BAKAN ARINÇ ANADOLU AJANSI'NDAKİ SÖZLEŞME İÇİN NE DEDİ?

BAKAN ARINÇ ANADOLU AJANSI'NDAKİ SÖZLEŞME İÇİN NE DEDİ?

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Anadolu Ajansı'na ayrılan bütçenin 3 ay yetmediğini belirterek, AA'yı kendi ayakları üzerinde duran bir kurum haline getireceklerini söyledi.

2011.04.25 13:50 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Siyaset - HABER MERKEZİ
A
BAKAN ARINÇ ANADOLU AJANSI'NDAKİ SÖZLEŞME İÇİN NE DEDİ?
21615-bakan-arinc-anadolu-ajansi-ndaki-sozlesme-icin-ne-dedi-4de7dff409eb1.flv

15 yıl sendika avukatlığı yaptığını böyle bir sözleşme görmediğini anlatan Bakan Arınç, "Adam 65 yaşında. Bir trilyon ikramiye alacak, emekli olmuyor. Bir vali bile emekli olduğunda 70 milyar ikramiye alıyor. Allah herkese Anadolu Ajansı'nda çalışıp emekli olmayı nasip etsin" dedi. Arınç, görüşmelerin sürdüğünü, aklı selimle sözleşmeyi imzalayacaklarını da bildirdi.

Bursa Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaretinde gazetecilerle sohbet toplantısı yapan Bakan Arınç, TRT ve Anadolu Ajansı'ndaki gelişmelerden, Bursa'daki hedeflerine ve televizyonlardaki dizilere kadar pekçok konuda açıklamalarda bulundu.

"KAHRAMANMARAŞ OLAYI İNCELENMELİ"

Kadına ve çocuğa yönelik şiddetin arttığının hatırlatılması ve yeni nasıl düzenlemeler yapılacağı sorusu üzerine konuşan Bakan Arınç, "26 maddelik anayasa değişikliğinin bir maddesi de kadına pozitif ayrımcılık.

Kadına ve çocuğa şiddet önümüzdeki en önemli gündem maddelerinden birisi. Son günlerde haftalarda ekranlarda çok üzücü çok iğrenc, vahşice işlenmiş cinayetle karşılaşıyoruz. Kadına şiddetin akıl almaz boyutuyla karşı karşıyayız. Şiddet eğilimi toplumda yaygınlaşmaya başladı. Bu biraz eğitimsizlik, iletişimsizlikten kaynaklanıyor. Şiddet isteği ve arzusu sayıca az diyebilirsiniz ama bu kadarı bile fazla. Bunların da olmaması gerekiyor. Kahramanmaraş'ta 4 çocuğun annelerinin ölümünden esinlenerek intihar etmiş olmaları, ben şu kadar yaştayım ilk defa duyduğum, tüylerimi diken diken eden olay. Hepimizin annesi, kardeşi ölüyor. Benim 17 yaşında evladım öldü. Bu çocukların toplumla hiçbir irtibatları olmadığı söyleniyor. Bu nasıl yaşantıdır.Bu nasıl toplumdan bir kopuştur. Bunları mutlaka araştırmamız lazım. Toplumda bu eğilimde insanlar varsa, bu toplumun intiharı anlamına gelir. Türkiye'de uç örnekler çoğalmaya başladı. Televizyon yayınları etkili mi değil mi tartışılır. İçki, uyuşturucu kullanımı etkili mi, aile kavramı güçlü mü değil mi tartışılabilir. Türkiye bu konuyu mutlaka ele alması lazım. Yarın endişesi içindeki insanların her şeyi yapabileceğini öngörebiliriz. Sokaklar tehlike arz etmemeli. Sokaklar insanlar için korku dolu hale gelmemeli, Kadınlar ilişki kurdukları insanlarla bu tür sonla karşılaşmamalı. Töre ve namus cinayetlerinin de araştırmaları önemli sonuçlar verdi. Türkiye'de bazı bölgelerde genç kızlar ve kadınlar arasında intihar eğilimlerinin artması korkutucu. Televizyon dizileri insanlara sahte hayat vaat ediyor. Elini her attığı şeye kavuşabilen. çok göz kamaştıran kıyafetler içinde, başka aleme götüren dizilerin etkili olduğu söylenebilir. Dizilerin sonuçları, toplumdaki şiddet ve korku eğiliminin arttığını gösteriyorsa, suç işleme meyili Türkiye'de artıyorsa, hükümet, toplum ve sivil toplum örgütleri olarak bunu bir an evvel ele almalıyız. Bunu hep beraber yapacağız. Belki eskisine nazaran iddialı olacağız. Buna ihtiyacımız var" diye konuştu.

