Bakanlıktan "Kirmasti Deresi" ile ilgili şok itiraf!
Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesi Kirmasti Deresi'nde görülen yüksek bor oranının çiftçiyi tedirgin etmesi ve ürünlerinin yanmasını istemeyen çiftçilerin arazilerine artezyen kuyu açtırmaya başlaması üzerine harekete geçen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Milletvekili ve Çevre Komisyonu Üyesi Sena Kaleli'ye, Bakanlıktan şaşırtıcı cevap geldi.
2013.12.18 11:31 - Son Güncellenme: 2013.12.18 11:35 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
CHP Bursa Milletvekili ve Parti Meclis Üyesi Sena Kaleli'nin Kirmasti Deresi'nde yaşanan kirlilik ile ilgili hazırladığı soru önergesine, Bakanlık tarafından dere suyunda yapılan incelemeler sonucu, kriterlere aykırı değerler tespit edildiği yanıtı geldi.
Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesi Kirmasti Deresi'nde görülen yüksek bor oranının çiftçiyi tedirgin etmesi ve ürünlerinin yanmasını istemeyen çiftçilerin arazilerine artezyen kuyu açtırmaya başlaması üzerine harekete geçen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Milletvekili ve Çevre Komisyonu Üyesi Sena Kaleli'ye, Bakanlıktan şaşırtıcı cevap geldi.
Türkiye'nin meyve sebze deposu olarak bilinen Mustafakemalpaşa ve Karacabey ovalarını besleyen Kirmasti Deresi'nde, yüksek oranda bor maddesine rastlanılmasından dolayı mağdur olan çiftçilerin yaşadığı sıkıntıları dikkate alarak konuyu TBMM'ye taşıyan Kaleli'ye, Bakanlık tarafından yapılan incelemeler doğrultusunda, dere suyunda kriterlere aykırı değerler tespit edildiği şeklinde yanıt geldi.
Kaleli'nin meclise sunduğu soru önergesinde ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Kaleli' ye verilen cevapta şu ifadeler yer alıyor:
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıda yazılı sorularımın Anayasa'nın 98 ve TBMM İçtüzüğü' nün 96. Maddesi gereğince Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Erdoğan BAYRAKTAR tarafından yazılı olarak yanıtlanması konusunda gereğini arz ederim.
Saygılarımla.
Türkiye'nin meyve sebze deposu olarak bilinen Mustafakemalpaşa ve Karacabey ovalarını besleyen Kirmasti Deresi'nde yüksek oranda bor maddesine rastlanılmıştır. Tarımsal sulamada kabul edilebilir sınır 3.ppm iken Kirmasti Deresi'nden alınarak analize gönderilen örneklerdeki bor oranı 19.4 ppm çıkmıştır.
165 bin dekar arazide sulu tarımın yapıldığı ovada yetişen ürünler yanma ve kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu için çaresizlik içindeki 8 bin çiftçi sulama amaçlı artezyen kuyuları açmaya başlamıştır. Toprağı ve suyu kirleten bor maddesine karşı gerekli önlemlerin alınmaması halinde bölgedeki tarımsal üretim zamanla yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Sorunun çözümü için Bursa Ziraat Odası ve İl Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü kanalıyla, Mustafakemalpaşa Kestelek Köyü Eti Bor Tesisleri yetkilileri ve Eti Bor Genel Müdürlüğü ile temasa geçilmiş ancak bugüne kadar bir adım atılmamıştır. Bu bağlamda;
1. Ülkemizin en önemli tarımsal bölgelerinden olan Mustafakemalpaşa ve Karacabey ovalarındaki sulu tarımı tehdit eden Kirmasti Deresi'ndeki kirlenmenin nedenleri konusunda bir çalışma yapılmış mıdır?
2. Mustafakemalpaşa Kestelek Eti Bor Tesisleri'nin yarattığı çevre kirliliği ve ekolojik yapıda meydana gelen değişikliklerle ilgili ölçümleme ve denetim yapılmakta mıdır?
3. Kirmasti Deresi'nde rastlanılan yüksek orandaki bor maddesinin kabul edilebilir düzeye indirgenmesi konusunda kısa ve uzun vadeli bir çalışma yapılacak mıdır?
4. 165 bin dekar arazide sulu tarımın yapıldığı ovada, sulama suyunun kirlenmesi sonucu artezyen kuyusu açmak zorunda kalan 8 bin çiftçinin mağduriyetinin giderilmesine yönelik destekleme politikaları uygulanacak mıdır?
Cevap:
1. İl Müdürlüğümüz teknik elemanlarınca, Kirmasti Deresi ve/veya herhangi bir alıcı ortalama deşarjı olabilecek işletmelerde denetimler gerçekleştirilmektedir. İl Müdürlüğümüzce sürdürülen denetimlerde, deşarj noktalarından, denetim amaçlı atıksu numunesi alınıp, Bakanlığımızca yetkilendirilmiş akredite laboratuarda analizleri yaptırılarak, 31.12.2004 tarih ve 25687 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinin ilgili sektör tablosuna göre alıcı ortam deşarj standartlarını sağlamaması durumunda ve/veya 20.03.2010 tarih ve 27527 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atıksu Arıtma Tesisleri Teknik Usuller Tebliğinin "Arıtılmış atıksuların sulama suyu kullanım kriterleri" başlıklı 22 nci maddesi ve ilgili diğer maddelerinde belirtilen kriterlere aykırı olarak deşarj edilmesinin tespiti durumunda, 2872 sayılı Çevre Kanununun ilgili hükümleri gereğince, idari yaptırım uygulanmaktadır.
