Geri Bakan Koca: Vefat edenlerin yüzde 90'ı tam aşılı değil

Bakan Koca: Vefat edenlerin yüzde 90'ı tam aşılı değil

Türkiye'nin koronavirüsle mücadelesinde en kritik dönemeçlerden biri olarak nitelendirilebilecek 6 Eylül'e dört gün kalırken, Koronavirüs Bilim Kurulu Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında toplandı. Bu tarihte okulların yüz yüze eğitime başlayacak ve üniversitelerin açılacak olması nedeniyle toplantıya Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer ile YÖK Başkanı Erol Özvar da katıldı. Milyonlarca öğrenci ve velinin aklında ise şu sorular var: PCR testi zorunluluğu yeterli mi, ders saatleri nasıl belirlenecek, yurtlar hangi şartlarda açılacak, aşılı ve aşısız öğrenciler aynı yurt odasında kalacak mı? Vaka sayılarının artması nedeniyle yeni kısıtlamaların gelip gelmeyeceği, aşısızlara ilave tedbirler koyulup koyulmayacağı da merak konusuydu... Tüm bu sorulara yanıt aranan Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısı sonrası Bakan Koca'nın ardından, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer ve YÖK Başkanı Erol Özvar önemli açıklamalarda bulundu. Yekili ağızlardan çıkan ortak söz, 'yüz yüze eğitimden dönüş yok' oldu.

02 Eylül 2021 Perşembe, 20:27 - Güncel
A
Bakan Koca: Vefat edenlerin yüzde 90'ı tam aşılı değil
04:52 Bakan Koca: Vefat edenlerin yüzde 90'ı tam aşılı değil

İLGİLİ VİDEO

Bakan Koca: Vefat edenlerin yüzde 90'ı tam aşılı değil

Koronavirüs Bilim Kurulu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer ve YÖK Başkanı Erol Özvar'ın katılımıyla saat 16.30'da toplandı. Kritik toplantı sonrası Bakan Koca önemli açıklamalarda bulunuyor.

Bakan Koca'nın açıklamalarından öne çıkanlar: 

Sizelere aşı programımız başlarken tünelin ucundaki ışık göründü demiştim. Bugün tünelin çıkışı görülüyor diyebilirim. son 4 haftalarda vaka sayılarında artışın özellikle aşı olmamış kişlerden kaynaklandığını belirtmiştim.

"AKTİF VAKALARIMIZIN YÜZDE 81'İ TAM AŞILI OLMAYAN KİŞİLER"

Bugün itibariyle 500 bine yakın olan aktif vakaların yüzde 81'i tam aşılı olmayan kişilerdir. Hastaneye yatan vatandaşlarımızın yaklaışık yüzde 90'ını da tam aşılı olmayan kişilerdir. Vefat eden vatandaşlarımızın yüzde 90'ı ya hiç olmamış ya da aşıları eksik kişilerdir.

Salgın hastalık sebebiyle gençlerin eğitiminin eksik kalması bugün ve geleceğimiz için çok üzücüdür. Endişesi olan velilerimiz olabilir. Eğer böyle düşünüyorsak önce veliler olarak bizler tedbirlere uymalıyız. Günlük hayatla tedbirin çelişmediğini göreceğiz. Bu dönemde öğretmen ve öğrencileri örnek alacağız, veliler olarak da örnek olacağız. Hep birlikte çaba gösterirsek zil sesinden sonra alarm sesi gelir diyenleri haksız çıkarırız. Öğretmenlerin motivasyonu hepimizden büyük olacak.

Milli Eğitim Bakanı Özer'in açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Okullarımızı 5 gün yüz yüze eğitime açmada sürekli bize yardımcı olan Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu üyelerine teşekkür ediyorum. Uzaktan eğitim ne kadar başarılı olursa olsun, yüz yüze eğitimin yerine geçemez. Bugün çocuklarımızın arkadaşları ve öğretmenleriyle sınıf ortamında eğitim görmesi elzemdir. Yüz yüze eğitime geçilimesi zorunluluk haline gelmiştir.

Yüz yüze eğitim için gerekli adımları Sağlık Bakanlığımız ile attık ve atmaya devam ediyoruz. Okullarımızda ihtiyaç duyulan maske, dezenfektan ve temizlik malzemelerini tüm okullarımıza gönderdik. Okullarda alınması gereken önlemler rehberini tüm valiliklere gönderdik.

"650 MİLYON TL'Yİ OKULLARIMIZA GÖNDERDİK" 

2021-2022 eğitim öğretim yılında 650 milyon TL'yi tüm okullarımıza göndermiş bulunuyoruz. 58 bin okulumuz çin 113 bin kişilik temizlik personeli görevlendirildi. Milli Eğitim Bakanlığı olarak salgın sürecinde okullarımızın hijyen ihtiyaçlarını karşılayacak finansmana sahibiz. 

