Bakan Selçuk: "166 mobil çocuk hizmet birimi kurduk, 14 bin çocuğa ulaştık'

Bakan Selçuk: "166 mobil çocuk hizmet birimi kurduk, 14 bin çocuğa ulaştık'

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, "166 mobil çocuk hizmet birimi kurduk. Bu birimlerimizi 3 bin 500 okulla eşleştirdik ve şu ana kadar 14 bin çocuğumuza ulaştık." dedi.

2020.02.15 14:12 - Son Güncellenme: 2020.02.15 14:13 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Bakan Selçuk: "166 mobil çocuk hizmet birimi kurduk, 14 bin çocuğa ulaştık'

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt  Selçuk, ÖNDER İmam Hatipliler Derneğince Üsküdar Belediye binası  Mavi Salonda'da bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Okul Aile Birliği Zirvesi"ndeki  konuşmasında, imam hatip okullarının milletin teveccühüyle 70 yıldır türlü baskı  ve aleyhte kampanyalara rağmen dimdik ayakta durduğunu belirtti.

İlk kuruluşlarından bu yana imam hatip liselerinin Milli Eğitim  Bakanlığına bağlı devlet okulları olarak faaliyet gösterdiklerini aktaran Selçuk,  imam hatip mezunlarının üniversiteye girmelerinin önünde engeller oluşturulduğu  dönemler yaşandığını anlattı. 28 Şubat post modern darbesi döneminde "kesintisiz 8 yıllık eğitim"  adı altında imam hatiplerin orta kısımlarının külliyen kapatıldığını ve birçok  engellemelerle karşılaşıldığını söyleyen Selçuk, 2002'den itibaren AK Parti  iktidarı döneminde imam hatiplere yönelik ayrımcı uygulamaların kaldırıldığını  dile getirdi.

Selçuk, dini terakkiye mani gören anlayışın imam hatip mezunlarını  hayatın diğer alanlarından koparmaya çalıştığını belirterek, "İmam hatip  liseliler derneğimizin adının ÖNDER olması boşuna değil. Zira imam hatip  mezunları, haliyle tavrıyla olgun, kişiliği karakteri oturmuş, hayatın içinde  insanlara örnek ve önder olmak durumundalar. Bütün çocuklarımızı bu ideale göre  yetiştirmeyi hedefliyoruz." diye konuştu. İmam hatip okullarının harcının "Bismillah" denilerek karıldığını ve  milletin desteğiyle inşa edildiğini kaydeden Selçuk, imam hatipli olmakla iftihar  eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imam hatipte aldığı eğitimi, "Bu çatı  bize dürüstlüğü, samimiyeti, hasbiliği, diğerkamlığı, ülkesine, milletine,  bayrağına yürekten bağlı olmayı öğretti." sözleriyle ifade ettiğini aktardı.

Bakan Selçuk, bireyin mutluluğu ve toplumun huzuru için ailenin  merkeze alınması gerektiğini vurgulayarak, bu nedenle okul aile birliklerinin  önemine dikkati çekti. Ülkenin, toplumun ve dünyanın hızla değiştiği bir dönemin yaşandığına  işaret eden Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, bize bir taraftan  önemli fırsatlar sunarken bir taraftan da aile yapımızı ve çocuklarımızı daha da  fazla korumamızı gerektiren tehditlerle de baş başa bırakıyor. Bugünün dünyasında  artık eğitim okulda, sınıfta ve öğrencilerin sadece sıralarda oturup  öğretmenlerin anlattığı dersleri dinlemenin çok ötesinde bir durumda. Gençler,  bundan 10-15 yıl sonra bugün daha icat olunmamış meslekleri icra etmek durumunda  kalacaklar. Dolayısıyla çocuklarımızı sadece bugünün değil, yarının da  gerektirdiği koşullara niteliklerle donatmalıyız. Konuya bir de okul, aile ve  çocuk perspektifinden baktığımızda bu hassasiyetimiz katlanarak artıyor."

"Aile, eğitim sürecinin mihenk taşı"

Selçuk, eğitim ve öğretim arasındaki farkın iyi kavranması  gerektiğine, öğretim hayatın belli bir sürecini kapsasa da eğitimin bireyin bütün  hayatını içerisine alan bir süreç olduğuna dikkati çekti. Eğitimi en geniş şekliyle hayatın her anına ve alanına yaymanın  önemini vurgulayan Selçuk, "Bu sürecin mihenk taşı, olmazsa olmazı da tabii ki  ailelerimiz. Çünkü biz inanıyoruz ki eğitim ailede başlıyor, okul sıralarında  olgunlaşıyor. Okul ile aile birlikte çalıştığı zaman, çocuklarımıza daha iyi bir  eğitim veriyoruz. Bütün başarıların kökeninde de sevgiyle örülü güçlü aile  bağları yatmakta. Aile, hem mektep hem korunak hem de bir huzur kaynağı olarak  hayatımızın içinde." değerlendirmesini yaptı.