"AA'YA TAHSİS EDİLEN PARA 3 AY BİLE YETMİYOR"

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, medya çalışanlarının sorunları ve Anadolu Ajansı'ndaki toplu sözleşme görüşmeleriyle ilgili bir soru üzerine de, "Gazete ve medya patronlarını sendika ile ilgili tavrı önemli. Hüküm var. İşçiler sendikalı olabilir. Kanuni düzenleme var. Elektrik dağıtım ihalelerine girip milyar dolarlık ihaleleri alan medya patronu kendi televizyonunda çalışanların 6 aydan beri maaşlarını vermiyor. Gazetesindekileri 500 ila bin lira arasında çalıştırıyor. "Bu nasıl patronluk diye şikayet duymuyoruz". Bizim o patronlardan şikayetimiz var. Onun için baronlarla kavga ediyoruz. Edince medya düşmanı ilan ediyorlar. Çalışanları temsil eden kuruluşların bunları teşhir etmesinde fayda var. Bu sıkıntıyı dile getirdim, en çok tebriği gazetecilerden aldım. Gazetecileri temsille görevli üst kuruluşlar tebrik ettiler. "Aman ne olur bu söylediklerinizi her yerde söyleyin" dediler. "Biz söyleyemeyiz" dediler. Ben gözü kara adamım, siyasetçinin bunlarla kavga ederek bu tavrı ortaya koymasının ne anlama geldiğini hepimiz bilmeli. Çalışanlar ve onları temsil eden kuruluşlar bu konuda kararlı ve cesur olmalı. Şikayet ettiğiniz konuyu gündeme getirene rastlamadım. Beraber gündeme getireceğiz. Ertesi gün kapının önüne konulan gazeteciler evine ekmek götüremiyor. Hiçbir güvenceleri yok. Anadolu Ajansı'nda sendika ile işveren arasında toplu sözleşme görüşmesi sürüyor. Çalışanlar lehine alabildiğince haklar getirilmiştir. Bugün 30 yılını geçirmiş bir idareci mülki amir düşünün vali olarak emekli olduğunda 70 bin lira tazminat alıyor. 20 seneden fazla Anadolu Ajansı'nda çalışmış bir insan 400 milyar üstünde alıyor. Bu doğrumu dur yanlış mıdır. Hakkıdır. Sözleşme vermiş. Öyle hükümler var ki 65 yaşına gelmiş, emekli etme imkanından mahrumsunuz. Emekli etsem 1 trilyon verecem. Emekli edemiyorum. Ben yıllarca HAK-İŞ sendikasının avukatlığını yaptım. Yetki itiraz nedir, bilirim. Ben böyle toplu sözleşme görmedim. Eskiden beri geliyor. Eskiden beri hiçbir toplu sözleşme müzakere edilmedi. Onlar grev kararı aldılar. Greve başlarlarsa işveren için lokavt imkanı var. Önemli olan uzlaşmaktır. Bugün her noktada uzlaşıyoruz. Kendilerini teminat altına alan 2 maddeye itirazları var. Kıskançlık değil. Adalet olmalı. Eminim hepiniz Anadolu Ajansı'nda çalışmak istersiniz. Bana yüzlerce talep geliyor. Şartları imkanları güzel. Keşke bütün gazeteler böyle olsa. Ben müzakere ediyorum. 4 aydan beri bu toplu sözleşmeyi müzakare ediyorum. Benim kurumuma bütçeden tahsis edilen para 3 ay bile yetmiyor. Bankadan faizle para alıp maaş ödüyor. Artık Anadolu Ajansı'nı kendi ayakları üzerinde duran kurum haline getireceğiz. Sendika grevle tehdit ediyor. Bunun karşısında kanunun bize verdiği haklar var. Restleşmeye gerek yok. Sonunda aklı selimle toplu sözleşme imzalarız" diye konuştu. Bülent Arınç, Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı'ya da , "Allah sana da ajanstan emekli olmayı nasip etsin. Böylesi tazminatı Allah bizlere de versin" diye espri yaptı. 

Diğer Siyaset Haberleri için tıklayın


2011.04.25 13:50 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - HABER MERKEZİ
A