Okul öncesi ve 1. sınıf öğrencilerimiz şu anda 2 gündür okullarına gidiyor. Şunu memnuniyet ile ifade etmek isterim ki bu 2 günlük süreç sorunsuz şekilde tamamlandı. Yavrularımızın gözündeki mutluluk, öğretmenlerin öğrencileri ile buluşma hazzı, her şeye her fedakarlığa değerdi. Okullarımızın bir daha kapanmaması için bakanlık olarak sadece bize sorumluluk düşmüyor, velilere, kantin çalışanlarına, öğretmenlere tüm paydaşlarımıza düşüyor.

"OKULLARIMIZ İLK AÇILAN VE SON KAPATILAN YERLER OLMALI"

Lütfen kurallara harfiyen uyalım. Uyalım ki bir daha okullarımız kapanma sorunu ile karşı karşıya kalmasın. El ele verdiğimiz zaman bu süreçte beraber hareket ettiğimiz zaman, çocuklarımızı okuldan mahrum etmeme imkanımız olacak. İçişleri Bakanlığımızdan çok destek gördük. Özellikle teşekkür etmek istiyorum. Okullarımız ilk açılan ve son kapatılan yerler olmalıdır. 

YÖK Başkanı Erol Özvar'ın açıklamalarından satır başları:

1.5 senedir yüksek öğretim kurulları eğitim ve öğretime ara vermeden devam etmektedir. Bizler yüksek öğretim sisteminin temsilcileri olarak bu salgın sürecinde kampüslerimizi ve üniversitelerimizi kapatmadık. Fakat salgın sebebiyle biz eğitim öğretim faaliyetlerimizi uzaktan yapmaya karar verdik ve salgının ilanından itbaren Türkiye'deki bütün üniversiteler çok hızlı reaksiyon göstererek kısa zaman içinde bütün derslerini dijital hale getirerek öğrencilerine hizmet vermeyi sürdürdüler.

Yeni dönemde YÖK olarak yüz yüze eğitim kararı aldık. Üniversitelerimiz yüz yüze eğitimin yapılabilmesi ve sürdürebilmesi için gerekli tedbirleri aldılar.

"YÜZ YÜZE EĞİTİM FAALİYETLERİNİ SÜRDÜRMEK İSTİYORUZ"

Yüksek Öğretim Kurulu olarak yüz yüze eğitim faaliyetlerini sürdürmek istiyoruz. Salgın şartlarının nasıl gelişeceğini öngöremediğimiz için salgının seyrine göre Sağlık Bakanlığımızın kararları ve görüşleri dahilin yüz yüze eğitim esnasında diğer eğitim ve öğretim usüllerinin de kullanılması için kararlar aldı.

"ÜNİVERSİTELERİMİZ HİBRİT VEYA HARMANLANMIŞ EĞİTİM MODELLERİNDEN FAYDALANABİLECEK"

Ünivesitelerimiz salgın boyunca eğitim ve öğretimin aksamaması için hibrit ve ya harmanlanmış eğitim modellerinde faydalanabilecek. Üniversitelerimiz şu anda hangi derslerini yüz yüze, hangi derslerini online yapacağını belirlemiştir. Salgının seyrine göre üniversitelerimiz eğitim öğretim enstürmanlarını kullanabilecekler.

SORU-CEVAP

Fahrettin Koca: Biz 18 yaş ve üstü üniversite öğrencileri için tanımladık. 15 yaş ve üstü için de tercihe bırakmıştık. 12 yaş üstü kronik hastalığı olan çocuklarımız için ayrıca tanımlama yaptık. Vaka sayılarında artış giderek devam etti. Belli bir yerde takıldı. Rakamlarımızın yüsek olduğunu düşünüyoruz. Özellikle varyantların daha çok bulaşıcılığı artırdığını biliyoruz. Şu dönemde kısıtlamaları gündemimize almadık. Hareketin arttığı bu dönemde vaka sayılarının arttığını görüyoruz.

"15-45 YAŞ ARASI VAKANIN EN ÇOK GÖRÜLDÜĞÜ YAŞ GRUBU" 

Yeni dönemde vakalarımız artık ağırlıklı genç yaş grubunda. 15-45 yaş arası vakanın en çok görüldüğü yaş grubu. Vaka sayısı bu sebeple giderek yükseldi. Biz aşının belli oranda bulaşı engellediğini de biliyoruz. Aşı oranını her geçen gün artırmamız gerekiyor. Aşının yüzde 80-90 oranında koruduğunu görüyoruz. Vatandaşlarımızın aşılarını erken dönemde yapması çok önemli.

