Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

Bağış, Ahmet Kaya'nın mezarını ziyaret etti

Resmi temasları kapsamında Fransa'da bulunan AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Paris'te Yılmaz Güney ve Ahmet Kaya'nın mezarlarını ziyaret etti.

Bağış, Ahmet Kaya'nın mezarını ziyaret etti

FRANSA'nın başkenti Paris'te bulunan Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Bütün Avrupa Birliği ülkeleri çözüm sürecini, terör örgütünün silah bırakma sürecini, Türkiye'nin iç huzurunun artma sürecini önemsiyor. Bu sürecin adına başka şeyler koymayalım. Bunun adı çözüm sürecidir" dedi.

Temaslarda bulunmak üzere Paris'te bulunan AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, dün yaptığı görüşmeleri değerlendirerek sorularını yanıtladı. Fransa'nın Avrupa Birliği Bakanı Bernard Cazeneuve ile çalışma kahvaltısında bir araya geldiğini anlatan  Bağış, şöyle dedi:

"Kendisiyle Türkiye'nin Avrupa Birliği sürecini ve özellikle önümüzdeki dönemde açmaya çalıştığımız 22 bölgesel kalkınmalar faslının detaylarını konuştuk. Diğer fasıllarla ilgili görüşlerimizi paylaştık. Türkiyenin AB sürecinde yeni heyecana olan ortak kararlılığımızı vurguladık. Fransa uzun bir aradan sonra Türkiye ye uyguladığı engellerden bir tanesini başlangıç olarak kaldıracağını ilan etmişti. Bu günde o engelin kalkması ile faslın açılmasına yönelik adımları değerlendirme imkanımız oldu. Aynı zamanda Cazeneuve ile Türkiye Fransa arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik atılacak adımları değerlendirdik."

Bakan Bağış, Fransa İçişleri Bakanı Manuel Valls ile yapılan görüşmede Türkiye'nin AB süreci, terörle mücadelede işbirliğinin önemi ve Türk vatandaşlarına uygulanan haksız vizelerin kaldırılmasına yönelik atılacak adımların görüşüldüğünü belirtti.

Fransa İçişleri Bakanı Valls ile yaptığı görüşmede Paris'te öldürülen PKK'lı 3 kadınla ilgili sürdürülen soruşturmanın da gündeme geldiğini belirten Bağış şöyle devam etti:

"Bakan Valls, işlenen cinayetler sonrası adil, hızlı ve şeffaf bir yargılama süreci için çok büyük bir çaba gösterdiklerini, bütün bilgileri de Türkiye'deki istihbarat kuruluşları ve emniyet güçleriyle paylaştıklarını, bu sürecin Türkiye'nin içinden geçmekte olduğu çözüm süreci için ne kadar hassas olduğunu bilincinde olduklarını belirtti. Bu konuda son derece şeffaf bir süreci bizimle paylaşacaklarına dair teminatlarını verdi."

"SÜRECİN KİMSE TARAFINDAN PROVOKE EDİLMESİNİ İSTEMİYORUZ"

Bağış, PKK'lı 3 kadının öldürülmesiyle ilgili olarak kendisine ekstra bir bilgi verilip verilmediğiyle ilgili olarak da şunları söyledi:

"Öldülen üç kadın cinayeti ile ilgili sürecin özellikle tahkikat ve yargı sürecinin Türkiye'nin kendi iç dinamikleri, Avrupa'da yaşayan vatandaşlarımızın kendi aralarındaki dinamikler ve Avrupa'daki Türkler ile Avrupa'nın çoğunluğunu oluşturan milletler açısından ne kadar kritik olduğunu kendisine izah ettim. Bu süreçte son derece adil şeffaf bir yargılanma sürecini talep ettiğimizi ve bu konuda da Türk kamuoyunun bilgilendirmesinin ne kadar önemli olduğunu kendileri ile paylaştım. Son derece makul ve haklı buldular. Bu süreçte yaşanan gelişmeleri hem resmi kanallar hem medya aracılığı ile paylaşma konusunda azim göstercekleri konusunda bize de güvence verdiler. Biz bu sürecin kimse tarafından provoke edilmesini istemiyoruz.Türkiye belki de en hassas en kritik sürecini yaşıyor. Terör örgütünün silah bırakma süreci devam ederken burada bu 3 kişinin cinayeti, öte yandan ülkemiz içindeki provakatif eylemler birilerinin terörün rantından vazgeçmek istemediklerini çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu sürecin hassasiyetinide kendileri ile paylaşınca hak verdiler. Ümit ediyoruz ki önümüzdeki süreçte daha şeffaf bir süreci hayat geçirdiklerini hep berarber şahitlik edeceğiz."

