Bakan Murat Kurum: 2035'te riskli alanlarda kentsel dönüşüme girmemiş tek bina kalmayacak
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum, "İnşallah 2035 yılına geldiğimizde Türkiye'nin deprem riski olan bölgelerinde kentsel dönüşüme girmemiş tek bir binamız kalmayacak" dedi.
2022.03.19 17:43 - Son Güncellenme: 2022.03.19 17:43 - Siyaset - HABER MERKEZİ
Bakan Murat Kurum, Mamak ilçesi'nde 'Dutluk Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi' kapsamında 7'nci etapta yapımı tamamlanan 548 evin kura çekim törenine katıldı.
Necmettin Erbakan Kongre Merkezi'nde düzenlenen törende konuşan Bakan Kurum, "Ankara bizim sevdamız, büyük hedeflerin merkezi, dünyaya baktığımız penceremizdir. Ankara artık, 30 yıl öncesinin Ankara'sı değil. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, milletin sesi duyuluyor, dünyada eşi görülmemiş bir hızla projeler bitiyor, yatırımlar tamamlanıyor; Mamaklıların, Ankaralıların hizmetine sunuluyor. Sloganımız hep 'Ankara için hiçbir hizmet yeterli değildir, hep daha iyisini, daha fazlasını yapacağız' oldu. Başkentimizi dev ulaşım projeleri, titiz altyapı yatırımları ve 25 ilçemize yaydığımız kentsel dönüşümle güvenli, sağlıklı, kimlikli bir şehir haline getirdik" dedi.
'3 MİLYON KONUTUMUZUN DÖNÜŞÜMÜNÜ TAMAMLADIK'
Bakan Kurum, son bir asırda 80 bin kişinin depremlerde hayatını kaybettiğini anımsatarak, "Milletimizin can sağlığını en mukaddesimiz bildik. 'İnsanımızın yaşam kalitesinin yükseltilmesinin yegane yolu, kentsel dönüşümdür' dedik. Bu anlamda; Sayın Cumhurbaşkanımızın 2012 yılında başlattığı 'Yerinde, Gönüllü ve Hızlı Kentsel Dönüşüm' seferberliğimizde çok büyük mesafeler kat ettik. Tam 3 milyon konutumuzun dönüşümünü, milletimizle, sizlerle birlikte tamamladık. Ankara'da dönüşüm yapmadığımız tek bir ilçemiz yok. Bu güne kadar da Altındağ, Mamak, Kuzey Ankara, Sincan ve Yenimahalle başta olmak üzere Başkentimizde 65 bin konutluk kentsel dönüşüm projesi başlattık. Bu kapsamda vatandaşlarımızla uzlaşarak yaklaşık 39 bin konut, 400 iş yerinin yapımını tamamladık. Yeni Mamak dönüşümünün en önemli ayağını oluşturan Dutluk Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projemizin 7'nci etabında yapımını tamamladığımız 548 yeni yuvamızın kurasını çekerek, salonda heyecanla bekleyen hak sahibi kardeşlerimize teslim ediyoruz. 640 bin metrekarelik bu alanda yürüttüğümüz 140 milyon lira değerindeki Yeni Mamak Dönüşüm Projemizde önce mülkiyet sorunlarını çözüme kavuşturduk, ardından yeni yuvalarımızı yaptık" diye konuştu.
'KENTSEL DÖNÜŞÜME GİRMEMİŞ TEK BİNA KALMAYACAK'
Bakan Kurum, Yeni Mamak Dönüşüm Projesi kapsamında Mamak'ta toplamda 4 bin 921 konut kazandırılacağını kaydederek, "12 milyonu aşkın vatandaşımızın can ve mal güvenliğini, hep birlikte teminat altına aldık. Sadece geçtiğimiz yıl 80 bin konutumuzun deprem dönüşümünü gerçekleştirdik. Şu an halihazırda sahada toplam yatırım bedeli 120 milyar lira olan 350 bin konutumuzun dönüşümüne devam ediyoruz. İnşallah 2035 yılına geldiğimizde Türkiye'nin deprem riski olan bölgelerinde kentsel dönüşüme girmemiş tek bir binamız kalmayacak" ifadelerini kullandı.