SPUTNİK AŞISINDA SON DURUM

200 bin kişi için doz gelmişti. 400 bin yani. SPUTNİK ile ilgili 1. ve 2. aşı arasında fark vardı. Bu farktan dolayı temasa geçtik. Hızla 1. ve 2. doz aşısın gelmesi için gayret içindeyiz. Testlerde bir sorun yok. Üretimle ilgili çalışmalar devam ediyor. Yerel bir firmayla çalışmalar bir noktaya geldi ama üretim safhasına henüz gelmedi. Sinovac'la ilgili görüşmelerimizde ülkede yatırım yapmalarını söyledik. Onlar da bu noktada yatırım yapmayı düşündüklerini söyledi.

"TEK DOZ AŞI KORUMUYOR"

Tek doz aşı korumuyor, iki doz aşının yapılması gerekiyor. İsrail'deki çalışmalar mRNA aşısında 7-8 ay sonra hatırlatma dozu gerektiğini gösteriyor. Sinovac için 3. doz gerekiyor. Aşısını tamamlamış kişi sayısı 35 milyon. Bu kişişlerin vaka yükü yüzde 13 hastane yükü yüzde 10. Çift doz aşı oranı yüzde 60'ı aştı. Tüm gayretimiz yüz yüze eğitim vermek ve bunun sürekliliğini sağlamak. Çocuklara okulda hastalık bulaşır mı sorusu sorulabilir. Bunu düşünüyorsak önce kendimiz tedbirlere uymalıyız

RESTORAN VE KAFE KARARI

AVM, restoran ve kafeler için PCR gibi bir uygulmayı gündeme almadık. Önümüzdeki dönemde de ben aşılanma oranıyla birlikte salgının ülkemizin gündeminden düşeceğini, vaka sayılarının azalacağını düşünüyorum.

ELEKTRONİK TAKİP SİSTEMİ

Mahmut Özer: Tüm okullarımızda vaka temas aşı durumunu okul bazında takip eden elektronik takip sistemi kurduk. Sağlık durumlarını elektronik takip sisteminden takip edebiliriz.

Erol Özvar: Kampüsler için almış olduğumuz tedbirler üniversite içindeki yurtlarda da olacak.

Fahrettin Koca: (Öğretmenlerle ilgili) Aşılanmayanların okula alınmaması gibi bir durum olmaz. Biz öğretmenlerimizin aşılanma oranlarının giderek arttığını, aşılanmamayı çok düşünmeyeceklerini düşünmek istemiyoruz. Şu an en az 1 doz aşı yaptırmış öğretmen ve çalışanların sayısı yüzde 88'i buldu. Velilerimiz tedirgin olmasınlar. Velilerimizin aşılanmama durumu daha büyük risk oluşturacak. Aşı ya da PCR zorunluluğu getirmedik ama velilerimizin bu sorumluluğu alacağını biliyoruz.

PCR TESTİ YAPTIRMAYAN ÖĞRETMENLERLE İLGİLİ YAPTIRIM OLACAK MI?

Mahmut Özer: Öğretmenlerimiz içi değil servisten öğrencinin evinden çıkıp okul ortamına gelmesine, oradaki geçirdiği süre boyunca temas ettiği öğretmenlerimiz ve diğer elemanların ya aşı olması veya haftada 2 defa PCR testi yaptırması gerekiyor. Öğretmenlerimizin aşı ortalaması Türkiye'ye göre daha yukarıda. Öğretmenlerimizin hem aşı olmayıp hem de PCR testi olmayacaklarına inanmıyorum. Çünkü öğretmenlerimiz 1 buçuk yıldır fedakarlık göstererek uzaktan eğitim yaptılar. Öğretmenlerimiz öğrencilerle bulaşmayı arzuluyorlar. O süreçte bir sorun olacağını düşünmüyorum.

ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLERİN NE KADARI AŞI OLDU?

Fahrettin Koca: Şu an en az 1 doz aşı yaptıranların öğretmen ve çalışanların %88'i buldu. 2 doz aşısını tamamlayanlarda %75'i buldu. Yüzde 4.4 oranında son 6 ay içinde hastalığı geçirenler var. İlk 6 ay içerisinde PCR zorunluluğu olmayacak anlamına gelir. %95 üzerinde bu oranların olacağını düşünüyorum. Velilerimiz tedirgin olmasınlar. Ama üzerine düşün sorumlulukları en az öğretmenlerimiz kadar uygulamaları lazım. Velilerimizin bu sorumluluğu evlatları için alacağını umut ediyorum.

Yurt dışıyla ilgili aşı sertifikasıyla ilgili birçok ülkeyle biz irtibat halindeyiz. Aşının tanına bilirliğinde bir sorun olmayacağını düşünüyoruz.

Erol Özvar: YÖK salgından bağımsız olarak derslerin %40'ına kadar online verebileceğini karar vermiştik. Bizim ortak derslerini pek çok üniversitemiz çevrimiçi olarak gerçekleştiriyordu. YÖK'ün kararıyla bu ortam biraz daha genişlemiş oldu. Bu eğitim yönteminin kullanılabilmesi üniversitelerimizin yetkisi dahilindedir.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


02 Eylül 2021 Perşembe, 20:27
A