Balyoz Davası'nda fıkralı atışma
Balyoz davasının temyiz duruşmasında mahkeme başkanı ile avukat arasında yaşanan atışma gülüşmelere sebep oldu.
2013.07.31 06:59 - Son Güncellenme: 2013.07.31 07:01 - Güncel - HABER MERKEZİ
Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından görülen Balyoz davasının temyiz duruşmasının dünkü bölümünde Mahkeme Başkanı Ekrem Ertuğrul ile sanık avukatı Muammer Küçük arasındaki fıkralı atışmalar ortamın havasını değiştirdi.
"KARADENİZLİYİM"
Zaman'da yer alan habere göre; Avukat Küçük, savunmasında tekrara düşüp savunmasını uzatınca Mahkeme Başkanı Ertuğrul, genel konulara değinmeden müvekkilleri ile ilgili savunma yapmasını istedi. Küçük, "Konuşmamdan anlamışsınızdır, Karadenizliyim. Size bir Karadeniz fıkrasıyla cevap vermek istiyorum." dedi.
"SAVUNMAMI KESTİRMEDEN YAPMAK İSTİYORUM"
Adından şu fıkrayı anlattı: "Temel, Dursun'a '100 metreyi 5 saniyede koşayirum' demiş. Dursun, 'Olur mi öyle şey koşamazsın; o dünya rekoru olur, nasıl koşacaksın' cevabı vermiş. Temel, 'Ben kestirmeden cideyirum' demiş. Ben de savunmamı kestirmeden yapmak istiyorum ama olmuyor."
"TEMEL GÜNEŞ'E GİTMEYE KARAR VERMİŞ..."
Bunun ardından Ertuğrul da Küçük'e fıkra ile cevap verdi: "Temel, Güneş'e gitmeye karar vermiş. Dursun demiş ki ula Temel nasıl olacak o iş? Güneş sıcaktır, yakar. Sen gidemezsin. Temel, 'Onu da hesaba kattık herhalde. Akşam serinliğinde gideceğiz' demiş." Ertuğrul, fıkranın ardından da, "Fıkrada olduğu gibi siz her zaman bir çözüm yolu bulursunuz. Savunmanızı kısaltacağınıza inanıyorum." uyarısında bulundu.
"AVUKATIN EN İYİSİ..."
Bunun üzerine avukatın, "Temel'e sormuşlar, avukatın iyisini nasıl anlarsın diye. 'Az konuşanını seçerim' demiş. Hiç konuşmazsa ne yaparsın demişler. 'O kadar iyisine daha rastlamadım' demiş." sözleri salonda gülüşmelere yol açtı.