'BÖYLE BİR DERTLERİ YOK'
Bakan Kurum, muhalefeti de eleştirerek, "Onlara 'Türkiye'yi depremlere karşı nasıl hazırlayacaksınız?' diye sorun cevap alamazsınız. Biz bu güne kadar 3 milyon yeni yuva yapmışız. 12 milyon insanımızı ev sahibi yapmışız. Bunun dünyada eşi benzeri yok. Onlara soralım; 'Siz bunun üzerine koyacak mısınız? Kaç aileyi ev sahibi yapacaksınız?' Cevap alamazsınız. 'Sizin yeşil alan hedefiniz nedir?' Açık söylüyorum, yine cevap alamazsınız. 'Siz mülkiyet konusunda ne yapacaksınız?' diye sorun cevap alamazsınız. Çünkü böyle bir dertleri yok. 'Teröre karşı projeniz nedir? Kürt kardeşlerimizin yaşadığı şehirlere dair hedefleriniz nelerdir?' diye sorun, yine cevap alamazsınız" ifadelerini kullandı.
Bakan Kurum'un konuşmasının ardından kura çekilişi yapılarak hak sahiplerine evleri teslim edildi.
ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU
Bakan Kurum, AK Parti Ankara Gençlik Kolları tarafından Mamak Şehitlik Kütüphanesinde düzenlenen 'Genç Söz Kütüphane Söyleşileri' programına katıldı. Gençlerle bir araya gelen Bakan Kurum, geleceği emanet edecekleri gençlerle buluşmanın mutluluk verdiğini, kendisinin de kıdemli bir genç olduğunu söyledi. Bakan Kurum, "Bugün yaşadığımız süreç ülkelerin kendi kendine yetmesinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Güçlü bir ülke olmak zorundasınız. Bugün Rusya- Ukrayna krizini görüyorsunuz. Bugün ortaya koymuş olduğumuz irade, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği, dünyanın gıpta ile izlediği süreci yaşıyoruz. Bölgemizde güven ve istikrar adına önemli adımlar atıyoruz. Kimsenin toprağında gözümüz yok. Herkes güzel şartlarda yaşasın istiyoruz. Her anlamda kendi kendine yeten bir ülke olmak zorundayız. Bugün ülkemiz bölgesinde lider ülke pozisyonunda. Güçlü bir ülke olmak böyle bir şey. Suriye'deki, Ukrayna'daki, Afganistan'daki vatandaşlar çaresizler ve göç etmek zorunda kalıyorlar. Bizi biz yapan birliğimiz ve beraberliğimizdir. Herhangi bir siyasi görüş içinde olabilirsiniz, herhangi bir partiye oy verebilirsiniz; ama bu değerlerimizi her zaman elimizin üstünde tutmak zorundayız" dedi.
'İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE MÜCADELE HER ALANDA YAPILMALI'
Bakan Kurum, bundan sonraki süreçte herkesin iklim değişikliğiyle ilgili yapacağı çalışmalar olacağını vurgulayarak, "Dünya hepimizin ve dünyanın güzelliğini korumak zorundayız. Milyonlarca insan iklim değişikliğiyle birlikte göç etmek zorunda kalacak. Göç, dünyanın yaşadığı en önemli problemlerden biri olacak önümüzdeki süreçte. Sel, yangın, deprem gibi afetlerin şiddet ve sıklığı her geçen gün artıyor. Bu mücadeleyi siyaset üstü anlayışla sürdürmek istiyoruz. İklim değişikliğiyle mücadelenin her alanda yapılması gerekiyor. Hepinizi iklim değişikliğiyle ilgili iklim elçisi olmaya davet ediyorum ve yapacağınız her projeye destek vereceğiz. Daha önce ülkemizde hiç görmediğimiz müsilaj problemi ile karşı karşıya kaldık. Topyekün seferberlik ruhuyla bu mücadeleyi vermek zorundayız. Bundan sonraki üretimler döngüsel ekonomi anlayışıyla olacak. Al-kullan-dönüştür anlayışıyla olacak. Bugün kişi başı su tüketimimiz 1500 metre küp. 2030 yıllına geldiğimizde bu tüketim düşmek zorunda ve suyu tasarruflu kullanmak zorundayız. Kullandığımız malzemeleri geri dönüşüme tabi tutmak zorundayız. Yediğimiz yemekleri daha ölçülü yiyebiliriz. Hem sağlığımız hem de gıda güvenliği için bunları yapmalıyız. Yenilenebilir enerji kaynaklarını inşaat sektöründe önceliklendiriyoruz. Bir tişört için 2 bin 700 metreküp su kullanılıyor. Giymiyorsak bile geri dönüşüme tabi tutmalıyız"