Bahçeli'den iktidara "atanamayan öğretmenler" çağrısı

Bahçeli'den iktidara "atanamayan öğretmenler" çağrısı

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP lideri Bahçeli, iktidara "atanamayan öğretmenler" çağrısı yaptı.

2025.11.25 12:29 - Son Güncellenme: 2025.11.25 12:29 - Güncel - T24
A
Bahçeli'den iktidara "atanamayan öğretmenler" çağrısı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ümidim ve dileğim, atanamayan tek bir öğretmenimizin dahi kalmamasıdır. 2023 KPSS sonuçlarına göre, ilk 20 bine giren ve atanmaya hak kazanan, ne var ki mülakatlarda elenen bin 611 öğretmen adayımızın haklarının iadesi, bu suretle ilave kontenjan tahsisinin ifası; 2024 KPSS'de yüksek başarı gösterip dereceye giren, ancak kısıtlı kontenjanlar sebebiyle ataması yapılamayan öğretmen adaylarımıza ek kontenjan hakkı tanınması, 2025 Akademi Giriş Sınavı sonuçlarına göre sadece 10 bin kadro ihdas edilmesinin mağduriyetlere yol açmasından mütevellit bu sayının artırılması, ayrıca 14 aylık akademi eğitiminin uzunluğu dikkate alındığında bu eğitim süresinin makul sınırlara çekilmesi teklif ve temennilerimizden bir kısmıdır." dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP lideri Bahçeli, iktidara "atanamayan öğretmenler" çağrısı yaptı. 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla atanamayan öğretmenlerle ilgili mesajlar veren Bahçeli, "Bu kutlu mesleğin mensuplarının çözemediğimiz sorunlarının milletimizin geleceğinde ağır bir bedelinin olacağını bilmek ve öngörmek durumundayız. Bugün, hangi gerekçeyle olursa olsun onlardan esirgeyeceğimiz imkânların yarın karşımıza çıkacak toplumsal faturası çok daha ağır olacak, geleceğimiz, 'huzursuz öğretmen, eğitimsiz öğrenci, bocalayan ülke' döngüsünden maalesef kurtulamayacaktır." ifadelerini kullandı. 

Bahçeli'nin açıklamasından satır başları şöyle:

Bu kapsamdaki değerlendirmelerimi teferruatla paylaşmaya geçmeden evvel dün kutladığımız 24 Kasım Öğretmenler Günü'yle ilgili düşüncelerimi huzurlarınızda ifade etmeyi zaruri addediyorum.

Öğretmenlik; hamlığı olgunlaştıran ustalık, körpe dimağları doyuran ussallıktır. Öğretmenlik; cevheri özenle ve özgüvenle işleyen sanatkârlık, şahsiyeti kalem, kelam ve kitap teknesinde yoğuran alicenaplık, geçmişi özümseyip geleceğin sahnesini kuran sancaktarlıktır. Sözün kısası öğretmenler medeniyet meşalemiz, aydınlık geleceğin mimarlarıdır. Eğitim ve öğretim süreci, bir ibtila merkezi olan bu dünyada, maddenin neden olduğu metafizik-irrasyonel çukurlara düşmeden manen, ruhen ve fikren zengin yaşamanın emin ve emniyetli yoludur. Bir insanın akli selime ve kalbi selime vasıl olması öğretmenin müşfik ve mültefit davranışına, sabır ve sebatla çerçevelenmiş bilgi, görgü ve tecrübe aktarımına bağlıdır. Her öğretmen dünyadır, her öğretmen muhteremdir, her öğretmen kemali edeple hatırlanmalı ve maruz kaldığı sosyal, mesleki ve ekonomik sorunları birer birer çözülmelidir. Mutsuz, umutsuz ve huzursuz öğretmen, kaygılı ve aklı karışmış nesillerin maalesef hazırlayıcısı olacaktır.

Yeni yüzyılda öğretmenlerimizin acil ihtiyaçlarını karşılayacak, onların yüzünü güldürecek, muhannete muhtaçlıklarını bertaraf edecek, öğrenen ile öğreten arasındaki bağı güçlendirecek kararlı adımların atılması gerekmektedir. Ümidim ve dileğim, atanamayan tek bir öğretmenimizin dahi kalmamasıdır. 2023 KPSS sonuçlarına göre, ilk 20 bine giren ve atanmaya hak kazanan, ne var ki mülakatlarda elenen bin 611 öğretmen adayımızın haklarının iadesi, bu suretle ilave kontenjan tahsisinin ifası; 2024 KPSS'de yüksek başarı gösterip dereceye giren, ancak kısıtlı kontenjanlar sebebiyle ataması yapılamayan öğretmen adaylarımıza ek kontenjan hakkı tanınması, 2025 Akademi Giriş Sınavı sonuçlarına göre sadece 10 bin kadro ihdas edilmesinin mağduriyetlere yol açmasından mütevellit bu sayının artırılması, ayrıca 14 aylık akademi eğitiminin uzunluğu dikkate alındığında bu eğitim süresinin makul sınırlara çekilmesi teklif ve temennilerimizden bir kısmıdır.