Bağış, Avrupa'da 7 PKK'lının tutuklanmasının hatırlatılması üzerine Bağış, terörle mücadele konusunda bütün ülkelerin işbirliği yapması gerektiğini söyledi. "Teröristler saldırırken günahsız çoluk çocuk kadın erkek yaşlı genç demeden hunharca katliamlar gerçekleştiriyorlarsa terörle mücadelede de aynı kararlılığın sergilenmesi gerekiyor" diyen Bağış, konuşmasına şöyle devam etti:

"Teröristin iyisi, kötüsü olmaz. Bütün ülkelerin terörle mücadelede aynı kararlılığı ortaya koyması gerekir. Bu kararlılığı ortaya koyarsak teröristle terörist olmayan, kültürel haklarının ve insan hakları standartlarının artmasını isteyenler arasında bir ayrım yapılabilir. Fransa Türkiye'nin bu sürecini önemsiyor. Biz de Fransa'nın güvenlik boyutunu önemsiyoruz. Bu konuda işbirliğimizi artıracağız. Yasa dışı faaliyet içinde olanlar hiçbir zaman kendilerini güvencede hissetmesinler. Hangi ülkede olurlarsa olsunlar o ülkenin kanunları çiğnendiği zaman o ülkeler gereğini yapacaktır. Uluslararası anlaşmaların gerektirdiği hassasiyetler ve işbirliği gösterilecektir."

"BÜTÜN AB ÜLKELERİ ÇÖZÜM SÜRECİNİ ÖNEMSİYOR"

Bakan Bağış, Fransa'nın, İmralı sürecini önemseyip-önemsemediği sorulunca, "Bütün Avrupa Birliği ülkeleri çözüm sürecini önemsiyor. Terör örgütünün silah bırakma sürecini önemsiyor.Türkiye'nin iç huzurunun artma sürecini önemsiyor. Bu sürecin adına başka şeyler koymayalım. Bunun adı çözüm sürecidir."

Bakan Bağış, daha sonra Yahudi çatı kuruluşu CRIF'in Başkanı Richard Prasquier ile  bir araya geldi.
 

Paris'teki Pere Lachaise mezarlığına gelen Bağış, 16 Kasım 2000'de Paris'te hayata veda eden sanatçı Ahmet Kaya'nın ve 9 Eylül 1984'te hayatını kaybeden sinema yönetmeni ve usta oyuncu Yılmaz Güney'in mezarlarını ziyaret ederek, ruhlarına Fatiha okudu.

Bağış ayrıca basına, ziyaretleriyle ilgili yazılı bir açıklama sundu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Ahmet Kaya, Sayın Başbakanımızı Pınarhisar Cezaevi'ne Şafak Türküsü ile uğurlamıştı. Cumhuriyetin 75.yıl konserinde ikisi de özgürlüklerin kısıtlanmadığı bir Cumhuriyet vurgusu yapmışlardı.

Başbakanımızın o zaman kimsenin kimseye yan gözle bakmadığı bir Cumhuriyet arzusunu hamdolsun milletimiz sahiplendi. Ahmet Kaya'nın artik şarki söyleyenlerin, şiir okuyanların tutuklanmayacağı Cumhuriyetlerde buluşma temennisini milletimiz unutmadı.

Kürtçe şarkı söyleyeceğim dedi diye ona saldıranlar, Ahmet Kaya'yı hedef gösterenler dahi pişman oldu. Milletimiz o karanlık günleri unutmadı. Gerçekten içimiz burkuluyor. Yapılanlar hala içimizi acıtıyor. Keşke bunlar yaşanmasaydı da Ahmet Kaya şarkılarıyla, besteleriyle özgürlüklere ilham vermeye devam etseydi.

Ama hamdolsun yıllar sonra onun arzuları, onun hayalleri gerçeğe dönüştü. Devletin televizyonu günde 24 saat Kürtçe yayın yapar hale geldi. Özgürlüklerin önündeki bütün engeller bir bir kalktı.

Artık yorgun değil ilerici Demokrat Türkiye'de Diyarbakırlısı da Edirnelisi de, Tuncelilisi de Manisalısı da sadece isimleriyle değil demokrasimizin standartlarıyla da bahtiyar.

Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

 

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!