Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

"Barınma hakkımızı söke söke alırız"

BEŞİKTAŞ'taki Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde toplanan 'Kent Hareketleri' adlı grup, 16 Mayıs 2012 tarihinde yasalaşan 6306 sayılı "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun"un Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi için imza kampanyası başlattı. İl Müdürlüğü önünde yasayı protesto eden grup adına konuşan Kent Hareket Forumu Yürütme Kurulu üyesi Cihan Uzunçayırlı Baysal, "6306 sayılı kanunun Anayasa Mahkemesi tarafından ivedilikle gündeme alınması ve iptali için açtığımız imza kampanyasına tüm halkımızı davet ediyoruz." dedi.

''Barınma hakkımızı söke söke alırız''

 

Beşiktaş'ta bulunan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde toplanan 'Kent Hareketleri' üyesi yaklaşık 30 kişilik grup,  "Kentsel dönüşüm yalanına karşı" ve "Afet yasası rant, yıkım, sürgün demektir. Anayasa Mahkemesi derhal iptal etsin" pankartları ile "Afet değil sürgün yasası", "AKP elini kentlerimizden çek", "Halkın barınma hakkı var", "imza atma, komşunu satma, kul hakkı yeme"  yazılı dövizler taşıdı. Grup ayrıca "AKP defol mahalleler bizimdir", "AKP yasanı al başına çal", "Barınma hakkımız söke söke alırız" şeklinde sloganlar attılar.

"KANUN, TALANIN ARACI OLMUŞTUR"

Grup adına basın açıklamasını Kent Hareket Forumu Yürütme Kurulu üyesi Cihan Uzunçayırlı Baysal basın okudu. Kent Hareketleri olarak Türkiye'ye çağrıda bulunduklarını söyleyen Baysal, şunları söyledi:

"16 Mayıs 2012 tarihinde yasalaşan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi hakkındaki kanun, kentsel dönüşümün 'afet ve deprem riski' adı altında meşrulaştırılmasının ve yaşam alanlarımızın talanının aracı olmuştur. Kentsel sürgün projelerinin yasal dayanağı olan ve Anayasamızın ilgili maddeleri ile bağlı bulunduğumuz uluslararası İnsan Hakları Sözleşme ve Antlaşmalarını ihlal eden 6306 sayılı kanunun Anayasa Mahkemesi tarafından ivedilikle gündeme alınması ve iptali için açtığımız imza kampanyasına tüm halkımızı davet ediyoruz."

"KAMU YARARINI YOK SAYAN RANT PROJELERİDİR"

Baysal, basın açıklamasının ardından Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na başvurdukları dilekçeyi okudu. Dilekçede özetle şu ifadelere yer verildi:

"Toplumsal mutabakat aranmadan yürürlüğe konulan yasalar eliyle kentsel dönüşüm-yenileme projeleri, toplumsal ihtiyaç ve talepler gözetilmeden dayatılan ve başta konut hakkı olmak üzere pek çok insan hakkı ihlali ile mağduriyetini barındıran, salt ekonomik getiriye odaklandıklarından da kamu yararını yok sayan rant projeleridir. Alt gelir grupları ve emekçi mahallelerine ödenemeyecek koşullarda lüks projeler dayatarak mülksüzleştirme, yoksunlaştırma projelerine dönüşen uygulamalar, zorla tahliyelere yol açmakta, mahalle ağlarını ve komşuluk ilişkilerini darmadağın ederek sosyal mağduriyet ve psikolojik travmalara sebep olmakta, mahalleyi ve kültürünü yok etmekte ve kentleri sosyo-mekansal olarak ayrıştırıp tehlikeli kentler inşa etmektedirler.

"MAHKEME KONUYU GÖRÜŞMÜŞ ANCAK SONUÇLANDIRAMAMIŞTIR"

Anayasa ve uluslararası sözleşmelere de aykırı olan yaşam hakları yok edilmek istenen mahalleler olarak bizlerin ilk andan itibaren karşı çıktığımız 16 Mayıs 2012 tarihli  Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi hakkındaki kanun ile hak ihlalleri ve mağduriyetlerin katlanacağından endişeliyiz. Mevcut hukuksuzluğun giderilmesi amacıyla CHP 27 Temmuz 2012 tarihinde Anayasa Mahkemesi'ne başvurarak; 6306 sayılı yasanın iptali istemiyle dava açmış; Mahkeme 20 Eylül ve 8 Kasım 2012 tarihli oturumlarında konuyu görüşmüş ancak sonuçlandıramamıştır.

Sonuç olarak aşağıda imzası olanlar olarak,  her bir maddesi, anayasamızın ilgili maddeleri, bağlı bulunduğumuz uluslararası Barınma-Konut hakkı mekanizmalarını ve ayrıca sosyal devlet ilkeleri ve hakkaniyet ölçütlerini açıkça ihlal eden 6306 yasanın iptaline yönelik CHP başvurusunu bir an önce sonuçlandırılmasını saygıyla talep ediyor. Yasa'nın iptali ve telafisi mümkün olmayacak hukuksuzluğu, en başta, konut ve mülkiyet hakkı ihlal ve mağduriyetleri olmak üzere uluslararası insan hakları mekanizmalarının ihlallerini ayrıca sebep olunacak insan hakları mekanizmalarının ihlallerini ve ayrıca sebep olunacak toplumsal maliyetlerini ve rahatsızlıkları önleyeceğinize inanıyoruz."

Grup, yapılan basın açıklamasının ardından dağıldı.
 

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!