sporda benzeri alanlarda kamplaşmalara yeni ve en tehlikeli olanı eklenmiştir."
Güven Dinçer (Eski Anayasa Mahkemesi Başkanvekili) Kamuda türbanın serbest bırakılması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) başta olmak üzere anayasaya, avukatlara türban izni dışındaki yerleşik Danıştay içtihatları ve laik devlet sistemine aykırı. Türkiye'de sorunlar hukuki olmaktan çıkmıştır. Türban daima çağdaşlığa karşı bir bayrak olarak ortaya sürülmektedir. Her yerde adım adım geriye gidilmektedir."

Diğer Siyaset Haberleri için tıklayın


2013.10.02 08:11 - Son Güncellenme: 2013.10.02 08:12 - HABER MERKEZİ
A