Bakan Soylu: "OHAL kesinlikle olmaz demem"
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye'nin kamu düzeninde en ufak bir sorunun söz konusu olmadığını ve virüs salgını ile karşı karşıya kalmasından itibaren sağlık sisteminde alt yapıyı en iyi şekilde yürüttüğünü söyledi. Polis teşkilatında virüsten bir kaybın olduğunu açıklayan Soylu, OHAL konusunda ise, "Yarın bu kesinlikle olmaz dememiz elbetteki mümkün değil" dedi.
2020.04.06 23:52 - Son Güncellenme: 2020.04.07 08:29 - Siyaset - HABER MERKEZİ
İLGİLİ VİDEO
Bakan Soylu: Kimse kendi memleketine gitmemeli
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bir TV kanalında katıldığı programda korona virüs salgınıyla ilgili açıklamalarda bulundu. "Dünyada yeni bir durumla karşı karşıyayız" diyen Bakan Soylu, "Bu durum karşısında şaşıran, dağılan, alt yapısı yetmeyen ülkeler var. Ortada bir belirsizlik var. Biz Türkiye olarak öncelikle dört ana mesele belirledik. Bir kamu düzeninin ayakta kalması, iki sağlık sisteminin ayakta kalması ve sürdürülebilir olması, üç üretim ve tedarik zincirinin aksamadan devam etmesi, dört sosyal izolasyon ve sosyal mesafe. Türkiye'nin kamu düzeninde en ufak bir sorun söz konusu değil. Attığımız adımlarla Türkiye kendi sürecini, kendi etkinliğini sürdürüyor" diye konuştu.
Türkiye'nin korona virüsü ile mücadelede sağlık sisteminde alt yapıyı en iyi şekilde yürüttüğünü söyleyen Soylu, "Amerika'yı görüyoruz, Avrupa'yı da görüyoruz. Oysa Türkiye bu meseleyle karşı karşıya kaldığından itibaren sağlık sisteminde alt yapıyı en iyi şekilde yürüyor. Türkiye sadece kendi tedarik zincirini yürütmüyor, dünyaya da ihracata devam ediyor" dedi.
"OHAL kesinlikle olmaz demem"
OHAL'le ilgili soruya da yanıt veren Soylu, "Yarın bu kesinlikle olmaz dememiz elbetteki mümkün değil. Mantıklı da olmaz. Önemli bir süreç yürütülmektedir. Biz ne Çin ne de İran değiliz. Hepsi yanı başımızda. 212 bin işletmemizi bir anda kapattık. 20 yaş altındakilerle ilgili zaten okullar tatil. Diğer tarım işçileri v.s ile ilgili bir istisna getirildi. Hareketlilik en düşük seviyeye indirildi. Gerek 20 yaş altı, gerek 65 yaş üstü istisnalar hariç bu sürece uyuyor" şeklinde konuştu.
Hareketliliği azaltmak için 31 şehre giriş çıkışları sınırlandırdıklarını hatırlatan Bakan Soylu, "İzinler kaymakamlık ve Alo 199'dan veriliyor. 2-13 Mart arası şehirler arası otobüs yolculuğu yüzde 99.9 düştü. Türkiye olarak attığımız tüm adımlarla vatandaşlarımızla birlikte bu mücadeleyi kazanmak için ortaya koyduğumuz irade kesintisiz sürdürülmektedir" dedi.
20 yaş altı ve 65 yaş üstüne getirilen sokağa çıkma yasağına değinen Bakan Soylu, yasağa uymayanlara 780 liradan 3 bin 180 liraya kadar çıkan cezalar verildiğini, Kabahatler Kanununa göre ise 392 lira ceza verildiğini söyledi. Vatandaşların TCK'nın 195. maddesine göre 2 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile de karşı karşıya kalabileceğini söyleyen Bakan Soylu, "Şuana kadar 65 yaş üzerine yaklaşık 6 bin 131 kişiye idari, 149 kişiye de adli ceza kesildi. 20 yaş altına 3 bin 102 kişiye idari, 102 kişiye de adli işlem gerçekleştirildi. Sosyal mesafe kuralına uymayan bin 825 kişiye ceza kesilmiş" dedi.