Selçuk, okul ve ailenin bir kuşun iki kanadı gibi görülmesi, bu  sebeple evlerin ve ailelerin ilim, irfan ve merhamet yuvasına çevrilmesi  gerektiğini söyledi.  Bütün çalışmalarında aile merkezli bir bakış açısıyla hareket  ettiklerini, ailenin üretken bir niteliğe sahip olmasını önemsediklerini ifade  eden Selçuk, Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP), Evlilik Öncesi Eğitim Programı  ve Aile Eğitim Programı (AEP) ile açtıkları sosyal hizmet merkezlerine ilişkin  bilgi verdi.

"166 mobil çocuk hizmet birimimizle 14 bin çocuğumuza ulaştık"

Sosyal Ekonomik Destek (SED) hizmetiyle ailelerinin yanında olan  ihtiyaç sahibi çocukları desteklediklerini aktaran Selçuk, çocuklara yönelik  koruyucu ve önleyici faaliyetler yaptıklarını, Diyanet İşleri Başkanlığı ile  Değerler Eğitimi Programı başlattıklarını, ayrıca Çocuk Dostu Kitap Listeleri  hazırladıklarını kaydetti. Bakan Selçuk, "Okul Destek Projesi"yle hem ailelerde çocuk adına  farkındalık oluşturduklarını hem de çocuklara okul dışı zamanlarını kaliteli ve  verimli kullanabilecekleri ortam ve imkan oluşturduklarını dile getirerek, şöyle  devam etti: "Okul aile birliklerini yakından ilgilendiren yeni bir hizmetimizden  bahsetmek isterim. 166 mobil çocuk hizmet birimi kurduk. Bu birimlerimizi 3 bin  500 okulumuzla eşleştirdik ve şu ana kadar 14 bin çocuğumuza ulaştık. Böylece  risk altında olan, okuldan uzaklaşan, okula gidemeyen çocukların evlerini ziyaret  ederek, okuldaki bağlarının kopmasının sebeplerini araştırıyoruz. Eğer bu sebebi  maddi koşullarsa onlara olan desteklerimizi sağlıyoruz. Başka sebepler varsa da  bunları tespit ediyoruz. O yüzden mobil çocuk hizmet birimlerimizle okul aile  birliklerimizin temasını çok önemsemekteyiz."

"Güçlü Türkiye'nin gençleri de güçlü olmalı"

Bakan Selçuk, "Ailelerin çocuklarına bakması mümkün olmadığı  durumlarda evlat edindirme, koruyucu aile modellerimiz var. Bu çocuklarımız  ülkemizin çocukları. Hepimizin korunmasına ihtiyacı olan çocuklar. Bu çocukları  evlat edindirmek, koruyucu aile olmak, onlara daha sağlıklı ve huzurlu bir ortam  sağlamak hepimizin görevi." dedi.

 Türkiye'nin gençliğinin, ailesinin ve öğretmenlerinin güçlü olması  gerektiğini vurgulayan Selçuk, şunları kaydetti:

"İmam hatipli olduğu için muhtarlığa dahi layık görülmeyen temiz  dimağların cumhurbaşkanı olduğu bir ülkede yaşıyoruz, hamdolsun. Bu güçlü  Türkiye'nin gençleri de güçlü olmalı. Üstat Necip Fazıl'ın da o etkileyici  üslubuyla ifade ettiği gibi, 'Kim var?' deyince 'Ben varım.' cevabını veren,  'Benim olmadığım yerde kimse yoktur.' duygusuna sahip bir gençlik inşa etmeliyiz.  Ailesine, vatanına, milletine sıkı bağlarla bağlı, çevresi, şartları değişse de  özü hiçbir şartta değişmeyecek bir gençlikle ilerlemek durumundayız. Bu gençlik  de ancak öğretmenlerimizle, ailelerimizin, kurumlarımızın, bakanlıklarımızın el  ele çalışmasıyla mümkün. Bu birlikten doğacak o kuvvete inancım tam. Okul aile  birlikleriyle sivil toplum kuruluşlarımızla başta eğitim olmak üzere her alanda,  elimiz daha da güçlenecek, daha güçlü yarınlara kavuşacağız." Konuşmasının ardından Bakan Selçuk'a, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği  Genel Başkanı Kamber Çal tablo hediye etti. Programa, Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve Kadıköy Ahmet Sani  Gezici Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Ayşen Gürcan da katıldı.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2020.02.15 14:12 - Son Güncellenme: 2020.02.15 14:13 - HABER MERKEZİ
A