Banka müdürü pes dedirtti! Çalışanları şoke eden talimat: "Sakın ishal olmayın"
Bir bankada çalışanlara gönderilen e-posta, iş yerinde mobbing tartışmasını yargıya taşıdı. İddiaya göre çalışanların mola sürelerine müdahale edildi, tuvalete gitmeleri bile takip edildi. Hatta şube müdürünün gönderdiği mesajda, çalışanlara sık sık tuvalete gitmemeleri ve "ishal olmamaları" yönünde rencide edici ifadeler kullanıldı. 13 yıldır aynı bankada takım lideri olarak görev yapan çalışan, maruz kaldığını öne sürdüğü psikolojik baskıyı üst yönetime bildirdikten sonra işten çıkarıldı. Mahkeme ise yaşananları mobbing kapsamında değerlendirerek bankayı manevi tazminata mahkûm etti.
2026.11.08 11:34 - Son Güncellenme: 2026.11.08 11:38 - Güncel - İHA
Bankada 13 yıldır takım lideri olarak çalışan davacı, görev yaptığı birime atanan ikinci müdürün sert, tehditkâr ve aşağılayıcı yönetim anlayışı nedeniyle baskı gördüğünü ileri sürdü. Yaşadığı sorunları üst yöneticisine aktarmasının ardından müdürün kendisine karşı tavır aldığını ve sistematik bir yıldırma sürecinin başladığını iddia etti.
Davacı, mola sürelerinin sürekli kontrol edildiğini, diğer çalışanlara idari izin verilirken kendisinin bu haktan yararlandırılmadığını ve toplantılarda hakaret içeren ifadelerle rencide edildiğini öne sürdü. Ayrıca oturduğu yerin değiştirilerek müdürün karşısına alındığını, böylece sürekli gözetim altında tutulduğunu ve çalışma arkadaşlarından uzaklaştırılarak yalnızlaştırıldığını savundu.
Şikâyetlerinin ardından işten çıkarıldığını belirten çalışan, yaşadığı baskı nedeniyle depresyon ve hipertansiyon tedavisi gördüğünü ifade ederek maddi ve manevi tazminat ile ayrımcılık tazminatı talebiyle dava açtı.
Banka tarafı ise iş sözleşmesinin iş yerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan nedenlerle, yasal hakları ödenerek feshedildiğini savundu. Disiplin Kurulu incelemesinde çalışana yönelik özel bir mobbing uygulaması tespit edilmediğini ileri sürerek davanın reddini istedi.
"Sık Tuvalete Gitmeyin, İshal Olmayın" E-postası Dosyaya Girdi
İş Mahkemesi, dosyadaki e-postaları ve tanık ifadelerini değerlendirirken şube müdürünün çalışanlara gönderdiği mesajlara dikkat çekti. Kararda, molaların uzatılmaması, sık sık tuvalete gidilmemesi ve hatta ishal olunmaması yönünde ifadeler içeren e-postaların çalışanları rencide edici nitelikte olduğu belirtildi.
Mahkeme, davacının mola sürelerinin özel olarak takip edildiğini, yerinin değiştirilerek gözetim altında tutulduğunu ve çalışma arkadaşlarıyla iletişiminin kesilmesine yol açan bir ortam oluşturulduğunu değerlendirdi. Tanık anlatımlarında çalışanın yıllık izindeyken dahi çalıştığının ve toplantılarda aşağılayıcı ifadeler kullanıldığının doğrulandığı aktarıldı.
Kararda ayrıca bankanın davacının performansının düşük olduğuna ilişkin somut bir delil sunamadığına dikkat çekildi. İşten çıkarma gerekçesi olarak küçülme gösterilmesine rağmen aynı gerekçeyle başka bir çalışanın işine son verilmemesi de değerlendirmeye alındı.
Yargıtay Bankaya Verilen Cezayı Onadı
Mahkeme, çalışanın uzun süre rencide edilmesi, dışlanması, yalnızlaştırılması ve şikâyetlerine rağmen çözüm üretilmemesinin ardından iş sözleşmesinin feshedilmesini bir bütün olarak değerlendirdi. Sağlık sorunlarına ilişkin doktor raporlarını da dikkate alan mahkeme, psikolojik taciz iddiasının ispatlandığına hükmederek manevi tazminat talebini kabul etti. Maddi tazminat ve ayrımcılık tazminatı taleplerinin ise şartları oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verdi.
Banka, İş Mahkemesi'nin kararını istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin değerlendirmesini yerinde bularak başvuruyu esastan reddetti. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de yerel mahkemenin kararını oy birliğiyle onadı. Böylece bankadaki çalışma koşulları ve çalışanlara gönderilen e-postalar üzerinden yür