Avrupa ülkelerine seyahatte sınır kontrolleri değişiyor! Bekleme süreleri uzayabilir
Avrupa Birliği'nin yeni sınır kontrol sistemi EES kapsamında yolcu yoğunluğunu azaltmak amacıyla uygulanan geçici esneklik dönemi 6 Eylül'de sona eriyor. Seyahat sektörü, biyometrik kontrollerin yoğun dönemlerde yeniden gecikmelere yol açabileceği uyarısında bulunurken, bazı kuruluşlar uygulamanın kış sezonuna kadar uzatılmasını istiyor.
2026.09.05 08:50 - Son Güncellenme: 2026.09.05 08:51 - Dünya - EKONOMIM.COM
Avrupa'nın dış sınırlarında uygulanan Giriş/Çıkış Sistemi (EES) için kritik bir döneme giriliyor. Sistemle birlikte Avrupa Birliği dışından gelen yolcuların sınır geçişlerinde parmak izi ve yüz görüntüsü gibi biyometrik veriler kayıt altına alınıyor.
EES, Ekim 2025'te başlayan kademeli uygulamanın ardından 10 Nisan 2026 itibarıyla katılımcı Avrupa sınırlarında tamamen devreye alındı. Ancak sistemin yoğun yolcu trafiğiyle karşılaştığı dönemlerde ülkelerin kullanabildiği önemli bir istisna bulunuyordu.
Aşırı yoğunluk oluşması ve bekleme sürelerinin kabul edilemez seviyelere ulaşması halinde bazı sınır geçiş noktalarında biyometrik veri toplama işleminin geçici olarak durdurulmasına izin veriliyordu.
Bu uygulama için tanınan süre ise 6 Eylül Pazar günü doluyor.
HAVALİMANLARINDA BEKLEME SÜRELERİ UZAYABİLİR
Avrupa Komisyonu, sistemin yaz döneminde genel olarak sorunsuz çalıştığını savunuyor. Ancak bazı sınır noktalarında teknik ve operasyonel düzenlemelere hâlâ ihtiyaç duyulduğu da kabul ediliyor.
Avrupa Komisyonu sözcüsü, 1 Eylül'deki açıklamasında bazı üye ülkelerle sınır geçiş noktalarındaki düzenlemeler konusunda görüşmelerin devam ettiğini belirtti. Komisyon, sistemin bütün ülkelerde etkin biçimde çalışması konusunda ortak bir irade bulunduğunu ifade ediyor.
Seyahat sektörü ise özellikle yüksek sezon sonrasında yaşanabilecek yoğunluk konusunda daha temkinli.
![]()
Global Work & Travel'ın kurucu ortağı ve CEO'su Jürgen Himmelmann, yolcuların özellikle aktarmalı uçuşlarda daha geniş zaman aralıkları bırakması gerektiğini belirtiyor. Himmelmann'a göre havalimanına normalden erken gitmek her zaman yeterli olmayabilir. Bagaj işlemlerinin belirli bir saatten önce başlamaması ve pasaport kontrolündeki sıranın kolayca aşılamaması, yolcuların planlarını ciddi biçimde etkileyebilir.
Bu nedenle önümüzdeki haftalarda kısa aktarma süreleriyle seyahat planı yapılmaması tavsiye ediliyor.
EES KONTROLLERİ PASAPORT İŞLEMLERİNİ UZATIYOR
Sisteme ilişkin tartışmaların merkezinde ise işlem süreleri bulunuyor.
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği'nin (IATA) verilerine göre, EES öncesinde yaklaşık 20 ila 25 saniye içerisinde tamamlanan standart pasaport kontrollerinin süresi biyometrik işlemler nedeniyle yaklaşık 90 saniyeye çıkabiliyor.
Yolcu sayısının yüksek olduğu büyük Avrupa havalimanlarında bu fark, sınır kontrol noktalarında uzun kuyrukların oluşmasına neden olabiliyor.
Financial Times ile seyahat analiz şirketi Qsensor tarafından yapılan çalışmada da bazı büyük merkezlerdeki bekleme sürelerinin belirgin biçimde arttığı görüldü.
Frankfurt Havalimanı'nda ortalama bekleme süresinin temmuz ayında 60 dakikadan 120 dakikaya yükseldiği belirtildi. Münih'te geçen yıl yaklaşık 31 dakika olan bekleme süresi 60 dakikaya çıkarken, Amsterdam'da azami bekleme süresi 80 dakikadan 120 dakikaya ulaştı.

SEKTÖR TEMSİLCİLERİ ESNEKLİĞİN UZATILMASINI İSTİYOR
Seyahat sektörü, EES'nin uzun vadede Avrupa'nın sınır güvenliği açısından önemli bir sistem olduğunu kabul ediyor. Ancak uygulamanın tüm altyapı ve personel kapasitesiyle hazır hale gelmeden katı biçimde uygulanmasının yolcular açısından yeni sorunlar yaratabileceği görüşü öne çıkıyor.
Birleşik Krallık'taki tur operatörleri ve seyahat acentelerini temsil eden ABTA'nın Kamu İlişkileri Direktörü Luke Petherbridge, Avrupa Komisyonu nezdinde girişimlerin sürdüğünü belirterek, geçici esnekliklerin eylül ayından sonra da kullanılabilmesini istediklerini açıkladı.
Petherbridge, EES'nin tüm katılımcı ülkelerde tam ve istikrarlı biçimde uygulanması için hâlâ zamana ihtiyaç olduğunu savundu.

IATA da benzer bir çağrıda bulunuyor. Birliğin Dış İlişkilerden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Thomas Reynaert, biyometrik kontrollerin yoğun dönemlerde sınır kapılarında aşırı yığılma oluşturmasını önlemek amacıyla kısmi askıya alma seçeneğinin uzatılması gerektiğini söyledi.
Reynaert'e göre bu esnekliğin en azından kış sezonunun sonuna kadar sürdürülmesi gerekiyor.
SINIR SİSTEMİNDE PERSONEL VE TEKNOLOJİ VURGUSU
IATA, EES'nin başarısının yalnızca biyometrik veri toplama sisteminin kurulmasına bağlı olmadığını belirtiyor.
Birliğe göre güvenilir teknolojik altyapının yanı sıra yolcuların kendi işlemlerini gerçekleştirebileceği yeterli sayıda self-servis kiosk, otomatik sınır kontrol noktaları ve yoğunluğu karşılayabilecek düzeyde personel bulunması gerekiyor.
Sektör temsilcileri, bu unsurların aynı anda yeterli seviyeye ulaşmaması halinde özellikle yoğun seyahat dönemlerinde pasaport kontrol kuyruklarının yeniden büyüyebileceği uyarısında bulunuyor.
6 Eylül'de geçici esnekliklerin sona ermesiyle birlikte Avrupa'nın sınır kapıları açısından yeni bir test dönemi başlayacak. Özellikle büyük havalimanlarından geçiş yapacak yolcuların, pasaport ve biyometrik kontroller için önceki dönemlere kıyasla daha fazla zaman ayırması gerekebileceği belirtiliyor.