"Polis teşkilatımızda bir kaybımız var"
Emniyet teşkilatındaki korona virüs vakalarıyla ilgili Bakan Soylu, "Emniyet güçlerinde hastalığa yakalananlar var ama sürekli son dakika olarak gündeme getirmek istemiyoruz. Bu konuyla ilgili bir sayı gündeme getirdik. Bunlar yüksek sayılar değil. Polis teşkilatımızda bir kaybımız var. Ne geri gönderme merkezlerimizde ne de geçici barınma merkezlerimizde tek bir vaka yok" diye konuştu.
POMEM sınav sonuçlarının 15 güne kadar açıklanacağını ifade eden Soylu, "30 yaş sınırının 32'ye çıkması mümkün değil. Boy kısıtını düşürmemiz de mümkün değil. Birtakım sınırlandırmalar olmak zorunda" şeklinde konuştu.
"Terör örgütünde bizim bildiğimiz 38 koronalı var"
Terör örgütü PKK içinde 38 örgüt üyesinin korona virüsüne yakalandığını belirten Bakan Soylu, "Bütün güvenlik güçlerimiz hem içeride hem dışarıda 24 saat tetikte. Terörle mücadele konusunda en ufak bir gevşekliğimiz olmamalıdır. Şuanda hala da operasyonlarımız devam ediyor. Terörle mücadelede bambaşka bir seyir görecek milletimiz. Sürekli olarak senaryolarla hareket etmek zorundayız. Etrafımızda birçok örgüt var. Özellikler siber suçlarla mücadelede geldiğimiz nokta ülkemizle gurur duyacak bir noktadadır. Türkiye'de olacak bir hesabı bizim bulamamamız mümkün değildir. Yüzün üzerinde ülkeye eğitim veriyoruz. Korona virüs öncesi Ankara'da hırsızlık oranı yüzde 2'ye, İstanbul'da yüzde 28'lere düşmüştü" dedi.
İki pandemi hastanesi
"Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'da iki alandaki pandemi hastanelerinin 45 gün içinde yapılacağını söyledi. 45 gün sonrasına da sürecin artarak devamı mı öngörülüyor?" sorusu üzerine Soylu, "Ayağımızın sabit noktasını belirsizliğe koymalıyız. Bunun ikinci, üçüncü fazının olmayacağını iddia edebilir misiniz? Geleceğe ait tüm tedbirleri bu vakaların en çok görüldüğü İstanbul'da almak en önemli sonuçlardan biridir." dedi.
Polis Meslek Eğitim Merkezleri (POMEM) sınav sonuçlarıyla ilgili soruya Soylu, "15 güne kadar çözülür. Şu ana kadar son aşamaya geldiğini öğrendim." yanıtını verdi.
Bakan Soylu, bir soru üzerine de POMEM'de yaş sınırının 30'dan 32'ye çıkarılmasının ve boy sınırının düşürülmesinin mümkün olmadığını bildirdi.
"Terör örgütü kendi derdine düşmüş"
Süleyman Soylu, bir başka soruya karşılık, "Terör örgütü kendi derdine düşmüş, onlar da koronayla karşı karşıya şu anda. 38 korona pozitif vakası var. Bu bildiğimiz. 'Su uyur düşman uyumaz', 'Kurt puslu havayı sever' diye tabirlerimiz var. Bilmenizi isterim ki bütün güvenlik güçlerimiz 24 saat tetikte. Terörle mücadele konusunda en ufak bir rehavetimiz ve gevşekliğimiz olmamalıdır. Operasyonlarımız hala devam ediyor. Mağaralardan çıkmış değiller ama Allah nasip ederse milletimiz, mayıs ayının ortasından itibaren, inşallah gündem ona müsaade eder, terörle mücadelede bambaşka seyir görecek." dedi.
"İnfaz yasası ile çıkacak mahkumlar var. İçeride asayişi sağlamak için senaryolar var mı?" sorusu üzerine Soylu, "Sürekli senaryolarla hareket etmek zorundayız. İyi hal, kötü hal, orta hal senaryoları. Biz Norveç, İsveç değiliz." diye konuştu.
