Balık av sezonu yüz güldürmedi
SİNOP Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlama Teknolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr. Yakup Erdem, bu sezon balık varlığı bakımından orta seviyede, fakat balıkçılıktan elde edilen gelir bakımından kötü bir sezon geçirildiğini söyledi.
2014.04.10 12:33 - Son Güncellenme: 2014.04.10 12:33 - Yaşam - HABER MERKEZİ
Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlama Teknolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr. Yakup Erdem, Türkiye'de balık avcılığının ağırlıklı olarak hamsi, çaça, istavrit ve sardalya balıklarına dayandığını belirterek bunlara palamut ve lüfer de eklendiğinde, denizlerden elde edilen toplam su ürünleri avcılığının yüzde 70'nin sürü oluşturan balıklar oluştuğunu söyledi.
Bu türlerin avcılığının yüzde 80'lik bölümü gırgır, yüzde 15'inin ortasu ve dip trolü, yüzde 5'inin de diğer ağlarla yapıldığını dile getiren Yrd.Doç.Dr. Yakup Erdem, bu türlerin bolluğunun tüm balıkçıları ilgilendirdiğini söyleyerek, "2013-2014 av sezonu sonbaharın başlarında orta karar palamut avcılığıyla başladı. Bu sezon yeterince palamut vardı, fakat avcılığın dengesiz bir şekilde, belli bölgelerde ve dar zaman aralığında gerçekleşmesi balığın değerinde satılamamasına neden oldu" dedi.
HAMSİDE DENGESİZ BİR SEZON GEÇTİ
Hamsi avının erken başlamasına rağmen yine dengesiz bir av sezonu geçirildiğini söyleyen Yrd.Doç.Dr. Erdem, sezon başında Batı ve Doğu Karadeniz'de hamsinin bolca avlandığını söyledi. Kısa dönemde bol avlanan hamsinin daha sonra satılmak üzere soğuk hava depolarında muhafaza edildiğini belirten Yrd.Doç.Dr. Erdem, "Ülkemiz kıyılarından başka Gürcistan ve Abhazya kıyılarında 20'den fazla Türk gırgır teknesi hamsi avı yaptı ve bu balığın bir kısmı ülkemiz iç pazarına sürüldü. Gürcistan menşeili bol miktarda hamsi arzı ülkemizde depolarda muhafaza edilen hamsinin de değerinde satılmasını engelledi. Bu sezon geçen senenin aksine Marmara Denizi'nde de hamsi sezonu zayıf geçti" diye konuştu.
Bu yıl istavrit bakımından zayıf bir sezon geçirildiğini dile getiren Yrd.Doç.Dr. Yakup Erdem, çinekop bakımından ise bereketli bir yıl olduğunu söyleyerek, "Halen devam etmekte olan uzatma ağlarıyla kalkan balığı avcılığında da verimsiz bir sezon yaşanmaktadır. Genel olarak bakıldığında hem geleneksel kıyı balıkçıları hem de büyük
teknelerle avlanan endüstriyel balıkçılık için balık varlığı bakımından orta seviyede fakat balıkçılıktan elde edilen gelir bakımından kötü bir sezon geçirilmiş oldu" dedi.
BALIKTA KOTA UYGULANMALI
Yrd.Doç.Dr. Erdem, balıkların soğuk muhafaza olanakları artmasına rağmen Gürcistan'dan gelen, başka ülkelerden ithal edilen ve balık çiftliklerinden piyasaya sunulan balığın fiyat istikrarı oluşmasına engel olduğunu belirterek, "Biran önce hamsi, palamut, lüfer ve benzeri ülkemiz balıkçılığının temeli olan balık türlerinde ülke, bölge, tekne ve gün bazında kotaların belirlenmesi, Gürcistan ve Abazya'da hamsi avcılığı ve avlanan balıkların ülkeye girişine düzenleme getirilmesi yararlı olacaktır. Balıkçılar arasındaki haksız rekabetin önlenmesi için tedbir alınması, soğuk depolarda bekletilen, paketlenen ve işlenen av balıkları için teşvik uygulanması balığın değerlenmesine katkı sağlayacaktır" diye konuştu.
KALKAN AVINA 3 YIL YASAK GETİRİLMELİ
Dürüst çalışan balıkçının korunması için mutlaka yasak bölgelerde ve yasak zamanda, hatta ruhsatsız teknelerle yapılan avcılığın önlenmesi gerektiğini söyleyen Yrd.Doç.Dr. Yakup Erdem, "Şu anda son günlerini yaşaması gereken fakat 15 Nisan'da başlayacak yasak dönem için hazırlıkların yoğun bir şekilde sürdüğü kalkan avcılığına engel olunması, gelecekte bu değerli balığın yok olmaması için en az 3 yıl sürecek komple yasaklamaya gidilmesi gerekmektedir" dedi.