Türkiye'de okul öncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde yaklaşık 19 milyona yakın öğrencimiz bulunmaktadır. Bunun yanı sıra 208 yükseköğretim kurumunda 6 milyon 800 bin gencimiz öğrenim görmektedir. Bu çarpıcı gerçekten anlaşılacağı üzere, Türkiye'nin sahip olduğu öğrenci kapasitesi pek çok ülkenin toplam nüfusundan daha fazladır. Bu bizim aynı zamanda doğru alanlara, doğru vasıtalarla, milli ve manevi temelde temerküz edecek sağlam ve sağlıklı politikalarla yönlendirilmeyi bekleyen muazzam bir potansiyele işaret etmektedir.

Gördüğümüz kadarıyla şu anda görevini başarıyla yürüten Milli Eğitim Bakanımız ve Bakanlık personeli fedakarlıkla çalışmalarına devam etmektedir ve desteğimiz tamdır. 2024-2025 eğitim öğretim yılında bir milyon 34 bin 564 öğretmenimiz görev yapmaktadır. Bu eğitim kadromuzun temel meselelerini mutabakatla ele almak, mutlaka ortadan kaldırmak hepimizin ortak sorumluluğu olmalıdır. Öğretmen, bir kişiden karakter inşa eden erdem ve emektar numunesidir. Bizim öğretmenlerimize vefa ve gönül borcumuz vardır. Hepsine birden medyunu şükran duymamız lazımdır.

Bu kutlu mesleğin mensuplarının çözemediğimiz sorunlarının milletimizin geleceğinde ağır bir bedelinin olacağını bilmek ve öngörmek durumundayız. Bugün, hangi gerekçeyle olursa olsun onlardan esirgeyeceğimiz imkânların yarın karşımıza çıkacak toplumsal faturası çok daha ağır olacak, geleceğimiz, "huzursuz öğretmen, eğitimsiz öğrenci, bocalayan ülke" döngüsünden maalesef kurtulamayacaktır. Bu itibarla ülkemizin önüne koyduğu hedeflere ulaşabilmesinin yolu, hızı ve kalitesi, öğretim kadrosunun niteliği ve huzuru ile doğrudan ilişkilidir. Ne kadar ileri eğitim sistemi getirdiğimizi ileri sürsek de, eğitimi ne kadar geliştirdiğimizi iddia etsek de onu uygulayacak olan öncelikle öğretim kadrolarımızdır. Bu görevin özellikle büyük fedakârlık gerektiren bir sanat ve şefkat yönü de vardır, bu niteliklerin eksikliği bütün sistemi ister istemez tahrip edecektir.

Geldiğimiz aşama ümit ve memnuniyet verici olsa da, daha iyisini yapmak ve daha fazlasına ulaşmak elimizdedir. Nitekim Cumhur İttifakı bunu başarmaya muktedirdir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı her zaman, her daim öğretmenlerimizin yanında olacaktır. 1928 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Millet Mektepleri Başöğretmenliği unvanını kabul ettiği gün olan 24 Kasım Öğretmenler Günü münasebetiyle, bütün öğretmenlerimizi kutluyor, en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Başöğretmen Atatürk'e, 1917 yılında Irak cephesinde ilk şehit öğretmenimiz Abdülkerim Usta'dan, 2022 yılında Gaziantep Karkamış'ta şehit olan Ayşenur Alkan'a kadar, bugüne kadar şehit düşen 192 öğretmenimize, ayrıca ebediyet irtihal eden öğretmenlerimize Allah'tan rahmetler niyaz ediyorum. Şu anda emeklilik günlerini yaşayanlara uzun ve sağlıklı bir ömür temennisiyle birlikte, aktif olarak mesleğini sürdüren öğretmenlerimize başarılar diliyor, hepsini birden yürekten selamlıyorum.

Ayrıca aileleri ve öğrencileri ile birlikte mutlu, huzurlu ve müreffeh bir hayat diliyorum.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2025.11.25 12:29 - Son Güncellenme: 2025.11.25 12:29 - T24
A