"Yamyamlarda var bu yöntem"
Soylu, içerideki ve dışarıdaki örgütlerin bir zaafiyet alanı aradığını, Türkiye'nin en son DHKP-C'nin ölüme yatırdığı ve öldükten sonra da kutsadığı bir tabloyu gördüğünü söyledi. Süleyman Soylu, "Helin Bölek'i ölüme yatırdılar, öldürdüler, gittiler ziyaret ettiler. Onun ölüm orucunun kutsal bir şey olduğunu söylediler. Ondan sonra da döndüler etrafında dans ettiler. Yamyamlarda var bu yöntem, başka kimsede yok. Bu bizim kültürümüzde, anlayışımızda var mı? Bu bir terör örgütü. Helin Bölek ve İbrahim Gökçek'i aldık hastaneye götürdük, doktorları tehdit ettiler. Hadi bize yaptıkları tehditlerin bir anlamı yok ama bir taraftan hakimleri ve savcılar tehdit ettiler. Bunlara siyasi mekanizma ve Türk Tabipleri Birliği destek oldu." değerlendirmesini yaptı.
Terör örgütünün her zaman bir zaafiyet beklediğini ifade eden Süleyman Soylu, "Koronayla ilgileniyoruz diye devletin diğer meselelerinin hiçbir noktasını atlamayız. 24 saatse 24 saat çalışmamıza devam ederiz." dedi.
"Gelişmeleri takip ediyoruz"
Bakan Soylu, koronavirüs salgınına ilişkin gelişmeleri araştırmalarla takip ettiklerini, vatandaşın düşünce ve değerlendirmelerini öğrendiklerini vurgulayarak, vatandaşa, "Koronavirüsle ilgili gerekli önlemleri aldığınızı düşünüyor musunuz?" diye sorduklarında, yüzde 67 olumlu yanıt aldıklarını aktardı.
"Salgından korunmak için ne yapıyorsunuz?" sorusuna vatandaşların yüzde 76-77'sinin "Ellerimi sürekli yıkıyorum" yanıtını verdiğini dile getiren Soylu, aynı soruya yüzde 69,8 oranında "Dışarı çıkmıyorum" cevabının geldiğini kaydetti.
Soylu, "Diğer insanlara yardım etmek için ne yapıyorsunuz?" sorusuna vatadaşların yüzde 63'ünün "Taşıyıcı olma ihtimalime karşı kendimi izole edebiliyorum" karşılığını verdiğini ifade ederek, toplumsal bilinçlenmenin önemine işaret etti.
"Ne sıklıkla dışarı çıkıyorsunuz?" sorusuna vatandaşların önemli bir kısmının "Hiç dışarı çıkmıyorum ya da nadiren çıkıyorum" yanıtını verdiğini, bu cevabı verenlerin oranının her hafta yaptıkları araştırmalarda daha da yükseldiğini gördüklerini belirten Soylu, "Bu izlemelerimiz, takiplerimiz şunu gösteriyor, vatandaşlarımız aldığımız tedbirlere uydu." dedi.
"Cumhurbaşkanı ile en son 18 Mart'ta görüştüm"
Araştırmalarda, vatandaşların "sosyal medyada asılsız haber yapanların bulunarak cezalandırılması"nı istediğini gördüklerini dile getiren Soylu, "Türkiye'nin sağlık sisteminin koronavirüs salgınını atlatabilecek düzeyde olduğunu" düşünen vatandaşların oranının bir hafta önce yüzde 33 düzeyindeyken, bugün bunun yüzde 40,5'e çıktığını, sağlık sistemine güvenin arttığını söyledi.
Bakan Soylu, "Türkiye'nin sağlık sisteminin koronavirüs salgınını kısmen atlatabilecek düzeyde olduğunu" dile getirenlerin oranının ise yüzde 42,5 olduğunu kaydetti.
"Size göre koronavirüsle ilgili en güvenilir bilgi hangi açıklamalardan elde edilebilir?" sorusuna vatandaşların 49,2'sinin "devlet yetkililerince birinci ağızdan yapılan açıklamalar", yüzde 38'inin ise ile "Bilim Kurulu'nun yaptığı açıklamalar" yanıtını verdiğini bildiren Soylu, "Vatandaşımıza çağrıda bulunmak istiyorum, bizim şu anda ortaya koyduğumuz mücadele rehavete asla prim tanımaz. Evden çıkmamalıyız. Kendi izolasyonumuza çok dikkat etmeliyiz. Bunu yenebilecek bir kabiliyetimiz var ve yeneceğimizi düşünüyoruz." diye konuştu.
"Kabine toplantıları telekonferans ile yapılıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile en son yüz yüze ne zaman görüştünüz?" sorusunun yöneltildiği Soylu, Erdoğan ile en son 18 Mart'ta Çankaya Köşkü'ndeki koordinasyon toplantısında görüştüklerini ifade etti.