2. Alıcı ortama atıksu deşarjı olan işletmelerde İl Müdürlüğümüzce Çevre Kanunu ve bu kanuna bağlı yönetmelikler kapsamında denetimler yapılmakta olup, kirliliğin giderilmesine ve gerekli önlemlerin alınmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Ayrıca; DSİ 1. Bölge Müdürlüğünce İlimizde bulunan su kaynaklarında periyotlarla numuneler alınarak, su kalitesi izleme çalışmaları yürütülmektedir.
İl Müdürlüğümüze ulaşan şikayete istinaden, İl Müdürlüğümüz teknik elemanlarınca 19.09.2012 tarihinde bölgede faaliyet gösteren ETİ Maden Genel Müdürlüğü Bigadiç Bor İşletme Müdürlüğü Kestelek Açık İşletme ve Konsantratör Biriminde yapılan denetim neticesinde; 2 ayrı deşarj noktasından numuneler alınmıştır. Söz konusu numuneler, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği ilgili sektör tablosundan ve Teknik usuller Tebliği sulama suyu kriterleri açısından analiz edilmek üzere TUBİTAK - BUTAL Laboratuvarına teslim edilmiştir.
Denetim esnasında deşarj hattı üzerinden alınan numunelerin analiz raporunun incelenmesi neticesinde; 1.noktadan alınan numunenin Bor (B) parametresinin 38,2 mg/L olarak, 2.noktadan alınan numunenin Bor (B) parametresinin 22,6 mg/L olarak ölçüldüğü görülmüş, kullanımda zarar derecesinin (>3 mg/L 3.Sınıf) tehlike olduğu, işletmeden kaynaklanan atıksuların, Atıksu Arıtma Tesisleri Teknik Usuller Tebliği E7.2 Sulama Suyu Kimyasal Kalitesine göre belirtilen kriterlere aykırı olarak deşarj yapıldığı tespit edilmiş olup işletmeye, 2872 sayılı Çevre Kanununa muhalefet eylemi nedeniyle idari yaptırım uygulanmıştır.
Konuyla ilgili olarak İl Müdürlüğümüzün 23.05.2013 tarih ve 9901 sayılı yazısıyla; söz konusu işletmede gerekli iyileştirmelerin yapılması ve Mustafakemalpaşa Çayında kirliliğe neden olmayacak şekilde faaliyet gösterebilmek için işletmede ilerleyen tarihlerde yapılan denetimlerde dereye deşarj bağlantılarının kaldırıldığı görülmüş ve alıcı ortama herhangi bir atıksu deşarjına rastlanmamış olup, İl Müdürlüğümüzce konunun takibi yapılmaktadır.
Bununla birlikte, bahse konu atıkların, toprakta, suda veya havada kalıcı etki bırakıp bırakmadığı Üniversiteler, araştırma enstitüleri vb. bilimsel kuruluşlarca yapılacak araştırmalar sonucu elde edilebilecektir.
3. ETİ Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından İl Müdürlüğümüzce gönderilen, akredite bir laborotuvara hazırlatılan "Hidrojeolojik Etüt Raporu" nun Bakanlığımızca yapılan değerlendirmesinde; Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği ekinde madencilik sektöründen kaynaklanan atıksular için alıcı ortam deşarj standartlarının Tablo 7.3'te düzenlediği, buna göre deşarjın sağlanmasının gerektiği, anılan tabloda Bor parametresi için "Alıcı ortamda, Teknik Usuller Tebliğinde yer alan Tablo 4 Sulama Sularının sınıflandırılmasında esas alınan Sulama Suyu Kalitesi Parametreleri ve Tablo 9 Bitkilerin Bor Minerallerine karşı dayanıklılıklarına göre sulama sularının sınıflandırılması kriterlerindeki Bor limit değerlerinin aşılmaması şarttır.
Aşılması durumunda limit Bakanlıkça azaltılır. " ifadesinin göz önünde bulundurulmasının gerektiği, bu kapsamda söz konusu ocak sahası su sızıntısının önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması, biriken sızıntı sularının bertarafında Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği ekinde yer alan Tablo 7.3'te belirlenen alıcı ortam deşarj standartlarının uygulanması ve deşarj noktasının mansap yönünde belirlenecek olan tam karışım noktasında bor parametresinin sulama suyu kalitesi kriterlerine göre değerlendirilmesinin gerektiği ifade edilmiştir.
Bu bağlamda; tesis için, atıksu deşarj izin konusu Çevre İzni kapsamında değerlendirileceğinden konunun takibi İl Müdürlüğümüzce sürdürülmektedir.
4. Soruda belirtilen hususlar hakkında Bakanlığımız uhdesinde yürütülen iş ve işlem bulunmamaktadır.